Gazete manşetleri

  • Giriş : 24.06.2006 / 00:00:00

Türk gazetelerinin 24 Haziran 2006, Cumartesi sayılarının manşetleri şu şekilde:

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


ZAMAN GAZETESİ:
Merkez Bankası spekülatörleri belirledi, ‘eylem planı’ hazır
Doların 1,75 YTL'ye kadar tırmanması Merkez Bankası'nı yeni tedbirler almaya zorluyor.
Merkez Bankası'nın rekor faiz artırımı ve dövize satış yönünde müdahalesinin ardından Maliye Bakanlığı'nın yüzde 15'lik stopajı kaldırmasına rağmen döviz ve faizdeki yükselişin sürmesi ekonomi yönetiminin ‘spekülasyon var' yönündeki iddiaları yakın takibe almasına yol açtı. Başta Merkez Bankası olmak üzere, Hazine Müsteşarlığı, SPK, İMKB ve diğer ekonomi aktörleri teyakkuza geçti. Yurtdışı piyasalardaki hareketliliği fırsat bilerek Türkiye'de suni dalgalanmalara sebep olan kişi ve kuruluşları belirleyen Merkez Bankası, bu tarz girişimlerin önüne geçmek için eylem planı hazırladı. Planın ayrıntıları sır gibi saklanırken, konuya yakın kaynaklar dövizdeki spekülatif hareketlerin piyasa limitlerini, aştığını ekonomi üzerinde yeni yükler oluşturmaya başladığını kaydediyor. Doların hızlı yükselişle 1,71 YTL'yi geçtiği dakikalarda banka piyasaya 1,72'den dolar sattığını açıkladı. Buna rağmen döviz 1,75'e kadar yükseldi. Doların serbest piyasada kapanış fiyatı 1,71 oldu. Faiz oranı ise 2 puan birden artarak yüzde 22,36'ya çıktı. Piyasaların denge seviyesini bulmasına yönelik çerçeve üzerinde çalışan bankaya yakın kaynaklar, "Önce piyasada döviz talebi varmış gibi bir hava estiriliyor. Böylece Merkez'in döviz satması için baskı oluşturuluyor. Her seferinde fiyat çıtası yükselmiş oluyor. Çok büyük bir talep var, alıcı var gibi hareketlerde bulunuyorlar. Fakat Merkez döviz satmaya kalkınca alıcı çıkmıyor.” tespitini yapıyor.

HÜRRİYET:
Gövdemi taşın altına koyarım

Eski Başbakan olan Mesut Yılmaz, kararın açıklanmasının ardından "Başbakan Mesut Yılmaz" ve "Türkiye seninle gurur duyuyor" sloganları arasında siyasete döneceğini söyledi.

Yılmaz, tarihi duruşmanın yapıldığı salondan eşi Berna Yılmaz ve kardeşi Turgut Yılmaz ile çıkar çıkmaz, polislerin "Açıklamanızı lütfen dışarıda yapın" uyarısına rağmen mahkeme binası içinde siyasete döneceğini açıkladı. Yılmaz, "Bu dava süresince siyasetle ilgili gelen talepleri askıya almıştım. Bugünden itibaren bu yönde temaslar yapacağım" dedi. Yılmaz’ın bu açıklaması üzerine dışarıda bekleyen gruptan "Bravo" sesleri, alkışlar sloganlar yükseldi.

SABAH GAZETESİ:
Evlat acısında kesişen yollar

Çocuklarına uyuşturucu vereni mahkûm ettirmek için eroinden kızı ölen annenin avukatlığını, eroinden oğlu ölen anne yapıyor.

Bilin Seda Kölemenoğlu 22 yaşında ve Yıldız Teknik'te okuyordu. Eroinden ölen genç kızı uyuşturucuya, gitar hocası Yusuf Sezer Dursun'un alıştırdığı iddia edildi. Yargılanan gitar hocası, yine eroinden ölen Can Tanyeli adlı bir arkadaşına da eroin temininden yargılanıyor.

Daha ilginci, Bilin Seda'nın annesi Sema Kölemenoğlu'nun avukatlığını da öteki genç Can Tanyeli'nin annesi Ayda Tanyeli yapıyor. 73.5 yıl hapsi istenen Dursun, genç kızın marjinal bir hayat sürdüğünü, ölümüyle ilgisinin olmadığını ileri sürdü.

Anne Kölemenoğlu ise Yusuf Sezer Dursun'un söylediklerine tepki gösterdi ve "Kızım, bana ilk eroin verenin o olduğunu söylemişti. Seda iki yıl hiç eroin kullanmadı. Ama üçüncü yılda Yusuf yine karşısına çıktı" dedi.

TAKVİM GAZETESİ:
150 yolcu ölümden döndü

21 Haziran Çarşamba günü, Türk Hava Yolları'nın saat 13:00 İstanbul-Ankara uçağı çok önemli bir kaza, doğrusu facia atlattı. Uçakta 149+1 bebek yolcu vardı. Uçağın taşıdığı ünlü yolcuları da düşününce, ekonomik, siyasi, bilim ve Futbol gündemimizi değiştirebilecek önemi de vardı.

Türkiye'nin en büyük sanayi kuruluşlarından Sabancı Holding'in Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, Sabancı Üniversitesi Rektörü Tosun Terzioğlu, Futbol yorumcusu Rıdvan Dilmen, AK Parti İstanbul Milletvekili Zeynep Karahan Uslu, 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın Özel Kalem Müdürlüğü'nü yapan, 19. Dönem Milletvekili Feyzi İşbaşaran uçağın ünlü yolcularından birkaçıydı. İstanbul'dan havalandıktan sonra Ankara Esenboğa Havalimanı'na yaklaşmaya başlayan uçak, aniden ve şiddetle sarsılmaya başladı. Sarsıntı o denli artmıştı ki, hostesler servise ara vermek zorunda kaldı.
Deneyimli pilotların ustaca müdahalesinin ardından, yaşanan birkaç dakikalık panik ve korku, yerini sakinliğe bıraktı.

RADİKAL GAZETESİ:
Ali Dibo karanlığı

Yıllık 10.5 milyar YTL'lik bütçesiyle 1000'i aşkın yatırıma imza atan İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) ihalelerini Meclis Denetleme Komisyonu üyeleri bile öğrenemiyor.

'Şeffaflık' ilkesi gereği belediyenin internet sitesine konulan 'ihale sorgulama' sisteminde yıllar önce bitmiş binlerce ihale henüz sonuçlanmamış gibi görünürken, sonuçlanmış görünen az sayıdaki ihaleyi kazananlarsa belirsiz. Belediyenin bu tavrı, Radikal'in gündeme getirdiği 50 milyon YTL'lik İSMEK (meslek edindirme kursları) ihalesindeki şaibenin aydınlanmasını da engelliyor.
İSMEK ihale şartnamesinde bir tek iktidardaki AKP görüşüne yakın ortakların kurduğu Atlas Pazarlama'nın uyabileceği şartlar ayrıntılarıyla tarif edilmişti. Belediyenin şartnamesinde '100 bilgisayar, 2 bin 421 personel ve 4 bin 400 masa-sandalye, 50 ütü ve masası' gibi ayrıntılar yer almıştı. Soru işaretlerine neden olan bu ihaleyle ilgili resmi bilgi almak neredeyse imkânsız.

AKŞAM GAZETESİ:
Eski kurtlar AKP'ye karşı

Eski Başbakan Mesut Yılmaz ile Devlet eski Bakanı Güneş Taner hakkında, Yüce Divan'da açılan dava, 1999 yılında çıkarılan ve kamuoyunda 'Rahşan Affı' olarak bilinen, Şartla Salıverme Yasası kapsamında ertelendi. Kararın ardından Anayasa Mahkemesi bekleme salonunda soruları yanıtlayan Yılmaz, yeniden siyasete döneceğini açıkladı. Yılmaz'ın bu açıklaması, kendisine destek vermek için Anayasa Mahkemesi'ne gelen, eski ANAP'lılar tarafından slogan ve alkışlarla karşılandı.

Yılmaz ve Taner'in yargılandığı davanın karar duruşması dün yapıldı. Son sözü sorulan Yılmaz, daha önce yaptığı savunmaya ekleyecek bir şeyi olmadığını belirterek beraatini istedi. Taner ise bakan olarak memlekete hizmet için çalıştığını söyleyerek, 'Vereceğiniz kararın, hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum' dedi.

STAR GAZETESİ:
Büyük yarış

Geçen yıl yarıştan son anda vazgeçen Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen ile Necati Çetinkaya, bu kez Ak Parti’nin Antalya kampında karşı karşıya geldi. İkili ‘en büyük’ olmak için kulaç atacak...

Antalya toplantısında yine sabah erkenden kalkıp yüzeceğim. Ayrıca dalış yapacağım. Karşıma rakip çıkan olursa yarışırım da...
Her kampta ben de yüzüyorum. Yarışa varsan, karşında rakibim. Ama Tüzmen dalışta iyi, ben ise uzun mesafede. Yarışı kazanırım...

TÜRKİYE GAZETESİ:
Gecekondu tarih oluyor

Afet riski taşıyan alanlar ile doğal, tarihi ve kültürel çevre alanlarının tasfiye, yenileme ve iyileştirmeye tabi tutulmasını öngören Dönüşüm Alanları Hakkında Kanun Tasarısı, TBMM Başkanlığına sunuldu.

Tasarıyla şehirlerin daha modern hale getirilmesi, gecekondu bölgelerinde yeni, sağlam yapıların yer aldığı şehirler kurulması planlanıyor. Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’nın hazırladığı tasarıyla imar planı bulunsun veya bulunmasın kentsel ve kırsal alanlarda bilim, teknik, sanat ve sağlık kurallarına uygun olarak afetlere ve kentsel risklere karşı duyarlı yaşantı çevrelerinin oluşturulması, fiziki köhneme, sosyal ve teknik altyapının yetersiz ve niteliksiz alanların iyileştirilmesi amaçlanıyor. Tasarıya göre, dönüşüm alanları, belediye ve mücavir alan sınırları içinde “belediyeler”, dışında “il özel idareleri”, büyük şehirlerde “büyük şehir belediyeleri” veya büyük şehir belediye meclisince yetki verilmesi halinde “ilçe veya ilk kademe belediyeleri” tarafından tespit edilecek.

GÜNEŞ GAZETESİ:
Senetle tedavi hapiste bitti

14 aylık oğlunu 'açık senet karşılığı' tedavi ettiren yoksul baba borcu ödeyemedi, cezaevine atıldı.

Bursa'nın Orhangazi ilçesinde 14 ay önce dünyaya gelen Muhammed'de immun yetmezliği, böbrek ve dalak büyümesi gibi önemli rahatsızlıklar tespit edildi. Baba Muhittin Tunç talihsiz bebeğini Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne getirdi.

Muhİttİn Tunç sosyal güvencesi olmadığı için 3 haftada bir tedavi uygulanması gereken oğlunu ancak 'açık senet karşılığı' hastaneye yatırabildi. Bu arada her tedavide 480 YTL'yi bulan ilaç masraflarını da bulup buluşturup cebinden ödemeye başladı. Ancak Muhittin Tunç imzaladığı senetleri ödeyememesi üzerine hastane12 bin YTL tutan alacağını tahsil için icra işlemleri başlattı. Para arama telaşı içinde mal bildiriminde bulunmayı da unutan baba 10 gün hapis yatmak üzere cezaevine konuldu.

YENİ ASYA GAZETESİ:
Çağdaş değil

TMK Tasarısına ilişkin Alt Komisyon metninin, halkın haber alma hakkı ile iletişim (basın) özgürlüğü açısından tehlikeyi arttırdığını açıklayan Basın Konseyi, tasarıdaki anlayışı eleştirdi. Konsey, “Bu anlayış bir engizisyon anlayışıdır. Çağdaş ceza hukukunda düşünülemez ve kabul edilemez. Demek oluyor ki, basın yayın organı sahipleri, artık başkalarının eyleminden sorumlu sayılıp cezalandırılacaktır” açıklaması yaptı.
Basın Konseyi, TBMM Adalet Komisyonu’nun kabul ettiği Terörle Mücadele Kanunu (TMK) Tasarısı’nın editoryal bağımsızlığı öldüreceği ve oto sansüre yol açacağı uyarısında bulundu.
Adalet Komisyonu, iki gün süren tartışmalı oturumların ardından TMK Tasarısı’nı kabul etti. Basın ve yayıncı meslek kuruluşlarının 20 Haziran günü TMK Tasarısı’na gösterdikleri tepkinin ardından Basın Konseyi de, tasarının medyada editoryal bağımsızlığı öldüreceği ve koyu bir oto sansüre yol açacağı uyarısında bulundu.

YENİ MESAJ GAZETESİ:
Devlet kaynaklı eğitim iflas etti!

Devlet, en temel vazifesi olan eğitimi veremeyince, sayıları 3 bini bulan ve yıllık bütçesi 9 milyar dolara ulaşan dershanecilik sektörü oluştu. Bu sektörün büyüklüğü devlet kaynaklı eğitimin iflası anlamına geliyor.

Devlet kaynaklı eğitim, dershanelerin eğitim sektörünün en büyük alanı haline gelmesiyle birlikte iyice gözden düştü. Türkiye’de sayıları 3 bine ulaşan dershane sektörünün parasal boyutunun 9 milyar dolara çıktığı belirtiliyor.

Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Ortaş, yaptığı araştırmalara göre, Türkiye’de eğitim sektörünün en büyük alanının dershanecilik olduğunu söyledi. “Eğitim sisteminin uzun zamandır milli eğitim anlayışından uzaklaşarak kaderine terk edildiğini” belirten Prof. Dr. Ortaş, şunları kaydetti: “Devlet okullarının fiziki yapılarının günümüze uygun olmaması, iyi öğretmenlerin düşük ücret ve yetersiz koşullar nedeniyle özel sektöre geçmeleri ile başlayan verimsizlik, artık kendisini bariz olarak hissettirmeye başladı.
Bu durum toplumun, devlet kaynaklı eğitime olan güvenini sarstı, bunun yerine herkes gemisini kurtaran kaptan misali, çocuğunu özel okul ve dershaneye yönlendirdi.”

YENİ ŞAFAK GAZETESİ:
Merkez, doların ateşini iki müdahaleyle durduramadı

Sıcak paranın gelişmekte olan piyasalardan çıkışı ve spekülatörlerin etkisiyle dolar 1.77 YTL'ye çıktı. Merkez bir günde iki kez müdahale edip 1 milyar dolarlık satış yaptı. Para Kurulu pazar günü olağanüstü toplanıyor
ABD Merkez Bankası FED başta olmak üzere, Avrupa ve Japon Merkez Bankalarının da faiz artıracağı endişesi nedeniyle gelişmekte olan piyasalardaki hızlı para çıkışı, bu piyasalarda moralleri iyice bozdu. İçeride de önceki gün sıcak paraya stopajın sıfırlanması piyasaların moralini yükseltmeye yetmedi. Dış piyasalardaki kötömser hava ve likidite sıkışıklığına bağlı olarak dolar dün 1.71 seviyesine çıkınca Merkez Bankası, 10 gün içinde dolara ikinci müdahalesini gerçekleştirdi. Ancak, müdahale de doların ateşini düşürmedi. Gün sonuna doğru dolar 1.77 seviyesine çıkınca Merkez'den ikinci müdahale geldi. Merkez'in toplam 1 milyar dolarlık satış yaptığı belirtiliyor. Müdahalelerden sonra Merkez Bankası Para Kurulu 25 Haziran Pazar günü olağanüstü toplanma kararı aldığını açıkladı. Ve doların ateşi bir miktar düşerek 1.73'e geriledi. Uzmanlar, Merkez'in bu toplantıda faizleri artırma yönünde karar almasını bekliyor. Gelişmekte olan ülke piyasalarını sallayan ve Türkiye'yi de içine alan bu finansal artçı şoklar da Polonya, Çek Cumhuriyeti, Güney Afrika ve Macaristan'dan güçlü yabancı çıkışlarının etkili olduğu belirtiliyor.

H. O TERCÜMAN GAZETESİ:
Sine-i siyaset

ESKİ Başbakan Yılmaz, ihaleye fesat karıştırma suçundan yargılandığı davada, Genel Başkanı olduğu Anavatan Partisi'nin hükümette bulunduğu dönemde çıkarılan 'Rahşan Affı'ndan yararlanınca siyaset için kolları sıvadı. Yüce Divan heyeti, Yılmaz ile eski Devlet Bakanı Güneş Taner'in, '5 yıl boyunca görevi kötüye kullanma suçunu işlememeleri' halinde davaların ortadan kalkmasını kararlaştırdı. Zaman aşımının bir oy farkla reddedildiği davada, 3 Yüce Divan üyesi beraat istedi. Hukukçulara göre ise Yılmaz ve Taner aklandı.

Görevde bulundukları dönemde 'Türkbank ihalesine fesat karıştırmak' ve 'kendi güdümlerinde medya kurmak' suçlamasıyla 16 aydır Yüce Divan'da yargılanan Yılmaz ve Taner'in davası 5 yıl süreyle ertelenmiş oldu.

Geniş güvenlik önlemleri, eski bakanlar, milletvekilleri ve Yılmaz'ın Rizeli hemşehrilerinin yoğun ilgisi arasında başlayan davanın karar duruşmasında, Yüce Divan Başkanı Tülay Tuğcu, Yılmaz ve Taner'e son sözlerini sordu. Yılmaz, beraatını talep ederken; Taner, 'ådil ve hayırlara vesile olan bir karar bekliyoruz. Devletin tepesinde devlet ve millet için uğraştık. Vereceğiniz karar ne olursa olsun ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını temenni ediyorum' dedi.

Kararı açıklayan Tuğcu, öncelikle Yılmaz ve Taner hakkında eski TCK'nın 'ihaleye fesat karıştırmayı' düzenleyen 205'inci maddesinden dava açıldığını hatırlarak, bu suçun oluşmadığına hükmetti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious