Estonya kalesini düşüremedik

Estonya kalesini düşüremedik.14859
  • Giriş : 15.10.2008 / 23:41:00

Türkiye net gol pozisyonlarını değerlendiremediği maçta Estonya'yla 0-0 berabere kaldı. Böylece grupta ilk puanını Türkiye'den aldı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Sahaya çıkan 11'lerde Estonya'nın sekiz, Türkiye'ninse dört oyuncusu lejyoner, yani yurtdışında oynayan isimlerdi. 18 kişilik kadrolarda durum daha vahimdi: 13-5. Gerçi Estonya Eurovision'da şarkıcı ihraç etmeyi bile başarmış bir memleket (2005'te Vanilla Ninja grubu İsviçre'yi temsil etmiş, Lenna Kuurmaa ve arkadaşları bu ülkeye son yıllardaki en büyük başarısını kazandırmıştı). Yine de zayıf bir ligi olan dünya futbolunda esamisi okunmayan Estonya'nın Türkiye'ye bu konuda fark atması düşündürücü.

Estonya'nın bir diğer üstünlüğü maç öncesi çalınan milliyetçi şarkılar. Altı 'Estonya' temali şarkı dinledim (Aslında Isamaa İlu Hoieldes'i bulursanız dinleyin-bekledim ama çalmadılar), bizim de artık Kenan Doğulu'nun 10. Yıl Marşı düzenlemesine acil alternatif bulmamız gerekiyor! Maç öncesi stat hoparlörlerinden seyircilere borazan çalma, yuhalama ve Meksika dalgası denemesi yaptırmaları hoştu ancak şu borazanın Türkiye'de popüler olmamasına sevindim. Takımları atağa kalktığında, Türkiye atağa kalktığında, hakeme kızdıklarında, borazanlar hep devredeydi. Zavallı kulaklarım!

Şampiyonlar Ligi şarkısından sonra duyduğum en gaz maç öncesi 'jingle'la başlayan maçta Fatih hoca takımı 4-1-4-1 şeklinde dizip savunmanın önüne Aurelio'yu, orta sahanın önüne de Halil'i koydu. Maç öncesi Estonya'dan çok çekindiğini söyleyen Terim'in böyle bir dizilişle çıkması şaşırtmadı. Ancak dakikalar geçtikçe Estonya karşısında bu kadar temkinli olmanın gereksiz olduğunu anlayan Fatih hoca Nuri'yi alıp Mevlüt'ü sahaya sürdü.

Maçta dağıtılan kitapçıktaki yazısında Estonya Futbol Federasyonu Başkanı Aivar Polhak, “Birkaç saat önce inşaatı tamamlanmış statta oynadık, karda-yağmurda oynadık, biz zorluklara alışığız” diyordu. Dış şartları bilemem ama dünkü oyunlarına bakarsak sanki zorlukları biraz da kendileri yaratıyorlar gibi. Olmayacak yerlerde çok acemice hareketler yaptıkları gibi ikili mücadelelerde çok zayıftılar.

İlk yarıda göze çarpan üç isim vardı: 25 ve 38'de iki önemli fırsatı harcayan Halil Altıntop, tatlı-sert oynayan ve başarılı da olan ön libero Ragnar Klavan ve sınırlı bölgeden çıktığı için sık sık dördüncü hakemden uyarı alan Fatih Terim.

Unutulmayan anlarsa 21'de Hakan'ın direkten dönen topu, 41'de Oper'in Estonya'nın tek ciddi atağında müsait durumda topu auta atması ve Ayhan'ın hakeme çalım atma çabasıydı!

Kale arkası tribündeki 'Eesti' tezahüratları (Estonca her sesli harfin iki kez kullanılmasıyla oluşmuş!) ve hemen arkamızdaki Estonyalı kızın yüksek desibelli çığlıkları arasında izlediğimiz ikinci devrede Türkiye 'esti' geçti ancak Ay-Yıldızlılar saç-baş yolduracak cinsten goller kaçırdı. Genelde başroldeki isim Halil Altıntop'tu. Estonya ise son bölümlere doğru momentum kazandı ve çok ciddi pozisyonlar buldu, hatta 88'de bir topları direğe hafifçe çarpıp auta çıktı. Son anlarda Hakan'ın vuruşunu Londak 90'dan çıkarınca maçın kaderi belli oldu ve iki tarafın da galip gelebileceği karşılaşma golsüz sona erdi. Estonyalılar haliyle sonuca epey sevindi. Bizim sevindiğimiz şeyse arkamızdaki çığlıkların kesilmesiydi!

MAÇTAN NOTLAR

* Estonya-Türkiye karşılaşmasına Estonyalılar fazla ilgi göstermedi. Türk taraftarlar ise Türk bayraklarıyla süsledikleri statta milli futbolcuların, serin bir havada yapılan maçta kendilerini Türkiye'de gibi hissetmelerine yardımcı oldular. Yaklaşık 1.5 milyon nüfuslu Estonya'nın 400 bin nüfusa sahip başkenti Tallinn, ilk kez milli maç sayesinde bu kadar fazla sayıda Türk'ü ağırladı.

Almanya, İsveç, Norveç, Letonya ve Finlandiya gibi ülkelerden gelen Türk vatandaşları, kaldıkları otellere ve eski kent merkezine Türk bayraklarıyla renk kattılar.

* 10 bin kişi kapasiteli tribünlerde Ay-Yıldızlıları desteklemek üzere yerlerini alan yaklaşık bin kadar Türk, 'Şehitler ölmez vatan bölünmez' yazılı pankart asarken, zaman zaman aynı biçimde sloganlar da attılar. Türkler'den daha az sayıdaki Estonyalı taraftarlar ise genelde daha suskun kaldı.

* Daha önce üç özel maç yapan Estonya ve Türkiye, bu maçla birlikte ilk kez resmi bir maçta karşı karşıya geldiler. Daha önce 19 Haziran 1924'de Estonya'da yapılan maç 4-1 Türkiye'nin üstünlüğüyle sona ererken, iki takım 29 Mart 1996'da yine Estonya'da karşı karşıya gelmiş ve 0-0 berabere kalmışlardı. İki ülkenin 28 Mayıs 2006'da Almanya'da yaptıkları özel maç ise 1-1 beraberlikle sonuçlanmıştı.

* Milli Takımlar Teknik Direktörü Fatih Terim, sakatlıklar ve Ümit Milli Takım'a destek nedeniyle 19 kişi olarak Estonya'ya getirdiği kadrodan Serdar Kulbilge, Çağlar Birinci, Serkan Balcı, Yusuf Şimşek, Uğur Boral, Mehmet Yıldız ve Mevlüt Erdinç'i yedek kulübesinde oturttu.

RADİKAL

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*