G.Saray-Denizlispor maçı için basında çıkan yorumlar

G.Saray-Denizlispor maçı için basında çıkan yorumlar.18740
  • Giriş : 29.10.2007 / 10:06:00

Galatasaray, Denizlispor'u deplasmanda 2 - 1 yenerek liderlik koltuğunu Sivasspor'dan geri aldı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Turkcell Süper Lig 10. hafta kapanış karşılaşmasında Galatasaray, Denizlispor'u deplasmanda 2 - 1 yenerek liderlik koltuğunu bir hafta aradan sonra bugün Konyaspor'a yenilen Sivasspor'dan geri aldı. Basında çıkan yorumlar şöyle;

LEVENT TÜZEMEN: KALLİ'NİN HOCA ŞANSI (SABAH)

Aklını iyi kullananlara şans yardım eder. Aklın düzeltemeyeceği birçok kusuru şans düzeltir... Kalli, hoca şansı olan bir teknik adam... Kalli'nin yaptığı yanlışları Nonda attığı gollerle düzeltti. Ama maçın hakemi Bünyamin Gezer'in çaldığı iki penaltı da penaltı olmaktan uzaktı.

Başkan Canaydın, tehlikeyi erken sezmiş olacak ki Adnan Polat'a, "Bu sezon çok yatırım yaptık. Gerekli önlemleri alın" dedi. Doğru bir saptama.. Çünkü Galatasaray'da futbolu yönetenler Kalli'nin sanki oyuncağı olmuş... Hasan Şaş sağbek oynuyor. Balta sol açıkta zoraki görev yapıyor. Futbol fakiri, Kalli'nin kazığı Bouzid güya ön libero oynuyor. Sıkıyorsa bu oyuncu yapısıyla Kalli, Avrupa'da ve büyük maçlarda oynasın.

Denizli'nin hiç etkili olamadığı maçta Galatasaray bol pozisyon üretti... Ama Ümit Karan, Bordeuax'daki gibi yine kaçırdıklarıyla saç-baş yoldurdu. Hele hele 16'da Süleymanou'dan çaldığı topu boş kaleye dürtememesi, ikinci yarıda Hakan Balta'nın ortasında topu rakibe vurdurması akıllara durgunluk vericiydi.

AHMET ÇAKAR: KRİTİK GALİBİYET (SABAH)

Galatasaray çok eksikti. Kritik mevkilerde oynayan oyuncular sakattı. Linderoth, Lincoln, Hakan Şükür gibi... Ama Galatasaray iyi oynadı. Denizlispor gibi Turkcell Süper Lig'in iyi takımlarından birine neredeyse tek pozisyon bile vermedi.

Yedikleri tek gol de zaten penaltıdan... Üstelik aynı Denizlispor, bu sene oldukça golcü bir kimlik sergiliyor.

Dün gece de gerek Nonda gerekse Ümit Karan rakip savunmayı pres yaparak ve adam kovalayarak çok önemli defansif görev yaptılar. Özellikle Kalli'ye tavsiyemiz Nonda'da ısrarcı olması. Gol kaçırsa da, oyuna hiçbir zaman küsmüyor. İleride top tutuyor, gol atıyor, kısaca bu sene Galatasaray'ın en önemli transferlerinden biri olduğunu maçlar ilerledikçe gösteriyor.

Ama bu sezon büyük ümitlerle transfer edilen Bouzid, Galatasaray'ın oyuncusu değil. Kalitesi belli, üstelik kontrolsüzce yaptırdığı penaltı da işin cabası. Sonuçta Galatasaray eksik kadrosuyla Denizlispor gibi bir takım karşısında ve üstelik deplasmanda son derece önemli bir galibiyet aldı.

Gelelim maçın hakemi Bünyamin Gezer'e... Bouzid'in rakibine yaptığı harekete penaltı vererek bizce doğruyu yaptı. Maç boyu gösterdiği kartlar, otoritesi ve faul tespitleriyle göz doldurdu. Ama son dakikada verdiği penaltıya iştirak etmiyoruz. Ümit Karan, Allyson Santos'un geldiğini gördü, darbeyi hissettiği anda da kendini yere bıraktı. Çok tartışılacak bir karar. Ama bizce penaltı değil.

BÜLENT TULUN: ALTIN GALİBİYET (FOTOMAÇ)

Arka arkaya 4 puan kaybedip üstüne üstlük bir de Bordeaux mağlubiyetinden sonra Galatasaray, Denizli deplasmanına çıktı. Ciddi boyutta sakatları vardı ki bunlar vazgeçilemez 4-5 oyuncusuydu. Beşiktaş'ın beraberliği ve Sivas'ın mağlubiyetinden sonra bu maçı kazanmak Galatasaray için elzem olmuştu.

Sezon başından beri takıntılı olduğu Hasan Şaş, Nonda ile beraber Galatasaray'ın en iyi oyuncularından biriydi. Aslında Hasan Şaş gerek hırsıyla, gerek liderlik vasfıyla Galatasaray'ı her zaman sırtlayıp önemli katkılar yapabilecek bir oyuncu. Dürüst, çalışkan ve heyecanlı. Eğer Feldkamp, Hasan gibi bir oyuncuyu kullanmakta zorluk çekiyorsa biraz aynaya bakıp kendine çekidüzen vermeli. Dünkü maçta Nonda, 2000-2001 senelerindeki müthiş bir çıkış içinde olan ve Drogba'dan daha ümit veren bir oyuncu görünümündeki kimliğini sahneye koydu. İleri uçta Ümit ile beraber iyi bir ikili oluşturdu. Penaltı vuruşlarında ise kendinden emin ve cesaretli kararlarıyla maçı G.Saray lehine çevirdi. Bünyamin Gezer, ortada bir maç yönetti. Ama verdiği iki penaltı bir hafta boyunca tartışılacak.

AZİZ ÜSTEL: ZOR GALİBİYET (FOTOMAÇ)

Dün akşam Kalli, bir garip Galatasaray sürdü sahaya. Hadi Hasan Şaş'ın sağbek oynamasını, Hakan'ın Volkan'ın önüne çekilmesini anladık da Bouzid'in ön liberoda ne işi var, çözemedim. Barış ve Uğur, yedekler arasında ama mesleği musluk tamirciliği olan İsmail Bouzid, Galatasaray'ın ön liberosu. Geçen yıl İnamoto'yu çok eleştirirdim. Bunun en büyük nedeni takıma hiçbir yararı olmamasıydı... Ama ciddi bir anlamda zararı da olmazdı. Carrusca'nın da öyle. Bouzid, takıma zarar veren bir oyuncu. İkinci yarının hemen başında yaptırdığı o penaltıyı anlamak ya da bir başkasına açıklamak mümkün değil.

Ümit Karan yine akıl almaz goller kaçıran adam olarak maça damgasını vurdu. Ümit, atılması çok zor ve artistik olarak nitelenebilecek goller atmayı seviyor. Ama, iş boş kaleye topu yuvarlamaya gelince Ümit'i ara ki bulasın. Ümit bu maçta da çok düştü. Ancak son dakikada düşüşünde haklıydı ve kazandırdığı penaltıyla takımına galibiyeti getirdi.

KANAT ATKAYA: BİR ÇİFT SÖZ (HÜRRİYET)

Sevdiğim için canını acıtmak pahasına söylüyorum Arda. Futbol oynayabildiğini gösterdin, çok özelsin fakat hızla sıradanlaşıyorsun. Yoksa ancak Türkiye'nin en iyi futbolcusu olursun. O da tartışılır hale gelir!


Sonra Ümit Karan-Nonda ikililsi'ne ve Galatasaray'ın teknik yönetimine söyleyeceklerim var. Sanırım "dünyanın en kötü ikili santrforu" yarışması düzenlense, birinciliği kimseye kaptırmazlar.

Bu kadar uyumsuz bir ikiliyle Galatasaray'ın maç kazanması, kendi içinde bir mucize sayılır.

Böyle bir maçtan üç puan çıkartmak rüya gibi.

"Linderoth, Lincoln, Hakan Şükür, Ayhan, Sabri..." Ligin başındaki afili takımın yarısı bugün sahada yoktu demek de mümkün.

Fakat bahanenin de futbolda işe yaradığı görülmemiştir.

Tam bir büyük ikramiye...

MUSTAFA DENİZLİ: RİCA EDERİM, BUYRUN SİZ KAZANIN... (MİLLİYET)

Kalli, Hakan Şükür ve Lincoln gibi iki hücum silahı yokken, Türkiye'nin en yetenekli hücumcularından birini, belki de en yeteneklisini sağ kulvara hapsetti.

Çok enteresan bir maç izledik. Hakikaten anlatılır gibi değil. Kalli, Hakan Şükür ve Lincoln gibi iki hücum silahı yokken, Türkiye'nin en yetenekli hücumcularından birini, belki de en yeteneklisini sağ kulvara hapsetti.

Yetenekleri Hasan Şaş'ın, dörte birini bulmayacak isimlerle hücum etmeye çalıştı. Galatasaray'ın, Denizlispor karşısındaki bütün tehlikeleri kanattan geldi, golü öyle buldu, ataklarını bu şekilde yarattı. Ama hâlâ Hasan Şaş geride kalıyor. Hasan dün başarılıydı, ama görev bölgesinde yapılan değişiklik hem Galatasaray'a hem de Hasan'a büyük bir haksızlıktır.

Denizlispor'un teknik patronu Güvenç Kurtar ise Hasan'ın sağ bekte oynamasını hiç kullanmak istemedi. Kalli'nin ne büyük bir hata yaptığını Yusuf'u sol çizgiye çekseydi görürdü. Güvenç gibi kurt bir hoca bunu nasıl yapmadı hayret doğrusu.

SABAH

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious