Filistinli çocuklar şehitçilik oynuyor

  • Giriş : 30.07.2006 / 00:00:00

Filistin’e yapılan saldırılar, her savaşta olduğu gibi en çok çocukları etkiliyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


İsrail saldırıları altındaki Filistin’de her gün onlarca sivil, çocuk ve kadın can veriyor. Sayılarla ifade edilip isimleri es geçiliyor, kimse onların yaşını, kim olduğunu ve ne yaptığını bilmiyor. Ölümlerin yaklaşık üçte birini kadın ve çocukların oluşturduğu Filistin’de çocukların savaşa alıştığını hatta oyunlarını bunun üzerine kurduklarını söylüyor Gazze’de yaşayan Moin Naim. Çocuklar savaşı anlamakta güçlük çekiyor, “Baba, İsrailliler neden bizden nefret ediyor?” diye soruyormuş. Bir ve dört yaşında iki çocuğu ve eşiyle birlikte henüz ülkesine dönen Naim’in bir yaşındaki oğlu Huzeyfe bomba sesi duyduğunda kendisine en yakın olan kişiye sarılıyormuş. Naim ise çocuklarının korkmamasını ve duruma alışmalarını sağlamak için atılan bombalardan sonra oluşan sisleri göstererek eşiyle şakalaşıp durumu normalleştirmeye çalışıyormuş. Ancak, çocukların silah, uçak ve tank tiplerini daha görmeden seslerinden tanıması ve oyunlarının savaş üzerine kurulu olması onu endişelendiriyor.

Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nde inşaat mühendisliği okuyan ve yüksek lisansını KKTC’de yapan Moin Naim’in Filistin’e dönme niyeti, Hamas’ın seçimleri kazanmasıyla gerçekleşmiş. Seçimlerde ablası Hüda ve ağabeyi Basim parlamentoya girmiş, daha sonra ağabeyi sağlık bakanlığına getirilmiş. Dünya Bankası’nın eğitim kalkınma projesinde müdür olarak görev yapan Naim, nisan ayında döndüğü ülkesinde ilk günler saldırılardan çok etkilenmiş. “Gece boyunca F-16’lar geçerken, sis bombaları atılırken, tanklar bölgemize 1-2 kilometre mesafedeki yerleri bombalarken hiç uyuyamazdım. Ama günler geçtikçe ve insanların alışmışlığını gördükçe ben de alışmaya başladım.” diyen Naim, ölümün kol gezdiği şehirde temkinli davranıyor. Her an her yerde çok insanın ölebileceği ihtimalini göz önünde bulunduran Naim, “İş için evden çıktığım her zaman eve bakarım, çocuklarıma bakarım, eşime bakarım, anneme bakarım ve hiç konuşmadan vedalaşırım. Şahadet getiririm ve dışarı çıkarım.” diyor. Onun yaşadığı bir sürpriz de ülkesine dönmeden önce medyadan takip ettiği ile içinde yaşadığı Filistin’in aynı yer olmadığı. Saldırıların gösterilenlerin çok küçük bir parçası olduğunu fark etmiş. Bunun üzerine, “İnsanların bu kadar vahşi olabileceğini ve Müslümanların kanının bu kadar ucuz olduğunu gördüm.” değerlendirmesini yapıyor.

Bölgede süren çatışmaların yakın gelecekte sona ermesinden, özellikle Lübnan’ın bombalanmasından sonra kimsenin ümidi yok. Bu durumu “İsrail sürekli sahnede olmak için bitmesini istemez.” sözleriyle açıklayan Naim, bunu uluslararası belgeleri ve kuralları hiçe sayan İsrail’e tüm dünyanın seyirci kalmasına bağlıyor. 6 yıl yaşadığı Türkiye’yi ikinci vatanı olarak kabul eden Naim, “Filistin’deki kardeşlerimiz çok acı çekiyorlar. Maddi ve manevi desteğinize ihtiyaçları var. Onları yalnız bırakmayın. Dua ettiğiniz zaman Filistin’i hatırlayarak bize de dua edin.” çağrısında bulunuyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious