Esat Canan: Başsavcı yetkisini aştı

Esat Canan: Başsavcı yetkisini aştı.51797
  • Giriş : 15.03.2008 / 15:07:00

CHP eski vekili Esat Canan, Türkiye'nin hukuk ve demokratik devletten çıkarılarak bir hakimler devleti haline getirilmeye çalışıldığını belirtti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Esat Canan, başsavcı tarafından açılan kapatma davasını bir hukukçu olarak kabul etmesinin mümkün olmadığını anlatarak, bu dava ile demokrasiye müdahale edildiğini belirtti. Canan, AB'ye giriş süreci içinde reformlar yapan bir partinin laikliğe karşı eylemlerin odağı olarak suçlanmasıyla hakkında kapatılma davasının açılmasının ülke için üzüncü vericici olduğunu söyledi.

Öne sürülen gerekçelerin hiçbir haklı yanı olmadığını dile getiren Canan, "Laikliğe karşı bir tehlike yoktur. Asıl tehlike ülkenin otoriter ve oligarşik yapısının demokrasiye karşı direnmesidir. Anayasa'da yürütme, yasama ve yargı birbirinden ayrılmıştır. Bu dava ile yargı tamamen siyasi alana müdahale etmiştir. Yargı siyasi takdiri kullanmaya çalışmıştır." dedi.

'BAŞSAVCI YETKİSİNİ AŞMIŞTIR'

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün davaya dahil edilmesi olayın komikliğini ortaya koyduğunu anlatan Canan, Cumhurbaşkanı'nın seçildiği günden bir yana milletvekili olması gerektiğini ve bir siyasi parti ile bağlantısının olmadığını kaydetti.

Cumhurbaşkanına dava açmanın vatana ihanet suçu dışında mümkün olmadığını anlatan Canan, Başsavcı'nın burada kendi görev yetkisini aştığını kaydetti.

Parti kapatmaları ve siyasal alana müdahaleye karşı tüm siyasi partilerin el birliği yaparak karşı çıkması gerektiğini vurgulayan Canan şunları söyledi: "Türkiye bir demokratik hukuk devleti mi olacak yoksa bir kutsal devlet mi olacak. Bu tercihin iyi yapılması gerekiyor. Siyasi partilerin devletin yapılanması ve mevcut yasaların değiştirilerek devletin yapısının daha da demokrasiyi geliştirilmeli. Şemdinli olayında gelinen nokta ve bir savcının görevden alındı ve iktidar olayın üzerine gidemedi. Kutsal devlet anlayışı içinde hareket edildi. Türkiye'de son dava ile neredeyse bir hakimler devleti oluşmaya başladı. Hakimler siyasi iradeye de siyasi takdire de müdahale etmeye başladı."

Gelinen yüzyılda parti kapatma ülkenin imajına yakışmadığını dile getiren Canan, "Parti kapat çare değil. Geçmişten bu yana Türkiye kapatılan partilerin mezarlığına döndü. Ne oldu kapatılan partinin yerine bir başkası kuruldu. Halkın iradesini önlemek mümkün müdür. Eğer demokrasi halka dayanacak ve çare halk ise parti kapatma mümkün değildir. Türkiye kendi korkularından kurtulması gerekiyor" şeklinde konuştu.

Hukukçu olarak olaya bakıldığın ve hukuki açıdan bakıldığında davanın reddedilmesi gerektiğini kaydeden Canan, ancak geçmişte yaşanan '367' kararı tecrübesi yaşayan bir ülke olarak kapatılma kararı verildiğinde de hiç şaşırmamak gerektiğini söyledi.

HAK-PAR İL BAŞKANI BAYDAR, KAPATMA DAVASI ERGENEKON RÖVANŞI

AK Parti hakkında açılan kapatma davası konusunda en ilginç tespit Hak ve Özgürlükler Partisi (HAK-PAR) Van İl Başkanı Mehmet Baydar, bu davanın Ergenekon soruşturmasının bir rövanşı olduğunu savundu.

Son aylarda Türkiye'de derin devlete yönelik operasyonların arttığı ve ilginç bağlantıların ortaya çıktığını dile getiren Baydar, rahatsız olan kesimlerin rövanş almak için karşı harekete geçtiğini kaydetti.

Açılan davanın içine Cumhurbaşkanı Gül'ün isminin de eklenmesi olayı daha da gülünç hale getirdiğini dile getiren Baydar, "Son 1 yıldan bu yana yaşanan Cumhurbaşkanlığı ve genel seçimlerde ve türban tartışmalarında kamuoyu kazanmaya çalışan bu derin güçler kriz senaryoları ortaya attı. Ancak taraftar bulamadılar. Ergenekon çetesine yönelik yapılan operasyonla rahatsız olan derin güçler AK Parti'ye yönelik bir karşı operasyon başlattığını düşünüyorum." dedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious