Evet, evet! Tam zamanı: Ordu Göreve!

Evet, evet! Tam zamanı: Ordu Göreve!.12581
  • Giriş : 16.06.2009 / 00:10:00
  • Güncelleme : 15.06.2009 / 23:55:13

TSK, güvenlik ve tehdit algısını yeniden tanımlamalı ve tüm süreçlerini yeniden yapılandırmalıdır. Ordu göreve!

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Hüseyin Yaman yazdı...

Genel Kurmay Başkanlığında görevli bir subayın hazırladığı ileri sürülen 'Adalet ve Kalkınma Partisini Bölme ve Fethullah Gülen Cemaatini parçalama planı' Cuma günü Taraf Gazetesinde yayınlandı. Aynı gün Genel Kurmay Başkanlığı (GKB) olay hakkında 'soruşturma açtı' ve akşamüzeri haberle ilgili yayın yasağı getirdi.

Olayın GKB tarafından jet bir kararla soruşturulması fevkalade olumlu bir gelişme. Ancak bu soruşturmanın acil olarak sonuçlandırılması ve böyle bir olayın olup olmadığının kamuoyuna açıklanması gerekiyor.

Başbakan'ın ve Bülent Arınç'ın konuyla ilgili açıklamalarının satır araları okunduğunda sanki böyle bir 'planın' olduğu izlenimi doğuyor. Eğer gerçekten böyle bir olay var ise olay tam bir skandaldır ve sorumluları hakkında acilen işlem yapılmalıdır.

Eğer olay doğru ise (doğru olmamasını temenni ederiz) TSK için gerçekten vahim bir durum söz konusudur. Bizim akademi dünyasında olduğu gibi halen zihni 1960'larda kalan bir yapının TSK'da da uzantıları var demektir ki bu anlayışla ordunun değişen dünyayı anlaması ve takip etmesi oldukça zordur.

Yok eğer böyle bir plan yok ve bu haberler masa başı komplosu ise TSK'nın böyle bir propagandaya anında karşılık verememesi ve toplumda infiale neden olan bu tezvirata müsaade etmesi daha büyük skandaldır.

Açılan soruşturma, Genel Kurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ'un Ordu içindeki anti demokratik unsurlara izin verilmeyeceği beyanatıyla beraber düşünüldüğünde TSK içinde farklı yapıların ve farklı zihniyetlerin olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Görüldüğü kadarıyla TSK içinde de ciddi bir iktidar mücadelesi var.

TSK, son dönemde adı sürekli gündemde olan ve ismi tartışılan bir kurum oldu ve olmaya da devam ediyor. TSK'nın asli işleri dışında spekülatif olaylarla konuşulması kurumun yönetilmesinde, karar alma süreçlerinde ve görev tanımlarında sorunlar olduğunu gösteriyor.

Darbe teşebbüslerinden, laiklik meselesine, Kürt meselesinin çözümünden, mayın temizleme işine TSK sürekli gündemde. Yapısı ve doğası gereği gündelik tartışmalardan uzak olması gereken bir kurumun bu kadar gündemde olması itibarını zedeleyecek ve onu yıpratacaktır.

Değişimini yönetemeyen ve reformunu tamamlayamayan TSK, tekil olaylara verdiği tekil cevaplarla günü kurtarmak isterken asıl resmi gözden kaçırmamalı. TSK, güvenlik ve tehdit algısını yeniden tanımlamalı ve tüm süreçlerini yeniden yapılandırmalı.

Göreve geldiği ilk günden itibaren farklı bir duruş sergileyen ve özgüveniyle TSK'da 'paradigma değiştirme' arzusunu ortaya koyan Orgeneral İlker Başbuğ, tarihe geçmek istiyorsa münferit iyileştirmelerle vakit kaybetmemeli ve daha köklü reformlara gitmeli.

TSK ve onu yönetenler dünyanın, Türkiye'nin ve toplumun değiştiğini artık görmeli. Bu olaylar vesilesiyle içindeki gençlerin sesine daha fazla kulak vermeli. Türkiye özel sektörüyle, medyasıyla, STK'larıyla, kamu kurumlarıyla, üniversiteleriyle ve insanıyla değişip ilerlerken TSK'nın bunun dışında kalması düşünülemez.

TSK'yı yönetenler unutmamalı bu ülkenin başka TSK'sı yok ve bu kurum onların olduğundan daha çok milletin bir kurumu.

HABER7

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*