Ertuğrul Özkök, Mesud Barzani'ye ağır laflar sarfetti

Ertuğrul Özkök, Mesud Barzani'ye ağır laflar sarfetti.10243
  • Giriş : 31.10.2007 / 02:08:00

Özkök, cebinde Hürriyet'in ve kendi adının yazılı olduğu bir kağıdı taşıyan Barzani'ye ağır laflar sarfetti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Murat ONGUN: Mesut Barzani, Ertuğrul Özkök ve Hürriyet gazetesinin ismini yazmış, cebinde taşıyor. Siz nasıl karşılıyorsunuz bunu?

Ertuğrul ÖZKÖK: O konuda bir şey söyleyemem ama Barzani"ye şunun söylenmesi gerektiğine inanıyorum: “Burası demokratik bir ülke. Kuzey Irak değil. Bu ülkede bine yakın insan var yazı yazıyor. Bazı insanlar Barzani"yi eleştiriyor, bazı insanlar Barzani"yi savunuyor. Bu Türkiye"de demokratik hayatın normal bir unsurudur. Yani Barzani"nin böyle kağıtlarla gezmesine gerek yok. Çünkü onun hoşuna gidecek yazıları yazanlar da var. Dolayısıyla ben anlayamıyorum neden böyle bir hassasiyet gösterdiğini…

Murat ONGUN: Ertuğrul Bey, Hasan Cemal"in satırları şöyle başlıyor: “Sesinde sinirli titreşimler var” diye. Ki yazı aslında hedefini bulmuş. Alınmasından, kızmasından memnun musunuz?

Ertuğrul ÖZKÖK: Vallahi ben memnun olmuşum, olmamışım; egom tatmin olmuş, olmamış bence bunların hiçbir önemi yok. Sesinin titremesinin hiçbir anlamı yok. Ben bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım. Bir gazetenin yazarıyım, bir gazetenin genel yayın yönetmeniyim. Benim ona iletmek istediğim bir mesaj vardı. O mesaj da şudur: “Türk halkının canı acıyor.” Keşke Barzani ile ben sohbet edebilseydim de ona bazı şeyleri anlatsaydım. Yani şimdi şöyle bir şey aklınıza getirin, "Türkiye"de Barzani"ye düşman, Saddam zamanında sünni Araplardan oluşan bir çete oluşmuş. Ve Türk hükümeti bu çeteye yardım ediyor. Bunlar geceleri dağlardan çıkıyorlar, Irak tarafına geçiyorlar. Orada 10 tane 15 tane peşmergeyi öldürüp geriye geliyorlar. Ondan sonra Türk hükümeti bunlara yardım ediyor. Bunlara yataklık yapıyor." Ne düşünürdü acaba Barzani? Veya Barzani"yi destekleyen yazarlar, gazeteciler ne düşünürlerdi? Acımaz mıydı canları? Türkiye böyle bir şey yapsaydı, Barzani"nin canı acımaz mıydı? Ben bunu anlatmaya çalışıyorum. Yoksa benim meselem Barzani değil. Keşke Barzani ile komşu olsak.

Ben geçmişte yazılar yazdım. Benim görüşüm şudur, hala da bunu söylüyorum: "Türkiye keşke geçmişte Barzani ile iyi ilişkiler kursaydı. Barzani"yi oranın yerel yönetimin başındaki insan olarak tanısaydı ve onlar da o iyi niyetleri gösterselerdi Türkiye"ye karşı. Ama olmadı bu. Bu olmadı diye de sınıra, Türkiye"ye karşı düşmanca bir tavrı destekleme hakkı vermiyor bu. Ben onu anlatmaya çalışıyorum. Bakın, Hasan Cemal"in bugün Milliyet"te yazısı çıktı. Milliyet"te çıkan yazısının en arka sayfasında NewYork Times gazetesi muhabirinin gözlemleri vardı. Ne yazıyor orada baktınız mı? Benim haber ile beraber onu da okumak lazım. Diyor ki NewYork Times"ın muhabiri, "Burada PKK"lılar, ellerini kollarını sallayarak geziyorlar ve PKK"lıların Barzani ile peşmergelerin kontrol noktasından 15 kilometre ötede PKK"lılar var ve onlara malzeme yardımı gidiyor. Sağlık hizmetlerini Barzani"nin adamları sağlıyor ve serbestçe dolaşıyorlar burada." Şimdi benim, ülkemde benim askerime küçük çocuklara saldırılar olacak, bir gecede 15 kişi öldürülecek, onlara Barzani yardım edecek ben de "Barzani"ye ayıp olmuyor mu?" diyeceğim.

Ben de burada birazcık acımla orantılı bir şekilde Barzani"ye dedim ki: "Bak, bunlardan sen de sorumlusun.” Bunun neresi düşmanlık? Ayrıca ben size söyleyeyim… Barzani, Türkiye ile savaş istemiyorsa Türkiye"nin bu hissiyatını anlamaya çalışmalı. Ben, Türkiye"de savaşın önlenmesi için yazıyorum bunları. Mesele bundan ibaret. Yoksa benim egom tatmin olmuş, olmamış, tam aksine hedef gösteriyor beni bunlar kimse. Bundan tatmin olacak kadar da mazoşist değilim.

Murat ONGUN: Ben zaten öyle sormadım da… Onu da hemen ekleyeyim. Ben de size aslında "Barzani ile yüzyüze gelseydiniz ne söylerdiniz?" dedim. Onun da yanıtını verdiniz. Son olarak şunu soracağım. Gerçi yazılarınızda belirtiyorsunuz. Şu an bir bekleme durumundasınız, izleme durumundasınız ama sadece Barzani değil, Türkiye"de de sizin yazılarınızın, "şahinleştiğini" söyleyenler var. Bu eleştirilerle ilgili bir şey söylemek ister misiniz?

Ertuğrul ÖZKÖK: Ben niye "şahinleşiyorum" anlamadım. Ben hayatımda kimseyle kavga etmedim. Hayatım boyunca bir kere bir çocuğa kafa atmıştım. Gittim özür diledim ondan da. Ondan sonra da bir daha hiç kimseyle kavga etmedim. Ben savaşı seven bir insan değilim. Ama ben 1 Mart tezkeresi tartışılırken de, "1 Mart tezkeresinin çıkması gerekiyor" diye savundum. O zaman da bana aynı şeyleri söylediler. Yine beni savaşçılıkla teşhir ettiler. Ben ne dedim o zamanlar? "Yazılarıma bakın. Bunları söylemekten dolayı mutlu değilim. O zaman şunu söyleyeyim, eğer 1 Mart tezkeresini kabul edip, orada Türk askeri bulundurmazsanız, yarın çok daha zor şartlarda oraya girmek zorunda kalırsınız. Ve bu bir savaş olacak." Ben savaş istemiyorum. Bunun çok zor olduğunu da biliyorum. Ama Barzani"yi bir şekilde biz ikna edemiyorsak, başkaları ikna etmeli.

Barzani diyor ki: “Türk ordusu girmesin.” Biz girmeyelim mi? Ben de çok girme yanlısı değilim. Ama eğer biz girmeyeceksek, onların çıkartması lazım. Bunları söylemek nereden savaşı istemek oluyor? Ben de onu anlayamıyorum. Bunu söylemeyecek miyiz Barzani"ye?

Murat ONGUN: Ertuğrul Bey, çok çok teşekkürler

Ertuğrul ÖZKÖK: Ben teşekkür ederim...

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious