Fotoğraflardaki adam konuştu

  • Giriş : 14.08.2006 / 00:00:00

Lübnan'da çocuk cesetlerini havaya kaldıran çocuk cesetleriyle propaganda yapmakla suçlanan sivil savunma görevlisi Salim Daher konuştu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Ülkesinde 1982, 1993, 1996 ve 2006 yılında meydana gelen iç çatışmalar ve savaşlarda, sivil savunma görevlisi olarak çalıştığını kaydeden Daher, şunları söyledi:

''Bombalamalar, çatışmalar, yıkılan binalar, enkazlar. 28 yılda yüzlerce yaralı kurtardım, yüzlerce de ceset çıkardım. Yalnızca bu son savaştaki ağır bombalamalarda yıkılan binaların enkazından çıkardığım cesetlerin sayısı yüzü aştı ve hepsi de sivildi.''

Kana'daki her iki olayda da önce sivil savunma ekiplerinin haberi olduğunu belirten Daher, şöyle dedi: ''İkinci Kana katliamında, gece gelen haberden sonra bölgeye gittik. Enkaz halindeki evden 3 kişiyi yaralı olarak kurtardık. İlk Kana katliamındaysa 110 ceset vardı. Ama hiç yaralı yoktu. Ceset parçaları duvarlara yapışmıştı. İkinci Kana katliamında 18 kişinin cesedini ellerimle çıkardım.''

Daher her iki olayda da bebek cesetleriyle karşılaşınca yaşadıklarını, şöyle anlattı: ''İlk Kana katliamında bebeğin başı yoktu. Çok kötüydü. İkincisindeyse toprağın altından çıkardığımız bebek cesedi ilki kadar ürpertici değildi. Ama ikinci katliamda bebeğin boynundaki mavi emzik herkes gibi beni de derinden yaraladı. Savaşlarda masum çocukların ölmesini hazmedemiyorum. Bebek cesetleriyle karşılaşınca kendimi kaybediyorum. Bir sivil savunma görevlisi olarak sakin olmak zorundayım. Ama bir bebeğin ölmüş bedenini kucaklayan kim sakin kalabilir? Çocuklar özeldir, savunmasızdır, masumdur, silahsızdır, onlar saflığı simgeler. Bebeklerin cesetlerini havaya kaldırarak, isyanımı haykırıyorum beklide, bilemiyorum çünkü gerçekten o sırada ne yaptığımın farkında değilim. Ama bu çocukları, bu görüntülerle tüm dünya duydu. Bu çocuk fotoğrafları savaşı durdurmayabilir ama, insanların duygularını harekete geçirebilir. Dünyanın gözünü bu bölgeye çevirebilir diye düşündüm belki de. Dünyanın burada yaşananları bilmesi lazım. Bu düşünceyle böyle bir hareket yaptım belki de. Yine söylüyorum o an yaptıklarımın farkında değildim. Yaşadığım dehşeti, ancak olaydan sonra fotoğrafları ve görüntüleri izleyince fark edebiliyorum. Odamda yalnız kaldığımda bebek cesetleri gözümün önüne geliyor. Ben de bir babayım. Yaşları 10, 8 ve 4 olan 3 erkek çocuğum var. Ailem şimdi Beyrut'ta. Çocuklarımla yalnızca telefonla konuşabiliyorum. Bana ihtiyacı olan başka insanlar da olduğunu anlatıp, burada kalmam gerektiğini söylüyorum onlara.''

Bu savaşın planlanmış bir savaş olmadığını düşündüğünü kaydeden Daher, şunları söyledi: ''Başlangıçta neredeysek yine aynı noktadayız. Olan sivillere oldu, yüzlerce sivil öldü, binlercesi evlerini terk etmek zorunda kaldı. Savaş başladı mı derseniz? bana göre henüz başlamadı. Asıl savaş bu bombalamalar bitince, insanlar yeniden evlerine dönmeye başladıklarında yaşanacak.''

Birleşmiş Milletler ve Uluslararası Kızılhaç Komitesinin de bu savaşta yetersiz kaldığını iddia eden Sivil Savunma Görevlisi, şöyle dedi: ''Ama onları suçlamıyorum. Karşılarında İsrail gibi tüm dünyada lobisi olan büyük bir güç var. Karşılarındaki güç, normal bir devlet değil, İsrail. Örneğin Magrup diye bir küçük kasabada bir haftadır kurtarılmayı bekleyen 3 çocuklu 5 kişilik bir aile var. Kızılhaça bildirmemize rağmen, İsrail'den sivillerin bölgeden çıkarılabilmesi için gerekli izin alınamıyor. Onlarında sözü geçmiyor. Bizimse elimiz kolumuz bağlı, çünkü yollar bombalanmış durumda. Oraya ulaşmak için yollarda iş makinelerinin çalışması gerekli. İş makineleri de böyle bir durumda hava saldırılarında öncelikli hedef oluyor. Geçen gün Magrup'a gitmeyi denedik, ancak başaramadık. Sur'un güneyinde vurulan bir araçta ölen bir kişinin cesediyle geri döndük.''

Lübnanlı sivil savunma görevlisi Salim Daher, açıklamalarını şöyle noktaladı: ''Tekrar söylüyorum, çocuk cesetler ile propaganda yapmıyorum.''

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious