Faruk Çelik bankalara sitem etti

Faruk Çelik bankalara sitem etti.12509
  • Giriş : 14.10.2008 / 15:10:00

Bakan Faruk Çelik, dünyada yaşanan küresel ekonomik kriz sürecinde Türkiye'de bankaların aşırı muhafazakar ve tutucu bir davranış sergilediklerini ifade ett.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, dünyada yaşanan küresel ekonomik kriz sürecinde Türkiye'de bankaların aşırı muhafazakar ve tutucu bir davranış sergilediklerini ifade ederek, ''Reel sektör olmayınca bankaların ne anlamı var. Bankaların asıl işlevlerini bugün yapmaları, asıl böyle ortamlarda ellerini reel sektöre açmaları gerekiyor'' dedi.

Bakan Çelik, TİSK ve Personel Yönetimi Derneği (PERYÖN) tarafından düzenlenen ''İstihdam Paketi ve Sosyal Güvenlikteki Yeni Düzenlemeler İşletmelere Ne Getiriyor'' konulu sempozyumun açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin son günlerde ''sen-ben kavgasına'' çekilmeye çalışıldığını oysa dünyanın gerçek gündeminin çok farklı olduğunu söyledi.

ABD merkezli küresel bir krizin yaşandığını ifade eden Çelik, Türkiye'nin benzeri bir krizi 2001 yılında yaşadığını, o krizin arkasında ise 1990'lı yılların bulunduğunu kaydetti. Çelik, dünyanın en büyük ekonomilerinden biri olan ABD'nin ekonomisinde çalkantı yaşandığını ve bunun bütün dünya ekonomilerine etkilerinin olduğunu belirterek, ''Dileriz kriz kısa süre içerisinde neticelenir. Ama bu kriz, alınan önlemler de kifayet etmez devam ederse öncelikle kredi maliyetlerinde yükselme, kredi temininde güçlükler ve talep daralması oluşturacaktır'' dedi.

Türkiye'ye bakıldığında kamu maliyesinin, reel sektörün ve finans sektörünün çok olumlu bir noktada olduğunun görüldüğünü ifade eden Çelik, Türkiye'nin yapısının kamu maliyesiyle finans ve reel sektörüyle dış şoklara dünle mukayese edilemeyecek ölçüde dayanıklı olduğunu söyledi. Çelik, ''Yalnız bu (krizden etkilenmeyiz, birilerinin etkilendiği kadar etkilenmeyiz) anlamına da gelmiyor. Öyle bir rehavet içerisinde olma lüksümüzün olmadığını da ifade etmek istiyorum. Baktığımız zaman Merkez Bankası görevini yapıyor, ciddi bir şekilde görevinin başında'' diye konuştu.

Mali disiplinin uygulamasının kararlılıkla devam ettiğine işaret eden Çelik, bir panik havasına girilmemesi gerektiğini, bu süreçlerde en tehlikeli unsurun panik ortamı olduğunu söyledi.

-''BANKALARA SİTEM''-

Bankalara sitemi olduğunu belirten Çelik, bankaların bu süreçte aşırı muhafazakar, çok tutucu bir davranış içerisinde olduğunu savundu. Reel sektör olmayınca bankaların da bir anlamı olmayacağını kaydeden Bakan Çelik, bankaların asıl işlevlerini bugün yapmaları, asıl böyle ortamlarda ellerini reel sektöre açmaları gerektiğini söyledi. Çelik, bu krizi yönetmek için banka, siyaset ve reel sektörün beraber hareket etmesi gerektiğini belirtti.

-''YÜZEYSEL YAKLAŞIMLAR''-

Sosyal güvenlik konusunun 15-20 yıldır Türkiye'de yoğun bir şekilde tartışıldığını ifade eden Çelik, daha önceki dönemlerde yapılan popülist uygulamalar sonucu 2007 yılı sonunda sosyal güvenlik açığının gayri safi milli hasılanın yüzde 4'ü noktasına ulaştığını kaydetti. Sosyal güvenliğin sürüdürülebilir olması için bir adım atılması gerektiğini ve dolayısıyla ''bu derli toplu'' yasanın 1 Ekim tarihi itibariyle yürürlüğe girdiğini ifade eden Çelik, 70 milyonu ilgilendiren bu kadar büyük bir yasada eksikliklerini olabileceğini, eleştirilere açık olduklarını ve bunları değerlendirdiklerini belirtti. Ancak ''sosyal güvenlik uzmanı'' kimliği altında bazı kesimlerce yasa hakkında vatandaşların kafasının karıştırıldığını savunan Çelik, bunların ''Hükümeti, Bakanı, Bakanlığı hedef alan yüzeysel yaklaşımlar olduğunu'' ileri sürdü. Çelik, bu konu üzerinde herkesin sorumlu davranması gerektiğini belirterek, ''Keşke bize zarar verseniz ama sosyal güvenlik çok şey kazansa'' dedi.

Çelik, ''özel sektör iyi olunca bizim özel sektör, borçlar açısından bakınca bizim olmayan özel sektör'' gibi yaklaşımın Hükümet'in yaklaşımI olmadığını ifade ederek, ''Bu konuda bir sürçülisan olduysa onu bilemem. Bu inanışta bir arkadaşımızın olduğuna inanmıyorum. Aksine 6 yıllık tüm uygulamalar ve tüm ifadeler (özel sektör üzerinden Türkiye'yi kalkındırıyoruz) ifadesidir. Bunu başta Başbakanımız olmak üzere hepimiz defalarca ifade etmiş bulunuyoruz'' diye konuştu.

Reel sektörün karşılaştıkları zorlukları bildiklerini belirten Çelik, siyasetin karşılaştığı zorlukların da görülmesi gerektiğini olayın tek taraflı olmadığını söyledi. Siyasetin de çok çetin zorluklarla karşılaştığını ifade eden Çelik, 2007 ve 2008 yılların bu anlamda kayıp yıllar olduğunu söyledi. Çelik, ''AK Parti 6 ay boyunca kapanma süreciyle karşı karşıyaydı. Sabah ne olacak ne siyasetçi biliyordu, ne reel sektör biliyordu'' dedi.

-SOSYAL GÜVENLİKLE İLGİLİ DÜZENLEMELER-

Alt işveren konusunda getirdikleri düzenlemelerin çok açık olduğunu belirten Çelik, yasada iş teftiş kuruluna verilen bir yetki olduğunu ve alt iş veren ile üst iş veren arasında yapılması öngörülen bir sözleşme bulunduğunu söyledi. Çelik, iş kazalarının çok yaşandığı Tuzla'da kaç tane alt iş veren olduğunu bilmediklerini,, her defasında rakamların değiştiğini kaydetti. Bunun bilinmesinin hiç bir zararı olmadığını ifade eden Çelik, alt işverenlerin kayıt altına alınması gerektiğini söyledi.

İş sağlığı güvenliği konusunu giderek önem arz ettiğini belirten Çelik, şöyle konuştu:

''Bununla ilgili yasa çalışmalarımız devam ediyor. Ben bunu anlamıyorum, Türkiye'nin bir iş sağlığı ve ve güvenliği yasası yok. İş sağlığı güvenliği yasası ihtiyaç mı, ihtiyaç... Bu yasayı çıkaralım. Bu yasayla ilgili çalışmalara başlıyoruz 6 aydır çalışmalar devam ediyor. Toplantılar yapıyorsunuz, bir sendika başkanı kalkıyor 5 dakika içerisinde görüşünü söylüyor gidiyor. Böyle bir gayriciddi sivil örgütlenme olur mu? İş sağlığı ve güvenliğinden bahsedeceksiniz, sivil toplum örgütü olacaksınız sonra da toplantıda 'Biz genel merkezde karar aldık bu toplantıyı terk edeceğiz' diyeceksin. Ne istediğinizi anlamadık ki...''

Sosyal Güvenlik Yasası ve İstihdam Paketi'nin yürürlüğe girdiği dönemin kriz ortamına denk gelmesinin talihsizlik olduğunu belirten Çelik, bu sürecin geçmesinin ardından yasaların öneminin daha iyi anlaşılacağını söyledi.

Çelik, bunların ardından iş sağlığı ve güvenliği ile sosyal güvenlik reformunun 4 saç ayağından birini oluşturan Primsiz Ödemeler ve Sosyal Yardımlar Yasası'nın çıkarılacağını bildirdi.

Şu anda 9 milyon yeşil kartlı olduğunu ifade eden Çelik, yoksulluğun bir kader olmadığını ve insanları yoksulluktan kurtaracak bir mevzuatın hazırlanması gerektiğini söyledi. Türkiye'nin yoksulluğu ortadan kaldıracak adımları bir an önce atması gerektiğini belirten Çelik, bununla ilgili çalışmaların devam ettiğini kaydetti.

Çelik, yeni yasanın kendi ruhu içerisinde ele alınıp değerlendirilmesi gerektiğini ifade ederek, ''Eski yasa ile yeni yasa karşılaştırılamamalı. İkisi ayrı ayrı şeyler. Elmalarla armutları toplamayalım. Önceki yasa geride kalmıştır. Bu yasanın ruhuna, ufkuna göre olayları değerlendirelim. Eksiğini, gediğini bulalım, tamir edelim, düzeltelim. İyilerini de rahat rahat konuşalım. Çok güzel şeyler var bu yasa içerisinde'' diye konuştu.

-KUDATGOBİLİK'İN KONUŞMASI-

TİSK Başkanı Tuğrul Kudatgobilik de ülkenin bir numaralı konusunun istihdam ve istihdamı düzenleyen yasalar olduğunu söyledi.

ABD merkezli küresel ekonomik kriz baş gösterdiği zaman bu konudaki tespitlerinin ve yapılması gerekenlerin önerildiği bir rapor hazırlayarak, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a ilettiklerini anlatan Kudatgobilik, mektupta, Ekonomik Sosyal Konsey'in bir an önce toplanmasını ve krizin etkilerini önlemek adına yapılacaklarla ilgili bir karar alınmasını önerdiklerini belirtti. Ekonomik Sosyal Konsey geniş kapsamlı bulunursa daha dar anlamda, ekonomiden sorumlu bakanların içinde yer alacağı bir konsey oluşturularak Türkiye'nin önlemlerini almasını tavsiye ettiklerini ifade eden Kudatgobilik ancak Başbakan Erdoğan'dan bu konuda yanıt alamadıklarını, hatta bazı konuşmalarında kendilerini üstü kapalı olarak panik havasına girmekle suçladığını savundu.

Kudatgobilik, mektupta belirttikleri hususların dün AB üyesi ülkeler tarafından aynen uygulanmaya başlandığını ve borsalarda artışların görüldüğünü söyledi.

Bazı bakanlar tarafından ''dış borcun büyük bir kısmının özel sektöre ait olduğu, bunların kendilerini ilgilendirmediği'' yönünde açıklamalar yapıldığını ifade eden Kudatgobilik, 2002-2007 yılları arasında Türkiye'nin yakaladığı ortalama yüzde 7,4'lük büyümeyi özel sektörün sağladığını kaydetti. Kudatgobilik,''Büyüme varken siyasiler 'Türkiye büyüdü' diyor, ama borca gelince 'bizi ilgilendirmez' diyorlar'' dedi.

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasası ile Türkiye'nin sosyal güvenlikte çok önemli bir adım attığını belirten Kudatgobilik, bu yasa çıkartılırken hem işçi hem de işveren kesiminin ''Hükümetin arkasında kapı gibi durduğunu'' ifade etti.

Kudatgobilik, işsizliğin yüzde 9-10 oranında devam ettiğini belirterek, ''ekonomi düzelirse işsizlik de çözülür'' anlayışının doğru olmadığının ortaya çıktığını, bu nedenle işsizliği azaltmak için çalışma yapılması ve yeni bir istihdam paketinin hazırlanması gerektiğini söyledi.

Mevcut istihdam paketinin zamanlaması itibariyle geç kaldığını savunan Kudatgobilik, aynı durumun AR-GE Yasası için de geçerli olduğunu ileri sürdü.

Kudatgobilik, dünya ekonomisinin durgunluk içerisinde olduğunu, Türkiye'nin ihracatının yüzde 56'sını Avrupa'ya yüzde 8'ini ABD'ye yaptığını hatırlatarak, yeni düzenlemeler yapılırken Hükümetin ihracat konusunda iş verenin elini güçlendirmesi gerektiğini ifade etti.

Yeni yasadaki alt işveren düzenlemesinin ''ellerini, kollarını bağladığını'' savunan Kudatgobilik, ''Alt İşveren Yönetmeliği çözüm değil, meseleyi örtmektir. Bu konunun yeni baştan düzenlenmesi lazım'' dedi.

PERYÖN Yönetim Kurulu Başkanı Yiğit Oğuz da Türkiye'de istihdamı geliştirmenin mevcut istihdamı koruma anlamına gelmeye başladığını söyledi.

İstihdamın korunması, geliştirilmesi için düzenlemelerin yasal prosedürleri kolaylaştırması gerektiğini belirten Oğuz, yeni düzenlemelerle birlikte iş hayatının trafiğine uymakta zorlanan prosedürlerin daha kolay hale geleceğini kaydetti. Oğuz, istihdamı artırma adına asıl önemli olan konunun kayıt dışı çalışma hayatının sistemin içine dahil edilmesi olduğunu belirtti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*