Eski DSİ Genel Müdürü'nden önemli açıklamalar

Eski DSİ Genel Müdürü'nden önemli açıklamalar.8085
  • Giriş : 02.08.2007 / 15:59:00

Prof. Dr. Veysel Eroğlu, su konusunda bilen bilmeyen herkesin ahkam kestiğini ve cahilane konuştuğunu belirtti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Eski Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürü ve AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Prof. Dr. Veysel Eroğlu, su konusunda bilen bilmeyen herkesin ahkam kestiğini ve cahilane konuştuğunu belirtti.

Eroğlu, ''İstanbul'un su sıkıntısı yok, Ankara'nın ise sadece 2 aylık bir sıkıntısı var. Aralıktan önce su kesintileri sona erer. Yani bu seneyi kurtardıktan sonra problem yok'' dedi.

Konuyla ilgili DSİ olarak yılın başından beri aşağı yukarı her Perşembe Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Melih Gökçek ve Ankara Su Kanalizasyon İdaresi (ASKİ) yetkilileriyle toplantılar yaptıklarını ve durumu değerlendirdiklerini anlatan Eroğlu, ''Toplantılar neticesinde Çamlıdere'de yukarıda olan su alma yapısının aşağı kotlara çekilmesi için gerekli sistemin kurulmasına, Kızılırmak ve Sakarya sularından hangisi daha kısa sürede gelirse bunların hızla yapımının başlanmasına, içme suyu kuyularının açılmasına, Gerede sisteminin yapımına devam edilmesine karar verildi'' diye konuştu.

ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNİ SUÇLAMAK YANLIŞ

Ankara Büyükşehir Belediyesinin gecikmeden çalışmalara başladığını, bu nedenle büyükşehir belediyesini suçlamanın doğru olmayacağını belirten ve Kızılırmak Nehrinden su getirilmesi projesinin öne alındığını kaydeden Eroğlu, Kesikköprü ile İvedik İçmesuyu Arıtma Tesisi arasında 125 kilometrelik boru hattının 70 kilometresinin döşendiğini ve çalışmaların gece gündüz sürdüğünü söyledi.

Gerede Sisteminin yapımının ise zaman alacağını kaydeden Eroğlu, projede uzun tüneller olduğunu ve bu tünellerin açılmasının 3-4 seneden bitmesinin mümkün olamayacağını kaydetti.

Kızılırmak Nehri üzerinden Ankara'ya önümüzdeki Kasım ayında su geleceğini tahmin ettiğini ifade eden Eroğlu, ''Ankara'nın 2 aylık bir sıkıntısı var. Aralık'tan önce bu kesintiler sona erer. Kızılırmak projesinin bitmesiyle 2015-2020, Gerede sisteminin bitmesiyle de başkentin 2050'ye kadar su problemi kalmayacak'' dedi.
İSTANBUL'UN DURUMU DAHA İYİ

Su konusunda DSİ olarak İstanbul için İstanbul Su Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) ile de benzer toplantılar yaptıklarını anlatan Eroğlu, İstanbul'un durumunun Ankara'ya göre daha iyi olduğunu ve İstanbul'da kesinti beklemediklerini bildirdi.

20 Ekim 2007 tarihinde saat 16:59'de Melen suyunu Ömerli Barajına akıtmak için projelerin yapıldığını ve böyle kesin bir tarih ve saat koyduklarını kaydeden Eroğlu, ''Projeye 'şafak harekatı' diye bir isim taktı arkadaşlar. İşçisinden mühendisine hatta artık DSİ Genel Müdürü olmama rağmen bana kadar herkes bu projeye kilitlendi. Melen'in suyu İstanbul'a akınca şehrin su problemi kalmıyor'' diye konuştu.

Melen suyunun İstanbul'a akıtılmasının ardından bir boğaz altından tünel açarak suyun karşı tarafa da verileceğini bildiren Eroğlu, şöyle konuştu:

''Bu seneyi kurtardıktan sonra İstanbul'da bir problem olmaz. İstanbul'da çok muazzam bir sistem var. İstanbul'daki boruların yüzde 99'unu dünyanın en ileri teknolojisi olan borularla değiştirdim. Bazıları ahkam kesiyor, cahilane konuşuyor. Bilmeyen insanların konuşması ne kadar tehlikeli. Dün televizyon seyrederken hayretler içinde kaldım. (İşte efendim içmesuyu şebekesi) diyor, fakat kanalizasyon sisteminin gösterildiğini görüyoruz. Yani bu şekilde milleti kandırıyorlar.''

Eroğlu, kuraklık dahi olsa Ankara'daki Gerede sistemi, İstanbul'da da Melen sisteminin bitmesiyle iki şehrin de su sıkıntısı çekmeyeceğini vurguladı.

SU TASARRUFLU KULLANILMIYOR

Suyun tasarruflu kullanılması konusuna da dikkat çeken Eroğlu, başta okullar olmak üzere resmi dairelerde vatandaşların suyu tasarruflu kullanmadıklarını, okullarda bütün musluklar ve sifonların su kaçırdığını söyledi.

''Tabii kaynak olarak suya ve bunu musluklardan akıtmak için harcadığımız paraya yazık oluyor'' diyen Eroğlu, suyun bir akarsu veya barajdan alınıp musluklardan akar hale getirmenin kolay olmadığını kaydetti.

Eroğlu, ''Mesela İstanbul Sarıyer'de oturan bir vatandaşa suyun gelmesi için kaç defa pompa yapılıyor biliyor musunuz? Bir kere 7 defa Istıranca Barajında pompalanıyor, sonra Terkos'ta tekrar pompalanıyor, sonra Kağıthane'de pompalanıyor. Büyükdere ve Sarıyer'de tekrar pompalanıyor. Yani 11 defa bu suyu yükseltiyorsun ve vatandaşa sürekli suyu hazır ediyorsun'' diye konuştu.

Su getirmenin zor bir sistem olduğunu vurgulayan Eroğlu, herkesin suyu kullanmaya özen göstermesi ve bozuk olan tüm muslukların tamir edilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious