"First Class" geyiğinin iç yüzü

  • Giriş : 04.02.2009 / 14:27:00

THY'nin yeni first class (FC) uygulamasını, 'THY'nin FC geyiği' diye tanımlayan Dr. Korhan Oyman olayın iç yüzünü yazdı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Bu hafta biraz THY'nin yeni first class (FC) uygulamasına değinmek istiyorum. Başlığı THY'nin FC geyiği diye attım, çünkü güzel ve akıllı başladıkları işi resmen bir magazin geyiğine dönüştürdüler. Bilmiyorum bağlı oldukları siyasi oluşumdan mı kaynaklanıyor nedir, THY yönetiminin aşırı bir medya düşkünlüğü var. Bayılıyorlar medyada resimlenmeye ve de her konuda sürekli basın demeçleri vermeye.

Çoğu zaman da ne söylediklerine pek dikkat etmiyorlar ve sadece o an için akıllarına geleni söylüyorlar. Esasında basın danışmanları iletişim başkanları yani tam kadro bu işleri yönetecek ekipleri de var. Ama tam üçüncü dünya ülkesi işi her fırsatta resimlenmek ve gündemde olmak çok hoşlarına gidiyor. Esasında çok da eğitimli insanlar ve güzel yaptıkları işler de var ama o medya düşkünlüğü bitiriyor bütün yaptıklarını.

Tüm bu FC hadisesi THY'nin filosuna kiralık olarak kattığı B-777/ 300ER tipi geniş gövdeli uzun menzilli uçaklarla başladı.

THY BU ALANDA GEÇ KALMIŞTI

Normal şartlarda tüm yatırımını dar gövdeli A-320 ve B-737 filosuna yapan THY uzun menzilli geniş gövdeli pazarda uçak bulmakta geç kalmış ve sorunlar yaşmaktaydı. Hâlihazırda geniş gövdeli uçak siparişini bugünlerde verecek olan THY söz konusu uçakları 2012 ve sonrasında filosuna katabilecek.

Ancak yine manitular bizi korudu ve dünya çapında kriz sonucu ekonomik açıdan dara giren şirketler ellerindeki filoları küçültmeye ve siparişlerini iptal etmeye başladılar da; THY'ye B-777 / 300 ER gibi pazarın en popüler ve zor bulunan uçağını kısa sureli de olsa kiralama şansı doğdu. Uçaklar ekonomik krizin en kötü vurduğu Hindistan'ın JetAir şirketinden geldi. Ama gelirken de üç sınıf şeklinde dizayn edilmiş kabinle geldi tabi ki, First Class+ Business Class+ Economy Class. Kısa dönemli ekibiyle kiralanan uçaklarda kabinde konfigürasyon değişikliği imkanı olmadığı için de üç sınıfı korunmak durumunda kalındı.

Bu noktada THY çok akılcı bir hamleyle First Class'i uygulamaya koymaya karar verdi ve yoğun bir reklam kampanyasına girişti. Doğrusu da buydu. Madem uçak üç sınıf geldi, eh hepsini kullanmak THY için farz olmuştu.

Bol reklam, hizmet yelpazesinde artış, Mercedes'lerle Limo servis ve tabi ki sonunda Kevin Costner'ın kullanıldığı yeni reklam. Bence hepsi çok yerinde ve doğru kararlardı.

Ancak sonrasındaki medya şaklabanlığı işi batırdı. Dünyada reklam filmlerinde star kullanan tonlarca firma var. Ama hiçbirinin yönetim kurulu başkanını veya genel müdürünü Oscar ödülleri sonrası partilerdeki gibi paparazzi fotoğraflarıyla görmüyoruz. Sanki dünyada tek THY bu işi becermiş ve reklamında star oynatmış gibi, olayı ülkenin gündemi haline getirmek bizim hâlâ Ortadoğululuktan kurtulamadığımızın önemli bir göstergesi.

Bir de tabi ki genel müdürün "Lufthansa'da British Airways'de FC niye uygulanmıyor" sorusuna "biz onlardan daha kaliteliyiz" şeklinde cevap vermesi THY'nin basın ekibinin boş yere makam işgal ettiğinin çok güzel bir örneği. Ya adamlar üst yönetimi kontrol edemiyorlar; Sonuçta devlet işi ağzını bağlayamazsın ya zorla amirlerin. Ya da havayolu iletişiminin nasıl yapılacağını hiç bilmiyorlar.

Yani zaruretten doğan bir olayı belli bir avantaja dönüştürmeyi becerebilmişken, sırf iki poz fazla vermek uğruna bir çuval inciri berbat ettiler ve konu resmen bir medya geyiği oldu. Demek ki her şey okumakla olmuyor. Yanına birde yarım porsiyon görgü ilave edip, ardından da tatlı niyetine "ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz" yemek lazım.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*