Eski Mit müsteşarı seyretmiş!

Eski Mit müsteşarı seyretmiş!.11041
  • Giriş : 18.03.2009 / 23:51:00

Mustafa Balbay'a ait olduğu belirtilen günlüklerde eski MİT müsteşarı Şenkal Atasagun'un adı geçiyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:

Büyüyen Beşik

Cumhuriyet yöneticilerine kendisine gelen mektupları anlatan Atasagun "Birinci Ordu Komutanlığımdan gelen mektuplara bakılırsa Ordu ihtilale hazırlanıyor" diyor

Ergenekon operasyonunda tutuklanan Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi _ Mustafa Balbay'a atfedilen günlüklerde, aynı kapsamda hakkında soruşturma talep edilen eski MİT Müsteşarı Şenkal Atasagun'a ilişkin notlar da yer alıyor.

Atasagun, Cumhuriyet yöneticileri ve yazarlarını 2003 yılında yaklaşık 1,5 ay arayla iki kez konuk ediyor. 30 Mayıs 2003'teki yemeğe Cumhuriyet Gazetesi İmtiyaz Sahibi ve Yayın Kurulu Başkanı İlhan Selçuk, Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Yıldız ve Mustafa Balbay katılıyor. MİT'in Marmara Köşkü'nde 13 Haziran 2003'te düzenlenen ikinci yemekte ise gazetenin kıdemli yazan Cüneyt Arcayürek de konuk ediliyor. Tempo24.com.tr'nin ortaya çıkardığı günlükleri olduğu gibi yayımlıyoruz:

MİT MÜSTEŞARLIĞINDA YEMEK

30 Mayıs 2003 cuma günü MİT Müsteşarlığında yemek

Şenkal ATASAGUN (ŞA), Emre (EM).... ilhan SELÇUK (İS), ibrahim YILDIZ (IB), Mustafa BALBAY(MB) Konutta... Güzel bir salon. Alman kurdu köpekleri arada dolaşıyor. Koklayıp gidiyor. Sonra gezdirmeye götürdüler. Tablolarda deniz, ara, yanmada ağırlıklı. Güzel biblolar vardı... iki tane büyük benjamin salonu süslüyordu. Ağaç gibiydiler.

Beyaz koltuklara oturduk, içecekler söylendi. Daha birkaç dakika geçmeden ŞA konuya girdi efendim bizim sizi çağırma, görüşme nedenimiz hazırlanmakta olan yeni yasa. Buna pişmanlık yasası adını taktılar ama, öyle adlandırmak istemiyoruz. Şu anda güçlü tarafız. Nasıl bir adım atarsak atalım bu ödün olarak değerlendirilemez. Bizim bir lütfumuz olur. Burada endişemiz, şehit anaları ve benzer kesimlerin tepkisi. İşte bu noktada medyaya gereksinmemiz var. Beni hükümetler ilgilendirmiyor. Türkiye'nin durumu ilgilendiriyor. Biz nasıl geçmişte olanlardan ders aldıysak, terör örgütü de aldı. Yeni bir terör dalgası başlarsa bu kırsal kesimde olmayacak. Metropollerde olacak. Apo'nun yakalandığı dönemde 60'ın üzerinde kendini yakma eylemi oldu. Bunlardan 30'dan fazlası ölümle sonuçlandı. Demek ki, intihar eylemcisi bulmakta zorlanmayacaklar.

- Burada hükümetin durumu bizi doğrudan ilgilendirmiyor. İktidarda o olmuş, AKP olmuş bu olmuş ilgili değiliz, biz ne yapıp edip teröristleri eritmek istiyoruz. En uygun konjonktür budur diyoruz.

İS- Ben buraya karamsar geldim. Bugün Turhan'la da konuştuk. O da diyor, memleket ayağımızın altından kayıyor. Bana göre asıl tehlike irtica. Bunlar devleti ele geçiriyorlar. Sonra bu yasa yanına başka sağlamlaştırıcı şeyler eklemeden bir işe yaramaz ki...

'BUNLAR DA ÖNCE CEBİNİ DÜŞÜNÜYOR'

ŞA- ilhan Bey, ben sizin kadar karamsar değilim. Bunları biz tanıyoruz. Türkiye'de çark tersine, önce ben sonra partim en son ülkem. Oysa bunu tersine çevirebilsek... İnanın bunlar da öncekilerden farklı değil, önce kendilerini, ceplerini düşünüyorlar. Yolsuzlukla mücadele edeceklerdi ne oldu? Yok. Bunlar da çıkar peşinde. İdeolojiyi öne aldıkları falan yok. Haa tabii kadrolaşma önemli bir tehdit, bir şey bilmeyen insanları olmadık yerlere getiriyorlar... Bana göre laiklik tehlikesine karşı en büyük güvence Türk Silahlı Kuvvetleri. Ama inanın bunlarda öncelik ideoloji değil, kendi Bekaaları. Kadrolaşma ciddi sorun, diyeceğim bir şey yok. Ama bunların çoğu bir yere gelmek isteyen insanlar. Bakın bana neler dediler, Mesutçu dediler, adamı dediler...adamı birkaç kez ya gördüm ya görmedim. Bir atanacağım zaman Londra'ya çağırdı, otel odasında konuştuk, o kadar..

(...)

MB- Irak'ta nasıl bir düzen kurulacak?

ŞA- Bunu belki ABD de bilmiyor. Ama terör gruplarını kullanmak istiyor. Biz halkın mücahitlerine karşı tavır değişince tedirgin olduk. Başta onları yok etmek üzere plan yaptılar. Sonra baktık, halkın müc. ile anlaşmışlar, İran için kullanmayı planlıyorlar..

Abd-Irak

ŞA- Abd ile komşu olduk. Çok hızlı gidiyorlar ama, böyle devam edebilirler mi? Bence zor görünüyor. Kafalarındaki planların tümünü yaşama geçirmeleri zor bence.

MB- Bir imp. sorunları sadece silahla çözmeye başlamışsa, çökmeye başlamış demektir.

ŞA- Aynen öyle. Ben ABD'nin çökebileceği kanaatindeyim... Bizimle iş yapma istekleri konusunda bir kararlılıkları vardı. Yani her şeyi hazırlamıştık. (MB- yaka kartları bile basılmıştı) Evet... ama bu 40 bin adam nasıl çıkarılacak, bu konuda da herkesin kafasında bir endişe vardı. İS-ABD bu Kürtleri ne yapacak ŞA- Her şey ortada... Kürtler baştan beri ABD ileydi. Bize Barzani Talabani geldiğinde hep, ABD Saddam'ın adamlarını satın aldı. Savaş uzun sürmeyecek, bütün planlarınızı buna göre yapın' dedi ama, doğrusu biz bu kadar olduğunu düşünmedik, devrim muhafazılarının komutanlarını satın almışlar.

ORDU'DAN GELEN İHTİLALE HAZIR

Cumhuriyet'in manşet

ŞA- Cumhuriyet'in manşeti (Genç Subaylar Rahatsız) çok etkili oldu. Bu haber başka yerde çıksa başka değerde olur, bir de sizin imzanız var... Kaynağınız ne bilmiyorum ama, önemli olmalı... Eğer mektuplarsa bize de geliyor, istanbul'dan birinci ordudan geliyor. Oraya baksan birinci orduda her şey hazır, ihtilale hazırlanıyorlar.

MB- kaynaklar sağlamdı.

'ORDU'DAKİ ÇATLAKTAN AKP YARARLANIR'

ŞA- Gazetecilik olarak diyeceğim bir şey yok. Bu haber hangi gazeteciye gelse, önemli haber... Ama inanın bu haberle TSK içindeki çatlak derinleşti. Zarar verdi. Bunun devamında olumsuz bir şey olursa bundan AKP yararlanır. Bunu sammimiyetle söylüyor, özkök Paşayla ilgili değişik şeyler konuşuluyor. Doğrusu ben kendisini biraz tanıyan biri olarak bunların çoğunun doğru olduğunu sanmıyorum. Bir görüşmenizde yarar var bence.

'ÖZLEK'LE SİZİN İÇİN GÖRÜŞEBİLİRİM'

İS- Bu ilginç bir öneri.

ŞA- Evet. ben her perşembe kendisiyle görüşüyorum. Olağan görüşme. Orada söz ederim. Biz TSK'nin hiçbir şeyine karışmıyoruz. Onlar eğer bir şey isterse yapıp çekiliyoruz. Ben de perşembe günü gider söylerim. Hem tanırsınız..

MB- olabilir..

İS- Tamam biz bunu değerlendirelim, sizi arayalım.

Atasagun'dan dokundurma: Tabii sizin de görüşeceğiniz kişiler vardır!

ŞA- önümüzdeki salı, çarşamba beni arayın. Eğer olumlu düşünürseniz, devreye girerim, (gülümseyerek) tabii sizin de görüşeceğizin kişiler vardır... önümüzde çok kritik bir, iki ay var. Bu dönem çok önemli. Testi kırılırsa iyi olmaz. Belki de kendi içlerinde tamir etmeleri daha iyi olur. Bunu yapabilirler. Ben sizin haberinizin bu bakımda hiç de iyi olmadığı görüşündeyim

Medya

ŞA- bugün Türkiye'nin en birinci sorunu medyadır. Ben buna izin verirseniz medya terörü diyorum. Bugün Türkiye'de herkes medyadan korkuyor. Gündemi o belirliyor. Bürokrat, hakkında bir şey çıkacak diye ödü kopuyor. Bu ülkeye medyanın yaptığı kötülüğü kimse yapmaz.

Biz biliyorsunuz geçen sefer devreye girdik. Konuştuk. Onlar siz aramıza girip İstanbul'a gelin diyorlar. Biz daha ileri gidemeyiz ki. Biz bu AKP'nin gelişini görüyorduk ve medyanın televole yayınları buna çanak tuttu

Emre- Yani PKK'yı dağdan indirdikten sonra medyayı dağdan indireceğiz, (gülüşmeler)

ATASAGUN'DAN CUMHURİYET'E UYARI

Cumhuriyet

ŞA- Cumhuriyetin tiraj ryla ters orantılı bir etkinliği var. Satışınız az ama devlet katında etkin. Bu ortaklarınız iyi anılmıyor. Çapanların ardından Ciner, Karamehmet... Daha farklı bir çalışma yapamazmısınız. Siz durumu nasıl anlatırsanız anlatın, dışarıdan Çiner-Karamehmet Cumhuriyet'te etkin diye görünüyor

İS- Bizim altın üçgenimiz var.

ŞA- Bunu daha açık anlatmanız lazım. 70'lerde birbirimizi yanlış anladık. O günlerde sizi, etrafınızdakileri hemen karşımıza almak yerine, ya bunları bir dinleyelim, nedir ne değildir deseydik, ona göre hareket etseydik bu günlere gelmezdik, böyle olmazdı.

Gürbüz Çapan

ŞA- Gürbüz'ün dalgalı bir gençliği geçmiş. Ermenistan'a gitmiş. Sık gittiği söyleniyor. Bunlar ayrı da bizde hala bu adamın kafasının arkasında ne olduğu konusunda kesin bir kanı yok. Yani şüpheler geçmiş değil. Belki sadece popüler olmak için gündemde kaymak içindir. Bilemem.

Ermenistan-Orta Asya

ŞA- Biz çıkarlarnımızın nerede olduğunu bilen millet değiliz. Şimdi Ermenistan'a ambargo uyguluyoruz, Azerbaycan'ı ürkütmeyelim diye devam ettiriyoruz. Ama bizim malları İran sokuyor Orta Asya'da da akıllı hareket etmedik. İçlerine gereğinden fazla karışmaya kalktık... Bütün bunlar için plan yapabilen ülke olmak lazım.
İKİNCİ YEMEKTE GÜNDEM MEDYA (13-06-2003)

"13 Haziran Cuma saat 20.00'de Marmara Köşkü'nde yemek.

Katılımcılar: İlhan SELÇUK, İbrahim YILDIZ, Cüneyt ARCA YÜREK, Mustafa BALBAY, Şenkal ATASAGUN, Cevat ÖNEŞ, Emre BAŞER, Cem KOCA

Önce Marmara Köşkü'nün bahçesinde 30-40 dakika oturma. Etrafta çam ağaçları, iğne yapraklı ağaçlar, kuş sesleri.

Burada genel konulara giriş. Atasagun, yemeğin ana amacının medyanın durumunu tartışmak olduğunu söylüyor devam ediyor sizinle bir sorunumuz yok. En sorumlu gazetesiniz ama, özellikle televizyon kanallarındaki magazin programları ürkütücü. Büyük kentlerin varoşlarında değişik yankılar yapıyor. Terör örgütlerine giden gençlerin bir nedeni de bu hayatı yaşayanlardan intikam almak. Bu durum yakın gelecekte, varoşlardan kent merkezlerine çıkışları getirebilir. Televizyon temsilcileriyle konuşuyoruz. Hepsi, çok haklısınız ama, halk bunu istiyor diyor. Ya da rekiplerimiz magazin programını kaldırırsa biz de kaldırırız diyor, şimdi o noktadayız...'

MiT'in durumu, basma açılması konu oluyor. Atasagun, MİT olarak basınla yakın olmayı ama, gündemde olmamayı tercih ediyoruz. Bir kez ağzımız yandı. Sohbet için ettiğimiz konuları yazdılar. O bizi zora soktu. (2000 Kasımı... Hürriyet, Milliyet, Sabah, Star Ankara temsilcileri... Ben de komünist olurdum gibi açıklamalar...

Dünyanın 90 gizli servisiyle temasımız var. artık uluslararası bir kuruluş olduk. Yabancı gizli servis şeflerini burada ağırlıyoruz. Yılda 200 milyarlık masraftan kurtulduk. Yoksa Hilton'a yılda bu kadar para veriyorduk. Bu kişilerin güvenliğinin korunması da ayrı bir sorun oluyordu. Burası Atatürk'ün mekanı, gelenlere anlatırca heyecanlanıyorlar, hoşlarına gidiyor.

Sohbetin daha başında Doğu PERlNÇEK'in 9O'lı yılların ilk yarısında Öcalan'la çekilmiş fotoğrafları dağıtıldı. Çoğu bilinen fotoğraflar ama, yine de gösterdiler. Bir iki tanesi o günlerde dağıtılmamıştı... öcalan, esas duruşta PKK militanlarını selamlıyor, öcalanla çok samimi sarılıp, kucaklaşıyorlar. öcalan, Perinçek'e bir dağ çiçeği veriyor, gülüşüyorlar.

İSMET İMSET'İ HERKES KULLANMIŞ'

Bu sohbet, dönekliğin sınırı olmadığıyla devam etti. Konu ismet İMSET'e geldi... Onu herkes kullanmış. Bir ara onlar da kullanmış ama sonra vazgeçmişler. Şimdi, Londra'daymış. Kim bakıyor diye soruldu, Atasagun, vallahi biz bakmıyoruz' dedi..

ikram iyiydi.. Deniz ürünü kanapeler, köfteler, salatalık... ilhan abiyle viski içtik, Cüneyt abi bira, İbrahim su, Atasagun içi naneli rakı..

21.00'e doğru, Marmara biçiminde yapılan havuza bakan balkona gidiş... Hoş bir ortam... Eşyalar fotoğraflardan bakılıp, aynısı yapılmış. 15 metrekare kadar bir iç mekan, önde balkon... Burası 1927'lerde yapılmış. Atatürk öğleyinleri buraya gelir, deniz hasretini giderirmiş..

21.00'de yemeğe geçtik, köşkün içi.. Etraf Atatürk portreleriyle süslü. Yüksek tavan, beyaz ortam... çiçekler.. Yemekte konuşulanların dökümü

Öcalan konusu

Soru (S)- Öcalan konusunda iki yıl önce yine sizinle yemek yerken, bundan sonra biz kullanacağız demiştiniz, şimdi ne durumda? kullanabiliyor muyuz?

Atasagun- Biz o gün ortaya 8 sayfalık bir metin koyduk. Dedik ki, aşılırsa şu olur asılmazsa şu olur. Geçenlerde o metni tekrar önüme aldım, dediklerimdeki haklılığımız devam ediyor bir terör örgütü için en tehlikeli durum,

eylemsizliktir. Onları eylem diri tutar. Eylemsizlik çözülmeyi beraberinde getirir.

S (İlhan Selçuk)- Bu çözülme geldi mi?

A- Yer yer geldi. Bunu görüyoruz. Ancak ürkütücü durum şu, katılmalar da oluyor. Bizim çözülme ortamını sürdürmemiz lazım. Şu anda terör örgütünün 500'ü Türkiye'de 4500'ü Kuzey Irak'ta olmak üzere 5 bin silahlı adamı var. Bunları ne yapıp edip terhis ettirmemiz lazım. Bunu da Apo'yu idam ederek yapamayız. Bir defa idam edilirse kesin terör patlar... Bu kez sadece Güneydoğu'da olmaz, büyük şehirlere sıçrar... Biz kimilerince hain ilan edilsek de bu konularda siyasete bulaşmadan ne düşünüyorsak söyleyeceğiz

S- Hain ilan edilsek de dediniz. Sizi devlet katlarında hain gibi gören mi var, bu konuda örneğin askerlerle görüş ayrılığı mı var?

A- Var tabii... Onlar farklı bakıyorlar. Tarafız diyorlar ama, biz kesinlikle siyasetin dışına çıkarak, güvenlik boyutuyla konuya bakıyoruz. Biz herkesten bağımsızız. Sorulursa görüşümüzü söylüyoruz, çekiliyoruz.

S- Öcalan'ı asamayacağımız söyleniyor, daha getirilirken bu sözü verdiğimiz yazıldı... Tuncay ÖZKAN'ın kitabında var..

A- Hayır biz kimseye asmayacağız sözü vermedik. Sadece, adil yargılamamızı istediler. O sözü verdik, o kadar. Aşılırsa, büyük kentlerde Filistin tipi intihar eylemlerine hazır mıyız, bunu sormak lazım, İsrail, sınırlarını o kadar koruyor. Güvenlik alıyor ama, eylemleri görüyorsunuz. Türkiye'nin her tarafı elek gibi. Akmerkez'de bomba 40 ölü, Taksim'de 50 ölü... Böyle bir; duruma hazır mıyız sonra Almanlar da endişe ediyor. Apo asılırsa, orada 400 bin Kürt var. Bunlardan en az 10 bini örgütlü. Eylemlere girişirse ne olacak diyorlar? Biliyorsunuz daha yakalandığında 4-5 eylem olmuştu.

Din-irtica

S- Tayyip'in yükselişini nasıl buluyorsunuz?

A- Çok değişik anketler var. Bizde bir tehlike ya çok abartılıyor ya da görmezden geliniyor. Bunun kökeni milli görüş. Oy oranı yüzde 22'dir. Haydi diyelim 25 olsun... Şimdi bu 3'e bölünecek. Eşit bölünürse, 8'er alırlar. Biri öne geçerse, 14-15 alır, ötekiler barajın altında kalır. Genel durum böyle aslında.

CA (Cüneyt Arcayürek)- şimdi siz böyle derseniz olmuyor ama, bu kez mesela Hürriyet, Ertuğrul ÖZKÖK, geldi konuştunuz... Başka türlü yazmaya başlıyorlar. Onlar da bu tehlike değilmiş demeye başlıyor.

S- Bunların kontrol ettiği mali güç ne kadar?

A- Şimdi bunların holdingleri oldu, finans şirketleri oldu. Ekonomiyi öğrendiler aslında. Ama 28 Şubat'tan sonra yüklü bir sermaye yurtdışına gitti. Suriye'ye giden oydu. O dönem Alman Bankası hemen bir yasa çıkardı ve faizsiz bankacılığa yol veren bir düzenlemeye gitti. Onlar aldılar bizim sermayeyi.

S- Gülen ABD'de... Emekli maaşıyla çiflikte yaşıyor. ABD tüm İslam kökenlilere kök söktürürken ona neden bir şey olmuyor.

A- Onu biliyorsunuz, ABD'nin yeşil kuşak projesinin bir ayağıydı. Olay hala odur. Bin Ladin'i de ABD yarattı, Afganistan'da Ruslara karşı besledi, sonucu gördünüz. Bu terör örgütünü beslerseniz, sonunda ne olacağının göstergesi.."

TARAF

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*