Funda Arar:Albüm yapmayacağım

Funda Arar:Albüm yapmayacağım.16040
  • Giriş : 21.03.2009 / 08:50:00

Funda Arar 'Zamanın Eli' adını verdiği ve elektronik soundların ağırlıkta olduğu yeni bir albümle dinleyicilerini sevindirdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Türk müziğinin sevilen sesi Funda Arar, yeni albümü 'Zamanın Eli'yle hayranlarına sürpriz yaptı. Son albümünden sonra korsandan yakınan ve 'Artık albüm yapmayacağım.' diyen Arar, şarkılarını müzikseverlerin beğenisini göz önüne alarak seçmiş. Önceki albümlerinde genelde akustik soundları kullanan Arar, bu kez elektronik soundlara ağırlık vermiş. Şarkılar hareketli olsa da naifliğinden birşey kaybetmemiş. Bunda şüphesiz Arar'ın yorumunun etkisi var. 'Geceler' ve 'Ağlasam Duymaz' adlı şarkılarda kendi imzası bulunan sanatçı, albümün ilk klibini 'Senden Öğrendim'e çekecek.

Albüm çıkmadan önce hayranlarınız arasında bir araştırma yaptığınız söyleniyor. Ne araştırmasıydı bu?

Bir algı araştırmasıydı, çok mantıklı ve doğru oldu. Bildiğimiz şeyleri insanların ağzından bizatihi duymuş olduk. Bu araştırmadan şöyle bir sonuç çıktı: Funda Arar değişmesin, bu çizgisinde devam etsin, biz onu böyle seviyoruz. Onun magazinel bir kişi olmaması bizim için çok önemli.

Dinleyicilerinizin sizi eleştirdikleri noktalar da var mı?

Kılık kıyafet konusunda yaşımdan daha olgun giyindiğimi ve ekranda kilolu göründüğümü söylediler. Bazıları 'Biraz kilo versin.' dedi, ama beni görünce 'Ne kadar zayıfmışsın.' diye şaşırıp suçu plazma TV'lere attı. Çoğunluk 'Sinema filmi belki ama dizide oynamasın.' dedi. Bir de 'Onun hakkında pek bir şey bilmiyoruz, biraz göz önünde görmek istiyoruz, sadece şarkılarını biliyoruz.' diye sitemler var.

Hayranlarınız TV'de görmek istiyor diye programcılara yeşil ışık yakacak mısınız?

Çok göz önünde bulunmak ve dedikodu malzemesi olmak istemiyorum. Çok tanınan bir sima haline gelmek istemem. Özellikle eşimle aile hayatımızı merak ediyorlar. Kesinlikle kapalıyız demiyorum, ama belli bir sınır var, o sınırı aşmamak gerekiyor. Her yerde görünüyor ve hakkında her şey biliniyorsa merak da kalmıyor, ilgi de...

Bu araştırmanın albüme etkisi oldu mu?

Biz araştırmayı yaparken aslında repertuarın çoğu belliydi. Ama anladık ki benden hareketli şarkılar da dinlemek istiyorlar. O yüzden biraz daha fazla hareketli şarkı ekledik. 'Külkedisi' ve 'Aşk İçin İki Kişi Gerekmez'in konulmasına etkileri oldu açıkçası.

Siz dinleyicilerinizi nasıl buluyorsunuz?

Çok müzik dinliyoruz, folklorik olarak zengin olduğumuz için müzik bizim için zaten önemli. Ama şu andaki popüler müzik dünyasından takip edecekleri çok fazla isim çıkmıyor. Moda gibi 'eğlenelim coşalım dinleyelim 5-6 ay sonra bitsin' durumu var. Müzik dinleme kültürü yok, aslında sanatın her dalında bu böyle.

Geçen yılki görüşmemizde 'albüm çıkarmama kararı aldık' demiştiniz. Şimdi yeni bir albümle karşımızdasınız...

Bu saatten sonra albüm yapmayıp 'buyurun tek şarkı alın internetten indirin' demek olmuyor. Böyle bir şey benim için geçerli değil. Ama genel anlamda şirketlerin aldığı bu tarz kararlar var, çünkü sektör bitmek üzere değil, bitti. Herhalde bir-iki seneye kadar albüm malbüm kalmaz. İnsanlarımız internetten yasal olmayan sitelerden indirmeye devam etsinler! Birbirleriyle daha çok şarkı paylaşsınlar, ama bir müddet sonra paylaşacak şarkı kalmayacak. Yani böyle bir gerçek var. İnsanlar anlamıyor ya da anlamak istemiyor ama maalesef bitirdiler, yazık oldu. Orhan Veli'nin şiiri gibi yazık oldu müzik sektörüne. Ben bile bir daha albüm yapabilir miyim bilemiyorum.

Peki ne yapılması lazım?

Devletin, yasakları artık uygulaması gerekiyor. Ya büyük cezalar verilecek ya da müzik bu ülkede tamamen yasaklanacak. Düşünsenize hiçbir TV programında müzik yayınlanmayacak, bakalım hayat nasıl olacak? O kadar besteci ve söz yazarı nereden kazanacak bu parayı? Bunu anlayamıyor insanlar. Herkesin hakkını alması ve teşvik edilmesi lazım.

Bu albümün diğerlerinden farkı ne?

Bir önceki albümün üstünde olmalıydı ve öyle oldu. Bu albümde ilk defa elektronik saundu ekledik, öncekilerde hep akustik yapıyorduk. Elektronik davulu ve canlı davulu ilk kez kullandık. Bunu biraz da dinleyicilerin isteği üzerine yaptık. Ama bir de dünyanın gittiği bir yer var, onun uzağında kalmamak lazım. Mesela 'Külkedisi' şimdiye kadar benden duymadıkları tarzdaki bir şarkı.

Sizin de öyle stüdyoya kapanıp 15-20 gün hayatla bağınız kopuyor mu, gece-gündüz albüme mi yoğunlaşıyorsunuz?

Yok öyle bir şey, ben o tarz bir sistemle çalışmıyorum. Yaklaşık bir haftalık bir süre şarkıları okumam sürdü ve o da gece-gündüz değil. Zaten birkaç saat okuduktan sonra sesiniz yorulur. Temiz ve dinlenmiş bir sesle okumanız gerekiyor. Bir yorumcunun sporcu gibi yemesine, içmesine, uykusuna dikkat etmesi lazım.

Her albüme eski bir şarkı koyuyorsunuz. Bunda da 'Ateş Düştüğü Yeri Yakar' var.

Bu bir gelenek oldu. Dinleyiciler eski bir şarkı bekliyor. Bir daha albüm yaparsak ne yapacağız bilemiyorum, ben şimdiden araştırmaya gireyim. 'Arap Saçı', 'Haberin Var mı?', 'Benim İçin Üzülme'... Şimdi de 'Ateş Düştüğü Yeri Yakar'. Bu şarkıların hepsi çok sevilen favori şarkılar arasında. Bu anlamda şansımız yaver gidiyor.

Burcu Tatlıses'in sözleri, sizin sesiniz kadar etkileyici...

Evet bu albümde Burcu, bayağı ön plana çıktı. Diğer arkadaşlarınki de güzel. Her geçen gün yeni isimler çıkıyor. Biz ruhen uyumlu bir grubuz galiba. Saro, Burcu, Febyo, Müfide, Günay, ben, Onur... Bir bütün içerisinde çok güzel çalışıyoruz.

Ama bazen de hep aynı kişilerle çalışıyor diye eleştiri alıyorsunuz?

Niye çalışmayayım ki? Güzel bir şey çıkarıyoruz ortaya. Ben bu insanlara aynı frekansta isem, ruhen birbirimizi tanıyorsak, arkadaş olarak birbirimizi biliyorsak ve ortaya profesyonel bir iş çıkıyorsak ne sakıncası var bunun? Buradaki arkadaşlar başkalarına da söz veriyor, onlarla da çalışıyor.

Eşinizin iyi şarkıları size sakladığı söyleniyor. Doğru mu?

Hiç alakası yok. Bazen ben de duyuyorum: 'Güzel şarkılarını eşine saklıyor' diyorlar. Bu albümde ve diğerlerinde okuduğum birçok şarkı daha önceden birçok sanatçıya dinletilmişti. Ben okuyunca insanlara tatlı geliyor ve kıymete biniyor. Febyo çok disiplinli ve sistemli çalışan biri. İş yaparken gözü hiçbir şey görmez.

Ekonomik kriz sizi ne kadar etkiledi?

Etkilemedi dersem yalan olur. Çünkü bizim işimiz biraz da lüks tüketime giriyor. O yüzden insanlar kısıtlama yapıyor. Konserleri, programları iptal edilen arkadaşlar olabiliyor. Şirketler geceler düzenlemiyor artık. Hatta sanatçıların fiyatlarını sabit tuttukları, artırmadıkları biliniyor. Herkesin bir iş yapması ve çarkın bir şekilde dönmesi lazım. Biz de kendi adımıza harcamalarımıza daha dikkat ediyoruz.

Ekstralarınızda geçen yıla nazaran azalma oldu mu?

Çok büyük bir azalma olmadı. Bakalım yazın ne olacak, asıl o zaman göreceğiz. Ne yapalım birçok şeyi atlattık, bunları da atlatacağız herhalde.

Aslında insanlar sizden bir albüm değil, bir bebek bekliyordu değil mi?

Evet, hem de herkes. Ama bunun bir planı programı olacağını düşünmüyorum, zaten albüm yeni çıktı. Herkes evladı olsun ister. Bir de iki taraf da torun bekliyor. Biz de tamamdır dediğimizde Allah kısmet ederse olur inşallah.

Müzik, çocukları derslere motive eder
Çocukları yarış atı gibi sürekli sınavlara hazırlıyorlar. Onların küçük yaşlardan itibaren bir sanat dalıyla buluşturulması lazım. Yeteneği yoksa bile bir insanın, ilgisi, merakı vardır, ailelerin teşvik etmesi lazım. Sanat her zaman geri plana atılıyor. Bizde 'Sanat olsa da olur olmasa da, çocuğum sen önce bir meslek sahibi edin. Bununla sonra hobi olarak ilgilenirsin' diyorlar. Aslında hobiler çocukların ruhunu dinlendirir, stresten uzaklaştırır, başka dünyalar, başka bakış açıları geliştirir. Aynı zamanda da çocuğu derslerine motive eder. Febyo ile bir yapım şirketi kurduk, bu konuyla ilgili kafamda pek çok proje var. Yazın çalışmalarına başlayacağım. Uzun soluklu bir proje, tek başına yapabilmek zor, destek isteyebiliriz insanlardan.

Ver bunalımı, tarzındaki yapımları seyretmiyorum'
"Ekrana çıkıp kendimi ifade edebileceğim, müziğimi icra edebileceğim, sohbet edebileceğim kaç program var ki? Zamanında gündüz programlarına çok çıktım. Konu mankeni gibi bir köşede oturtuyorlar. Böyle böyle küstürdüler beni. Kadın programlarında müziğin yeri yok. Herkes çıkıyor ağlıyor, zırlıyor. 'Anam kaçtı, babam bilmem ne yaptı' diyor. Sanki ülkenin adaleti, hukuku yokmuş gibi. Bu tarz programları seyretmiyorum zaten, bunalıma giriyorum. Doğru dürüst haberleri bile seyretmiyorum. Zaten sıkıntı içerisindeyiz 'ver bunalımı ver bunalımı' yapımları izlemiyorum. O yüzden ya komedi filmleri alıyorum ya da gülebileceğim ve eğlenebileceğim programları seyrediyorum."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*