Eski Bakan, kırılmış

  • Giriş : 21.07.2006 / 00:00:00

Eski Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Cumhur Ersümer, BTC Boru Hattı’nın açılması törenlerine kendisinin çağırılmamasına sitem etti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Yüce Divan’daki duruşmada Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Selahattin Çimen tanık olarak dinlendi. Tanık olarak dinlenmesi beklenen Bakan Hilmi Güler yurtdışında olması nedeniyle mazeret dilekçesi gönderdi.
Tanık Selahattin Çimen, Ersümer ve Çakan’ın yargılanmasına konu olan iddiaların yaşandığı tarihlerde Devlet Planlama Teşkilatı’nda uzman olarak çalıştığını ve suçlamalarla ilgili bilgisinin olmadığını ifade etti. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na 2001 yılında Enerji İşleri Genel Müdürü olarak atandığını anlatan Çimen, otoprodüktör sözleşmelerinin yasal mevzuat çerçevesinde yapıldığını ve bunların devletin enerji politikasına girmeyen, firmaların verimliliğini artırmaya dönük kendi elektriklerini üretmesine yarayan sözleşmeler olduğunu ifade etti. Çimen, görev yaptığı dönemde eski bakan Zeki Çakan ile zaman zaman müzakerelerde bulunduklarını, ancak kendisinden bir işin yapılması için telkin almadığını söyledi.

Ersümer, Yüce Divan’daki duruşmasındaki savunmasında, bakanlık görevinde bulunduğu dönemde BTC Boru Hattı’yla ilgili iki kanunun çıkarıldığını ve projeyle ilgili olarak düzenlenen toplantıların yüzde seksenine katıldığını ifade etti. Ersümer, BTC Boru Hattı’nın açılış törenlerinde kendisinin resminin ve isminin görülmemesi için gayret gösterildiğini iddia etti.

Ersümer, kendisinin Türkiye’nin ihtiyacından fazlası elektrik üretimi yaptırdığı ve yurt dışından fazla miktarda doğalgaz aldığı iddiasıyla yargılandığına işaret ederek, Türkiye’de gerekli yatırımları zamanında yapmadığı için yargılanan bakanın bulunmadığını ifade etti. Geçtiğimiz günlerde 13 ili kapsayan elektrik kesintisine dikkat çeken Ersümer, ’’Ne olduğu meçhul bir şekilde geceyi 13 il elektriksiz geçiriyor. Ege bölgesindeki diğer santraller de fazladan 1 kilowatsaat elektrik üretemedi ve açık kapatılamadı’’ diye konuştu. Yargılanmasına konu olan enerji politikasının kendisinden önce ve kendisinden sonra da devam ettirildiğini savunan Ersümer, ’’Hakkımızdaki iddiaların siyasi değil, düşmanlık sınırını bile aştığı ortaya çıkıyor’’ dedi.

Kendisinin yap-işlet-devret santrallerinin kurulmasına izin vermekle suçlandığını vurguyalan Ersümer, kendi döneminde dört yap-işlet-devret santraline izin verildiğini, bunlarından ikisinin iptal edildiğini, kalan ikisininde doğalgazla çalışmadığını belirtti. Ersümer, devletin elinde bulunan termik santrallerin yaşlı olduğunu ve gerekli yatırımların yapılmaması durumunda devre dışı kalacaklarını belirtti.

Ersümer ve Çakan’ın avukatları, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın davaya müdahil olması ve bizzat görgü ve bilgi sahibi olmadığı iddialarıyla Bakan Güler’in tanık olarak dinlenilmesi kararına itiraz ettiler.

Yüce Divan heyeti, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler’in tanıklığına yapılan itirazların reddine karar vererek, Güler’in gelecek duruşmada dinlenilmesi için davet edilmesine, daha önce dinlenilen bazı tanıkların ifadeleri arasındaki çelişkilerin giderilmesi için yeniden çağrılmalarına ve diğer eksikliklerin giderilmesine karar vererek, duruşmayı 19 Eylül 2006 tarihine erteledi.

ESKİ BAKANLAR HAKKINDA İDDİA

TBMM’nin Cumhur Ersümer’i Yüce Divan’a sevk kararında, bakanlığı döneminde uyguladığı yanlış ve usulsüz enerji politikaları nedeniyle kamuyu zarara uğrattığı, görevini suiistimal ettiği ve yetkilerini aşıp, amaç dışı kullanarak kanun ve yönetmelik hükümlerine aykırı davrandığı ileri sürülüyor.

Devlet alım, satımına ve yapımına fesat karıştırarak kamu zararına yol açtığı, ayrıca ihaleye hile karıştırma fiili ile görevi ihmal eylemini işlediği kaydedilen kararda, Ersümer’in bu eylemlerine uyan Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) ’’devlet alım-satımına fesat karıştırma’’ suçunu düzenleyen 205. (10 seneden az olmamak üzere ağır hapis), ’’görevi kötüye kullanmak’’ suçunu içeren 240. (1 yıldan 3 yıla kadar hapis), ’’rekabet koşullarını engelleme’’ hükmünü düzenleyen 366. (1 yıldan 3 yıla kadar hapis), ’’görevi ihmal’’ suçunu içeren 230. (üç aydan bir yıla kadar hapis) maddelerine göre yargılanması isteniyor.

TBMM’nin Çakan hakkındaki kararında da, görevini suiistimal ettiği ve yetkilerini aşıp, amaç dışı kullanarak kanun ve yönetmelik hükümlerine aykırı davrandığı, devlet alım satımına ve yapımına fesat karıştırarak kamu zararına yol açtığı ifade edilen Çakan’ın, bu eylemlerine uyan, TCK’nın 205. ve 240. maddelerine göre yargılanması talep ediliyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious