Ermeniler'in amacı para!

  • Giriş : 08.11.2006 / 00:00:00

Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hasret Çomak, Ermeniler'in paya düşkün olduğunu söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Çomak, "Ermeni Diasporası'nın temel amacı Türkiye Cumhuriyeti'ni uluslararası arenada zor durumda bırakarak, başta soykırımı kabul ettirmek, ardından tazminat ödetmek ve nihayetinde de Doğu Anadolu Bölgesi'nde 'Büyük Ermenistan'ı inşa etmek." dedi.
Kocaeli Üniversitesi'nde '1915-1916 Olayları ve Ermeni Diasporası' konulu panel düzenlendi. Umuttepe Yerleşkesi Kongre ve Kültür Merkezi'nde dün gerçekleştirilen panele İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hasret Çomak, Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gönül Balkır, Hukuk Fakültesi'nden Prof. Dr. Samir Salha ve İstanbul Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Şener Akyol katıldı. Prof . Dr. Hasret Çomak, Ermeni Diasporası'nın, Ermenistan nüfusundan daha kalabalık olduğunu hatırlatarak, sorunu asıl bu kesimin alevlendirdiğini anlattı.

Çomak, "Ermenistan'ın bugünkü nüfusu 3.5 milyon. Diasporanın ise 4 milyonun üzerinde bir rakama ulaştığını biliyoruz. Bu nüfusun 1 milyonu Amerika Birleşik Devletlerinde(ABD), 400 bini Fransa'da, 1 milyon kadarı Rusya'da, diğer kısmı ise Lübnan ve Suriye'de ikamet ediyor. Söz konusu ülkelerin siyasetinde etkili olmaya çalışan Diaspora, hemen her türlü olayı Türkiye aleyhine kullanıyor." dedi.

Çomak, Ermeni Diasporası'nın temel amacının Türkiye Cumhuriyeti'ni uluslararası arenada zor durumda bırakarak, başta soykırımı kabul ettirmek, ardından tazminat ödetmek ve nihayetinde de Doğu Anadolu Bölgesi'nde 'Büyük Ermenistan'ı' inşa etmek olarak tarif etti. Diasporanın paraya düşkün olduğunu da ileri sürerek, elde edilen paranın da 'soykırımın' kabul edilmesi yönünde harcandığını anlatan Çomak, Fransa'da kabul edilen 'soykırımı inkar yasasına ceza' uygulamasının bunun bir göstergesi olduğunu kaydetti.

Prof. Dr. Samir Salha ise Türkiye'nin, sorunu tartışırken kavram yanlışları yaptığını, bunun da Ermeni Diasporasının eline kuvvetlendirdiğini öne sürdü. 'Tehcir' kavramı üzerinde yeniden bir tanımak yapmak gerektiğine işaret eden Salha, "Söz konusu dönemde gerçekleştirilen olay 'tehcir' değil, 'yer değiştirmedir', 'soykırım' değil, 'trajedidir' " dedi. Salha, Türkiye'nin ve Türk insanının bu konudaki suçluluk psikolojisinden bir an önce kurtulması gerektiğini de vurgulayarak, "Biz mağdur eden değil, mağdur edileniz. Çözümsüzlük, çözümdür anlayışını bırakıp yeni politikalar üretmeliyiz" şeklinde konuştu. Salha, Diasporanın 'soykırımı' kabul ettirmek noktasında çok önemli adımlar attığını ifade ederek, "Diaspora sorunu; tanıtma, tanıma, tazminat ve toprak talebi olarak tanımlamıştır. Bunların ilk ikisini gerçekleştirdiler. Şimdi sıra tazminat ve toprak talebine geldi. Çok dikkatli olmalı ve hemen bir şeyler yapılmalı" diyerek sözlerini tamamladı.

Prof. Dr. Şener Akyol da geçtiğimiz günlerde Fransa Parlamentosu'nda kabul edilen 'soykırımı inkar yasasını suç sayan' kararı sert bir dille eleştirdi. Akyol, Türkiye'nin böylesi önemli bir konuda pasif kaldığını iddia ederek, "Bizim meclisimiz de, Fransa'nın sömürgelerinde gerçekleştirdiği uygulamaları soykırım yasası olarak ilan etmelidir. Çok pasif kaldık" şeklinde konuştu.

Prof. Dr. Şener Akyol, konuşmasını özelikle Fransa'nın 'soykırımı' tanıma ve inkarını suç sayan yasayı meclislerinde kabul edilmesi üzerine kurdu. Akyol, Türkiye'nin karşı atağa geçerek, bu ülkenin tarihinde diğer halklara karşı işlediği suçları Türkiye Büyük Millet Meclisi(TBMM)'ne getirip, yasa çıkarılması gerektiğini söyledi. Türkiye'nin ekonomik olarak sıçrama gösterdiği dönemlerde bu tür oyunlarla önü kesilmeye çalışıldığını iddia eden Akyol, Türkiye'de yaşayan Ermenilerin sağduyulu yaklaşımına da teşekkür etti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious