Fenerbahçe-Beşiktaş derbisine hakem gölgesi düştü

Fenerbahçe-Beşiktaş derbisine hakem gölgesi düştü.7540
  • Giriş : 04.11.2007 / 08:54:00

İşte köşe yazarlarının karşılaşmanın hakemi İsmet Arzuman hakkındaki yorumları:

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Fenerbahçe-Beşiktaş derbisine hakem gölgesi düştü. Daha karşılaşma başlamadan önce iki kulüp arasında yapılan hakeme yönelik açıklama savaşı karşılaşmada çalınan kritik düdüklerle daha da alevlendi. İşte köşe yazarlarının karşılaşmanın hakemi İsmet Arzuman hakkındaki yorumları...

Erman Toroğlu / Hürriyet

Golden önce düdük çaldı ama faul değil!


Derbi maçın uzatma bölümlerinin son anlarında Beşiktaş’ın, öncesinde faul olduğu gerekçesiyle sayılmayan golü için Erman Toroğlu, "Golden önce düdük çaldı ama faul değil" yorumunu yaptı.

Pozisyonun faulle uzaktan yakından ilgisi olmadığını belirten Toroğlu, şunları söyledi: "İsmet Arzuman öyle bir halde ki, ’maç bitsin de gideyim’ diyor. Yardımcı hakem almış başını gidiyor. Pozisyonda faul yok. Kimseye göre faul yok. Herkes koşuyor. Ama hakem rahat değil.

Faul pozisyonunda, her iki oyuncu da topa çıkıyor. Birisi yerde, biri havada olsa tamam, ikisi de havada. İtiş kakış elbette olacak. İngiltere’de bunu çalsan, sana ’ya bu işi bilmiyorsun, ya da aklında zorun var’ derler. Öyle düdük çaldı, maçı bitirdi ki, bütün her şey ona yıkıldı. Ayrıca Deivid ve Semih’i 2. sarıdan atmalıydı. Şimdi her şey federasyona, MHK’ye kalacak."

Ahmet Çakar / Sabah

Suçlu Arzuman değil, MHK'dir!


49 gün Süper Lig'de maç verilmeyen Arzuman derbiye atandı. Deivid'e ikinci sarı kartı göstermesi gereken Arzuman, uydurma bir faulle Beşiktaş'ın golünü de yedi.
Merkez Hakem Komitesi derbiye İsmet Arzuman'ı atadı, ortalık ayağa kalktı. Çünkü İsmet Arzuman ligin beşinci haftasından bu yana Süper Lig'de maç yönetmemişti. En son 15 Eylül'de düdük çalmış ve dün geceye kadar, yani 49 gündür MHK onu Süper Lig'den mahrum etmişti. Ama ne hikmetse sonbahar geçti, kışa girdik ve nihayet Arzuman derbiye atandı.
İddia ediyorum dünyanın hiçbir ülkesinde böylesine kritik bir derbiyi yönetecek bir hakem 49 gün bekletilmez. "Ne olacak canım!" derseniz dün geceki olaylar olur. Arzuman, MHK'nın yaptığı bu saçma sapan atama yüzünden baskı altında kalır. Bilinçaltı, yorgunluk dakikalarında Arzuman'ı etkiler. Yanlışları doğru, doğruları da yanlış olarak görmeye başlar. Maçta hakemlik yönünden iki kırılma noktası var.
İlki maçın bitmesine yaklaşık 20 dakika kala Deivid'in yaptığı bir faul. Karar çok net bir sarı kart olması gerekirken Arzuman'ın bilinç altı ona bunu sarı kart olarak göstertmedi. Oysa ki, bu kart Deivid'in ikinci sarı kartı olacaktı ve oyundan atılacaktı.
İkincisi ise son dakikadaki o talihsiz pozisyon. Bobo ile Gökhan Gönül topa yükseliyorlar, Bobo'nun sol kolu yükselmek açısından yukarı doğru kalkıyor. Dirsekle itme ya da çekme yok. Ama Arzuman, maalesef bir faul yaratıyor. Pozisyonun devamında da Beşiktaş'ın beraberlik golü geliyor.

7 HAFTA NADASA BIRAKINCA
Maç boyunca böylesine pozisyonları oynatan Arzuman "Aman son saniyede bir şey olmasın" deyip faulü yaratıveriyor. Aynı Arzuman maç boyu çok da tuhaf kararlar verdi. Mesela Cisse'ye kendini aldattığından dolayı sarı kart veriyor, ama benzeri pozisyonlarda sarı kartını kullanmıyor.
Sonuç olarak Arzuman da bir insan. Ona kızamıyorum. Kabahat onda değil, onu 48 gün nadasa bırakıp kurtlar sofrasına atan MHK'dedir.
Böylesine provokatif, hatalı, böylesine bilgi ve deneyimden yoksun bir tayini yapan MHK'yı kınıyorum.

