Fidel Castro'nun oğlu Ankara'da

  • Giriş : 04.06.2007 / 13:24:00

Fidel Castro Diaz-Balart, babasının sağlık durumunun ciddi ölçüde iyileşme gösterdiğini bildirdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Küba lideri Fidel Castro’nun büyük oğlu ve Küba Atom Araştırmaları Merkezi Başkanı Fidel Castro Diaz-Balart, babasının sağlık durumunun ciddi ölçüde iyileşme gösterdiğini bildirdi.
Ankara’yı ziyaret eden Castro Diaz-Balart, bu sabah Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener tarafından kabul edildi ve ardından ortak basın toplantısı düzenlendi.
Castro Diaz-Balart, Şener’in, Küba’nın başkenti Havana’da düzenlenen 14.
Bağlantısızlar Zirve toplantısında Türkiye’yi temsil ettiğini hatırlatarak, oradaki görüşmelerinin ardından Türkiye’yi ziyaret etmeye karar verdiğini belirtti.
Şener’in açık karakteri ve içtenliğinin, Küba’ya ve Küba halkına duymuş olduğu sevgi ve hayranlığını belirtmesinin kendilerini çok derinden etkilediğini söyleyen Castro Diaz-Balart, Şener’e, babası Fidel Castro’nun sağlık durumu için sarf ettiği sözler için de teşekkür etti.
Babasının sağlığının ciddi bir iyileşme sergilemekte olduğunu bildiren Castro, kendisinin dün Vietnam Komünist Partisi Genel Sekreteriyle 2 saati aşkın bir görüşme yaptığını kaydederek, babasının bu kadar uzun süren bir görüşme yapabilmesinin sağlığının düzeldiğine dair iyi bir gösterge olduğunu düşündüğünü belirtti.
Castro, Türkiye’yi ziyaret etmekten, halkını, bu kadar köklü bir tarihe ve bu kadar zengin bir gelenek-göreneğe sahip bir ülkeyi ve her alanda izlerini bırakmış zengin kültürünü tanımaktan dolayı çok mutlu olduklarını kaydetti.

"HALKLARIMIZ BİRBİRİNE ÇOK BENZİYOR"
Burada Türk halkını da gözlemleme şansını elde ettiğini ifade eden Castro Diaz-Balart, Türk halkının davranışlarının Küba halkının davranış ve geleneklerine çok benzediğini söyleyerek, "Bizler de, Türkler gibi çok açık ve samimi karaktere sahibiz. Mutlu bir halkımız var. Kendi milleti ve tarihini çok iyi tanıyan ve bunu bilinçle koruyan bir halka sahibiz" dedi.
Basın toplantısında, iki ülke arasındaki tarihi bir paralellikten de söz eden Castro Diaz-Balart, Atatürk’ün ülkesini kurtarabilmek için Samsun’a ayak bastığını hatırlatarak, Küba’da da Gramma gemisiyle ülke topraklarına ayak basıldığına dikkati çekti.
Bu iki hareketin de, iki halkın kültürel değerlerinin korunması ve ulusal bağımsızlığının elde edilmesi amaçlı birer girişim olduğunu belirten Castro Diaz-Balart, iki ülkenin kurucuları ve siyasi liderlerinin bağımsızlık yanlısı ve milliyetçi duygular üzerinde durduğuna işaret ederek, "Bu bağlamda da ben gerçekten çok büyükm benzerlikler görüyorum iki ülke arasında" diye konuştu.

"MARTİ’NİN SÖZLERİ BİZE HER ZAMAN REHBERLİK ETTİ"
Marksizm’in Küba açısından, milletin güçlenmesi, bağımsızlığın garanti edilmesi ve halkın mücadelesinin devamını sağlayabilmek için bir araç olduğunu ifade eden Castro Diaz-Balart, Küba’nın ulusal şairi ve bağımsızlığının kahramanı olarak tanınan Jose Marti’nin söylediği sözler ve fikirlerinin kendilerine her zaman rehberlik ettiğini kaydetti.
Castro Diaz-Balart, ülkesinin 60 yılı aşkın süre boyunca yabancı bir kuvvet tarafından dolaylı işgal altında olduğunu hatırlatarak, "Jose Marti’nin sözleri, bundan kurtulmamız ve mücadeleye başlamamız için bize rehberlik etti" dedi.
Doğal bilimler konusunda bir bilim adamı olarak görev yaptığına dikkati çeken Castro Diaz-Balart, Türkiye’ye de bu konuda bazı görüşmelerde bulunmak üzere geldiğini söyledi. Castro Diaz-Balart, özellikle bilim ve teknoloji alanında bilgi alışverişi yapılması ve iki ülkenin bu alanda birbirlerine katkılarda bulunmasının önemine işaret etti.

"BARIŞÇIL AMAÇLI NÜKLEER ENERJİ, HER ÜLKENİN HAKKI"
Castro Diaz-Balart, ABD’nin nükleer enerji konusunda İran’a karşı tavrını nasıl değerlendirdiğine ilişkin soru üzerine, İran’ın nükleer enerji hakkını savunduklarını, nükleer enerjiyi barışçıl amaçlarla kullanmanın her ülkenin hakkı olduğunu söyledi.
Türkiye’nin de bir nükleer santral kurulması için bazı adımlar attığına dikkati çeken Castro Diaz-Balart, ABD ve diğer önemli güçlerin İran’a yönelik tutumunun aslında nükleer enerji hususundan kaynaklanmadığını savundu.
Castro Diaz-Balart, Şener’in milletvekili adayı olmama kararından haberinin olup olmadığı ve bu kararı nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine de, prensip gereği ülkesinin temsilcilerinin hiçbir zaman başka bir ülkenin iç politikasına dair yorumda bulunmadığını ve bunun üzerine bir görüş bildirmediğini söyledi.
Şener’in seçimlerde aday olmayacağını onun kendi ağzından öğrendiğini kaydeden Castro Diaz-Balart, bunun saygı duyulması gereken şahsi bir karar olduğunu ifade ederek, kendisine ilerisi için başarılar diledi.
Ankara’ya siyasi değil, bilimsel temaslar için geldiğine dikkati çeken Castro Diaz-Balart, Türkiye’ye herhangi bir partinin seçim kampanyasını desteklemek için de gelmediğini vurguladı.
Castro Diaz-Balart, basın toplantısını, ileride iki ülke arasında karşılıklı çıkarlar gözetilerek işbirliğine devam edilmesi dileğiyle tamamladı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious