Everest'in dişi fatihleri

  • Giriş : 29.08.2006 / 00:00:00

Everest'in zirvesini şimdi de Türk kadın dağcılar fethetti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Eylem Elif Maviş, Meltem Çolak Özmine, Burçak Özoğlu Poçan ve Suna Yılmaz'ın zirve öyküsü...

Dünyanın zirvesi Everest, mayıs ayında dört kadınla tanıştı. Eylem Elif Maviş ve takım arkadaşları Meltem Çolak Özmine, Burçak Özoğlu Poçan ve Suna Yılmaz, dünyanın en yüksek dağına ilk çıkan Türk kadınları unvanını elde etti.

Eylem Elif Maviş, Burçak Özoğlu Poçan, Suna Yılmaz ve Meltem Çolak Özmine. İsimler hiçbirinize tanıdık gelmese de, onlar dünyanın en yükseğine, Everest'e çıkan ilk Türk kadınları. Yıllar önce Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ)' nde kesişen yolları, bir daha hiç ayrılmamış. Tesadüfler onları üniversitenin dağcılık kulübünde bir araya getirmiş. O günden beri Türkiye ve dünyada birçok tırmanışı birlikte gerçekleştiren bu dört cesur kadın, 75 günlük bir maceranın ardından 8 bin 850 metrenin zirvesine çıkıp Türk bayrağını dikmeyi başardılar. Ankara Üniversitesi'nde öğretim üyesi olan Burçak, ODTÜ Bilgi İşlem Bölümü'nde ağ uzmanı olarak çalışan Suna, yazılım sektöründe projeler yöneten Elif'le buluştuk ve 11 kişilik takımın bu üç kadın üyesiyle 75 gün süren ekpedisyon öncesini ve sonrasını konuştuk. Üçü de 15 yıldır dağcılık yapıyor ve Everest tırmanışının bu deneyimin sonucunda gerçekleştiğini anlatıyor. Tırmanmadıkları dağ yok gibi. Türkiye'de Ağrı, Toroslar, Bolkarlar; yurtdışında Alpler, Avrupa'nın en yüksek zirvesi Erpus, Kazakistan- Kırgızistan'da bulunan Tienşan Dağları'ndaki Hantengi zirvesi ve Gaçar Burum iki tırmanışı ilk akıllarına gelenler.

KADIN-ERKEK AYRIMI YOK

"Biz dağcılığı bir macera olarak algılamıyoruz," diye konuşuyor Elif ve spora geç başlamış insanlar olarak dağcılığı takım olarak yapmanın önemli bir tatmin sağladığını söylüyor. "Bir sabah uyanıp hadi artık Everest'e gidelim diye düşünmedik," derken, dağcılığın tecrübe ve disiplin istediğine dikkat çekiyor. Dağcıların 'güçlü kuvvetli erkekler' olduğuna dair önyargıların farkında olduklarını, ancak yükseğe çıktıkça kadın ile erkek arasındaki sportif farklılıkların azaldığını anlatıyor: "Belli bir irtifadan sonra yanınızdaki insanı kadın ya da erkek olarak görmüyorsunuz, cinsiyetinden sıyrılıyor ve sadece bir dağcı oluyor." Kadın olmanın çoğu kez psikolojik bir avantaj bile yarattığını söyleyen Elif, 75 günün insanı çileden çıkaran bir rutine dönüştüğünü, kadınların sabrı ve plancılığının bu rutine direnmeyi daha kolay sağladığını vurguluyor.

'PASTIRMA BİLE GÖTÜRDÜK'

Everest 2006 Grubu, Ortadoğu Arama Kurtarma ve Dağcılık ve Kış Sporları Derneği olarak Everest'e çıkma kararı verdikten sonra, çok yoğun bir hazırlık aşaması geçirmiş. Etkinliğin önemli bir bölümünü para arayışları oluşturmuş ve tırmanışa bir buçuk ay kala Petrol Ofisi'nin sponsorluğuyla bu sorunu çözmüşler. Ama malzeme bulmaktan, dağda giyilecek giysileri almaya, iletişim problemlerini çözmek için modem, telsiz ve uydu telefon ayarlamaya, yiyecek listesi hazırlamaya kadar birçok ayrıntıyla uzun uzun ilgilenmek zorunda kalmışlar. Yiyecek listesini hazırlarken kendi damak tatlarını içeren yiyecekleri de yanlarında götürmeye özen göstermişler. "Bu kadar uzun bir süren etkinlikte ara sıra sevdiğimiz yiyecekleri de yemenin motivasyon yaratacağını düşündük. Onun için pastırmaları, sucukları, peynirleri, kuruyemişleri yüklenip yola çıktık."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious