Gazeteci sanıktan 28 Şubat cevabı

Gazeteci sanıktan 28 Şubat cevabı.13856
  • Giriş : 25.12.2008 / 18:47:00

''Ergenekon'' sanıklarından gazeteci Ümit Oğuztan'ın çapraz sorgusu ile avukatının savunması tamamlandı. Oğuztan, bir dönemin kahramanları ile ilgili ilginç açıklamlar yaptı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:



İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'ndeki salonda görülen davanın bugünkü duruşmasında çapraz sorguya alınan Ümit Oğuztan'a, Cumhuriyet savcısı Mehmet Ali Pekgüzel tarafından Turgut Gıda Sanayi'nin sahibi Turgut Büyükdağ ile nasıl tanıştığını soruldu.

Bu soru üzerine Büyükdağ'ı 1996 yılında Seyhan Soylu'nun tanıştırdığını anlatan Oğuztan, ayrıca ''Kraliçe Sisi'' adıyla belgesel bir roman yazıp Soylu'nun hayatını anlattığını, ancak romanın müstehcen olduğu için toplatıldığını söyledi. Oğuztan, romanın kahramanı olan Hakan Kapgit'in de Seyhan Soylu olduğunu belirtti.

Oğuztan, Elmadağ'da yürürken polislerin eşcinselleri dövdüğü sırada yanlarına gittiğini belirterek, Soylu ile de bu vesileyle tanıştığını anlattı.

Savcı Pekgüzel, Susurluk Komisyonu'na 7 Mart 1997 tarihinde gönderdiği belgeleri sordu. Oğuztan da maddi imkansızlıklar nedeniyle eğitimini tamamlayamadığını, gazeteci Çetin Emeç'in yanında çalıştığını ve birçok şeyi öğrendiğini ifade ederek, ''Üzerimde emeği var. Ülkemizde birçok gazeteci, yazar öldürüldü. Bu cinayetlerin bir çoğu aydınlanmadı. Bu olaylara duyarsız kalamazdım. Çok doğal bir şey'' dedi.

-''ERGENEKON'U NEREDEN ÖĞRENDİNİZ?''-

Oğuztan, Savcı Pekgüzel'in ''Ergenekon'u kimsenin bilmediği bir dönemde, Susurluk Komisyonu'na gönderdiğiniz belgelerde, Ergenekon örgütünden söz ediyorsunuz? Nereden öğrendiniz?'' şeklindeki sorusu üzerine de kendi kitabının basıldığı Yaprak Yayınevi'nde Erol Mütercimler'in de ilk kitabının basıldığını ifade ederek, yaptıkları sohbette Mütercimler'in kendisine Ergenekon terör örgütünden bahsettiğini ve kaynağını da açıkladığını belirtti.

Savcı Pekgüzel, Oğuztan'a, komisyona verdiği yazısında Uğur Mumcu ve Eşref Bitlis'in öldürülmesiyle ilgili iddialarının da bulunduğunu anımsattı.

Oğuztan da, Susurluk Komisyonu'na verdiği raporda bütün bildiklerini yazdığını ifade ederek, ''Keşke bunları bana sormasanız. Bir Cumhuriyet savcısı olarak keşke bunları siz araştırıp bulsanız. Ben gazeteciyim, ancak o kadar bilgi edinebilmişim. Bir umutla yazıp göndermişim. Bunların bedelini ödüyorum'' dedi.

Oğuztan, Pekgüzel'in yazısında JİTEM'den bahsettiğini hatırlatması üzerine de ''JİTEM diye bir örgüt yok. Bu masalı ortaya atıp gerçek gladyo yapılanmasının üzerini örttüler. Sizler hukukcusunuz, oyuna gelmeyin. Burada gladyo perdeleniyor'' diye konuştu.

-TUNCAY GÜNEY-

Savcı Pekgüzel'in ''Tuncay Güney'in Ümit Bağbek ve Süleyman Gürleyen ile ilişkisi hakkında ne biliyorsunuz? '' diye sorduğu Oğuztan, Turgut Büyükdağ ile çalışırken İstanbul Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürü olan Ümit Bağbek'in aynı zamanda Turgut Gıda Sanayi'nin de koruma müdürü olduğunu söyledi.

Bağbek'in Levent'teki binaya genellikle hafta sonları geldiğini ve kendisini koruduğunu ifade eden Oğuztan, burada ''Özel Harekat''tan emekli polislerin de koruma görevlisi olarak çalıştığını, Süleyman Gürleyen'in de Büyükdağ'ın yakın dostu olduğunu ve işlerini takip ettiğini belirtti.

Savcı Pekgüzel'in , ''Tuncay Güney'in beyanına göre Bağbek ile Gürleyen, Veli Paşa'ya cip almışlar. Neyi düzeltmek istiyorlardı?'' şeklindeki sorusu üzerine Oğuztan, ''Bu soruyu Güney, Bağbek ve Gürleyen ile nasıl tanıştı diye sormak lazım. Büyükdağ, parası bitince Strateji dergisini kapattı. Daha sonra ben olmadan Güney ile anlaşmış. Strateji'yi yeniden yayımlamak istemişler. O sırada tanışmışlar. Aralarındaki ilişkiyi bilmiyorum'' dedi.

Oğuztan, başka bir soru üzerine de Tuncay Güney'in Büyükdağ ile Bilecik'e giderek, Veli Küçük ile tanıştığını söyledi.

Turgut Büyükdağ aracılığıyla tanıştığı Yalçın Tanfer'in de kendisine Fehriye Erdal'ın estetik yaptırdığını ve bir süre Fener Rum Patrikhanesi'nde saklandığını söyleyerek bir fotoğrafını verdiğini öne süren Oğuztan, bu konuyu sıcağı sıcağına haber yaptığını, ancak DGM Savcılığı'na çağrılmasının ardından haberin yalan çıktığını ifade etti.

-''EYMÜR'ÜN GÜNEY İLE İLİŞKİSİ VAR MI?''-

Pekgüzel'in, ''Mehmet Eymür'ü tanıyor musunuz? Eymür'ün, Tuncay Güney ile ilişkisi var mı?'' sorusuna Oğuztan, ''Bir gazeteci olarak özellikle istihbaratçılardan uzak durdum. İstihbaratçıların, gazetecileri nasıl kullandığını biliyoruz. Mehmet Eymür'ü tanımıyorum. Tuncay Güney'in anlatımlarından biliyorum sadece'' dedi.

Savcı Pekgüzel, Oğuztan'a, Tuncay Güney'in 10 yıllık ABD vizesi almasıyla ilgili sorular da yöneltti. Oğuztan, kendisinin pasaportunda da 10 yıllık ABD vizesi olduğunu ifade ederek, ABD Konsolosluğu'nun gazetecilere zorluk çıkarmadan vize verdiğini belirtti.

Oğuztan, başka bir soru üzerine de Doğu Perinçek ve Adnan Akfırat'ı tanımadığını savundu.

-''ADİL SERDAR SAÇAN FETHULLAHÇI MI?''-

Savcı Pekgüzel, Oğuztan'a, ''Ergenekon'' soruşturmasında tutuklu bulunan eski İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Adil Serdar Saçan'ın ''Fethullahçı olduğu konusunda bir izlenim edinip edinmediğini'' sordu.

Böyle bir izlenim edindiğini savunan Oğuztan da ''Organize şubede gözaltına alındığımda beni duvara çarptı. (Sen Fethullah Gülen'den ne istiyorsun?) dedi. 9 gün gözaltında kaldım. Her gece sabaha kadar (Fethullah Gülen'den ne istiyorsun, Ali Kalkancı haberini niye yaptın?) diye sordu'' dedi.

Oğuztan'dan elde edilen bazı belgeler içinde yer alan çok sayıdaki evrakın da başlıklarını okuyarak, bir örgüt mensubunda bulunmayan örgütsel dokümanların Oğuztan'dan çıktığını söyledi.

Pekgüzel, Oğuztan'a bilgisayarında ''Alevi doc'' şeklinde bir dosya çıktığını, benzer bir dosyanın da Veli Küçük'ten elde edildiğini bildirdi. Küçük'ün avukatı Zeynep Küçük ise buna itiraz ederek, müvekkilinden böyle bir belge çıkmadığını savundu.

Oğuztan, ''Ergenekon'' operasyonu ile ilgili gazeteci olarak kendisinin de haberler yaptığını, bilgisayarında çıkan bu belgelerin emniyetten, çeşitli yerlerden elde edinildiğini belirterek, ele geçen bazı belgelerin de internette yayımlandığını anlattı.

Cumhuriyet Savcısı Pekgüzel, Oğuztan'dan Fadime Şahin olayını anlatmasını istedi. Oğuztan da, bu olaya bağlı olarak 28 Şubat süreci sonunda birçok insanın hedef gösterildiğini belirterek, kendisinin sadece Ali Kalkancı haberini yaptığını, Müslüm Gündüz ve Fadime Şahin haberini yapmadığını ifade etti.

