'Ermeni sorunu iki tarafın ortak hatalarıdır'

  • Giriş : 20.04.2006 / 00:00:00

Türk Ermenileri Patriği Mesrob II, Türk- Ermeni ilişkilerinin içine düştüğü açmazdan diyalog ve karşılıklı saygı ile çıkabileceğini savundu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Her iki milletin de tarihte sosyal ve kültürel alanlarda önemli başarılara imza attıklarını kaydeden Mesrob II, Ermeniler ile Türkleri birbirlerinin ulusal ve dinsel sembollerine saygılı olmaya çağırdı. Temsili kurtuluş göstergelerinde yaşanılan densizliklerin düşmanlık tohumları ektiğinin altını çizen Mutafyan, "Bunlar çağ dışı uygulamalardır" diye konuştu.

Kayseri Erciyes Üniversitesi tarafından organize edilen, 'Osmanlı toplumunda Birlikte Yaşama Sanatı: Türk-Ermeni İlişkileri Örneği' sempozyumunda konuşan Mesrob II, ağırlıklı olarak milliyetçilik ve ırkçılık üzerine konuştu. Fanatik milliyetçiliği kollektif bir narsisizmden öte bir şey olmayarak yorumlayan Patrik Mesrob II, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Sıkça dile getirilen, 'Türkler ile Kürtler bu ülkenin asli unsurlarıdır' sözünün bile bir ayrımcılık olduğunu düşünüyorum. Türk, Kürt kardeşlerimiz bu ülkenin asli unsurları ise, bu topraklarda M.Ö. VI. Yüzyıldan itibaren yazılı tarihi olan Ermeniler, çok daha eskiye dayanan kayıtlarda yer alan Süryaniler ve Yahudiler en iyimser tanımla tali unsur konumuna düşürülmektedir."

Ermeni nüfusunun 70 bine düştüğünü ve yurt dışından gelenlerinde 30 bin dolaylarında olduğuna dikkat çeken Mesrob II, "Ermeni cemaatinin dil ve din eğitimi alanlarında yaşanılan sıkıntılarına, vakıf mevzuatından kaynaklanan bazı sorunlarına çözüm getirmek gerekir" şeklinde konuştu. Bu sıkıntıların giderilmesi takdirde hoşgörü, birlikte yaşama ve çoğulculuk gibi somut kavramların somutlaşacağını nakleden Mesrob II, aksi takdirde Türkiye'de giderek azalan çok renkliliğin solacağını iddia etti.

Türk Ermenilerini iki sevgili arasında kalmış bir olarak örnekleyen Mesrob II, Türk Ermeni devletleri arasında ilişkilerin iyileştirilmesini en çok kendilerinin arzu ettiğini söyledi.

Kendisinin Cumhuriyet çocuğu olduğunun altını çizen Mesrob II, "Laiklik anlayışı her ne kadar din ve vicdan özgürlüğünün teminatı sayılsa da, ülkemiz deki, 'Jakoben Laiklik' uygulamasının, bazen İslam'ın ahlaki boyutlarını, manevi anlam zenginliğinin analizlere katılmasını engellediğini, bunun da bazen tarihe bakış yöntemiyle ilintili olduğunu söylemek mümkündür" diye konuştu.

Türkler ile Ermenileri, milliyetçiliğin ve ırkçılığın dar çerçevesinden çıkmaya çağıran Mutafyan, bu dar görüşün her zaman insanlığa zarar verdiğini dile getirdi. Mesrob II, "Milliyetçilik ve ırkçılık yerine misafirperverliğin yerleştirilmesi ahlaki değerlerimize daha uygundur" dedi.

Sempozyumun birinci oturumunda konuşan Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, Prof. Dr. Mehmet Saray, emekli diplomat Nüzhet Kandemir, Kamuran İnan ile Dr. Bilal Şimşir'de Ermeni Türk ilişkilerinde dönemin güçlü devletlerinin oynadığı oyunlar dile getirildi. Her iki milletin yüzyıllar boyu dost olarak yaşadıkları ve 1913-14 yılarında kurulan bazı dernek ve cemiyetlerin ilişkilerin bozulmasında önemli roller üstlendikleri ileri sürüldü.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious