Eski bir dostunun gözüyle Erdoğan

Eski bir dostunun gözüyle Erdoğan.14657
  • Giriş : 16.10.2008 / 21:09:00

15 Ekim 2008’de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Fatih Üniversitesi akademik açılış törenine katıldı. Bu yazıda onun liderlik yönünün ve insani özelliklerinin katılımcılarda bıraktığı iz ve müşahadeleri okuyacaksınız.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


15 Ekim 2008'de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Fatih Üniversitesi akademik açılış törenine katıldı. Bu yazıda onun liderlik yönünün ve insani özelliklerinin katılımcılarda bıraktığı iz ve müşahadeleri okuyacaksınız.

Yaptığı konuşmada çok önemli mesajlar verdi. "Türkiye kördüğümü çözmüştür" dedi. Türkiye'nin umutsuzluk ve karamsarlığı ayaklarının altına aldığını ve kimsenin Türkiye'yi eski girdaba sürükleyemeyeceğini ifade etti. “Bu ülkenin çocukları haksız rekabete uğramamalıdır” dedi. “Toplumun duygusuna uygun, milletimizin mayasına uygun bir yeniden dirilişin, bir yeniden uyanışın bütün işaretleri 81 vilayetimizde görülüyor. Artık bütün ideolojik ön kabullerden sıyrılmak suretiyle dipdiri ayağa kalkan bir gençlik var" açıklamasında bulundu. Sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bırakın bazıları umutlarının tükendiğini söylesin. Biz dirilişe, yeniden doğuşa inanıyoruz. Kendi umut, kendi insani idealleri tükenmiş olabilir ama biz asla böyle bir karamsarlık içinde olamayız. Bizim insani sorumluluğumuz devam ediyor. Yaşantımız boyunca bu sorumluluğun bilincinde olacağız. Bugün bütün dünya ile konuştuğumuza göre, bütün milletlerle konuştuğumuza göre yeryüzü haritası çapında düşünmeye mecburuz.”

Bu ümit dolu konuşmanın yapıldığı sıralarda terör konusunda en yetkili ağızlar ve basın arasında kıyasıya bir söz düellosu vardı. Borsa küresel krizin etkisiyle yeni bir düşüş dalgası yaşıyordu. Gerçek liderlik vasfının ortaya çıktığı bu konuşmada ise demokratik haklardan geri adımın sözkonusu olmayacağı vurgulanıyordu. Türkiye'nin kördüğümü çözdüğü mesajıyla ümitsizlik berhava ediliyor, muhataplara bütün dünyaya hizmeti hedef gösteren bir vizyon anlatılıyordu. Toplumun mayasına uygun bir dirilişten dem vuruluyordu.

Bu konuşma ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Fatih Üniversitesi ziyareti sırasındaki vücut diliyle ve hal lisanıyle verdiği mesajlar bütün katılımcılarda derin izler bıraktı. Yüzündeki etrafına ümit pompalayan tebessümünün sıcaklığı ifadelerine de yansımıştı.

Gülümseyen o yüzün arkasındaki yorgunluğu anlamak için hekim olmaya gerek yoktu. Öğrencileri, velileri selamlarken çok ama çok mütevazı idi. İnsanların elini sıkarken kürsüdeki karizmatik, tok sesli lider yerini mütevazı bir halk önderine bırakıyordu. Bazı röportajları sonrasında “İçinde ürkek bir kedi var” ifadesi ne anlatmak istiyor bilmiyorum. Ama kanımca burada elini sıkan herkes Erdoğan'ın içinde sakladığı insani erdemleri ve tevazusunu hissediyordu.

Ben bu eli yıllar önce ilk defa belediye başkanı iken Florya'hekimlere verilen bir yemekte sıkmıştım. Kapıda hekimleri karşılayıp hepsine tek tek “Hoş geldiniz” diyen bu mütevazı insan o gün de beni çok etkilemişti. Farklı okullarda da olsa ortak bir lise tahsili gördüğüm, benzer yemekhanelerde, yurtlarda aynı havayı teneffüs ettiğim, gençliğimde aynı hülyaları kurduğum bu insan beni insanlığı ile derinden etkilemişti.

Bu ülkenin her ferdi gibi ben de bu insani özellikleri öne çıkan insanda kendimizle çok ortak noktalar buluyorduk. Cami meşrutasından imam hatip sıralarına oradan tıp fakültesi anfilerine uzanan hayatım aynı mağduriyetlerle malul, düşlerimiz aynı hülyalarla süslü idi.

O yıllardan sonra yaşanan mağduriyet yıllarında kasede bazen sesi titreyerek okuduğu şiirleri ben de bir çokları gibi gözyaşları ile dinleyerek ezberlemiştik. “Bizim de yaşadığımız hayattır kardeşim, bizde nefes alıp vermedeyiz “ sesi bize ne kadar yakındı, ”Zindandan Mehmed'e mektup” ne kadar bizce idi. Futbola merakından tutunda, Kasımpaşalı tavrına kadar bu insanda, insanımızın çoğu benim gibi ortak bir yön, bir koku buluyordu.

Yıllar sonra aynı mütevazı el aynı sıcaklıkla elini uzattı ve hatır sordu. ”Duacıyız, seviyoruz, sizi gördükçe göğsümüz kabarıyor" diyemedim. "Sizde Anadolu insanı ve kısmen mağdurlar, itilmişler kendini buluyor” diyemedim. Alışkanlıkla “Allah iyilikler versin” dedim.

Sayın Başbakanım bu iyilikler sözüne iki cihanda her türlü iyiliği katabilirsiniz. Allah bileğinize kuvvet ,iradenize fer versin. Anadolu insanı sizin yorgun omuzlarınıza rağmen dimdik duruşunuzu seviyor ve bekliyor. Gençlik, Üstad Necip Fazıl'ın “Kim var” dendiğinde sağına ve soluna bakmadan “Ben varım” deme kararlılığında arkanızdadır.
Teşekkür ve en kalbi iyidileklerimizle.
Allah yar ve yardımcınız olsun

HABER7

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*