-ALBAY ÖZDEN'İN ŞEHİT EDİLMESİ-

Savcı Pekgüzel'in, ''Albay Rıdvan Özden'in şehit edilmesiyle ilgili ne biliyorsunuz?'' sorusu üzerine de Oğuztan, Rıdvan Özden'in eşinin çalıştığı televizyona geldiğini, bazı bilgiler verdiğini, ancak anlattıklarının çok saçma olması ve ciddi bir belge bulunmaması nedeniyle yayımlamadığını söyledi.

Bunun üzerine müdahale eden avukat Zeynep Küçük, bu konunun iddianamede yer almadığını belirterek, ''Bu konu iddianamede yok. Neye dayandırarak soruyorsunuz? Gelecek dosyada mı var?'' diye tepki gösterdi.

Bunun üzerine Savcı Pekgüzel de ''Bu konuyu başka bir arkadaşımız yürütüyordu. Daha sonra bizim dosya ile birleşmiş'' dedi.

Diğer Savcı Nihat Taşkın'ın bir sorusunu yanıtlarken de Oğuztan, Tuncay Güney'in ''Ergenekon, lobi, analiz'' gibi belgeleri tasarlayacak bir insan olmadığını, bunlara aklının yetmediğini ileri sürdü.

Mehmet Eymür'ü tanımadığını belirten Oğuztan, Tuncay Güney'in de çok ciddiye aldığı bir kişi olmadığını belirtti.

Taşkın'ın, Güney'in Beyoğlu'nda 3 katlı bir binası olduğunu belirtmesi üzerine Oğuztan, Tarlabaşı'nda çok ucuz, virane bir yer olan bu binayı herkesin alabileceğini kaydetti.

-KERİNÇSİZ'İN SORULARI-

Tutuklu sanık Kemal Kerinçsiz, sanık Ümit Oğuztan ile savcının 2 ayrı ''Ergenekon'' yapılanmasından bahsettiklerini belirterek, sanığın nasıl bir yapılanmayı kastettiğini sordu.

Oğuztan, ''Bütün dünyanın üzerinde durduğu gladyodan bahsediyorum. Savcının bakış açısı farklıdır. Benim söylediğim (Ergenekon), Amerikan çıkarlarını korumak için kurulmuş, son derece gizli ve başarılı bir CIA yapılanmasıdır'' dedi.

Savcının ve kendisinin bahsettiği yapılanmalara ilişkin Kerinçsiz'in bir sorusu üzerine de Oğuztan, ''Bu Ergenekonlar'ın birisi gerçek, birisi sanaldır'' diye konuştu.

Kerinçsiz'in Tuncay Güney'in masa başı haberler yapıp yapmadığını da sorduğu Oğuztan, Güney'in, Tansu Çiller ve ekibine fotomontaj bir fotoğrafı satmaya çalıştığı, masa başında haberler hazırlayarak müdürlerine verdiği yönünde söylentiler olduğunu, kendisinin de dikkatli davrandığını anlattı.

Güney'in, ''Tolga İpek'' adını kullandığını bildiğini ifade eden Ümit Oğuztan, ''Güney'in Fethullahçı olduğunu düşündüğünü'' söyledi.

Kerinçsiz'in, Tuncay Güney'in bazı çevrelerle ilişki kurma görevinin olup olmadığını sorduğu Oğuztan, ''Yılların Cem Karaca'sı ile Fethullah Gülen'i aynı masaya oturttu. Bu küçümsenecek şey değil'' diye konuştu.

Güney'in, siyasilerle görüşüp görüşmediğinin sorulması üzerine de Oğuztan, bu kişinin birçok siyasetçi ile görüştüğünü, Tansu Çiller, Mehmet Ağar, Necmettin Erbakan'ın ilk akla gelenler olduğunu söyledi.

Oğuztan, bir üye hakimin, silahlı saldırıya uğrayıp uğramadığını sorduğu Oğuztan, şöyle konuştu:

''Türkiye'de Susurluk oldu, tek bir silah patlamadı. Ali Kalkancı'yı Star TV'ye çıkardım, programdan sonra tutuklandı. Ben evime gitmeden bürom tarandı. Hangisinin daha derin ilişkilere dayandığını taktirlerinize bırakıyorum'' dedi.

Duruşmada, Oğuztan'ın çapraz sorgusunun tamamlanmasının ardından da avukatı savunma yaptı.

Duruşmada daha sonra tutuklu sanıklardan Sami Hoştan'ın savunmasının alınmasına geçildi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*