Ömer Güvenç / Akşam

Yapma be Arzuman


Yıllardır Saracoğlu’nda Fenerbahçe’ye yenilmeyen Beşiktaş dün de bu hava ve kendine güvenle maça başladı. Fenerbahçe’de ise Beşiktaş’ın aksine “Yıllardır yenemiyoruz, yine mi aynı şeyi yaşayacağız” korkusu ve tedirginliği vardı. Daha maçın ilk dakikalarında Beşiktaş’ın attığı gol Fenerbahçeliler’e “Eyvah yine aynı şarkıyı dinleyeceğiz” düşüncesini yerleştirdi.

Gerçekten de Beşiktaş adeta maça 1-0 galip başladı. Delgado’nun mükemmel ara pasıyla Bobo’nun vuruşu golle sonuçlandı. Bu dakikadan sonra Beşiktaş daha sakin ve akıllı oynaması gerekirken bir panik, telaş başladı. Bu panik ve telaşın üzerine defansın bel kemiği Gökhan’ın da sakatlanıp oyun dışına çıkması Fenerliler’i cesaretlendirdi. Fenerbahçe daha çok atak yapıyor çok oyuncuyla Beşiktaş ceza sahasında gol arıyor. Ama net gol pozisyonlarını Beşiktaş buluyordu. Bobo ve Burak kaçırdıkları gol pozisyonlarını değerlendirseler durum bir anda 3-0 olabilirdi. Atamayana atarlar misali Fenerbahçe beraberliği yakaladı. Bir köşe atışı bütün Beşiktaşlılar’ın yüreğini ağzına getirdi. Haklıydılar da çünkü Beşiktaş sezon başından beri bu tür golleri yiyor. Dün de bu geleneğini bozmadı. Deivid’in attığı golde kaleci Hakan dahil bütün defans hatalı. Ayrıca Hakan, ikinci golde de son derece hatalıydı. Ne oluyor sana Hakan. Ali Tandoğan ve Koray her geçen gün daha iyi oynayacaklarına daha da kötüye gidiyorlar, inanılır gibi değil. Beşiktaş’ın çok şeyler beklediği Burak da dün çalışkan, istekli ama etkisizdi. Burak artık futbolun yerde yatarak değil ayakta kalarak oynanacağını öğrenmeli.

Özetle Fenerbahçe kazanmayı hak etti mi? Hayır. Beşiktaş etti mi? Hayır. Kaçan gollere, oynanan futbola bakıldığında maçın hakkı beraberlikti. Beraberliği engelleyen Fenerbahçe’nin değil Beşiktaş’ın kaçırdığı gollerdi. Hele Batuhan’ın uzatmalarda boş kaleye gönderemediği bir top var maçın özetini anlatmaya yetiyor da artıyor bile. Eh be! Batuhan hemen yanında Higuain bomboş ver pasını daha da büyü.

Maçın hakemi İsmet Arzuman hafta arası Fenerbahçe deklarasyonunun etkisinde oldukça kalmış. Bütün düdüklerini eyyam olarak çaldı. Hele hele Beşiktaş’ın ikinci golünde Arzuman’ın faul düdüğü eyyamın babasıydı. Çünkü pozisyonun faulle uzaktan yakından alakası yoktu. Eyyam düdükleri var mıydı? Vardı. Kimin lehineydi? Fenerbahçe’nin. Ve yıllar sonra Fenerbahçe Saracoğlu’nda Beşiktaş’ı mağlup ederek hem üç puanı, hem de Saracoğlu’nda bundan sonra oynayacağı Beşiktaş maçlarının stresini ve gerginliğini üstünden attı. Serdar Özkan’a benden bir ağbi tavsiyesi; Beşiktaş formasını giymek herkese nasip olmaz. Sen hak ederek giydin ama dikkat dünkü gibi oynamaya devam edersen o forma üzerinden bir çıkar bir daha da zor girer.

Kısacası, Beşiktaş Fenerbahçe’ye yenildi. Peki bu mağlubiyetin faturası sadece hakem İsmet Arzuman’a mı kesilmeli. Tabii ki İsmet Arzuman’ın büyük rolü var ama ya inanılmaz goller kaçıran Beşiktaşlı futbolculara ne demeli.

Ziya Şengül / Star

Favorim Fener derbiyi kazandı


BU maç öncesi gazetem star’da, daha doğrusu sizin gazeteniz star’da sonuç tahmini yapmıştım. Saracoğlu’nda Stadı’nda ‘Yüzde 51 Fener maçı kazanır’ demiştim. Çok iyi biliyorum ki hiçbir tahmin gerçek değildir.

Bu yoldan çıkarak maça bakacak olursak, görüntü şu. Dakika 3’ü gösteriyor, klasik Edu’nun bireysel hatası, bu hatayı iyi değerlendiren Delgado’nun ‘al at’ gol pası, Bobo’nun maçın ilk dakikalarında ağları havalandırması.

Fener savunmasının araya atılan toplarda bu görüntülerle çaresiz kaldığı değil de nedir sizce. Benim için her zaman seyrettiğim filmin tekrarından başka hiçbir şey değil. Fener savunması hep bunu yapıyor. Ne zaman sona erecek bilmiyorum bu hatalar. Bir bilen varsa, Fener kazansa bile lütfen 0 216 542 1907 nolu telefona bildiğini aktarsın. Gökhan Zan’ın sakatlığı ise gerçekten anlaşılır gibi değil. Topa vururken kendini sakatlaması düşündürücü geldi bana, Ertuğrul Sağlam’ın dikkatine... Deivid’in kafa golü maça eşitlik getirirken, Beşiktaş savunması tümüyle arkalarındaki Deivid’i unutmuşa benziyordu. O zaman da kalelerinde gördükleri gol kaçınılmaz olur. Nitekim de öyle oldu.

Alex’le iki net kaçırılan gol vardı. Hadi birinde topun gelişine vurdu dışarı, ikincisinde sağ ayağıyla kaleye gönderdiği top, doğrusu Alex’in kalitesinin altında kaldı. Ben Fener savunmasının sağında oynayan Gökhan’ı çok beğendim. Bu performansının devam etmesini dilerim.

Gelelim şimdi ikinci Fener golüne... Top gitti-geldi, Deivid vurdu, Beşiktaş kalecisi Hakan’dan döndü, golcü Semih, Fener’i öne geçiren golünü atarken Hakan’a da teşekkürlerini sundu. Bobo’nun kaçırdığı ikinci yarıdaki gol ise bana göre maçın kırılma noktasıydı. Bununla kalmadı, Batuhan’un kaçırdığı gol kalesini terk etmiş Volkan’ın ardından savurduğu şut ise maçın bir başka kırılma noktası oldu.

Dipnot: Her şey güllük gülistanlık gidiyordu. İsmet Arzuman bir faul düdüğü çaldığını duyan duymayan belli değil, oyun devam ediyor, Arzuman düdüğünü çalmaya devam etse, kendini de kurtaracak. Tartışmaya da yol açmayacak. Beşiktaş’ın sayılmayan attığı bir gol var. Onun dışında Arzuman’ın çaldığı faul düdüdüğü insanları tartışmaya taşıyabilir.

Mehmet Tezkan / Vatan

Hakem kararı!


Baştan yazalım.. Beşiktaş F.Bahçe’ye değil, hakeme yenildi.. Vermediği gol için söylemiyorum.. Yaptıklarına bakıyorum.. Anlatacağım..

Önce oyuna bakalım..

Beşiktaş’ın oyun planı belliydi..


Delgado ara toplarla Bobo veya Burak’ı gol yollarına sokacaktı.. İlk denemede yüzde yüz başarı.. F.Bahçe ne olduğunu anlamadı.. Golün getirdiği moralle Beşiktaş 25-30 dakika çok iyi oynadı.. Daha çok koştu, daha iyi top çevirdi, daha çok çalıştı.. Ta ki o yan topa kadar.. Bu yıl Beşiktaş’ın kaderini hep yan toplar çiziyor.. Aurelio’nun kafa ile aşırması üstüne Deivid’in kafası süperdi..

Süperdi de Beşiktaş defansı ne yapıyordu? Şu söylenebilir.. Gökhan Zan’ın erken sakatlığı defansı alt üst etti.. Doğru ama Toraman ile Diatta ne güne duruyor?

Gol Beşiktaş’ın oyun gücünü düşürdü..

Ele geçirdikleri orta alanı yavaş yavaş teslim etmeye başladılar.. Zaman zaman çıkmadılar, gol aramadılar değil.. Ama bunlar etkisiz, plansız çabalardı.. Sonuç da getirmedi.. İlk yarıyı ikiye bölersek, birinci bölümün hakimi Beşiktaş’tı, ikincisinin F.Bahçe..

İlk yarı için önemli not:

İsmet Arzuman Beşiktaş’ı durdurmak için elinden geleni yaptı.. İlk bakışta sonucu değiştirecek kararlara imza atmadı denebilir ama gerçek bu değil.. Beşiktaş’ı resmen doğradı.. Bütün ikili pozisyonlarda faul çaldı.. Moral bozdu.. Yıprattı, sinirlendirdi..

LUCESCU GÖRSEYDİ!

Maçı izlerken şunu düşündüm.. Demek ki Fener yönetimi bu işi iyi biliyor.. Hakem Beşiktaşlı diye öyle bir ters köşe yaptılar ki, herkes oyuna geldi.. Sonucunu da aldılar.. Beşiktaş orta alanda aldığı bütün topları İsmet Arzuman marifetiyle rakibine vermek zorunda kaldı..(Hatırlayın, Lucescu da hakemlerin Beşiktaş’ı orta alanda durduğundan şikayet etmez miydi?)

Aslında ikinci yarı dengeli başladı..

Beşiktaş defansının panik atağı, topu bir türlü çıkaramaması ve Hakan’ın beceriksizliği F.Bahçe’ye 2. golü getirdi.. Sonra yine denge kuruldu ama bu denge Fenerbahçe’ye yaradı.. Çünkü onlar için terazinin dengede kalması galibiyet demekti..

Peki Beşiktaş’ta kim iyiydi?

Bobo iyiydi.. Gerçi 72. dakikada % yüzlük golü kaçırdı ama çok çalıştı.. Fener defansını çok zorladı.. Beşiktaş’ın 2. iyi ismi Delgado idi.. Çok iyi toplar attı.. Ama oyunun tümünde yoktu. Bir gitti, bir geldi.. Ortaya çıktığı zamanlarda da etkili oldu..

Cisse yine çok iyiydi.. Rakibi bozdu.. Her topa ayağını soktu.. 90 dakika durmadı..

Koray başta etkiliydi.. Ama kaç dakika? Gücü, kuvveti çabucak bitti.. Ertuğrul Sağlam da onu kenara aldı..

Sonuç: Hakem golü niye iptal etti? Daha önce faul düdüğü çaldı diye.. Eee.. Bu da Beşiktaş’ı durdurmak için yapılan ince taktik değil mi? Orta alanda bas düdüğü, Beşiktaş çöksün, bitsin...

Metin Tokat / Milliyet

İsmet'in kısmeti


Müsabaka öncesi ertelenmeli mi ertelenmemeli mi tartışmaları devam ederken, İsmet Arzuman'ın maça atanması sonrası iki takım idarecilerinin sert demeçleriyle iyice gerilen ortamda derbi başladı.

Erken gelen Beşiktaş golü sonrası hakem İsmet Arzuman'ın verdiği faul kararları ve kartlar siyah-beyazlı futbolcuları sinirlendirdi. Arzuman, Burak'ın oyunu bozmaya çalışmasına önlem alamadı.

İbrahim Toraman'ın Semih'e arkadan yaptığı sert harekete gösterdiği sarı kartta haklıydı. Cisse'nin orta alanda faul beklentisi içinde kendini yere atmasını önce devam ettirip, sonra sarı kartla cezalandırdı. Fenerbahçeli futbolcular aynı oyuncunun ikinci sarı kartı görmesi için onun üzerine oynamaya başladı. Taç çizgisi kenarında Cisse'nin eline çarpan topu devam ettirmesi doğruydu.
Vederson'un Cisse'yi geçtikten sonra kendini yere atmasına faul verdi. Aynı Cisse'nin sarı kart gördüğü pozisyonun devamıydı. Eğer faul varsa ikinci sarı karttan Cisse sarı kart görmeliydi. İşin aslı Vederson sarı kart almalıydı.
Deivid'in ofsayt diye iptal edilen golünde yardımcı hakemin kararı yerindeydi.
Semih'in sakatlandığı pozisyonda doktorlarla birlikte oyun alanını terketmeden Fenerbahçe'nin oyuna çabuk başlamasına izin vermemeliydi. Tehlikeli gelişen atak gol olsa kural hatası tartışmaları başlardı.
İkinci devre gösterdiği sarı kartlar da haklı olsa da kararını elle kolla protesto eden Ali Tandoğan'a sessiz kalmamalıydı.
77. dakikada taç çizgisi kenarında Serdar Özkan'a arkadan yaptığı sert hareket sonrası Deivid ikinci sarı karttan oyundan ihraç edilmeliydi.

Maç iyi giderken yine ne olduysa son dakikada oldu. Bobo-Gökhan mücadelesine faul kararı verdi. Normal şartlarda faul yoktu. Düdüğü çaldı, ama oyuncular durmadı ve gelişen atakta Beşiktaş gol kazandı. Faul tartışması yapılsa da, işin doğrusu ortayı yapan Batuhan'ın pozisyonun en başında ofsayt olmasıydı.

Yine de şimdi kimse çıkıp da "İşte İsmet Arzuman ne güzel maç yönetti, oyunun skorunu etkilemedi" demesin. MHK bu atama ile büyük bir skandala imza atmıştır, maç öncesi hakemin ismi bu kadar tartışılan bir derbi hatırlamıyorum.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious