Gareth Jones yorumladı: Hıristiyanlar AKP'yi istiyor

Gareth Jones yorumladı: Hıristiyanlar AKP'yi istiyor.7245
  • Giriş : 24.06.2007 / 10:52:00

Hıristiyan azınlığı, İslamcı oldukları iddia edilen AK Part'yi çoğu laik partiye tercih ediyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Etnik Ermenilerin yaşadığı mahmur bir Vakıflı gününde, Doğu Akdeniz'e portakal ağaçlarının üzerinden bakan yaşlı çiftçiler, 22 Temmuz'daki seçimlerde İslamî kökleri bulunan AK Parti'ye oy vereceklerini söylüyorlar. Köydeki evinde komşularıyla çay saatinde bir araya gelen 76 yaşındaki Hanna Bebek, "Bu hükümet bizim için çok şey yaptı. Onların yeniden iktidara gelmesini istiyoruz. Bize ve dinimize saygı gösterdiler. Her din kutsaldır." 45 yaşındaki Berc Kartun da, "AK Parti, azınlıklara yardım etmek için çabaladı, diğer partiler sadece konuşuyor." yorumunu yapıyor. Türkiye, ezici çoğunluğu Müslüman olan; ancak eski Hıristiyan toplulukları da barındıran bir ülke ve yüzyıllardır Müslümanlar tarafından yönetilen çok etnikli, çok inançlı Osmanlı İmparatorluğu bünyesinde var olup toplumda önemli bir yer edinmiştir. Modern Türkiye, 1923 yılında imparatorluğun küllerinden yeniden doğdu. Bu topluluklar şimdilerde, 70 bin Ermeni'yi, 20 bin Ortodoks Rum'u içeriyor ve onlar ağırlıklı olarak İstanbul'da yaşıyor. Hz. İsa'nın dili Aramca konuşan diğer 20 bin Süryani Hıristiyan'ı ise güneyde yaşıyor.

Türkiye'nin Hıristiyanları, geçmiş zamanlarda büyük ölçüde, merkez soldaki CHP gibi laik partilere oy verdi. Ancak CHP giderek artan Türk milliyetçiliğinin bir parçasına dönüştü ve böylece Başbakan Tayyip Erdoğan'ın AK Parti'sini çekici bir seçenek haline dönüştürdü. Vakıflı, Hatay kentinde bulunuyor ve bir dönem ait olduğu Suriye'ye çok yakın, ayrıca uzun dinî tolerans geleneğinin de zirveye çıktığı bir yer. Hatay'ın merkezi, eski adı Antioch olan Antakya'dır. Burada havari Peter ve Tarsus Paul'u İsa'nın ölümünden kısa bir süre sonra vaaz vermiş. Vakıflı'nın nüfusu, bir dönem Türkiye'nin büyük, refah içindeki Ermeni toplumundan kalan, organik tarımla uğraşan yaşlı çiftçilerden oluşuyor. Türkiye Ermenilerinin ruhanî lideri İstanbul merkezdeki Patrik Mesrob II, son zamanlarda Erdoğan'ın partisine verdiği desteği güçlendirdi. Mesrob II, Alman Der Spiegel'e verdiği bir mülakatta, "AK Parti daha ılımlı ve azınlıklarla münasebetlerinde daha az milliyetçi. Erdoğan hükümeti bizi dinliyor ve önümüzdeki seçimlerde AK Parti için oylarımızı kullanacağız." açıklamasını yaptı.

Eşi, başını örten dindar bir Müslüman olmasına rağmen Erdoğan, güçlü bir biçimde İslamcı etiketini reddediyor. 2002 yılında iktidara geldikten sonra AK Parti, liberal ekonomik politikalar ve politik reformların peşinden gitti. Bunların arasında, Türkiye'nin 2005 yılında tam üye olabilmek için müzakerelere başladığı Avrupa Birliği tarafından zorunlu kılınan dinî azınlıklara daha fazla hak verilmesi de vardı. Analizciler yine de, Erdoğan'ın işlerinin mükemmele uzak olduğunu söylüyor. Politik bir analizci ve insan hakları savunucusu Baskın Oran, "AK Parti, diğer partilere oranla 100 kez daha liberal... Bir parça güveni hak ediyorlar; ancak çok fazla değil." diyor. Oran, 2004 yılında Erdoğan'ın ofisinde görevli olarak Türkiye'nin azınlıkları üzerine bir rapor hazırladı ve rapor, Türkiye'deki azınlıklar meselesinin hassas olması nedeniyle şiddetli bir milliyetçi tepki aldı. Temmuzdaki seçimlerde iyi bir performans çıkarmaları beklenen Türk milliyetçiler özellikle, AB içinde 1,5 milyon Ermeni'nin Osmanlı elinde 1915 yılında soykırıma uğradığı konusundaki iddialar nedeniyle oldukça hassas.

Ankara'nın resmî çizgisi, hem Müslüman Türklerin hem de Hıristiyan Ermenilerin, Osmanlı'nın yıkıldığı I. Dünya Savaşı sırasında etnik bir çatışmada öldüğü yönünde. Milliyetçiler, Türkiye'nin etnik Rumları ve onların ruhanî lideri Bartholomeos konusunda da şüpheci, onu İstanbul'da Vatikan tarzı mini bir devlet kurmaya çalışmakla suçluyor. Bartholomeos ise bu tür suçlamaları saçmalık olarak nitelendiriyor ve reddediyor. AK Parti, Avrupa ve Amerika'daki diaspora lobileri tarafından olduğu kadar milliyetçiler tarafından da kuşatılmak isteniyor. Vakıflı çiftçileri, Hrant Dink'in öldürülmesinden sonra yüzlerce kilometre öteden çok sayıda Türk'ün kendilerine saygılarını göstermek için yeni onarılan köy kilisesine geldiğini söylüyor. Kartun, "Milliyetçiliğin her türü kötü." diyor; ancak ekliyor: "Biz burada Türkler, Araplar, Ermeniler, Müslümanlar ve Hıristiyanlar olarak barış içinde birlikte yaşıyoruz." (Brunei Times, 22 Haziran 2007)

GARETH JONES

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious