Ermeni sorununu Avrupa’daki Türkiye karşıtları kullanıyor

  • Giriş : 23.04.2006 / 00:00:00

24 Nisan sözde soykırımı yıldönümü öncesi Ermeni diasporasından Türkiye’nin çözüm önerilerine destek geldi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Ermeni diasporası, sözde ‘1915 Ermeni soykırımı'nın yıldönümü olarak kabul edilen 24 Nisan dolayısıyla iddialarını dünya gündemine taşımaya çalışıyor. Diasporadaki güçlü Ermeni dernekleri, bu amaçla başta Amerika ve Avrupa ülkeleri olmak üzere dünya genelinde çok çeşitli etkinlikler organize ediyor. Ancak diaspora Ermenileri arasında Türkiye'nin, sorunun çözümü için son dönemde ortaya attığı diyalog girişimlerine destek de artıyor. Paris'te yaşayan Ermeni asıllı Fransız araştırmacı Isabelle Kortian, bu seslerden birisi. Fransızların prestijli yükseköğrenim kurumu Ecole Normale Supérieure'e bağlı Jeostrateji Merkezi'nde çalışan Kortian, Ermeni sorununun çözümünün ancak Türk ve Ermeni toplumları arasında kurulacak diyalogla mümkün olabileceğine inanıyor. Zaman'a konuşan Kortian, Türkiye'nin AB üyeliğini istemeyen bazı Avrupa ülkelerinin bu sorunu kullandıklarının altını çiziyor. Bu tavrın çözümü zorlaştırdığını vurgulayan Kortian, Türk hükümetinin, tarihçilerin katılacağı bir komisyon kurulması yönündeki önerisini ise ‘duyarlı olunması gereken bir açılım' olarak niteliyor. Ermeni asıllı araştırmacı, meselenin üçüncü tarafların müdahalelerinden arındırılarak sağlıklı tartışma platformlarında ele alınması gerektiğini belirtiyor. “Siz de biz de, bu tarihin esiri olmuşuz.” diyen araştırmacı, uzlaşmanın ‘21. yüzyılın en önemli hadiselerinden birisi' olacağına inanıyor.

Ermeni asıllı Fransız araştırmacı Isabelle Kortian, Türk, Ermeni ve diğer ülkelerden tarihçilerin, tarihin bu acı dönemi üzerinde çalışmalar yaparak 1. Dünya Savaşı’nın yüzüncü yıldönümünde, yani 2014’te sorunun çözülmesini arzu ediyor.

Avrupa Birliği’nin (AB) Türkiye ile müzakereleri resmen başlatmış olmasına rağmen bazı Avrupa ülkelerinin Türkiye’nin üyeliğine karşı çıktıklarını belirten Kortian, bu ülkelerin liderlerinin açık bir şekilde ‘Türkiye’yi istemiyoruz’ demek yerine başka sorunlar öne sürdüklerini dile getiriyor. Avrupa’da Türkiye karşıtı bir ortamın olduğuna dikkat çeken Kortian, ‘Ermeni soykırımı’ meselesinin de Türkiye karşıtlarının kullandığı konulardan birisi olduğunu savunuyor. “İşte bundan dolayı bu sorunu başka bir yere, sağlıklı bir ortama taşımalıyız. Başkalarının müdahalesi olmadan birlikte konuşmaya karar vermemiz lazım.” diyen Fransız araştırmacı, Ermeni sorununu kullanan siyasetçileri eleştirerek “Türkiye karşıtı ya da ırkçı iseler bunu Ermenilerin sırtına atmadan söylesinler.” ifadesini kullanıyor. Kortian, bu tespitinin 1915 yılında ‘çok kötü şeyler yaşanmadığı’ anlamına gelmeyeceğini de sözlerine ekliyor.

Bu tespitten yola çıkarak en kısa zamanda iki toplum ve iki ülke arasında sağlıklı diyalog ve tartışma platformlarının tesis edilmesi gerektiğini savunan Kortian’a göre sorunun başka yöntemlerle çözümü zor. Bu bağlamda AK Parti hükümetinin iki ülkenin yanı sıra uluslararası tarihçilerin de katılacağı bir komisyon kurulması yönündeki önerisini ‘duyarlı olunması gereken bir açılım’ olarak niteleyen Fransız araştırmacı, Ermenilerin de bu girişime karşılık vermesi gerektiğini düşünüyor. Kortian, “Diyalog önerilerini reddederek devam edemeyiz. Hayır denmemeli. Sonunda herkesin mantıklı olacağını düşünüyorum.” şeklinde konuşuyor.

Türkler ve Ermenilerin bir uzlaşmaya varması halinde bunun 21. yüzyılın en önemli hadiselerinden birisi olacağını ileri süren Kortian, çözüm için ilginç bir tarih öneriyor. 2014 yılında 1. Dünya Harbi’nin yüzüncü yıldönümü olacağını hatırlatan araştırmacı, Türk, Ermeni ve diğer ülkelerden tarihçilerin 1915 olaylarına ilişkin araştırmalar yaparak sorunun çözülmesini arzu ediyor. Tarihçiler bir yandan araştırma yapacak diğer yandan da her ülkeden de genç araştırmacılar yetiştirecek. Bugünkü ortamın olmadığı bir çevrede yetişecek yeni araştırmacılar sorunun çözümüne büyük katkı sağlayacak. Öte yandan tarihçilerin buluşmalarının yanı sıra iki toplumu bir araya getirecek sosyal organizasyonların yapılması gerektiğini kaydeden Kortian “Tarihçilerin kararını beklememize gerek yok. Birbirimizi tanımıyoruz. Yan yana ya da uzakta; fakat birbirimizden habersiz. Kafalarımızda klişelerle dolu temsillerle büyüdük. Artık birbirimizi tanımayı öğrenmemiz lazım.” şeklinde konuşuyor. Bu temennilerini aynı zamanda hayata geçirmeye de çalışan Kortian, Paris’te okuyan Türk doktora öğrencileriyle bir araya geliyor. Mülakatımıza katılan bir Türk öğrenci, aynı şekilde düşünen çok sayıda öğrenci olduğunu belirterek ilkini geçtiğimiz günlerde yaptıkları buluşmaları düzenli olarak sürdürmek istediklerini bildiriyor. Ermeni sorununun Türk toplumunda tabu olmaktan çıktığına ve artık 1915 yılında neler olduğunu anlamaya yönelik bir istek olduğuna dikkat çeken Kortian, Türkiye’de yaşananların diaspora tarafından görülmesinin çok önemli olduğunu düşünüyor. Her iki toplumun da ‘geçmişin hastası’ olduğunu savunan araştırmacı, yeni gelişmelerin diaspora Ermenileri üzerinde de etkisi olacağını belirterek “Hepimiz bu geçmişin esiri olmuşuz. Bu hapishaneden kurtulmak için tarihimizde yaşananlarla, sempatinin olduğu sağlıklı bir diyalog ortamında yüzleşmemiz gerekiyor.” şeklinde konuşuyor.

‘Diasporadaki Ermenilerin, Türkiye karşıtlığı üzerine kimlik inşa ettikleri’ yönündeki yorumlara “Mağdur statüsü kimlik vermez.” diyerek cevap veren Kortian, bir milletin kimliğinin mağduriyetler üzerine inşa edilemeyeceğini savunuyor. Bir halkın kimlik için verecek başka şeyleri olması gerektiğini dile getiren araştırmacı, örneğin “Diasporadaki Ermeni çocuklar Ermenice konuşmayı bile bilmiyor. Önce onu öğrensinler.” diyor. Diasporadaki bazı kişilerin aşırı söylemlerinin bütün Ermeni toplumunu değil sadece kendilerini bağladığını; fakat ne yazık ki bunların öne çıkarıldığını dile getiren Kortian, öte yandan diasporanın çok zor dönemler yaşadığına dikkat çekerek bazı şeylerin anlayışla karşılanması gerektiğini belirtiyor. “Diasporada yaşamak kolay değil. Belirsiz bir statü.” diyen araştırmacı, kendisinin de ait olduğu diasporanın Avrupa’da bile uzun yıllar sessizlik duvarıyla karşı karşıya kaldığını, bunun psikolojik olarak büyük etkileri olduğunu kaydediyor. Bağımsız bir Ermeni devletinin diaspora için çok önemli olduğunu ve bunun da bugün gerçekleştiğini hatırlatan Kortian, diaspora için şu an en önemli şeyin ise bu devletin geleceği olduğunu savunarak, “Diasporanın gelecek projesi Ermenistan’ın varlığına bağlı. Ermenistan’ın da Türkiye ile iyi bir komşuluk içerisinde yaşaması lazım. Bu çok açık.” tespitinde bulunuyor.

“1915 olayları olmasaydı bugün Fransa’da olmayacaktım. Keşke bunları size Türkçe söyleyebilseydim...” diyen Kortian’ın ailesi Dörtyol’dan Fransa’ya gelmiş.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious