Eroğlu: İstanbul, Paris'ten daha temiz

Eroğlu: İstanbul, Paris'ten daha temiz.11462
  • Giriş : 05.06.2009 / 15:31:00

Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, İstanbul'un, hava kalitesi açısından dünya kentleriyle yarıştığını bildirerek, ''İstanbul bugün Paris'ten daha temizdir'' dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:



Kyoto Protokolü ile ilgili kanunun, Bakanlar Kurulu'ndan geçerek Birleşmiş Milletler'e gönderildiğini belirten Eroğlu, Türkiye'nin taraf ülke olarak kabul edilmesi için 90 günlük sürenin bulunduğunu söyledi.

5 Haziran Dünya Çevre Günü nedeniyle Sütlüce Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen tören, saygı duruşu, İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından çevre sorunları, çözüm önerileri ve Türkiye'de çevre konusunda yapılan çalışmaların anlatıldığı video gösterimiyle başladı.

Toplantıda bir konuşma yapan Bakan Eroğlu, gelecek nesillere daha iyi bir çevre bırakılması için herkesin kendisini muhasebeden geçirmesi gerektiğini anlattı.

Türkiye'nin son 15 yılda hava, su, toprak kirliliği ve erozyonla mücadelede çok iyi noktaya geldiğinin altını çizen Bakan Eroğlu, geçmiş dönemlerde Türkiye'de hava kirliliği konusunda sorunlu kentlerin bulunduğunu, hatta zamanında vatandaşlara gazetelerin promosyon olarak maske dağıttığını hatırlattı.

''Ancak hükümet olarak ciddi işler yaptık. İstanbul hava kirliliği açısından dünya kentleriyle yarışıyor. İstanbul bugün Paris'ten daha temizdir'' diyen Eroğlu, 2008 yılında hava ölçüm istasyonlarını 116'ya çıkardıklarını aktardı.

Ulusal Hava Kalitesi Ölçüm ve İzleme Ağı kurduklarını dile getiren Eroğlu, şu anda Türkiye'de hava kirliliği açısından hiçbir şehirde tehlike kalmadığını, bunun nedenlerinin ise doğal gaz kullanımının artması olduğunu söyledi.

Katı atık depolamada ise son teknolojilerin kullanıldığı tesislerin yapıldığını anlatan Bakan Eroğlu,''Türkiye'nin 2012 yılının sonuna kadar katı atık eylem planı hazırladık. Bugün İstanbul'da su akıyorsa master planları sayesindedir. Türkiye'nin katı atık sorunu kesinlikle çözülecek. Son 5 yılda bu konuda dönüşüm var'' şeklinde konuştu.

-İSTANBUL'UN HALİÇ YILI-

Bakan Eroğlu, konuşmasında şunlara yer verdi:

''İstanbul'da su yoktu. Artık İstanbul'un içme suyu sorunu yok. Olmayacak da. Çünkü büyük düşündük. İstanbul'un içme suyu kalitesi şu anda Avrupa'daki bir çok ülkeden çok daha iyidir. Geçmiş dönemlerde İstanbul'da toplam atık suların sadece yüzde 5'i toplanıyordu. Geri kalan atık sular sahillere, doğrudan derelere, sokaklara akıyordu. 1994-1995 yıllarında su sorunu çözüldükten sonra atık su arıtma tesislerine ağırlık verdik. Haliç'le ilgili yapılanlar bir destandır, anlatılamaz. Altın Boynuz adıyla anılan muhteşem mekanı feda edebilir miydik... 1997 yılı İstanbul'un Haliç yılıdır. 5 milyon metreküp çamur vardı temizlenmesi gereken. Kokulardan durmak mümkün değildi, arabaların camlarını kapatırdık. Ancak yaptığımız çalışmayla Haliç'i çamurdan kurtardık.''

Eroğlu, atık su tesisleri yapan belediye sayısını son 5 yılda 5 katına çıkardıklarını dile getirdi.

-TÜRKİYE'DE ORMAN ALANLARI ARTIYOR-

Küresel iklim değişikliklerine karşı en etkili önlemin ağaçlandırma, sulak alanların, meraların ıslah edilmesi olduğunu anlatan Eroğlu, 2007'de ağaçlandırma erozyon kontrolü eylem planı hazırladıklarını söyledi.

Eroğlu, ''Hedefimiz 2012'ye kadar 2 milyon 300 binlik hektarda orman ıslahı, ağaçlandırma ve erozyon kontrolü çalışması yapmak. 2008'de 420 bin hektar hedefini koymuştuk ancak hedefimizi aşarak 463 bin hektara ulaştık. 2 milyon hektar Avrupa'daki bazı devletlerin yüzölçümü kadardır'' diye konuştu.

Eroğlu, ''her doğan çocuk için bir fidan'' kampanyasını başlattıklarını hatırlatarak, bu uygulamayı tüm Türkiye'ye yayacaklarını anlattı.

Bazı gazetelerde Türkiye'de orman alanlarının azaldığı yönünde haberlerin yer aldığını söyleyen Bakan Eroğlu, ''Hayır efendim azalmıyor. Türkiye'de ormanlar hem miktar olarak hem de orman varlığı olarak artmaktadır. Son 30 yılda orman alanları 1 milyon hektar arttı. Orman varlığımız 900 milyondan 1 milyar 200 milyona çıktı'' dedi.

-DİĞER KONUŞMALAR-

Çevre ve Orman Bakanlığı Müsteşarı Hasan Zuhri Sarıkaya da Çevre Günü'nün 1972 yılında ilan edildiğini belirterek, bunun sembolik bir uygulama olduğunu, aslında 365 günün ''Çevre Günü'' olması gerektiğini aktardı.

Bakanlık olarak 81 kentte çeşitli etkinliklerin düzenleneceğini dile getiren Sarıkaya, bu yılki kutlamaların ana temasının ''Gezegenin sana ihtiyacı var. İklim değişikliğiyle mücadele için birleşmek'' olduğunu anlattı.

Bu yılın dünya için iklim değişiklikleri konusunda önemli olduğunu kaydeden Sarıkaya, ''Bugün artık bazı soruları kendimize sormamız gerek. Çevre bize doğal kaynakları, tabi güzellikleri veriyor. Peki bugün biz çevreye ne yapabiliriz? Küçük bile olsa bir şeyler yapmak gerek'' dedi.

Bakanlığın 2003 yılında Orman Bakanlığıyla birleşmesiyle güç kazandığını anlatan Sarıkaya, Türkiye'nin Avrupa Birliği sürecinde tarımdan sonraki en zor başlığın çevre olduğunu söyledi.

-''İNSAN YAŞAMI TEHDİT ALTINDA''-

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ise teknolojik gelişmelerin ve globalleşmenin kente göçü artırdığını belirtti.

Dünya nüfusunun yüzde 80'inin kentlerde yaşadığını ve doğal kaynaklarını çoğunun kentlerde tüketildiğini dile getiren Topbaş, artık insanların yaşadıkları her noktada ''çevreci'' olması gerektiğini anlattı.

Günümüzde karbondioksit salımının arttığını ve bunun sıkıntı oluşturduğunu ifade eden Topbaş, Kopenhag'da çevreyle ilgili bir toplantıya katıldığını, 52 ülkeden 800 civarında katılımcının toplantıya iştirak ettiğini ve çevre sorunlarını kapsayan geniş bir alanda 23 başlıkta sunumların yapıldığını anlattı.

Topbaş, ''Şu anda atmosfere salınan karbonu tamamen durdurabilsek bile 1000 yıl etkisini sürdürecektir. Bu gidişat tarım alanlarını ve doğal hayatı ciddi anlamda etkiliyor. İnsan yaşamı ciddi ölçüde tehlike altında. Sağlıklı gıda ulaşımında sıkıntılar yaşıyoruz. Yerel yönetimler olarak çevreye hassasiyet ve duyarlılığa dikkat çekmemiz gerek. Çevre sorunları konusunda yerel yönetimlerde ulusal ve uluslararası aktörlerle birlikte hareket etmek zorundayız'' diye konuştu.

Belediye olarak kentte günde 14 bin ton katı atık toplandığını ve bunların depolandığını anlatan Topbaş, geri dönüşümde ciddi aşamalar kaydettiklerini söyledi.

Geçen ay açılan tesiste çöp depolama alanlarındaki metan gazından enerji elde edileceğini belirten Topbaş, ''Tesiste 39 megavat enerji üreteceğiz. Bu günde 600 bin aracın karbon salımını azalttığı anlamına geliyor'' dedi.

Metrobüsün devreye girmesiyle günde 80 bin aracın ulaşımdan alındığını ifade eden Topbaş, belediye olarak 5 yılda 1 milyon ağaç diktiklerini, 17 milyon metrekare yeşil alan kazandırdıklarını anlattı.

''Doğal kaynaklar hızla tükeniyor ve onları dikkatli kullanmak zorundayız. Doğal kaynaklar tükenmez değil. Doğanın verdiği güzellikleri bertaraf etmeden çevreyi yaşanılır hale getirmek gerek'' diyen Topbaş, İstanbul'da inşaat atıklarını geri dönüştürme çalışmasını başlattıklarını söyledi.

Topbaş, ''Haliç gibi temizlenmesi mümkün olmayan, toprak doldurularak orman yapılıp kurtulacağı söylenilen bir yerde böyle bir toplantıyı yapmak anlamlı'' dedi.

-ÖDÜL TÖRENİ-

Konuşmaların ardından Bakan Eroğlu, ''Medya Alanında Çevre Beratı Ödülü''ne layık görülen Haber Türk Gazetesi Genel Yayın Yönetmen Yardımcısı Doğan Satmış ve Türkiye Gazetesi Çevre Koordinatörü Sinema Sanatçısı Ediz Hun'a ödülünü verdi.

Bu arada okullar kategorisinde Aydın Çapahasan İlköğretim Okulu birinci, Afyonkarahisar Ayazini İlköğretim Okulu ikinci ve Burdur Suna Uzal İlköğretim Okulu üçüncü, ''Organize Sanayi Bölgeleri'' kategorisinde Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi birinci, Kocaeli Plastikçiler Organize Sanayi Bölgesi ve Bursa Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi ikinciliği paylaşırken Kocaeli Taysad Organize Sanayi Bölgesi de üçüncü oldu.

Belediyeler kategorisinde Denizli Belediyesi birinci, Yozgat Belediyesi ikinci, Alanya ve Didim Belediyeleri üçüncülüğü paylaştılar.

-AKAT PROTOKOLÜ-

Çevre ve Orman Bakanlığı, Petrol Sanayi Derneği Türk Eczacılar Birliği Taşınabilir Pil Üreticileri ve İthalatçılar Derneği ve Lastik Sanayicileri Derneği arasında Atıkların Kaynağında Ayrı Toplanması (AKAT) Platformu imzalandı.

Protokol, Türkiye genelinde bütün atıkların çevreye ve insana olası zararlarını yok etmek ve atıkları değerlendirme yoluyla ekonomiye ve tabiata yararlı olacak şekilde geri kazanmak ve geri dönüşümü sağlamayı amaçlıyor.

Törenin ardından gazetecilerin Kyoto Protokolü ile ilgili sorularını yanıtlayan Bakan Eroğlu şunları söyledi:

''Kyoto'ya taraf olmak çok önemli. Kyoto protokolu ile ilgili kanun, Bakanlardan Kurulu'ndan geçerek BM'ye gönderildi. Türkiye'nin taraf ülke olarak kabul edilmesi için 90 günlük süre var. Bir itiraz olacağını sanmıyorum. Buna taraf olmayan biz ve Amerika vardı. Biz de Amerika'dan önce taraf olmuş olacağız'' dedi.

''Kanserojen madde içeren siyah poşetlerin yasaklanmasıyla'' ilgili bir soru üzerine de Bakan Eroğlu, bu konuyla ilgili bazı çalışmaların bulunduğunu, maalesef gıda maddelerinin taşınmasında bu poşetlerin kullanıldığını anlattı.

Siyah poşetlerin tamamen kaldırılmasının şu anda gündemde olmadığını anlatan Eroğlu, poşeti yasaklayarak değil de teşvik edici çalışmalar yaparak bu konuda ilerleme sağlamak istediklerini anlattı.

''Amerika Başkanı Barack Hüseyin Obama'nın evlerin çatılarının beyaza boyanarak küresel ısınmanın önleneceği'' sözlerine yönelik bir soru üzerine de Bakan Eroğlu, ''Estetiğe önem veriyorum. Çarpık yapılaşma gözleri rahatsız ediyor. Çatıların beyaza boyanmasından ziyade yeşil alanların arttırılması gerekiyor. Orman yangınlarıyla mücadele edilmesine kafa yorsalar daha iyi ederler. Kaliforniya'daki durum ortada. Bu konunun ilmi olarak araştırılması lazım. Bana politik bir söylem gibi geldi'' şeklinde cevapladı.

Törenin ardından Bakan Eroğlu ve davetliler, Eski Galata Köprüsü'ndeki çevre konulu serginin açılış törenine katıldı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*