Fazla kilo bel fıtığı habercisi

  • Giriş : 03.07.2006 / 00:00:00

Fazla kilosu olanların en çok şikayet ettikleri durumlardan biri bel ağrılarıdır.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Özellikle bel fıtığı rahatsızlığına yakalanma riski fazla kilosu olanlarda daha yüksektir.

Memorial Hastanesi'nden beyin ve Sinir cerrahisi (nöroşirurji) uzmanı Opr. Dr. Metin Güler, bel fıtığı olan veya olma riski taşıyan bütün kilolu kişilere öncelikle doktor kontrolünde iyi bir diyet uygulayarak vücut ağırlığını azaltmalarını öneriyor. Sadece kilolu insanların bel fıtığı olacağına dair bir kural olmadığına dikkat çeken Dr. Güler, "İnsanın vücudunun bütün ağırlığını taşıyan omurdur. Vücutta fazladan bir kilo varsa, bu iki omur arasındaki yastıkçık olan diskler daha çok travmaya maruz kalacak, daha çok ezilecek ve siniri sıkıştıracaktır. Şişman insanların bel fıtığına yakalanma riski fazladır; ama zayıf insanlar da bel fıtığı olabilir. Ancak fazla kilo sinir baskısına neden olacağı için bel fıtığı riski kilolularda daha fazladır.” diyor.

İki omur arasındaki kıkırdak dokunun herhangi bir sebepten dolayı ezilerek ve kalitesini yitirerek ilerleyip, omurların arkasında bulunan sinirleri veya sinir köklerini sıkıştırmasına bel fıtığı deniyor. Tüm bel ağrılarının yüzde 4'ünü oluşturan bel fıtığının oluşma nedenleri arasında, bele ağırlık binmesi, omur yapısının doğuştan anatomik yapısının bozuk olması, fazla kilolar, duruş bozuklukları ve kişinin mesleği yer alıyor. Önceden yalnızca çok ağırlık kaldıran insanlar bel fıtığı sorunu ile karşılaşır diye biliniyordu. Ancak Dr. Metin Güler, sürekli oturarak iş yapan, masa başında çalışan insanların da bel fıtığı tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu belirtiyor. Buna göre, üst düzey yöneticiler, şoförler, terziler, bankacılar gibi oturarak çalışanlar ile, vücudunu kullanarak çalışanlar da hastalık tehlikesi altında. Özellikle sırtında yük taşıyan kişilerde daha çok bel fıtığı görülüyor.

Dr. Güler'in verdiği bilgilere göre, bel fıtığı olmamak için öncelikle bilinçli ve omurgayı koruyucu sporların yapılması gerekiyor. Omurgasına dikkat eden, düzenli yüzme, bilinçli sportif hareketler, yürüme, koşma, bisiklete binme gibi sporlar yapan kişiler bel fıtığına karşı kendilerini korumuş olur. Çünkü spor, bel kaslarını güçlendiriyor ve omurlar arasındaki disk bozulmasının da önüne geçiyor. Spor yapan insanların yapmayanlara göre bel fıtığına yakalanma riskleri daha azdır. Fazla kilosu olan kişiler ise spor yapmanın dışında öncelikle kilo vermeliler. Sonrasında ise verdikleri kiloları korumak için hekim kontrolünde bel kaslarını güçlendirici sporlar yapmalılar.

Bel fıtığı rahatsızlığının ilerlemesi halinde lokal anestezi altında nükleoplasti işlemi ve açık ameliyatlar yapılıyor. Dr. Metin Güler, her cerrahi müdahalede olduğu gibi bu tür ameliyatlarda da riskler bulunduğunu dile getirdi.

HER BEL AĞRISI FITIK DEĞİLDİR

Bel ağrısı şikayeti ile gelen hastaların sadece yüzde 4'lük bir kısmında bel fıtığı olduğu anlaşılıyor. Bu yüzden bir uzmana gitmeden bel fıtığı olduğunu düşünmek, her bel ağrısını bel fıtığı olarak kabullenmek doğru değil. "Bel fıtığının karakterini belirleyen, sinir basısıdır ve bu da şiddetli ağrıya, bacak çekmesine neden olur.

Klinik muayenenin önemine dikkat çeken Dr. Metin Güler, şu bilgileri veriyor: "Muayene sonrasında hekim başta tetkikler ister ve MR çekilir. İlaç tedavisi, fizik tedavi ya da son aşamada olan bel fıtığı sorunlarında ameliyat gerekebilir. Öncelikli olan klinik muayenedir; çünkü bazen MR sonuçlarında ameliyat denilse de, klinik bulguda buna gerek olmadığı anlaşılabilir.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious