Faiz rüzgârı piyasayı sarstı

  • Giriş : 09.03.2006 / 00:00:00

ABD, Avrupa ve Japonya merkez bankalarının faizleri artırması, uluslararası sermayeyi endişelendirdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Uzmanlara göre, uzun süredir kâr satışları için fırsat arayanlar her türlü olumsuz gelişmeyi bahane ediyor. Şemdinli iddianamesi, Merkez Bankası'ndaki başkan değişikliği ve dünyanın dördüncü büyük petrol ihracatçısı İran'ın 'uluslararası baskı artarsa petrol politikamızı gözden geçiririz' açıklaması piyasalardaki tansiyonu yükseltti.

Dolar 1,3587 Yeni Türk Lirası, bono bileşik faizi yüzde 13,71'e kadar yükselirken, Borsa endeksi yüzde 3,53 kayıpla 42 bin 340 puana geriledi. Global faiz rüzgarının Türkiye'yi de etkilediğini belirten uzmanlara göre, bu durum geçici. Hareketler, iyimserliğin ağır bastığı ana trendi bozacak nitelikte değil. Uluslararası sermayenin gelişen piyasalar aleyhine dönmesi, geçen Perşembe günü Avrupa Merkez Bankası'nın gösterge faizini 25 puan artırarak yüzde 2,50'ye yükseltmesiyle başladı. ABD Hazine tahvillerinin getirilerinin yükselmesiyle yatırımcıların bu piyasaya yönelmeleri üzerine Latin Amerika borsa ve döviz piyasalarında sert düşüşler görüldü. ABD Merkez Bankası'nın (Fed) bu ay sonunda yapacağı toplantıdan yeni bir faiz artırımı bekleniyor. Bunun da ötesinde faiz artırımlarının devam edebileceği sinyali önem taşıyacak. Bu hafta içinde ABD'de açıklanacak olan dış ticaret ve istihdam verileri söz konusu toplantıdaki faiz kararı için gösterge olacak. Ayrıca Japonya Merkez Bankası'nın dün başlayan ve bugün sürecek olan toplantısından da faizlerin artırılması yönünde çıkacak karar belirleyici olacak. Gelişmekte olan ülke piyasalarında etkili olan yabancı çıkışları Türkiye'de de etkili oluyor. Bankalararası döviz piyasasında önceki günü 1,33 YTL'nin altında kapatan dolar, dün 1,3587 yeni liraya kadar tırmandı. 1,35 yeni liradan kapanan dolar, valörlü işlemlerde bu seviyenin altına indi. Piyasada bir ara etkili olan panikte Merkez Bankası'nın döviz alım ihalesinde teklifin satış tavanının altında kalması ve kurun 1,39 yeni liraya kadar yükselmesi de etkili oldu. Döviz alım ihalesinde teklif 15 milyon dolar ile satış tavanı olan 20 milyon doların ilk kez altında kalırken, maksimum kur 1,39 YTL'ye yükseldi. İhalede oluşan ortalama 1,35 yeni lira fiyattan 30 milyon dolar opsiyon kullanıldı. Böylece günlük toplam alım miktarı 45 milyon doları buldu. Bankalararası piyasada bu yılın en yüksek dolar kuru Ocak'ta 1,3520 YTL olmuştu. Mart'ta ihale yoluyla alım miktarı 231,3 milyon dolar, bu yılın toplam alım miktarı da 1 milyar 613,2 milyon dolar oldu. Bono piyasasında ise önceki gün yüzde 13,5'in altında kapanan ortalama bileşik faiz, dün 13,71 seviyelerine kadar yükseldikten sonra yüzde 13,65 seviyesinde kaldı. Bu yılın en düşük seviyesi geçen ay yüzde 13,25 olmuştu. Gelişmekte olan piyasalar aleyhine dönen global likidite şartlarının döviz piyasasında sebep olduğu dalgalanmaların bonodaki etkisinin daha ılımlı olduğunu dile getiren bankacılar, pozisyonlar sebebiyle daha temkinli bir bekleyiş olduğunu ifade ediyor. Bir bankacı, "Yabancı kaynaklı alımlar var, ama satıcı da var. O nedenle kurdaki yükseliş bir yerde sınırlanıyor. Tüm hareket aslında dışarıda gelişmiş piyasalardaki faiz yükseltme hareketleriyle başladı. Bunun devamını görüyoruz. Pozisyonları düzeltmek için de fırsat oluyor." yorumunu yaptı. Son iki günde döviz piyasasındaki dalgalanmaya rağmen bono faizinin çok hareket ettiğinin söylenemeyeceğini ifade eden bir bankanın menkul kıymet yetkilisi ise "Döviz ve dış piyasalar izleniyor. Durulduğu zaman yeniden alım gelir ve yüzde 13,50 seviyesine yeniden ineriz." diye konuştu.

Cari açık 'Ocak' rekoru kırdı

Ekonomide önemli bir kırılganlık unsuru olarak görülen cari işlemler açığı, bu yılın Ocak ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 70 artışla 2 milyar 488 milyon dolara yükseldi. Böylece cari işlemler dengesi bugüne kadar Ocak ayında verdiği en büyük açığı vermiş oldu. Kaynağı bilinmeyen döviz girişlerini gösteren net hata ve noksan kaleminde Ocak'ta 472 milyon dolarlık giriş görüldü. Ocak 2005'te bu rakam 951 milyon dolar çıkış yönündeydi. Ocak'ta dış ticaret açığı yüzde 44 artışla 3,19 milyar dolara yükseldi.


Gözler Japonya’ya çevrildi

Piyasalardaki dalgalanmanın sonuna yaklaşıldığını öngören uluslararası yatırım bankası Merrill Lynch’in üst düzey ekonomistlerinden Mehmet Şimşek, Japonya ve Asya’daki ani gelişmelerin meydana gelme ihtimali üzerinde durdu. Şimşek, “Japon Merkez Bankası’ndan sürpriz çıkmazsa piyasaların istikrara kavuşur yakın zamanda.” dedi. Doların Euro’ya karşı artma ihtimalinin yüksekliğine vurgu yapan Şimşek, bu konudaki kaygıların zirveye çıkıldığı bir dönemle olunduğunu söyledi. Şimşek’in verdiği bilgilere göre, ABD’nin 7,9 trilyon dolarlık bono tahvili var. Bunun yüzde 26’sı yabancıların elinde. Yabancıların elindeki kısmın üçte birine sahip Japonların 0 civarındaki faizleri ağustostan itibaren yükseltmeye başlayacağı düşünülüyor. Bu, ‘Amerikan bonolarının fiyatları yükselir mi?’ sorusunu akla getiriyor. Amerikan kağıtlarındaki faiz yükselmesi de haliyle Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeleri etkileyecek. Dış gelişmelere dikkat çeken Mehmet Şimşek, Avrupa’daki borsaların son üç haftadır en düşük düzeyde olduğunu sözlerine ekledi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious