Gaffar Okkan'ı Hizbullah öldürmüştür

Gaffar Okkan'ı Hizbullah öldürmüştür.6747
  • Giriş : 15.06.2009 / 01:40:00
  • Güncelleme : 15.06.2009 / 00:09:22

Yargıtay'dan Gaffar Okkan suikastı davasıyla ilgili bozma kararı...

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan ile 5 koruma polisin şehit edilmesi, 6 polisin de yaralanmasıyla sonuçlanan suikaste katıldıkları iddiasıyla yargılanan ancak, yerel mahkeme tarafından bu olaya katıldıkları sabit görülmeyen Hizbullah üyesi olduğu bildirilen 4 sanık ile ilgili karar Yargıtay 9'uncu Ceza Dairesi'nce esastan bozuldu.

Kararda dosyanın bütün olarak incelenmesi sonucu sanıkların şüpheye mahal vermeyecek biçimde suikast olayına katıldıkları ve haklarında buna göre yeniden karar verilmesi istendi.

Emniyet Müdürü Gaffar Okkan ve 5 koruma polisin 24 Ocak 2001 tarihinde şehit edildiği suikaste katıldıkları gerekçesiyle Diyarbakır 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanıp çeşitli hapis cezalarına çarptırılan 4 sanıkla ilgili verilen kararı Yargıtay 9'uncu Ceza Dairesi bozdu. Bozma kararında sanıklardan Servet Yoldaş, Şener Dönük, Suat Çetin ile Veysi Şanlı'nın yakalandıktan sonra elde edilen kanıtlara göre Okkan suikastine katıldıklarını gösterdiği belirtilerek şöyle denildi:

"Sanık Servet Yoldaş'ın sübutu kabul edilen eylemleri dışında ayrıca 24 Ocak 2001 günü Diyarbakır'ın Şehitlik mahallesi Sezai Karakoç Bulvarı üzerinde silahlı saldırı sonucu Diyarbakır Emniyet Müdürü ile 5 polis memurunun şehit edilmesi, 6 koruma polisinin yaralanması eyleminden sorumlu tutularak hukuki durumunun buna göre tayin ve taktiri gerektiği gözetilmeden söz konusu eyleme katılmadığı kabul edilerek hüküm tesis edilmiştir. Diğer sanıklar Suat Çetin, Şener Dönük ile Veysi Şanlı'nın kaldıkları hücre evinde ele geçen silahlar, bu silahlara ait ekspertiz raporları, sanıkların savcı huzurunda yaptırılan yer gösterme tutanaklarındaki samimi anlatımları, bu sanıkların da İl Emniyet Müdürü ve koruma polislerinin şehit edilmesi ve yaralanması eylemine katıldıkları, hukuki durumlarının bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek hüküm tesis edilmiştir. Verilen hüküm kanuna aykırı olup, savcının temyiz itirazları yerinde görülmüştür. Hükmün bu sebeplerden dolayı bozulmasına oy birliğiyle karar verilmiştir."

Hücre evde 5 Kalaşnikof ile yakalanmışlardı

Sanıklardan Servet Yoldaş, Suat Çetin, Şener Dönük ve Veysi Şanlı 6 Ekim 2001 tarihinde Diyarbakır'ın Bağlar İlçesinde barındıkları hücre evine düzenlenen baskın sonucu 5 Kalaşnikof tüfek, bu silahlara ait çok sayıda mermi ve el bombaları, tabancalar ile çok sayıda örgütsel dokümanla yakalandı. Ele geçen 5 Kalaşnikof ile ilgili Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarı'nda yapılan balistik incelemede, silahların 6 ay önce namlu ağzının törpülenip eğelendiği tespit edildi. Bu tarihin suikast sonrasına denk düştüğü belirlendi. Sanıklar savcı huzurunda yapılan yer göstermede de suçlarını kabul ederek olayı nasıl işlediklerini tüm detaylarıyla anlattı. Diyarbakır 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesi sanıkların bu eyleme katıldıklarını sabit görmedi ve sanık Suat Çetin'i 10, Şener Dönük'ü ise 6 yıl 3 ay örgüt üyesi olmaktan cezalandırdı. Sanık Veysi Şanlı da 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. Ancak olay tarihinde 18 yaşından küçük olduğu için cezası 3 yıl 1 ay 15 güne indirildi.

Sanık Servet Yoldaş'ın da suikaste katılmadığına kanaat getiren yerel mahkeme sanığı, Yılmaz Keser, Halil İbrahim Keser, Ramazan Deniz, Ali Haydar Aslan, Adem Keser, Salih Keser, Hamzaya Karabulut, Sebahattin Turan, Şeyhmus Filiz, Ahmet Gümüş ve Halit Kaya'nın öldürülmesi, 7 kişinin yaralanması olayına katıldığı gerekçesiyle ömür boyu hapis cezasına çarptırdı.

GEREKÇELİ KARAR

Yerel mahkeme gerekçeli kararında sanıkları suikastten sorumlu tutulmadığı belirtildi. Kararda, toplanan kanıtlar ve ekspertiz raporlarına göre olay yerinden alınan kan, tükürük ve parmak izi örnekleri üzerinde yapılan araştırmada sanıklara ait bulguya rastlanılmadığı belirtildi. Kararda şöyle denildi:

"Hizbullah'ın eylemleri, genellikle eylem kararı alındıktan sonra hedefteki kişinin takibi ve istihbaratının yapılmasından sonra 1 tetikçi, 1 koruma ve 1 gözcü tarafından hedefteki kişinin müsait yerde tabanca ile vurularak veya satırlanarak öldürülmesidir. Bu suikast incelendiğinde Hizbullah'ın daha önce bu şekilde eylem yapmadığı, suikastin son derece profesyonelce planlandığı, istihbarat sonucu emniyet müdürünün geçeceği yol ve saatin tespit edildiği, o saatte o bölgedeki elektriklerin kesildiği, daha sonra 10 koruma polisi ile makam aracıyla giderken eylemin gerçekleştiği görülmektedir. Zira Gaffar Okkan çarşıda, pazarda korumasız dolaşan ve halkla içiçe birlik içinde, kişilerle ilgilenen yapıya sahip bir emniyet müdürüydü. Eylemin çok daha basit biçimde gerçekleşmesi mümkün iken bu şekilde olması örgütün gövde gösterisi yapmak amacıyla eylemi planladığını gösteriyor. Eylem evrakından anlaşıldığı gibi bu suikastin son derece planlı, programlı ve en ince ayrıntısına kadar hesaplanarak profesyonelce gerçekleştirildiği görülmektedir. Dolayısıyla dosyamız sanıklarının beyan ettiği gibi bir kişinin gelip silah ve el bombası verip 'Haydi eyleme gidiyoruz' diyerek kişileri olay yerine götürmesi ve bu kişilerle bu tür eylemin gerçekleşmesi mahkememizce mümkün görülmemiştir. Çünkü Hizbullahçıların PKK'lılar gibi kırsala çıkarak askeri ve siyasi eğitim görmedikleri de düşünüldüğünde Veysi Şanlı gibi 18 yaşından küçük biriyle Şener Dönük ve Suat Çetin gibi iddianamede de yer aldığı şekilde başka hiçbir eyleme katılmamış kişilerin ilk defa böyle vahim nitelikteki bir eyleme katıldıklarını kabul etmek mümkün değildir. Bu nedenle sanıklar Servet Yoldaş, Suat Çetin, Veysi Şanlı ve Şener Dönük'ün Gaffar Okkan suikasti eyleminden sorumlu tutulmaları mahkememizce mümkün görülmemiştir."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*