Evlatlarımız haram olsun!

  • Giriş : 05.09.2006 / 00:00:00

Türkiye, bilgisayar mühendisi şehit asteğmenin annesinin çığılığında, terörle mücadeleye “yaklaşım biçimini” sorguluyor

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Komutanlar şehit cenazesindeydi

TSK''nın komuta kademesi, önceki gün Ankara Kocatepe Camii''nde şehit er Emrah Yiğit''in cenaze namazına katıldı. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt''la birlikte kuvvet komutanları Orgeneral İlker Başbuğ, Orgeneral Faruk Cömert, Oramiral Yener Karahanoğlu, ilk kez birlikte bir şehit cenazesinde saf tuttu. Daha öncede Batman''da şehit olan Özel harekat polisi Serdar Sallar''ın 18 Temmuz''daki cenaze törenine o sırada Kara Kuvvet Komutanı olan Orgeneral Büyükanıt, Orgeneral Cömert, Oramiral Karahanoğlu ve dönemin Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Fevzi Türkeri katılmıştı.

Hakkari, Şırnak, Diyarbakır ve Van'da son 3 günde meydana gelen terör saldırlarında şehit olan askerlerin cenaze törenlerinde anne ve babaların terörle mücadele yöntemlerini sorgulayan çığlıkları damgasını vurdu.

FARKLI BİR BİLİNÇ GELİŞTİ

Türkiye'nin önde gelen yazar ve aydınları da bu isyanı değerlendirirken, insanların artık mücadele biçimini “sorgulamaya” başlamasının sağlıklı bir gelişme olduğunu belirttiler. Emekli Hakim Albay Ümit Kardaş, “Halkımızda şu anki bilincin oluşması olumludur. Halk artık, 'İnsanları neden birbirlerine kırdırtıyorlar' sorusunu sormaya başladı. Şu an insanların 'vatana canım feda' dememesinin nedeni işte bu bilince ulaşmasıdır. Komutanlar şehit cenazelerinde gövde gösterisi yapıyor. Bu kirli savaşı durdurma zamanıdır” dedi.

YETERLİ TEDBİRİ ALMIYOR

Gazeteci yazar Prof. Dr. Mehmet Altan da, son zamanlarda bu kadar çok üzücü kaybın yaşanmasının “normal olmadığını” belirtirken, “TSK yeterli tedbiri almıyor. Komutanlar gövde gösterisi yapacaklarına görev başına geçip bu ölümlere dur demeleri gerekir. İnsanlar çok acı çekti ve hâlâ çeki-yor. Kimsenin dayanacak gücü kalmadı” diye konuştu.

Gazeteci yazar Avni Özgürel ise arkası gelmeyen kayıpların insanları isyana sürüklediğine işaret ederek, “İnsanların değişen bu öfkesi çok normal. Terör artık bitirilmeli. TSK komutanlarının cenazelere toplu bir şekilde katılıp gövde gösterisi yapması halkın acısını dindiremez. Onların cenazelere katılıp katılmaması bir şeyi değiştirmez. Bu kanayan yaraya artık dur demek lazım ama kimsenin bir çözüm üretme gayreti yok” dedi.

Gazeteci-yazar Ömer Lütfü Mete de, bu kadar acının “toplumu bozduğunu” vurgulayarak, “Eskiden kimse askerden kaçmazdı. Bugün herkes askerlikten kaçıyor. Vatandaş artık terörle mücadelenin anlamsızlığının farkında. İnsanlar eskiden ülke bölünmesin diye evlatlarını mücadeleye gönderiyordu. 'Şehitlik' mertebesi halk için önemliydi. Artık Türkiye'nin bataklıkta kavga ettiği görülüyor. TSK komutanlarının neden tek bir evladı savaşmıyor. İnsanlar tabiî ki artık isyan edecek” dedi.

KAYIPLAR DERS OLDU

Diyarbakır Ticaret Odası Başkanı Kutbettin Arzu da, şehit ailelerinin acılarını artık içlerine atamadıklarını söyledi. Arzu, “Ülkemizin kan, gözyaşı ve şehitlerle tanınmasını istemiyoruz. Genelkurmay Başkanı ve diğer paşaların şehitlerin cenaze namazına katılması şehitlere karşı son görevlerinin yapma istekleridir. Ama son görev ölümle olmamalıdır” dedi. Yazar Ümit Fırat, insanların “vatana şehit vermenin” çözüm olmadığını anladığını belirterek, “Yaşanan kayıplar kötü bir ders oldu. Artık halkımız savaşla bir yere varılmayacağını dile getiriyor” diye konuştu.

DUYMAZDAN GELİNEMEZ

Mazlum-Der Genel Başkanı Ayhan Bilgen de 15 yıldır aynı şeyleri yaşayan bir toplumun bunu sorgulamaya başlamasının normal olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Kimsenin çocuğu ölmesin yaklaşımı, Güneydoğu'da çocuğunu kaybeden herkesin birbirini anlamaya başlaması iyi bir noktaya gelindiğinin işareti. Şimdiye kadar acının kendisini en fazla hissettirdiği yer olan şehit cenaze törenleri birileri tarafından politize edil-meye, çözümsüzlük ve Kürt-Türk çatışması gibi yansıtılmaya çalışıldı. Şimdi bu acı birinci dereceden seslendiriliyorsa, bu duymazlıktan gelinemez. Şehit aileleriyle yapılan görüşmelerde de bu soruna artık daha fazla kan dökülmeden bir çözüm bulunması talebini görmek mümkün.”

'Oğlumu neden dağlara gönderdiniz!'

Şehit Jandarma Asteğmen Zeki Burak Okay'ın babası Sezai Okay, “Çocuğumu bu vatana helal etmiyorum. Benim yavrum neden şehit değil biliyor musunuz? Çünkü benim oğlum Çanakkale'de savaşmadı. Yukarıdakilerin çocukları buralarda askerlik yapmıyor. Tayyip Erdoğan'ınkiler de yapmıyor. Ama bizim çocuğumuz ölüyor işte...'demişti. Acılı anne Neriman Bursa Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Baykurt'a “Bir sinek dahi öldürmeyen oğlumu dağlara neden gönderdiniz, siz değil, ben oğlumu kaybettim' diye konuşmuştu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious