'Ermeni tasarısının şansı azaldı'

  • Giriş : 27.03.2007 / 00:00:00

Washington'da Amerikan-Türk Konseyi (ATC) 26'ıncı yıllık konferansına katılan Babacan, toplantı sonrası bir grup gazeteciye değerlendirmelerde bulundu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, ''Bugünün Türkiye'sinde demokratik takvimin günü gününe ve doğru işlemesi hepimizin beklemesi gereken şey. Sistem ne kadar sıhhatli çalışırsa Türkiye için o kadar iyi sonuç verecektir'' dedi.

Babacan, New York ve Washington'da bir araya geldiği çevrelerin kendisine Cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin soru sormadığını, yatırımcı ve diğer çevrelerin daha çok genel seçimlerden çıkacak tabloyla ilgilendiğini anlattı. Babacan, ''Herhalde bu mesele (Cumhurbaşkanlığı seçimi) en çok Türkiye'de konuşuluyor. Dışarıdan bakanlar, Türkiye'nin yönünü değiştirecek bir değişiklik olarak görmüyorlar. Daha çok genel seçimler ve Meclis tablosunu merak ediyorlar. İş dünyası açısından en iyi senaryo ise tek parti, AK Parti hükümeti. Bundan sonra da bu reform politikalarının devam etmesi'' dedi.

"Dışardan bakan iş çevrelerinin Türkiye'nin geçirdiği dönüşümü iyi anladığına" işaret eden Babacan, Cumhurbaşkanlığı seçiminin bir tıkanmaya yol açması ihtimaline ilişkin bir soruya ''Son dört yıldır yaptığımız siyasi reformlar ve demokrasi ile övündük. Bugünün Türkiye'sinde demokrasi takviminin günü gününe ve doğru işlemesi hepimizin beklemesi gereken şey. Sistem ne kadar sıhhatli çalışırsa Türkiye için daha iyi sonuç verecektir. Eskisi gibi radikal seçenekler yok'' yanıtını verdi.

İletişim teknolojisinin gelişmesiyle birlikte artık Türkiye'nin gündeminin anında Avrupa'da, ABD'de duyulduğunu söyleyen Babacan, ''Bu kadar açık bir ortam varken, beklenmesi ve beklenmemesi gereken gelişmeler var'' ifadesini kullandı. Babacan, ''Biz Cumhurbaşkanlığı ve genel seçimlerin gayet sakin, olumlu, demokratik bir ülkeye yakışır şekilde geçmesini bekliyoruz. Türkiye'de artık herkesin istikrarı istediğinden en ufak kuşkumuz yok'' dedi. Babacan, temel beklentinin, ''Cumhurbaşkanlığı seçiminin huzur içinde geçmesi ve 16 Mayısta yeni Cumhurbaşkanı'nın görevde olması'' olduğunu kaydetti.

''BİR İKİ AY ESNEKLİK''

Cumhurbaşkanlığı seçiminin hemen ardından erken seçim olasılığına ilişkin bir soru üzerine Babacan, bugün itibariyle böyle bir planın bulunmadığını ve genel seçimlerin 4 Kasımda yapılmasının öngörüldüğünü kaydetti. Bu konuda yetkinin TBMM'de olduğunu belirten Babacan, bir değişiklik olursa bile bunun ''bir iki aylık bir esneklikten fazla olacağını düşünmediğini'' belirtti.

Seçim yılı olmasına rağmen ekonominin bu durumdan etkilenmeyeceğini kaydeden Babacan, 2004 yerel seçimleri esnasında ekonominin etkilenmediğini hatırlattı ve Türkiye'nin bütçe politikalarının açık olduğunu söyledi. Türkiye'nin geleceğine güvenenlerin hiç yanılmadığını belirten Babacan, ''Cumhurbaşkanlığı seçimleri gibi Türkiye içindeki bazı tartışmalardan etkilenen bazı iş adamları ve sanayicilerin, bazı meslek örgütlerinin olumsuz değerlendirmelerinin de katkısıyla dört yıldır yatırım yapmaktan kaçınmasının ise acı olduğunu'' ifade etti. Devlet Bakanı Babacan, ''Yabancılar bize güvenip yatırım yaparken kendi sanayici ve iş adamlarımızın bu duruma düşmesi çok acı. Dört yıldır döviz alıp beklemede olanlar var. Meslek örgütleri liderleri sorumlu davranmalı. Olayları politize etme eğilimi var. Şahsi siyasi amaçları olanlar var'' dedi.

''TÜRKİYE, SERMAYENİN HER TÜRLÜSÜNE AÇIK''

Babacan, ''yeşil sermaye'' ve ''uluslararası liderleri, AK partinin İslamcı olmadığına dair ikna edebildiniz mi?'' yönündeki sorulara yanıt verirken, ''Bizim sermayeye bakışımız açık. Sermayenin rengi, dini olmaz. Ön koşulumuz yasal olmalı, kara para olmamalı. Türkiye, sermayenin her türlüsüne açık, girmesine de çıkmasına da. Biz, sermayenin girmesine de çıkmasına da vergi konulmasına karşıyız. Serbest olmalı. O zaman giren sermaye, her zaman çıkan sermayeden daha fazla olacaktır'' dedi.

AK Parti yeni kurulduğu zaman Washington'ı ziyaret ettiklerinde, partinin İslami bağlarıyla ilgili kaygıların dile getirildiğini, ancak bugün, dört buçuk yıllık bir icraatın ardından AK Parti'ye ilişkin kaygıların ve bu tür soruların tamamen ortadan kalktığını belirten Babacan, ''Türkiye'nin özgürlüğüne, demokrasisine yaptığımız katkıları herkes gördü. Bize, Türkiye'ye, hükümete bakış değişti. Muhafazakarlık anlayışımız, geleneklere, aileye, ahlak yapısına, dini inançlara dikkat edilen, saygı duyulan, dini özgürlük sağlayan bir yaklaşım. Dindarlık, herkesin kendi şahsi tercihi'' diye konuştu.

TÜRKİYE-AB SÜRECİ

Babacan, Türkiye'nin AB üyelik sürecine ilişkin bir soruya ise ''Tam üyelik hedefinin sapasağlam durması önemli. Biz bu işin peşini bırakmayız. Bunca yıllık emek var. Olanlara kızarak tepki vermiyoruz, sağduyumuzu kullanıyoruz. Bir çelişki varsa AB'de var. Alman seçimlerinde Türkiye için ayrıcalıklı ortaklık lafını duyuyoruz. Fransa seçimlerinde aynı problemi görüyoruz'' yanıtını verdi.

Bazı Avrupa ülkelerinin kendi içlerinde yaşadıkları işsizlik, sosyal sorunlar, entegrasyon gibi sıkıntıların faturasını AB'nin genişlemesine kesmek gibi bir kolaycılığa kaçtığını söyleyen Babacan, ''Önce kendi içlerinde geciktirdikleri reformları gerçekleştirmeli sonra suçu başkalarında aramalılar'' dedi.

MİLLİYETÇİLİK

Türkiye'de milliyetçi akımların güç kazanmasına ilişkin bir soru üzerine Babacan, ''Bizim anladığımız anlamda milliyetçilik milletini sevmek, millet için çalışmaktır, ama bunu söyleyip arka planda yapılan ırkçılıksa bu hoş değil'' dedi.

Türkiye'de son dönemde bazı söylemlerin buna yaklaştığını söyleyen Babacan, ''İçine kapanmacı ve 'biz kendimize yeteriz' duygusu, aslında bizim hükümetimizin başarılarının sonucu'' dedi. Babacan, ''Halkımızda böyle bir dert yok. Bu başarıyı başka tarafa çekmeye çalışan bazı siyasiler'' diye konuştu.

ABD'DEKİ ERMENİ TASARISI

Babacan ABD Kongresindeki sözde Ermeni soykırımı tasarısına ilişkin değerlendirmede bulunurken de ''(ABD ve AB çok mükemmel, biz de onlar gibi olalım) psikolojisinden kurtulmak lazım. ABD'ye bakarsanız, sistem, ülkenin uzun vadeli çıkarlarını etkileyecek bir Ermeni tasarısını getiriyor. Biz bunu eleştiririz. Bu konular siyah-beyaz değil. ABD iyi veya kötü, AB iyi veya kötü değil'' dedi. Babacan, AB sürecinin Türkiye açısından ''standartları yükseltmek için bir vesile'' olduğuna işaret etti.

Babacan, ABD Kongresine sunulan Ermeni tasarısının kabul edilme ihtimaline yönelik bir soruyu yanıtlarken ise, ''çabalarımız, tasarının gündeme gelmemesi yönünde. Varsayımlarla konuşmamak lazım. Ancak iki ay önce durum çok karanlıktı.

Dışişleri Bakanımız ve milletvekillerimizin temasları, Washington büyükelçiliğimizin çabaları, sivil toplum kuruluşlarımızın çabaları sonucunda tasarının Kongrede gündeme gelmemesi ihtimali artmış durumda'' dedi.

ABD yönetiminin tutumunun da tasarının Kongredeki konumuna ilişkin önemli olduğunu belirten Babacan, ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice'ın etkili olduğuna işaret etti. Devlet Bakanı Ali Babacan, ''Küçük bir grubun lobi çalışmalarıyla bu meseleyi oldu bittiye getirmeye çalıştığını görüyoruz. Demek ki, bazı ülkelerde işler böyle yürüyor'' dedi.

Babacan, açıklamalarının ardından New York'a geçti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious