Gazetelerin manşetleri

  • Giriş : 28.06.2006 / 00:00:00

Türk gazetelerinin 28 Haziran 2006, Çarşamba sayılarının manşetleri şu şekilde:

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


ZAMAN GAZETESİ:
Susurluk Davası’nda sürpriz tanıklar

Susurluk Davası’nda dün ilginç bir gelişme yaşandı. Çete ilişkileri ile ilgili olarak yargılanan son sanık Sedat Bucak’ın davasına bakan İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi, sanık avukatlarının talebi doğrultusunda dönemin yöneticilerinin ve askerlerin de aralarında bulunduğu 8 kişiyi tanık olarak dinlemeye karar verdi.

Bu kapsamda eski Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, eski Başbakan Tansu Çiller, eski Genelkurmay Başkanı Org. Doğan Güreş, eski Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar, eski Diyarbakır İl Jandarma Komutanı Eşref Hatipoğlu, Şanlıurfa İl Jandarma Komutanı Seral Saral, emekli Korgeneral Hasan Kundakçı ve Sedat Bucak’ın amcaoğlu Fatih Bucak mahkemede ifade verecek. Eski bakanlardan Hasan Celal Güzel, dinleme talebinin Bucak’tan gelmesinin anlamlı olduğuna işaret ederek, “Karar, bu isimlerin Susurluk'tan haberdar olduklarını gösterir.” diyor. Susurluk Komisyonu üyesi Fikri Sağlar ise kararı tarihî bir fırsat olarak değerlendirdi. Bu kişilerin bildiklerini anlatmaları halinde birçok şeyin aydınlanacağını savunan Sağlar, askerlerin anlatacaklarının önemli olduğuna vurgu yaptı. DGM’de Susurluk ana davasına bakan Sedat Karagül ise, ‘Susurluk çetesi ketumdur.’ diyerek, tanıkların yemin edeceğini, ancak konuşmayabileceğini öne sürdü.

HÜRRİYET:
Randevu talebine red

MHP Lideri Devlet Bahçeli, ittifak arayışını sürdüren Rahşan Ecevit’in görüşme teklifini reddetti. 1999’da DSP-MHP-ANAP koalisyonu kurulurken Rahşan Hanım, Bahçeli tarafından unutulmayan "Çocukları örgütlediler, hatta silahlandırdılar. Ya bizden olacaksın ya canından dediler" sözlerini söylemiş ve hükümet ortaklığını içine sindiremediğini söylemişti.

Rahşan Ecevit, ’Cumhuriyet için el ele’ adını verdiği sağda ve solda ittifak arayışı için randevu talep ettiği MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’den "Hayır" cevabı aldı. Bu ret, Rahşan Ecevit’in 1999 Mayıs’ında MHP’ye yönelttiği suçlamalara bir yanıt gibi.

Rahşan Ecevit DSP ile MHP’nin hükümet ortaklığı çalışmalarını röportaj verdiği gazeteci Fikret Bila’nın deyimiyle ’içine sindirememiş’, MHP’yi ağır bir dille eleştirmişti. ’Rahşan Hanım Depremi’ olarak bilinen röportajda şu görüşler yer almıştı:

"DSP ile MHP’nin hükümet ortaklığı kurmaları zorunlu olabilir. Ama benim içimde ve inanıyorum ki daha birçok kimsenin içinde ciddi kuşkular var. Çocukları, gençleri örgütlediler, baskı altına aldılar, hatta silahlandırdılar. ’Ya bizden olacaksın ya canından’ dediler. Yıllarca sayısız can yaktılar, canlar aldılar. Bunların acısını unutmak kolay mı? ’Biz Asena adlı bir kurttan üredik, Orta Asya’dan buralara geldik, bu ülkede egemenlik bizim hakkımızdır’ iddiasıyla, üstelik de kaba kuvvetle siyaset yapmaya kalkışanlar, ne demokratik anlamda ’parti’ sayılabilir ne de milli birliği güçlendirebilirler."

SABAH GAZETESİ:
Danıştay için Şeyhe gözaltı

Danıştay zanlısı Alparslan Arslan’ı azmettirmekten Şeyh Salih Hoca gözaltına alındı. Şeyhin Arslan’a "Artık harekete geçme zamanı" dediği belirtildi.

Gerçek ismi Salih Kurter. Ancak Şeyh Salih Hoca olarak biliniyor. Nur cemaatinin önde gelen isimlerinden biri olduğu belirtilen 83 yaşındaki şeyh, Arslan'ın ifadesinin ardından İstanbul'da gözaltına alındı.

Arslan'ın sık sık şeyhin yanına gittiğinin öğrenilmesi üzerine polis, şeyhin Gültepe'deki evini bastı. Şeyhle birlikte evde olan Arslan'ın avukat arkadaşı Süleyman Esen de gözaltına alındı.

Arslan'a "Harekete geçme vakti geldi" diye telkinde bulunduğu ileri sürülen şeyhin Atatürk'e hakaretten cezaevine girdiği iddia ediliyor.

MİLLİYET GAZETESİ:
El Kadı’nın kaydı defterden silindi

El Kaide ile bağlantılı olduğu öne sürülen Yasin El Kadı ile ilgili olarak 2001'de İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapılan başvuru ilginç bir şekilde kayıtlardan çıkarıldı. Savcılık defterine kaydedilen El Kadı'nın adı silindi, aynı dosya numarası başka bir davaya verildi.

ABD'nin "Özel Olarak Belirlenmiş Küresel Teröristler" listesinde yer alan Yasin El Kadı ile ilgili olarak 2001 yılında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapılan başvurunun ilginç bir şekilde kayıtlardan çıkarıldığı belirlendi. Savcılık defterine kaydedilen El Kadı'nın adı "daksil" ile silindi, aynı dosya numarası karşılıksız çekle ilgili bir davaya verildi.

3 yıl sonra yine El Kadı ile ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapılan suç duyurusu dosyası da "takipsizlik" kararıyla kapatıldı.

TAKVİM GAZETESİ:
Vefanın resmi

Başbakan'ın ağabey acısını omuzlayan tek siyasi parti lideri Mehmet Ağar oldu.

Ağar'ın kızı Yasemin'in cenazesini İstanbul Belediye Başkanı Tayyip Erdoğan omuzlamıştı. Dün, Rize'de Başbakan'ın ağabeyi toprağa verildi. Bu kez acıyı omuzlayan Ağar oldu.

Başbakan, cenazeyi mezara kadar taşıyan Mehmet Ağar'a teşekkür etti. DYP lideri de, "Acılı günümde yanımda olmuştu. Hiç unutmadım. Siyaset ayrı, insanlık ayrı" dedi.

RADİKAL GAZETESİ:
Ali Dibo'nun soyağacı

Rey, Atlas ve Merkez Medya aynı kişilere ait. Üç firmanın tüzel sahibi Beyaz Holding'in yönetimiyle Kanal 7'nin yönetimi aynı. Yeni ortaya çıkan Asal Eğitim'in sahibi de tanıdık.

Bu yıl 150 bin kişiye mesleki eğitim vermeyi hedefleyen İSMEK (İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Meslek Edindirme Kursları) için KDV hariç 50 milyon YTL bedelindeki ihalenin şartnamesini yedi firma alsa da, teklif verenler iki firmayla sınırlı kaldı. Bilgisayar sayısından, otomobil, kamyon, masa-sandalye, ütü masası ve saç kurutma makinesi miktarına kadar neredeyse tek bir firmayı tarif eden ihale şartnamesinde, asıl sorun ihaleyi kazanmak değil, ihaleye uygun bir firma sahibi olmaktı ki, bu firmanın sahibi 'Ali Dibo'dan başkası değildi.

İSMEK projesinin 2002 yılından bu yana yapılan bütün ihaleleri 'adrese teslim' şartnamelerle gerçekleştirildiği için her seferinde belediyeye yakınlığıyla tanınan firmalar kazandı. 2006 yılı ihalesine katılan iki firmanın sadece belediyeyle değil, birbirleri arasında da yakın bağlar var.

AKŞAM GAZETESİ:
Er Gilad'ı kurtarmak

İsrail askeri Gilad Şalit'in pazar günü Filistinli militanlar tarafından kaçırılması tansiyonu yükseltirken, İsrail'in Filistin hükümetine askerinin bulunması için tanıdığı 48 saatlik süre doldu.

Askeri kurtarmak için Gazze Şeridi'ne 3 bini aşkın asker, tanklar, toplar ve zırhlı araçlarla yığınak yapan İsrail Ordusu, 'Uzun ve etkili bir operasyona hazırız' diyen Başbakan Ehud Olmert'in 'vur' emrini bekliyor.

Tanklar, Gazze Şeridi'ne 100 metre kadar uzakta beklerken, Apache helikopterleri ve F-16'lar bölge üzerinde sürekli uçuş yapıyor. İsrail, askerini kurtarmak için özel birliklerini devreye sokarken, Mısır ve Fransa da taraflarla görüşmelerde bulunuyor. Filistin güvenlik birimleri de Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın talimatıyla yaralı askerin bulunması için bölgede operasyon yapıyor.

İsrail bir yandan askeri gücüyle gövde gösterisi yaparken, bir yandan da Gazze Şeridi'nin elektriğini, suyunu keserek, yakıt ve gıda sevkıyatını durdurarak bölgeyi tecrite hazırlanıyor. Filistinli militan örgütler de, olası bir İsrail istilasına önlem olarak Gazze'nin kuzeyindeki yollara barikatlar kurdu. Buldozerlerle yolları kapatarak, yola kum torbaları yığdı. Hamas'ın askeri kanadının sözcüsü Ebu Ubeyde, İsraillilere karşı çok iyi hazırlandıklarını belirterek, 'Onları çiçeklerle karşılamayacağız'' dedi. İslami Cihad da, tüm savaşçılarının seferber olmasını istedi.

STAR GAZETESİ:
Başkana köpek dayağı

Samsun Hayvanları Koruma Derneği Başkanı Ulubay, arabanın çarptığı köpeğe müdahale etmek istedi. Ulubay’ın yanına gelen vatandaş Yılmaz Üstün, ‘Bu düzelmez bırakın’ deyince çıkan tartışmada dayak yedi./b>

GÜNEŞ GAZETESİ:
Marmaray paniği

Altında tünel açılan 44 dairenin apar topar boşaltılması aynı mahallede yaşayan binlerce kişiye korku saldı.

Yoğun yerleşimin bulunduğu Üsküdar'da Marmaray projesi kapsamında açılan tüneller apartmanların kolon ve kirişlerine zarar vermeye başladı. Selmanağa Mahallesi'nde önceki akşam 114 kişinin yaşadığı 44 dairelik 2 apartman apar topar boşaltıldı.

YENİ ASYA GAZETESİ:
Vicdanlara yasakçı

Türkiye İsrafı Önleme Vakfı tarafından yaptırılan bir araştırmada, suçun önlenmesinde güvenlik tedbirlerinin tek başına yeterli olmadığı kaydedilerek, işsizlik ve yoksulluk ile yapısal yolsuzluk, eğitimsizlik ve manevî değerler sistemindeki yozlaşma gibi sorunların giderilmesi gerektiği vurgulandı. Araştırma sonuçları, manevî değerlerdeki zayıflamanın suç işlenmesini arttıran sebepler arasında ön sıralarda olduğunu ortaya koydu.

Proje koordinatörlüğünü Hacettepe Üniversitesi ve Kara Harp Okulu Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halil Kayım ile Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İhsan Sezal’ın yaptığı “Suç ve Suçluluk Araştırması: Sorunlar ve Çözüm Önerileri” isimli araştırmada, Türkiye’de suç olgusunun sebepleri, suçluluğun arka planında bulunan ve bunu etkileyen faktörleri, bilimsel bir bakış açısıyla sosyo-ekonomik ve kültürel açılardan değerlendirerek, bunlara yönelik çözüm önerileri ortaya konuldu.

1-7 Mart 2006 tarihleri arasında, Adana, Ankara, Diyarbakır, İstanbul, İzmir ve Trabzon illerinde bulunan 10 farklı ceza infaz kurumunda bulunan bin 525 hükümlü ve bu illerde yaşayan bin 250 kişi olmak üzere, toplam 2 bin 775 kişi üzerinde farklı soru setlerinden oluşan anketler uygulandı. Türkiye’de suçun birinci sebebinin işsizlik ve yoksulluk olduğunu ortaya koyan araştırmaya göre, kırsal alandan şehre hızlı ve düzensiz göç olgusu suçluluğu artıran önemli bir faktör.

YENİ MESAJ GAZETESİ:
Türk olma şartı kaldırılıyor

Gündeme geldiği andan itibaren tartışmalara neden olan ve yabancı doktorların Türkiye’de çalışabilmesine olanak sağlayan yasa tasarısı Meclis Başkanlığı’na sunuldu. Hükümet 1928 yılından bu yana yürürlükte olan yasayı değiştirerek, doktorluk yapmak için “Türk olma” şartını kaldırıyor.

1928 yılından bu yana yürürlükte olan yasada değişiklik öngören tasarı doktorluk yapmak için “Türk olmak” şartını kaldırıyor. Tasarıyla doktor ve hastane hatalarından doğan tazminat taleplerinin karşılanabilmesi için zorunlu sigorta getiriliyor. Bu sigortanın primlerinin ödenmesinden doktorlar, işveren konumundaki özel ve kamu kuruluşu yöneticileri de sorumlu olacak.

YENİ ŞAFAK GAZETESİ:
Kutra beni baba

Susurluk Davası'nda mahkeme, Sedat Bucak'ın talep ettiği Süleyman Demirel, Mehmet Ağar, Tansu Çiller ve dönemin Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş'in dinlenmesine karar verdi. Bucak, daha önceki duruşmalarda, "Yaşananları devletin içinde derin ilişkileri olan siyasetçiler iyi biliyor" ifadesini kullanmıştı.

Susurluk davası kapsamında 'çetede yöneticilik' yapmakla suçlanan DYP eski milletvekili Sedat Edip Bucak'ın yargılandığı davada, sanık avukatlarının talebi üzerine 8 kişilik VIP tanık listesindeki tüm isimlerin dinlenmesine karar verildi. Listede, eski Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, İçişleri eski Bakanı Mehmet Ağar, Genelkurmay eski Başkanı Doğan Güreş, Jandarma eski Asayiş Bölge Komutanı Korgeneral Hasan Kundakçı, eski Başbakan ve DYP Genel Başkanı Tansu Çiller ile eski Diyarbakır İl Alay Komutanı Albay Eşref Hatipoğlu, Sedat Bucak'ın yeğeni Fatih Bucak ile Şanlıurfa İl Jandarma Komutanı Albay Seral Saral'ın isimleri bulunuyor. Hatırlanacağı üzere Bucak'ın avukatlarının söz konusu kişilerin mahkemece dinlenmesi talebi daha önceki duruşmalarda reddedilmişti.

H. O TERCÜMAN GAZETESİ:Turistik değilmiş

İstanbul'un 'tarih, deniz' kokulu 5 dev ilçesinin 'turizm, ticaret ve sanayi' unvanı bir yasayla silindi.

Başkanlar şaşkın, vatandaş ise zorda Tarihi özelliği bile olmayan bazı yerlerin Bakanlar Kurulu'nun Norm Kadro Yasası'nda yer almasına rağmen, bir tarih ve kültür merkezi olan Beşiktaş'ın es geçilmesi şaşkınlık yarattı.

Yasa'da; Sakarya'nın Sapanca, Anakara Polatlı'nın Temelli, Erzurum'un Yakutiye ve Kocaeli'nin Darıca ilçeleri sanayi, ticaret ve turizm bölgeleri olarak gösteriliyor. Dolmabahçe Sarayı, Çırağan Sarayı, Galatasaray Üniversitesi, Bahçeşehir Üniversitesi ve İTÜ'ye bağlı bazı fakültelerin, turizm alanlarının ve daha birçok tarihi yapıların yeraldığı İstanbul'un Beşiktaş İlçesi ile tarihi Haydarpaşa Garı'nın bulunduğu Kadıköy ve Uluslararası Lüttfi Kırdar Kongre Merkezi'nin yer aldığı Şişli'den, niteliksiz yerler konumuna konarak hiç bahsedilmiyor.

FOTOMAÇ:
Devler coştu!

Delgado'yu Beşiktaş'a hediye eden Ülker, Galatasaray'a 5 milyon euro'luk destek sağlayacak. Sarı-kırmızılılar da Gravesen ve Ze Roberto'yu transfer edecek. Gravesen hafta sonu İstanbul'a gelecek.

Transferin en hızlı takımı Beşiktaş, 'yılın transferi'ni gerçekleştirdi. Siyah-beyazlılar, teknik direktör Jean Tigana'nın ısrarla istediği Matias Delgado'nun transferinde mutlu sona ulaştılar. Ana sponsor Ülker, bu futbolcunun bonservis ücretini (5 milyon euro) karşıladı ve Matias Delgado'yu Beşiktaş'a hediye etti. Beşiktaş Kulübü İkinci Başkanı Murat Aksu ile sportif direktör Erdil Arpacı, dün İsviçre'de Basel'e 5 milyon euro bonservis bedelini ödedi ve Beşiktaş, Delgado ile 3 yıllık sözleşme imzaladı.

FANATİK:
Ze Roberto ile ilgileniyoruz

Galatasaray Başkan Yardımcısı Adnan Polat açıkladı: Ze Roberto ile ilgileniyoruz Eğer şartlar uygun olursa transferi düşünebiliriz.

Galatasaray Başkan Yardımcısı Adnan Polat açıkladı: Ze Roberto ile ilgileniyoruz ancak bu futbolcu şu anda Dünya Kupası finallerinde Brezilya Milli Takımı’nın başarısı için mücadele ediyor. Eğer şartlar uygun olursa transferi düşünebiliriz. Bizim üstünde çalıştığımız hiçbir transfer şu ana kadar bitmedi. Transfer çalışmalarımızı 4-5 koldan sürdürüyoruz. Takım ve futbolcularla görüşmelerimiz devam ediyor. Galatasaray’ın şu anda defansif ve ön liberoda futbolculara ihtiyacı var. Transferde acele etmiyoruz. Bir yabancı kontenjanımız var. Onu da iyi değerlendirmek istiyoruz.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious