Gazeteci-yazar Orhan Duru vefat etti

Gazeteci-yazar Orhan Duru vefat etti.10837
  • Giriş : 26.01.2009 / 09:09:00

Türk basınının ve edebiyatının önde gelen isimlerinden gazeteci-yazar Orhan Duru vefat etti. Duru, Milliyet gazetesinde de birçok görevde bulunmuştu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Surp Agop Hastanesi'nde bir süredir tedavi gören gazeteci- yazar Orhan Duru dün sabah 02.30'da hayata gözlerini yumdu. 76 yaşında hayatını kaybeden Duru'nun cenazesi yarın Teşvikiye Camii'nde kılınacak öğle namazının ardından Aşiyan Mezarlığı'nda toprağa verilecek. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Duru'nun vefatı nedeniyle eşi Sezer Duru'ya taziye mesajı gönderdi.

İstanbul Rumelihisarı'nda 18 Aralık 1933'te dünyaya gelen Duru, 1956'da Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi'nden mezun olarak aynı fakültede bir süre asistanlık yaptı. 1961'de gazetecilik mesleğine atılan Duru, Ulus gazetesinde çalışmaya başladı.

Milliyet'te 16 yıl çalıştı
Cumhuriyet, Milliyet, Güneş ve Hürriyet gazetelerinde mesleğini sürdüren Duru, kariyerinde muhabir, parlamento muhabirliği, haber müdürlüğü, yazı işleri müdürlüğü ve yayın koordinatörlüğü gibi görevlerde bulundu.
Orhan Duru 1970 yılında göreve başladığı Milliyet'te 16 yıl çalıştı. Milliyet gazetesinin Ankara bürosunda parlamento muhabirliği ve Ankara istihbarat şefliği yaptı.

Duru, 19 Nisan 1982'de Turhan Aytul'un Milliyet Genel Yayın Yönetmenliği'nden ayrılması üzerine İstanbul'a geldi. Mehmet Ali Birand ile birlikte yer aldıkları Yayın Kurulu'yla bir süre gazeteyi yöneten Duru, haber müdürü ve yayın koordinatörü görevlerinde bulundu.
Duru, Milliyet'te çalıştığı dönemde tarihten, siyasete, güncel olaylardan, gezi yazılarına kadar çok sayıda başarılı yazı dizisine de imza attı.
Duru, 1977'de 16 bölüm halinde yayımlanan “Amerikan Gizli Belgeleriyle Türkiye'nin Kurtuluş Yılları” adlı yazı dizisinde, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Kurtuluş Savaşı dönemine ait belgelerini okuyucuyla paylaştı.
12 Eylül askeri darbesine zemin hazırlayan sağ sol çatışmalarının tüm hızıyla sürdüğü dönemde Doğu illerini dolaşan Duru, edindiği izlenimleri “Doğu Raporu” adlı yazı dizisinde topladı.

Duru'nun 1981'de yayımlanan “Önemli Kararlar Öncesinde NATO” adlı yazı dizisi de o dönemde büyük ses getirdi. New York'tan Abu Dabi'ye kadar birçok dünya şehrini de dolaşan Duru'nun gezi yazıları ilgiyle okunmuştu.

Öyküleriyle ödüller kazandı
Duru'nun ilk öyküsü, 1953'te Küçük Dergi'de yayımlandı. “Mavi”, “Evrim”, “Yeni Ufuklar”, “Pazar Postası”, “Yelken ve Dost” dergilerindeki yazılarıyla dikkat çeken Duru, “Ağır İşçiler” adlı öyküsüyle “1970 TRT Sanat Ödülleri Yarışması”nda başarı ödülü kazandı. 1996'da “Sarmal” adlı öykü kitabıyla da Sedat Simavi Edebiyat Ödülü'nün sahibi oldu. “Bırakılmış Biri”, “Denge Uzmanı”, “Ağır İşçiler”, “Yoksular Geliyor”, “Şişe”, “Bir Büyülü Ortam”, “Kısas-ı Enbiya”, “Kıyı Kıyı Kent Kent”, “Hormonlu Kafalar”, “İstanbulin”, “Sarmal”, “Fırtına ”, “Yeni ve Sert Öyküler”, “Küp”, “O Pera'daki Hayalet ”, “Sierra Madre'nin Hazineleri (B. Traven'den)”, “Gizli Tarih (Prokopius'tan)”, “Çağdaş Fizikte Doğa (Werner Heisenberg'den)” adlı öykü, deneme, anı ve çeviri eserleri bulunan Duru, ayrıca tiyatroya da “Durdurun Dünyayı İnecek Var (1968 - Antony Newley ve Leslie Bricuss'tan)”, “Sınırdaki Ev (1970 - Slawomir Mrozek'ten)”, “Üzbik Baba (1990 - Alfred Jarry'nin Kral Übü'sünden)” adlı eserleri uyarladı.

ORHAN DURU İÇİN NE DEDİLER?

Yazılarında ince bir mizah vardı
Hasan Pulur (Milliyet yazarı): “Meslekte en eski arkadaşlarımdan biriydi, tam 50 yıllık arkadaşımdı. Çok iyi bir hikayeci, edebiyatçı ve yazardı. Bütün yazılarında bir ince mizah, ironi vardı. 27 Mayıs darbesinin ardından Milli Birlik Komitesi üniversitede bir tasfiye yaptı ve bazı profesörleri üniversiteden uzaklaştırdı. Orhan Duru o dönemde üniversiteden uzaklaştırılan tek asistandı. İyi ki de uzaklaştırılmış, çünkü Türkiye onun gibi iyi bir gazeteci ve yazar kazandı.”

Unutulmaz işler yaptık
Fikret Otyam (Gazeteci, yazar, ressam): “Çok değerli bir arkadaşımı yitirdim. Uzun yıllar Cumhuriyet gazetesinde birlikte çalıştık. Hem gazetecilikte arkadaşım, hem de sanatçı bir dostumdu. Birlikte unutulmaz işler yaptık. Yakınlarına başsağlığı diliyorum.”

Mesleğin iftihar edeceği bir isim
Doğan Heper (Milliyet yazarı): “Orhan Duru'yla Milliyet'te hem Ankara'da hem İstanbul'da birlikte çalıştık. Orhan Duru kimsenin tahmin edemeyeceği kadar iyi yürekli bir adamdır, her şeyden önce insandır. Gazeteciliğin değil, başka mesleğin tahsilini yaptığı halde bu mesleğin iftihar edeceği insanlardan biridir. Benim çok sevdiğim arkadaşlarımdan biriydi, bunun en büyük sebebi de iyi bir gazeteci olmasından ziyade çok iyi bir insan olmasıdır.”

Hoşgörülü bir insandı
Mehmet Ali Birand (Kanal D Haber Genel Yayın Yönetmeni): “Sadece değerli bir kültür adamını, son derece tarafsız bir gazeteciyi değil, aynı zamanda bir İstanbul beyefendisini kaybettik. Duru'yla uzun yıllar boyunca Milliyet'te çalıştım. Ağzından kimse hakkında kötü bir laf çıkmayan, kendisi hakkındaki görüşleri de büyük bir iyimserlik ve hoşgörüyle karşılayan bir insandı. Orhan Duru'nun kaybı hepimizin kaybıdır. Nur içinde yatsın.“

Öykücülüğün kilometre taşıydı Tufan Türenç (Hürriyet yazarı): “Duru çok değerli ve iyi bir gazeteciydi. Türk öykücülüğünün sayılı kilometre taşlarından biriydi. Son derece ilkeliydi, gazeteciliğin de son derece ilkeli bir şekilde yapılmasını isterdi, kendisi de o şekilde yapardı. 5-10 yıl önce artık gazetecilikte haber yozlaşmasının başladığını söyleyerek, 'Bu meslek artık bana göre değil' dedi ve çekildi. 40 yıllık arkadaşımdı. Son derece iyi kalpli, en karmaşık konuları bile halkın anlayabileceği yalın bir dille yazabilen bir gazeteciydi. Babıâli'nin çok önemli bir devi gitti.”

Başarısı habercilikle sınırlı kalmadı
Orhan Erinç (Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı): “Duru hem gazetecilik hem de edebiyat açısından önemli meslektaşlarımızdan biriydi. Başarıları yalnız habercilikle sınırlı kalmamış, araştırma inceleme ve röportaj alanlarında da başarılı çalışmalar yapmıştır. Orhan Duru, Türk hikâyeciliğinin başarılı ve seçkin temsilcilerindendir. Orhan Duru'nun yaşamı bunlarla da sınırlı kalmamış, meslek örgütlerinde görevler üstlenerek katılımcılığın ve dayanışmanın güzel örneklerini de vermiştir. Sevgi ve saygıyla anıyorum.”

Çok iyi bir gazeteciydi
Ahmet Oktay (Şair, yazar, gazeteci): “Orhan benim çok eski bir dostumdur. Kendisini gazeteciliğe başlamadan önce tanıdım. Ankara'da aynı edebiyat çevresinin, aynı kuşağın insanlarıydık. Çok sevdiğim, takdir ettiğim bir yazardır. Milliyet gazetesinde birlikte çalıştık, çok da iyi bir gazeteciydi.”

Münakaşayı hiç sevmezdi
Nilüfer Yalçın (Milliyet'in eski dış politika muhabiri): “Duru istihbarat muhabirleri arasında en sivrilmiş, en güzel yazı yazan arkadaşlardan biriydi. Parlamento muhabirliği de yapmıştı. Münakaşayı, tartışmayı sevmezdi, çünkü yazdığı şeylerde, topladığı bilgilerde herhangi bir aksama olmadığını bilirdi. Orhan iyi bir yazardı, çok güzel öykü yazardı, ancak hiçbir zaman güzel öykü yazdığını dile getirmezdi. Büyük bir kayıp. Hem insani değerler ve fikri açıdan hem de arkadaşlarına olan yakınlığı açısından çok arayacağımız bir arkadaşımızı kaybettik.”

Geride değerli eserler bıraktı
Altan Öymen (Radikal yazarı): “Orhan Duru'nun aramızdan ayrılması gerek edebiyatımız, gerekse de basınımız için çok büyük bir kayıptır. Edebiyatımıza değerli eserler bırakmış, basınımıza unutulmaz katkılarda bulunmuştur. Basında, yayınların bilgiye dayanması, doğru ve güzel bir Türkçe'nin kullanılması için yaptığı çalışmalar özellikle Milliyet ailesi için ondan kalan anılar arasındadır. Değerli eşi Sezer Duru ile birlikte gerek kültür ve sanat alanındaki, gerek basındaki dostlarına başsağlığı dilerim.”

Milliyet

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*