Gazetelerin manşetleri

  • Giriş : 06.07.2006 / 00:00:00

Türk gazetelerinin 06 Temmuz 2006, Perşembe sayılarının manşetleri şu şekilde:

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


ZAMAN GAZETESİ:
Konut satışlarına yüksek faiz freni

Faiz oranının yüzde 1,07’den 2,35’e fırlaması konut satışlarını bıçak gibi kesti. Ev fiyatlarında yüzde 15’e varan düşüş var.
Sektördeki büyümeye güvenerek konut yapımına yüklenen müteahhitler ise ‘Böyle giderse iflaslar kapıda.’ diyor.

Piyasalardaki dalgalanmayla birlikte banka kredi faizlerinin hızla yükselmesi inşaat sektörüne büyük darbe vurdu. Faiz oranları 1,07’den bir ay gibi kısa bir sürede 2,35’e kadar tırmanırken, satışlar da önemli ölçüde düştü. Bir yıl öncesine kadar bina maketleri bile kapışılmasına karşılık bugünlerde anahtar teslimi dairelerin açıklanan fiyattan rağbet görmemesi müteahhitleri zorda bıraktı. ‘İpotekli konut sistemi’ diye bilinen mortgage’ın önünü açacak kanun tasarısının ekime ertelenmesi tedirginliği daha da artırdı. Dairelerin ellerinde kalmasından endişe eden bazı şirketler, ilk hamle olarak yüzde 10-15 arasında değişen oranlarda indirim kararı aldı. Yine gayrimenkulünü satılığa çıkaran kişiler de fiyatları aşağı çekmeye başladı.

Emlakçıların verdiği bilgiye göre İstanbul Beylikdüzü’nde 3 ay önce 120 metrekarelik bir daire için 120 bin YTL isteyen ev sahibi aynı yerin fiyatını 105 bin YTL’ye çekti. Bu arada yoğunluktan yemek yemeye vakit bulamayan emlakçılar da ‘kiralık ev’e yöneldi. Uzmanlar, yıl sonuna doğru ev fiyatlarında ciddi düşüşler yaşanacağını ve fiyatlardaki köpüğün ortadan kalkacağını belirtiyor. Emlak piyasası 2005’te gerek satış miktarı gerekse gayrimenkule yatırılan para açısından zirve dönemini yaşadı. Türkiye genelinde 1 milyon 362 bin gayrimenkul satılırken, emlak için harcanan para 33 milyar 129 milyon YTL’ye ulaştı. İnşaattaki büyüme oranı da yüzde 20’yi bulmuştu. Ancak Mayıs 2006’dan itibaren Türkiye’de de döviz ve faizlerin tırmanışa geçmesi konut piyasasını derinden etkiledi.

HÜRRİYET:
Öldüren Cazibe filmi gibi bir komplo düzenlemişler

Azerbaycan İstanbul Başkonsolosu Yagubov, Avukat K.T’ye dayak attığı ve tehdit ettiği yolundaki iddiaların yalan olduğunu söyledi. Başkonsolos Yagubov, "Öldüren Cazibe" filmini aratmayacak bir olayla karşı karşıya olduğunu söyledi. Yagubov, "Dövdüğümü iddia ettiği Jale Aydınoğlu diye bir şahıs yok. Onun adına dilekçe veren Avukat Yeşim Usta diye biri de yok. Bunları o düzenledi. İşin acı yanı Jale Aydınoğlu, benim 1993’te ölen ilk eşimin ismi" diye konuştu.

AZERBAYCAN İstanbul Başkonsolosu İbrahim Nebioğlu Yagubov, kendisini dövdüğü ve tehdit ettiği için şikayet eden Avukat K.T’yi tanıdığını, ama iddiaların doğru olmadığını söyledi. Şişli savcılığına 18 Mayıs 2006 tarihinde yapılan diğer dayak başvurusunda imzası olan Avukat Yeşim Usta, İstanbul Barosu kayıtlarında yer almıyor.

SABAH GAZETESİ:
Polis insan hakkı istedi

Çevik Kuvvet polisi, "Bana hiçbir ücret ödemeden fazla mesai yaptırıyorlar" diyerek, Emniyet Genel Müdürlüğü'nü İnsan Hakları Kurulu'na şikâyet etti.

İstanbul'da görev yapan bir polis memuru, insan hakları ihlali yaptığı iddiasıyla Emniyet Genel Müdürlüğü'nden şikâyetçi oldu. İnsan Hakları Kurulu'na başvuran polis, haftada 20 saat fazla çalıştırıldığını belirterek "Üç yıllık fazla mesai ücretim faiziyle ödensin. Haftada 40 saatten fazla görev yaptırılmasın" dedi.

Olayı inceleyen İnsan Hakları Kurulu, tüm polisleri ilgilendirecek bir sonuca vardı: "Bu polise ve diğer emniyet mensuplarına fazla çalışmanın karşılığının ödenmesi için gerekli düzenleme yapılmalıdır..." Şimdi Emniyet Genel Müdürlüğü'nün vereceği yanıt bekleniyor.

MİLLİYET GAZETESİ:
Dev vurguna acil tedbir

Bazı şirketlerin hisse senetlerinde manipülasyon iddiasıyla gözaltına alınanların sayısı artıyor. Savcılığın talebi üzerine 131 kişinin mal varlığına tedbir konuldu.

İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda (İMKB) 'manipülasyon' ve 'spekülasyon' yaparak haksız kazanç sağladıkları öne sürülen kişilere yönelik operasyonda gözaltına alınanların sayısı 36'ya yükseldi. Savcılık, 4 ayrı grup halinde faaliyet gösterdikleri öne sürülen 131 kişinin mal varlığına ihtiyati tedbir koydu. İstanbul, İzmir, Ankara ve Bursa'da altı aydır takip edilen şebekenin bazı suç örgütü liderlerinin paralarını da işlettikleri iddia edildi.
Soruşturmayı yürüten Şişli Cumhuriyet Savcısı Mecit Ceylan'ın talebi üzerine, 29'u asli fail olmak üzere yaklaşık 131 kişinin mal varlığına spekülasyon sonucu edinilen haksız kazançların tespiti için tedbir konuldu.

Telefonları dinlenerek tespit edilen şüpheliler arasında bir ekonomi yazarı da bulunuyor. Bu yazarın, şebekenin düşük fiyattan satın aldığı hisselerle ilgili yazılar yazarak, değerinin yükselmesini sağladığı iddia edildi.
Yarın mahkemeye çıkarılması beklenen şüpheliler hakkında, 'kara para aklamak', 'SPK Kanunu'na muhalefet', 'dolandırıcılık' ve 'suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve bu örgüte üye olmak' suçlarından soruşturma yürütüleceği öğrenildi.

TAKVİM GAZETESİ:
Başkomutanlık muharebesi

Devlet Denetleme Kurulu, AK Parti Hükümeti icraatlarını mercek altına aldı. Dosyalar, Cumhurbaşkanlığı seçimlerine yakın patlatılacak.

Devlet Denetleme Kurulu, 2003–2004–2005 faaliyetlerini incelemeye başladı. Bu 3 yıl, AK Parti Hükümeti'nin görev dönemi. Öncelikle BOTAŞ, Enerji Piyasası Denetleme Kurulu, İşsizlik Sigortası Fonu, Kamu İhale Kurumu ve Vakıflar Genel Müdürlüğü incelemeye alındı.

Müfettişler çalışıyor. Ardından başkaları da gelecek. Bu müthiş dosyalar yıl sonunda açıklanacak. Yani, Cumhurbaşkanlığı seçimi yaklaşırken! Bu süreçte, Çankaya'da dosyalar patlayacak. Ankara'da gelişmelerin adı bile konuldu: Başkomutanlık Muharebesi.

RADİKAL GAZETESİ:
Töre ne Meryem'e acıdı ne karnındaki bebeğe

Namus cinayetlerinin son kurbanı, yedi aylık hamile Meryem oldu. Katil 'Töreye aykırı hamile kaldı, davranışını hazmedemedim' dedi.

Asker firarisi olduğu için kaçak hayatı yaşayan Selahattin Sezgen, baba evinde 16 yaşındaki kardeşi Meryem'i pompalı tüfekle vurarak öldürdü. Meryem karnındaki yedi aylık bebekle can verdi.
Töre, dün saat 05.00 sıralarında Şanlıurfa'nın Suruç ilçesinden beş yıl önce Gaziantep'e göç eden yedi çocuklu Sezgen ailesinin oturduğu Ocaklar Mahallesi'ndeki evde işbaşındaydı. 2005 yılında askerliğini yaptığı İstanbul'dan firar edip sürekli yer değiştirerek yaşayan 22 yaşındaki Selahattin Sezgen, zaman zaman ziyarete geldiği baba evinde, kardeşi Meryem'in karnının şiştiğini fark etti. Sezgen, önceki akşam Meryem'i bir odaya kapatarak sorguladı. Meryem, ağabeyinin "Hamile misin?" sorularına, "Kilo aldım" yanıtı vererek ağlamaya başladı. Sezgen, bu durumu ailesinin diğer fertlerine de sordu. Onlar da Meryem'in hamile olabileceği endişelerini dile getirince, kardeşinin hamile olduğu sonucuna vardı, öfkeyle evden ayrıldı.

AKŞAM GAZETESİ:
Saha ortasında vururuz tehdidi

Trabzonsporlu Fatih Tekke ile Gökdeniz Karadeniz’den 500’er bin dolar haraç istediği, eşlerinin otomobilleri ile işyerlerini kurşunladığı iddia edilen Hakan Süleyman hakkındaki iddianame tamamlandı. İddianamede Süleyman hakkında 2 kez ömür boyu hapis, suç ortakları Erdem Kılıç (20) ve Fatih Bulut (29) hakkında da ömür boyu hapis cezası istendi.

11 Temmuz’da görülecek davanın iddianamesinde çetenin 31 Ekim 2005 tarihinde Fatih Tekke’yi ölümle tehdit ettiği iddianamede yer aldı. İddianameye göre, Hakan Süleyman, Fatih Tekke’yi cep telefonu ile arayarak buluşmak istedi. Özel Karadeniz Hastanesi’nde Fatih Tekke’nin kullandığı araca binen Hakan Süleyman’ı, arkadaşları Erdem Kılıç ile Şenol Kaya da takip etti. Hakan Süleyman, Bölge Trafik Şube Müdürlüğü önüne geldiklerinde Fatih Tekke’den aracı durdurmasını isteyerek, konuşmaya başladı. İddianamede, Süleyman, Gökdeniz Karadeniz’i kastederek, “Onu vuracağım. İndireceğim. Ben ararsam gelmez. Senin telefonundan aramam gerekiyor” diyerek Fatih Tekke’den telefonunu istediği ancak vermeyince zorla elinden alarak Gökdeniz Karadeniz’i aradığı belirtiliyor. Ancak telefona Gökdeniz Karadeniz’in cevap vermemesi üzerine Hakan Süleyman’ın bu kez Fatih Tekke’ye dönerek, “Bu akşam Gökdeniz ile mutlaka buluşmalıyız, seni bırakmayacağız. Gökdeniz’i bulamazsak, seni vuracağım” dediği iddianamede yer aldı. Fatih Tekke’nin ise bu tehdide karşılık, “Vuracaksanız beni vurun. Ancak müsaade edin abdest alıp, çocuklarımla vedalaşayım” dedikten sonra eşini arayarak görüştüğü ancak olaylardan bahsetmediğine de dikkat çekildi.

STAR GAZETESİ:
Töre genelge dinlemedi

Başbakan’ın töre ve namus cinayetlerinin önlenmesi için genelge yayımlamasından bir gün sonra ülke yine bir töre vahşetiyle sarsıldı. Gaziantep’te firari asker, 6 aylık hamile kardeşini, pompalıyla öldürdü.

KORKUNÇ olay dün Gaziantep’te yaşandı. İddiaya göre, geçen yıl askerden firar edip sürekli yer değiştirerek yaşayan Selahattin Sezgen (22), önceki gece baba evine gitti. Evde bekar olan kız kardeşi Meryem’in (16) hamile olduğundan şüphelendi. Durumu ailesine söyledi. Aile de böyle bir şeyden şüphelendiklerini belirtti.

SİNİRLENEREK evden çıkan Sezgen geceyi dışarıda geçirdi. Sabah 05:00 sıralarında eve geldi. Duvarda asılı pompalı tüfeği alıp yatağındaki kızkardeşi Meryem’i uyandırdı. Kardeşine, ‘Seni kim hamile bıraktı?’ diye sordu. Ağlamaya başlayan Meryem’in göğsüne ve başına 2 kez ateş etti. 6 aylık hamile olan Meryem, karnındaki bebeğiyle birlikte can verdi.

GÜNEŞ GAZETESİ:
Memlekette ağaç mı yok?

SAVURGANLIĞI İstanbul CHP Milletvekili Berhan Şimşek ortaya çıkardı, gazeteci Yalçın Bayer de köşesinde açıkladı. Ağaçların büyük bölümü İtalya'dan alındı. Gümrük beyannamelerine ne oldukları anlaşılmaması için Latince isimleri yazıldı.

BİLDİĞİMİZ çınar platanus, akçaağaç acer, kavak populus, kızılağaç alnus, dişbudak fraxinus, ıhlamur da tilia argentea oldu. Bu ağaçların tamamını Türkiye'de üretenler müşterisizlikten sinek avlarken, milletin vergisi euro'ya çevrilip yurtdışına uçtu.

ÜSTELİK bu ağaçlar, usulüne uygun ithal edilmedi. Özel antrepoya alınıp ilaçlanarak 10 günde dikilmeleri gerekirken, belediye depolarında 45 gün bekletildi. Bu yüzden Melih Gökçek'in ithal edip, Ankara'ya diktiği 9 bin 600 ağacın 400'ü kurudu.

YENİ MESAJ GAZETESİ:
Türkiye’yi çöplüğe çevirdiler!

Kuşadası Limanı’nı ziyaret eden lüks gemileri, ayrıştırdıkları atıkların ‘para eder bölümünü’ depolarken, işe yaramaz yemek ve mutfak atıklarını ise Türkiye’de bırakıyor. Kuşadası Limanı’nı ziyaret eden çoğu Yunan bandıralı lüks gemilerin çöplerini hiç bir Yunan adasının kabul etmemesi ise dikkat çekiyor.

Aralarında bir çok Yunan bandıralı geminin de bulunduğu dev gemiler Türkiye’yi çöp uzaklaştırma alanı olarak kullanmaktan vazgeçmiyor. Turizm sezonu başladığından bu yana Kuşadası Limanı’na gelen 130 kruvaziyer (lüks yolcu gemisi) gemisinden 100 kamyonu aşkın çöp ücretsiz olarak alındı.

Şehir çöplüğüne götürülen çöplerin burada ayrıştırıldığı belirtildi. Çöplükte ayrıştırma yapan firmanın yetkilisi “Çöplerde işe yarar hiç bir şey bulunmuyor. Üç yıl önce gemi çöpleri çok değerliydi. Şimdi artık gemiler çöplerini gemide ayrıştırıyor. Geri dönüşümlü atıkları, işe yarar çöpleri vermiyorlar. Bize gelen gemi çöplerinde yemek artıkları, mutfak yağları ve poşetler var. Para eden, geri dönüşümle ekonomik katkı sağlayacak hiçbir çöp vermiyorlar” dedi.

YENİ ŞAFAK GAZETESİ:
'Antetli kağıt isteriz' ısrarı karanlığı uzattı

Elektrik kesintisinin olduğu anda devreye girmesi için Bakanlık tarafından telefonla verilen talimatı kabul etmeyen Oymapınar Barajı yetkilileri, yazılı talimat istedi. Talimat yazılı olarak gitti, bu kez ise antetli kağıt diye tutturdular .

Son yılların en uzun ve yaygın elektrik kesintisinde Oymapınar Barajı'nın şalter indirmesinin önemli bir etken olduğu Enerji Bakanlığı yetkilileri tarafından doğrulandı. İsminin açıklanmasını istemeyen Bakanlık üst düzey yetkililerinden biri telefon ve yazılı talebe rağmen Oymapınar'ın ancak gece 1.30 sırasında devreye girdiğini söyledi. Elektrik kesintisinin olduğu saat 20.25'de Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) tarafından devreye girmesi için telefonla talimat verilen Oymapınar Barajı yetkilileri'nin önce, "Telefonla olmaz, yazılı talimat verin. Tarih ve sayı da olsun" dediği ortaya çıktı.

H. O TERCÜMAN GAZETESİ:
Gizli buluşma

Ankara’yı ziyaret eden Meşal ile görüşmeyen Başbakan’ın, Hamas heyetiyle İstanbul’da buluştuğu ortaya çıktı.

HAMAS Lideri Halid Meşal'in, Türk dış politikasında bomba etkisi yaratan Ankara ziyaretinden 4 ay sonra sessizce Türkiye'ye gelen Hamas heyetinin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile gizlice görüştüğü ortaya çıktı. 4 ay önce Meşal ile görüşmeyi kabul etmeyen Başbakan, 8 Haziran tarihinde İstanbul'da Hamas'ın siyasi kanadından oluşan 4 kişilik heyeti kabul etti.

BUGÜN GAZETESİ:
Türkiye yaptı İsrail yıktı

Filistin’de Türkiye’nin desteğiyle kurulan Erez Sanayi Sitesi basıldı İsrail’in “Erdoğan’ın bebeği” dediği Erez yağmalandı. Kapılar bile çalındı. Bir askerinin Filistinli eylemciler tarafından kaçırılmasından sonra Filistin'e saldırılarını aralıksız olarak sürdüren İsrail, son olarak, açılması için Türkiye'nin yoğun çaba harcadığı Erez Sanayi Sitesi’ne girdi.

İsrail basınının "Erdoğan'ın bebeği" diye nitelendirdiği sanayi sitesine giriş bahanesi ise "tünel ve patlayıcı düzenek" aramak...

İsrail ordusu, 25 Haziran'da kaçırılan İsrailli onbaşı Gilad Şalit'in, Erez’de kazılan bir tünelden sızan Filistinli direniş gruplarınca kaçırılmasının ardından başlatılan "Yaz Yağmurları" operasyonu kapsamında bölgeye 15 tank, çok sayıda zırhlı araç ve askerle birlikte girdi. Ancak görgü tanıklarına göre operasyon tam bir yağmaya dönüştü.

FANATİK GAZETESİ:
‘100. yılınızda sizi şampiyon yapmaya söz’

Fenerbahçe'nin yeni hocası Zico, 'Atak oynayan ve her zaman kazanmayı hedefleyen bir takım yaratacağım' dedi.

Fenerbahçe’nin 100. yıldaki hocası Zico, dün İstanbul’a ayak bastı. Taraftarlar ve medyanın gösterdiği yoğun ilgi nedeniyle şaşkına dönen Brezilyalı hoca, üzerinde “100. yılınızda sizi şampiyon yapmaya söz” yazan formaya imzasını atarken, iddialı açıklamalarda bulundu: “Türkiye’de olmaktan büyük mutluluk, Fenerbahçe’ye gelmekten onur duyuyorum. Böyle önemli bir yılda burada olmak benim için şeref ve çok büyük bir sorumluluk. Japonya’da yıllardır verdiğim emeğin karşılığını aldım. Şimdi her türlü mücadeleye hazırım...”

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious