Gazetelerin manşetleri

  • Giriş : 02.07.2006 / 00:00:00

Türk gazetelerinin 02 Temmuz 2006, Pazar sayılarının manşetleri şu şekilde:

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


ZAMAN GAZETESİ:
Türkiye, kupaya futbolla değil ürünleriyle damga vurdu

Türkiye’nin Almanya’ya mayıs ayındaki ihracatı geçen yıla göre yüzde 24,9 artarak 835 milyon dolara çıktı. Kupa ile gelen talep patlaması Türk malları ile karşılanıyor.

Milli Takım’ın elenerek Dünya Kupası’na katılamaması Türk futbolseverleri derinden üzerken, maçları izlemek için dünyanın dört bir yanından Almanya’ya akın eden milyonlar, ihracatçıların yüzünü güldürdü. Taraftarların maçları keyifle izlediği televizyon koltuğundan futbolcuların giyeceği çorap ve formaya, kirazdan karpuza, baklavaya kadar çok sayıda üründe ‘Made in Turkey’ imzası mevcut. Türkiye’nin dış ticaretinde önemli bir paya sahip olan Almanya’ya mayıs ayında yapılan ihracat geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 24,9 artış göstererek 835 milyon dolara çıktı. Karşılaşmaların başladığı haziranda ise bu rakam 829 milyon dolar oldu. Bu yıl televizyon ve TV koltuğu satışlarında da ciddi bir artış gözlendi. Mobilya sektörünün önde gelen firmalarından İstikbal, Dünya Kupası için ürettiği TV koltuklarından 2 aylık sürede toplam 13 bin 790 adet satış yaptı. Futbol ziyafeti, zor günler geçiren tekstil sektörüne de rahat nefes aldırdı. Spor ürünü satan firmaların bu dönemki siparişlerinde yüzde 20 artış var. Adidas, Nike gibi firmalardan çok iyi siparişler alındı. Dünya Kupası, kiraz ve karpuz üreticisi çiftçilerin de ihracatını olumlu etkiledi. Elektronik eşya üreticisi firmalar da, maçları izlemeyi keyfe dönüştürmek için LCD ve plazma TV satışlarında yaptıkları promosyon kampanyaları ile satışlarını artırdı. Öte yanda Güllüoğlu Baklavaları’nın kupa sebebiyle baklava ihracatı yüzde 30-40 arttı.

HÜRRİYET:
90 km’lik hız limiti artsın

Ankara’dan İstanbul’a otomobille 2.5 saatte gittiğini söyleyen AKP Tokat Milletvekili Zeyid Aslan, 90 km’lik hız limitinin artırılmasını istiyor. Aslan, "Bu limit az geliyor. Hız dışında tüm kurallara uyarım, ama yolu bulunca affetmem" diyor.

AKP Tokat Milletvekili Zeyid Aslan 90 km’lik hız limitinin artırılmasını istedi. 300 km. kadranlı araçlar üretildiğine işaret eden Aslan, "Birçok insan yavaş gittiği için ceza ödüyor. 260 kadranlı araçta, 2’nci viteste 90’a çıkıyorsunuz. Bu limit bu kadar duble yol ve otobana az geliyor" dedi. Aslan, "Dışarıdan trafik canavarı gibi görülebilirik ama değilim. Hız dışında, tüm trafik kurallarına uyarım" diye konuştu.

Ankara’dan İstanbul’a 2.5 saatte gittiğini söyleyen Aslan, böylece İstanbul’a 4 saatte giden siyasetçilere göre, halkla 1.5 saat daha fazla buluştuğuna söyledi. Bu sözleri duyan AKP İstanbul Milletvekili Gülseren Topuz "Azraille buluşma riskin de artıyor" diye takılınca Aslan, "Siyaset bir risktir. Ayrıca da 15 yıldır riskli hiçbir kazaya karışmadım" dedi.

Hızlı araba kullanmasını İstanbul trafiğinin getirdiği alışkanlık sözleriyle anlatan Aslan, "Bu bir maharet değil, kendimi de takdir etmiyorum. Ama hızlı araba kullanmakla, riskli araba kullanmayı ayırmak lazım" dedi.

SABAH GAZETESİ:
Kırmızı ışığa bir yıl hapis

Hâkim, kırmızı ışıkta geçerek bir yayaya hafifçe çarpıp kaçan sürücüye, ibret olsun diye en yüksek cezayı verdi.

Ankara’da bir yıl önce meydana gelen hafif yaralamalı kazadan ibretlik ceza çıktı. Ankara 12. Sulh Ceza Mahkemesi, kamyonetle kırmızı ışıkta geçerek yaya İlhan Turan’a çarpıp kaçan Ahmet Ünlübaş’ı, yasanın öngördüğü üst sınır olan bir yıl hapis cezasına çarptırdı.

Ölümlü trafik kazalarında bile bazı durumlarda cezalar paraya çevrilip ertelenirken, mahkeme caydırıcı olsun diye bir yıllık hapis cezasını ne erteledi ne de paraya çevirdi. Ehliyetine de el konan Ahmet Ünlübaş infaz yasası gereği yedi ay hapis yatacak.

Kararda Hâkim Beyazıt Boran’ın şu gerekçesi dikkat çekti: "Trafik sorununun çözümünde cezalar caydırıcı olmalıdır. Kırmızı ışıkta geçişi caydırmak amacıyla ve sanığın mağduru yaralı bırakıp kaçtığı göz önüne alınarak ceza en üst sınırdan verildi."

MİLLİYET GAZETESİ:
’Aydın’lara sitem var

Babamı Aydın olduğu için yakanlar, bugün kendilerine ’aydın’ tanımlaması yakıştırılanların da desteği ile hepimizin geleceğini tehdit ediyor. Uzlaşmacı aydınlar -bu nasıl Aydın olmaksa- her değere musallat kültür zararlısına dönüştü.

13 yıl önce, 2 Temmuz 1993’te 35 Aydın insanımız, Sıvas’ta şeriat yanlısı ve gözü dönmüş bir kalabalık tarafından yakıldı. Bu tarihten itibaren 9 yıla varan uzun bir mahkeme süreci yaşadık. Olayın örgütçüleri ve elebaşıları hâlâ yakalanmadı, arandıkları da şüpheli.
Olayı gerçekleştiren kalabalık arasından kimliği belirlenerek yakalananların yargılandığı dava 33 idam cezası ile sonuçlandı. Bugün ise iktidardan güç alarak aftan yararlanmak üzereler.

TAKVİM GAZETESİ:
Rahat uyu Türkiye!

Meclis, 15,5 saat aralıksız çalıştı... Çoğu milletvekili ’fotoğrafta görüldüğü gibi’ pek çalışmadı. 5 yasa çıktı. Bakalım bu ortamda çıkan yasadan hayır çıkacak mı?

Meclis tatile girdi. Hem de 3 aylık tatile. Son çalışma günü hayli çetindi. 15.5 saatte tam 5 yasa geçti. Ne yasalar üzerine konuşanlar dinlendi, ne de maddeler doğru dürüst tartışıldı. CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol, "Yaptığımız iş anormal" diyerek bu duruma isyan etti. Bazı vekiller ise, bol bol istirahat etti... Bakalım çıkan yasalar, millete ne edecek?

RADİKAL GAZETESİ:
Erdoğan: Medyanın bizi niye eleştirdiğini biliyorum
Açıkla da öğrenelim!


Başbakan, Kemal Unakıtan için söylediği sözlerin aynısını Kadir Topbaş için de söyledi: Gazeteler menfaatleri kesildiği için bu haberleri yapıyor. Yakında bunları açıklayacağım.

Başbakan Tayyip Erdoğan, medyaya yine gözdağı vermeye çalıştı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’yle ilgili haberlere tepki gösteren Erdoğan, "Hangi dosya, hangi talebiniz geri çevrildi diye bu haberleri yapıyorsunuz? Bunları açıklayacağım günler yaklaşıyor" dedi.

Kastamonu’nda dün çeşitli açılış ve temel atma törenlerine katılan Erdoğan, Nasrullah Meydanı’nda halka seslendi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’la ilgili iddialara değinen Erdoğan, şöyle konuştu: "Hortumcular rahatsız oldukları için feryat ediyorlar. Hani bazı gazetelerde haberler duyuyorsunuz ya. Bu haberleri yapan gazetelere tekrar hatırlatıyorum: Bu haberleri yapmanızın gerçek sebebini açıklayacağım günler yaklaşıyor. Bunu açıklayacağım. Benim İstanbul Belediye Başkanıma yönelik yapmış olduğunuz bu olayların arkasında nelerin yattığını da çok iyi biliyorum. Bunu da açıklayacağım. O zaman millet zaten sizi yerleştireceği yeri çok iyi biliyor. Kendi menfaatlerinizin, gayrimeşru menfaatlerinizin önü kesildi diye bu haberleri yaptığınızı millete anlatacağım. Hangi dosya, hangi talebiniz geri çevrildi diye bu haberleri yapıyorsunuz? Bunlar çıkacak meydana."

AKŞAM GAZETESİ:
Ev hayaline maganda bıçağı

Gazeteciler dün bir meslektaşları için hastane önünde nöbetteydi. Görevi gereği yüzlerce adam yaralama, cinayet, cinnet haberi yapan Sabah Gazetesi muhabiri Ercan Sarıkaya dün sabah yeni bir ev hayali ile eşiyle birlikte sokağa çıktığında kendisini ölümün kıyısında buldu.

Genç gazeteci, park için tartıştığı bir şehir eşkiyası tarafından sustalı bıçakla kalbinden ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan Sarıkaya ölüm kalım savaşı verirken, bu sırada yapılan ev kurası çekiminde adı anons ediliyordu.

Küçükçekmece Söğütlüçeşme Mahallesi Bülent Sokak No 32’de meydana gelen olay şöyle gelişti:

Ercan Sarıkaya, Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın konut çekilişi için eşi Derya Sarıkaya ile birlikte evinden çıktı. Arabası çalışmayınca servisi arayan Sarıkaya, bu esnada aracını garajın önüne çeken Cahit Tanrıkulu’ndan başka yere park etmesini istedi. Tanrıkulu, “Burası babanın yeri mi? İstediğim yere çekerim” karşılığını verince tartışma başladı. Cahit Tanrıkulu’nun babası Ebubekir Tanrıkulu (56) arabadan çıkarak sustalı bıçağını çekti. Önce araya giren Derya Sarıkaya’yı yumruklayarak yere düşürdü, ardından sustalı bıçakla kolundan yaraladı. Hızını alamayan Ebubekir Tanrıkulu, daha sonra bıçağını Ercan Sarıkaya’nın kalbine sapladı. Kalbe giden damarı kesen bıçağın darbesi ile ağır yaralanan genç gazeteci, kanlar içinde yere yığıldı. Sefaköy Rumeli Hospital’a kaldırılan Sarıkaya derhal ameliyata alındı. Hayati tehlikeyi atlatan Sarıkaya’nın iki gün daha yoğun bakım servisinde tedavi göreceği belirtildi.

STAR GAZETESİ:
15 saatlik rekor mesai

Yasama Yılı’nı tamamlayan TBMM, tatile girdi. Son gün 15,5 saat çalışarak bir rekora imza atan milletvekilleri sabahın ilk ışıklarına kadar toplam 5 yasa çıkardılar.

Gündemdeki kanun, tasarı tekliflerini tamamlamak için önceki gece sabaha kadar çalışan Meclis, 1 Ekim 2006 tarihine kadar tatile girdi. Önceki gün saat 14.00’de TBMM Başkanvekili Nevzat Pakdil yönetiminde çalışmalarına başlayan Genel Kurul’da, milletvekilleri yorgun düştü.

TBMM Genel Kurulu’nun son çalışma gününde, bütçe kanunlarındaki bazı hükümlerin ilgili kanunlara alınması, yap-işlet santral sözleşmelerinin özel hukuk statüsüne alınması ve birinci sınıf mülki idare amirliği ihdas edilmesini öngören düzenlemelerin de aralarında bulunduğu 5 tasarı ve teklif yasalaştı.

Genel Kurul’da söz alan CHP’li Kemal Anadol, TBMM’nin yoğun bir tempo geçirdiğini belirterek, ‘Yaptığımız anormal. Bir parlamento 15.5 saat aralıksız çalışır mı?’ diye tepki gösterdi. AK Parti Grup Başkanvekili Faruk Çelik de, bu yasama yılında 143, 4 yılda ise toplam 773 yasa çıkarıldığını söyledi.

GÜNEŞ GAZETESİ:
Hormonlu büyüme!

Vatandaşın alım gücü gittikçe düşüyor... İşadamı, sanayici ve esnaf dert küpü... Çiftçi sıkıntı içinde. Böyle bir dönemde Türkiye İstatistik Kurumu’nun yaptığı istatistiğe göre, Türkiye ekonomisi 2006 yılının ilk çeyreğinde beklentilerin üzerine çıkarak yüzde 6,3 büyüdü. Araştırmaya göre, vatandaşın kredi ile aldığı konutta yaşanan patlama büyümeyi de yüzde 25 tetikledi.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun yaptığı araştırmaya göre, büyüme , piyasa beklentilerinin üzerine çıkarak, bu yılın ilk çeyreğinde gayri safi milli hasılada (GSMH) yüzde 6.3, gayri safi yurtiçi hasılada (GSYH) ise yüzde 6.4 oldu. Bu yılın 1. çeyreğinde Türkiye’nin GSMH’si cari fiyatlarla 80 milyar 309 milyon dolar, GSYH’si de 80 milyar 416 milyon dolar oldu. Araştırmaya göre, tarım yüzde 0.6, sanayi yüzde 4.5, ticaret yüzde 7.4, ithalat vergisi yüzde 14.7 arttı.

ATO Başkanı Sinan Aygün ise bunun sağlıksız bir büyüme olduğunu belirtip,’’Bu büyüme obez, bu büyüme büyülü, bu büyüme hormonlu büyüme’’ dedi. Aygün, ’’Türkiye, yılın ilk çeyreğinde 80,3 milyar dolar büyüyecek kadar ne yaptı? Kimin cebine 8 YTL daha fazla girdi, kimin sofrasındaki zeytin 8 tane arttı? Artan sofradaki ekmek sayısından başka bir şey değil’ dedi.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, vatandaşın cebindeki para yılın ilk çeyreğinde, konut ve dayanıklı tüketime aktı. Yılın ilk üç ayında geçen yılın aynı dönemine göre özel tüketim harcamaları 10.7 milyar YTL artarak 78.9 milyar YTL’ye yükseldi. Bu dönemde toplam özel tüketim içinde gıda ve içkinin payı yüzde 32,9’dan yüzde 32,1’e geriledi. Konut için yapılan harcamalar ise 5.6 milyar YTL’den 6.8 milyar YTL’ye yükseldi.

YENİ MESAJ GAZETESİ:
Ağır fatura

Son bir buçuk aydır yaşadığımız dalgalanmanın faturası çok ağır oldu. Dalgalanma Türkiye’ye 33,8 milyar dolarlık ek yük getirdi.

Birbuçuk ay içinde YTL’nin yüzde 30 değer kaybetmesiyle sonuçlanan dalgalanma Türk ekonomisine ağır bir darbe indirdi. ATO tarafından hazırlanan rapora göre, Türkiye’nin 83,2 milyar dolarlık kamu dış borcu, dolar kurundaki yüzde 16,1’lik artış, bu borçların 13,3 milyar dolar yükselmesine neden oldu.

Dolardaki artış 2005 yılı sonu itibariyle 244,7 milyar YTL olan iç borcun da artışına yol açtı. İç borcun yüzde 17’lik bölümünü oluşturan 41,6 milyar YTL’si dövizdeki dalgalanmadan etkilenerek 6,6 milyar dolar artış gösterdi. Bu artışla birlikte kamunun toplam borç yükü 19,9 milyar dolar arttı.

YENİ ŞAFAK GAZETESİ:
Bush’u uyandırdı

İsrail ordusunun Filistinlilere karşı ’orantısız güç kullanmasını’ eleştiren Başbakan Erdoğan, "Gazze yanarken Ankara, Washington ve Londra’da insanların huzurundan mutlaka bir şeyler eksilecektir dedi.

Ankara’da "The Glocal Forum" tarafından düzenlenen 5. Glokalizasyon Konferansı’nda konuşan Başbakan Erdoğan, "insanın evrensel sorumluluğuna" vurgu yaparak, "Addis Ababa’da milyonlarca çocuk ölümü beklerken, Telafer, Kerkük acı çekerken, Gazze alev alev yanarken Ankara’da, Londra’da, Paris’te, Washington’da insanların huzurundan mutlaka bir şeyler eksilecektir. Bunu görmezlikten gelemeyiz. Zira küreselleşen bir dünyada yaşıyoruz.

H. O TERCÜMAN GAZETESİ:
Meclis yoruldu

Meclis, önceki gün saat 14.00’ten dün sabah 05.30’a kadar ara vermeden 15.5 saat çalıştı Milletvekilleri, 1 Ekim’e kadar tatil yapacak.

MİLLETVEKİLLERİ, dün sabaha kadar çalışarak 5 yasa tasarı ve teklifini kanunlaştırarak, üç aylık tatile çıktı.

TBMM Başkanvekili Nevzat Pakdil yönetiminde önceki gün saat 14.00’te açılan ve dün sabah 05.30’a kadar çalışan Genel Kurul’da, birleşimi bir süre de Sadık Yakut yönetti.

Bütçe kanunlarında yer alan bazı hükümlerin ilgili kanunlara alınması, yap-işlet modelli santral sözleşmelerinin özel hukuk statüsüne alınması, birinci sınıf mülki idare amirliği ihdas edilmesini öngören düzenlemelerin de aralarında bulunduğu 5 tasarı ve teklif, yaklaşık 15.5 saat süren görüşmeler sonrasında kabul edilerek yasalaştı.

BUGÜN GAZETESİ:
Sözünüzü tutun

Milli Eğitim Bakanı Çelik geçici öğreticilerin 12 maaş almasını sağlayacak düzenleme getirdi Maliye’nin itirazıyla uygulama Eylül’e kaldı Temmuz’da maaş bekleyen 18 bin kişi perişan oldu.

Bakan Hüseyin Çelik’in çabasıyla, okullar tatildeyken ücret alamayan 18 bin geçici öğreticiye 12 ay maaş ödenmesi imkânı doğdu Ancak Maliye Bakanlığı uygulamanın 1 Eylül’de başlamasına karar verdi Böylece uygulama aslında 1 yıl sarkıtılmış oldu

Maliye kararı bir yazıyla Milli Eğitim Bakanlığı’na bildirildi Yazıda, sözleşmeli öğretmen çalıştırılabilmesi için Milli Eğitim’e 1 Eylül 2006’dan itibaren 20,000 pozisyon verildiği kaydedildi... Böylece binlerce öğreticinin yaz tatilinde maaş alma umudu bir anda bitti.

Yetkililer, uygulamanın bütçeye 50 milyon YTL yük getireceğini söyledi. Geçici öğreticiler ise “Nasıl olsa maaş alacağız diye borçlandık. Devlet söz verdi mi tutar. Bize verilen söz de tutulsun" diye isyan etti.

FOTOMAÇ GAZETESİ:
Yıldırım talimat

Aziz Yıldırım, FB TV ekibine, "Scolari ve Zico ile ilgili hemen ayrıntılı raporlar hazırlayın ve beklemede kalın" talimatını verdi. Sarı-lacivertli yönetimde Zico+Rıdvan Dilmen formülü de gündeme geldi.

Teknik direktör arayışlarını sürdüren F.Bahçe’de adeta seferberlik ilan edildi... Başkan Yıldırım, FB TV ekibi ile bir toplantı yaparak, "Bana Zico ve Scolari ile ilgili olarak ayrıntılı bir rapor hazırlayın. İki hoca hakkında tüm bilgileri istiyorum" talimatını verdi. Zico ve Scolari konusunda sarı-lacivertlilerde yoğun bir çalışma başlatılırken, bazı yöneticiler, Zico ile anlaşılması durumunda kurulacak olan Sportif A.Ş.’nin başına Rıdvan Dilmen’in geçmesini önerdiler.

FANATİK GAZETESİ:
Galatasaray’ın son bombası TUDOR

G.Saray yönetimi Gravesen ve Maniche ile görüşmelere devam ederken, teknik adam Eric Gerets yönetime bir alternatif daha sundu: Igor Tudor

Real Madrid’in Danimarkalı süper yıldızı Gravesen’i çok isteyen, “O olmazsa Maniche’yi alın” diyen Galatasaray’ın hocası Eric Gerets’in yönetime ön libero mevkii için bir isim daha verdiği öğrenildi. Gravesen ve Maniche transferinde çıkan pürüzler nedeniyle Tudor’u da listeye dahil eden başarılı hocanın, yönetime sunduğu raporda, “İlk tercihlerimi biliyorsunuz ama bu transfer de beni oldukça memnun eder” ifadesini kullandığı bildirildi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious