Ev kadınının payı yüzde 31

  • Giriş : 25.03.2007 / 00:00:00

Bilirkişi evdeki işleri tek tek hesapladı, mahkeme karar verdi: Ev kadınının aile bütçesine yüzde 31 katkısı var.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Ankara'da bir çift, sattıkları ev ve otomobilin parasını paylaşmada sorun çıkınca tespit davası açtı. 27'nci Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen davada koca, ev ve otonun kendi maaşıyla alındığını, çalışmayan ev kadını eşinin bunlarda hakkı olmadığını öne sürdü.

Ev kadını: Yarısı hakkım
Ev kadını eş ise evlendiklerinde hiç malları olmadığını, kendisinin evde yaptığı işler ve parayı idareli kullanması sayesinde bu malların alındığını iddia edip "Bu nedenle satış gelirinin yarısı benim hakkım" dedi. Mahkeme bilirkişi görüşü istedi.

Son karar Yargıtay'ın
Bilirkişi, kadının evdeki hizmetlerinin aile bütçesine katkısını tek tek hesapladı. Bu hesabı dikkate alan mahkeme kadının katkı payının yüzde 31 olduğuna karar verdi. Davaya son noktayı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu koyacak.

Ev kadını aile servetine yüzde 31 katkı yapıyor

Satılan ev ve otoyu paylaşamayan çift, mahkemeye gitti. Bilirkişi evdeki işleri tek tek hesapladı Yargı, hayatı boyunca hiç çalışmayan ev kadınının evlilik birliğine katkısını yüzde 31 olarak belirledi.

Yargı, hayatı boyunca hiç çalışmayan ve miras gibi yöntemlerle doğrudan ekonomik değer katmayan ev kadınının evlilik birliğine katkısını yüzde 31 olarak belirledi.
Evlilikte edinilen malların da yarı yarıya değil bu oranda paylaştırılması gerektiğine karar verdi. Hesap, bilirkişi incelemesiyle yapıldı. Yargının, ev kadınının evliliğe ne kadar katkıda bulunabileceğinin tespitini yaptığına karar verdiği dava konusu Ankara'da yaşandı.
N.A. adlı ev kadını ile eşi M.A., 1979'da Ankara'da evlendi. Evlendiklerinde hiçbir malları yoktu. N.A. da çalışmıyordu ve evliliği boyunca hiç çalışmadı. N.A., 23 yıllık evlilikleri boyunca başka da doğrudan bir ekonomik katkıda bulunmadı. Çift önce 1994'te dubleks bir ev satın aldı. Üç yıl sonra da Broadway marka bir araba. Ancak M.A.'nın işleri 1990'ların sonlarında bozulmaya, çalıştığı işyerinden düzenli maaş alamamaya başladı. Evlilik de zor zamanlar geçiriyordu. Nitekim 2001 geldiğinde boşanma davası açtılar. M.A. bu sırada evi sattı. Ardından da arabayı. Boşanma davası devam ediyordu. Kocasının bütün malları elinden çıkaracağını ve boşanma davası bittiğinde paylaşacak bir şeyleri kalmayacağını düşünen N.A., boşanma davasının sonuçlanmasını beklemeden "katkı payının tespiti ve tazmini" davası açtı.
N.A., açtığı bu davada 35 bin YTL'ye satılan evin ve 4 bin YTL'ye satılan arabanın yarı parasını istiyordu. Boşanma davası sonuçlanıp mahkeme çiftin boşanmalarına karar verdi. Ancak katkı payının oranının hesaplanacağı dava, aile mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi arasında gitti geldi. Sonunda Yargıtay 20'nci Hukuk Dairesi Ankara 27'nci Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğuna karar verdi.

'PARANIN YARISI HAKKIM'
N.A. evlendiklerinde hiç malları olmadığını, kendisinin ev kadını olmasına rağmen evde yaptığı işler ve parayı idareli kullanmasıyla malların alındığını ileri sürdü. Bu nedenle de araba ve evin satışından elde edilen gelirin yarısının kendisinin olduğunu savundu. Evliliğe katkı payının tespiti davası, dosya mahkemeler arasında gidip geldikten sonra Ankara 27'nci Asliye Hukuk Mahkemesi'ne kaldı. Mahkeme tanıkları dinledi, bilirkişiye incelemeler yaptırdı. Bilirkişiler, kadın çalışmasa bile evde yaptığı işler ve aile içindeki giderlerin kontrolüyle aile bütçesine katkıda bulunduğunu belirtiyordu. Raporlarda teknik hesaplar yapıldı. Kadının evdeki hizmetlerinin aile bütçesine katkısı hesaplandı. Evin ve arabanın satışından elde edilen maddi değer olan 39 bin YTL'nin yüzde 31'inin kadına verilmesi gerektiğine karar verdi. Mahkemeler arasında gidip gelen dosya ikinci kez Yargıtay'a geldi. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, N.A.'nın edinilen mallarda yüzde 31 mi, yoksa yarı yarıya mı hakkı olduğu konusunda son kararı verecek.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious