Gazetelerin manşetleri

  • Giriş : 12.07.2006 / 00:00:00

Türk gazetelerinin 12 Temmuz 2006, çarşamba sayılarının manşetleri şu şekilde:

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


ZAMAN GAZETESİ:
Borcunu ödemeyen Fiskobirlik, inşaat işinde büyüyor

Fındık üreticisine borcunu 10 aydır ödemeyen Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliği’nin (Fiskobirlik), kendi faaliyet alanı dışındaki harcamalara büyük miktarda kaynak ayırdığı ortaya çıktı.

Birlik, özel üniversiteye kiralamak amacıyla Trabzon’da üniversite kampüsü inşa ediyor. 5 bin metrekare alan üzerine depo olarak yapımına başlanan bina bir süre sonra kampüs inşaatına dönüştürülmüş. Kampüs için şimdiye kadar harcanan 12 milyon YTL’nin kira olarak geri alınabilmesinin 100 yılı bulabileceği belirtiliyor. Fiskobirlik’i inceleyen müfettişlerin tespitleri de üreticinin parasının neden ödenmediğini ortaya koyar nitelikte. Denetim raporlarına yansıyan ayrıntılara göre birliğin amaç dışı harcamaları 50 milyon yeni lira. Bu rakam, üreticinin alacağının yaklaşık yarısına denk geliyor.

Fındık üreticisi üyelerinin mamullerini pazarlamak ve üretimin geliştirilmesini sağlamak amacıyla kurulan Fiskobirlik, zamanla faaliyet alanları dışına da el attı. Birçok ilde alışveriş merkezi, marketler zinciri, apartman daireleri ve arsası bulunan birliğin, gayrimenkullerinin değeri yaklaşık 2 milyar yeni lirayı buluyor. Üyelerine 135 milyon YTL’lik borcunu ödemeyen birliğin, inşaat işine girmesi tepki çekiyor.

HÜRRİYET GAZETESİ:
Alman-Türk’ün Köln direnişi

Köln’de "Trakya" adlı kafeteryayı işleten Edirneli İzzet Tuncalı (40), kafeteryayı yıkarak yerine yeni bina yapmak isteyen inşaat ve konut firması GAG’ye karşı 5 yıldır verdiği savaşı kazandı. Çevredeki tüm eski konutlar yıkılırken, Tuncalı’nın kafeteryası ayakta kaldı.

Hamborner Caddesi’nde 17 yıldan beri işlettiği kafenin belediye ile 2020 yılına kadar kontratı olduğunu belirten Tuncalı olayı şöyle anlattı: "Haksızlığa boyun eğmedim ve mücadelemi sonunda kazandım. GAG firmasının bana 5 yıldır çektirmediği çile kalmadı. Her yeri inşaat alanına çevirip kafenin camlarını tahtalarla kapattılar. Yağmur yağdığı zaman dükkanın içi su doldu. İçindeki mallar küflendi. Gün oldu tek müşteri dahi gelmedi. Tüm bu zorluklara yıllarca göğüs gerdim. Bundan sonra da dayanacağım. Ölünceye kadar bu mücadeleden vazgeçmeyeceğim. Bundan sonra ölmek var dönmek yok. Bu tür olaylarda mağdur olan vatandaşlara sesleniyorum. Haklarını ararken kolay teslim olmasınlar. Burası benim ekmek teknem. Bana teklif edilen az miktardaki parayı alıp çıksaydım şimdi elimdeki hazır para bitmiş ve işsiz olarak ortada dolaşır olurdum."

SABAH GAZETESİ:
Damlı girilmez

Sezer’in, yüzyılın projesi Bakü-Ceyhan hattı için bölge liderlerine düzenlediği gala yemeği türbanlı eş korkusuyla ‘erkek erkeğe’ yenecek.

Cumhurbaşkanı Sezer, Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattının açılış törenine gelen Gürcü, Azeri, Rus, Kazak devlet yöneticilerine bu gece İstanbul Çırağan’da yemek verecek. Yemek için liderlere tek kişilik davetiye yollandı.

Eşsiz davet için "iş yemeği, yer darlığı, konuk fazlalığı" gibi gerekçeler gösterildi. Ancak eşleri türbanlı olan Erdoğan ve Gül de yemeğe katılacağı için "türban krizi" ne karşı bu formülün gündeme geldiği belirtildi. Bazı konuklarla BP yöneticileri eşleriyle katılmak istediklerini bildirdi. Ancak "eşsiz gelin" yanıtını aldılar.

MİLLİYET GAZETESİ:
Kızıl Meydan’da Arınç gafı

TBMM Başkanı Bülent Arınç, resmi bir ziyaret için bulunduğu Moskova’da 20. yüzyıla damgasını vuran Sovyet Devrimi’nin lideri Vladimir İlyiç Lenin’den "Kendisini ölü görmek çok güzel" diye söz etti.

Resmi ziyaret için önceki gün Moskova’ya gelen TBMM Başkanı Bülent Arınç, dün sabah önce Duma Başkanı Boris Grızlov’la görüştü, ardından Kremlin önündeki Meçhul Asker anıtına "TBMM Başkanı" yazılı bir çelenk bıraktı. 20. yüzyıla damgasını vuran Sovyet Devrimi’nin lideri Vladimir Lenin’in mozolesini görmek için uzun bir kuyruk oluşturanların ilgiyle izledikleri Arınç ve beraberindeki heyet daha sonra bir elçilik görevlisinin rehberliğinde Kızıl Meydan’ı gezmeye başladı.

"Büyük gösterilerin yapıldığı o ünlü yer burası mı?" diye soran Arınç yanındakilere, "İşte arkadaşlar, Kızıl Meydan’dayız" dedi.

TAKVİM GAZETESİ:
Annen güzel mi?

Türkiye’de açlık sınırı 754, asgari ücret 380 YTL! IMF Başkan Yardımcısı Anne Krueger buyurdu: Asgari ücreti düşürün.

Hükümete talimat veren IMF şefi, "Analiz yaptık, satın alma gücüne göre Türkiye’deki asgari ücret Fransa, ABD ve İspanya’dan daha yüksek" dedi. IMF, işsizlikle mücadele için de süper bir öneri getirdi: İşçi atmak kolaylaşsın...

Çıldırtan öneriye bir asgari ücretliden ’hesaplı’ yanıt geldi: Kira 280, aidat 35, elektrik 40, su 20, mutfak masrafı 200, tüp 36, telefon 15, doğalgaz 50, giyim 20... Toplam 669, yani açlık sınırının altı... Ey IMF, asgari ücret ne kadar: 380 YTL! KAMU-SEN araştırdı. Haziran ayında 4 kişilik ailenin yoksulluk sınırı’ Bin 963 YTL. Çalışan tek kişinin ’açlık sınırı’ ise 754 YTL oldu.

RADİKAL GAZETESİ:
Gazze cehennem gibi

Olmert ve Meşal bilek güreşindeyken, Gazze halkı çok ağır koşullarla baş etme mücadelesi veriyor. Elektrik üç-dört saatliğine, o da İsrail isterse veriliyor. Su, ilaç ve yiyecek sıkıntısı ise son derece ciddi.

Sirenler çalmaya başladığında Gazze yakınlarındaki İsrail kolektif tarım çiftliği Nativ-Haasara’daydık. Anaokulu öğrencileri kendilerine öğretildiği gibi içeri kaçıştı. Bize ne olduğunu anlamadan yakında bir yerlerde peşi sıra dört patlama oldu. Şimdiye kadar bunlardan yüzlercesini gördüğünü iddia eden bir çiftlik çalışanı, "Herhalde Bethanun’u aştı. Aşkelon civarına düştü" dedi, "Gassam füzeleri bunlar". Hemen ardından İsrail ağır makinelilerinin tarakaları duyulmaya başladı. Onu daha ağır patlamalar, top sesleri izledi.

Bu top seslerini sabahtan bu yana tanımıştık. Biraz önce, tam olarak 11.30 ile 12.30 arasında, Gazze’de şimdiye dek 50 Filistinlinin hayatına mal olan İsrail askeri operasyonuna katılan iki tugaydan biri olan Kuzey Tugayı’nın Nahal Oz’daki harekat merkezinde brifing alırken, bu seslerle 13 kere sarsılmıştık. Bu 155 mm. çaplı obüs topçu ateşiydi. Karargahta, yaşları 18-20 arasında değişen kızlar ve oğlanlar, kendilerine büyük gelen askeri üniformalar içinde büyük bir ciddiyetle önlerindeki ekranlara bakıyor, telsizlerle konuşuyorlardı. Ekranlar, güvenlik kameralarını yansıtıyor; her biri 3-4 kilometrelik bir alandan sorumlu. Gazze sınırında olağandışı her hareketi hemen o bölgedeki devriyeye ve merkeze bildiriyorlar. Sonra patlamalar duyuluyordu.

AKŞAM GAZETESİ:
Şok pişmanlık

Uyuşturucu tacirlerinin son kurbanı olan Bakırköy Kız Meslek Lisesi Tekstil Bölümü 2’nci sınıf öğrencisi Melis Akpınar’ın toprağa verildiği Topkapı-Çamlık Mezarlığı’nda dün hüzün vardı.

Evladının mezarı başına gelen acılı baba Remzi Akpınar çiçek tohumları ekti. Kalp şeklinde ektiği tohumları özenle yerleştiren Akpınar yaptığı açıklamada kızının iki hafta önce Antalya’da yanında olduğunu ve üzerinde uyuşturucu kullandığına dair hiçbir izin olmadığını belirtti.

Akpınar, “Hiç böyle sanıldığı gibi bir kız değildi, alkol kullanmıyordu, uyuşturucu kullanmıyordu. İki hafta önce Antalya’ya yanıma geldi. Beş gün önce de İstanbul’a döndü. Çok iyi yüzücüydü. Denizde benimle yarışırdı. Alkol ve uyuşturucu kullanan hiçbir insan böyle iyi yüzemez. Hatta beni geçince ‘Bana seni nasıl da geçtim’ diye dalga geçerdi. Kızımın Hızır’dan önce bir erkek arkadaşı vardı. Ondan ayrıldıktan sonra sanırım psikolojik sorunları olduğunu biliyorum. Benim tüm anne-babalara önerim çocuklarınızla konuşun. Kızım benim yanımda büyümedi, onu çok iyi anlamadım. Keşke kızımla daha çok konuşmayı deneseydim” dedi.

STAR GAZETESİ:
Keneşnikof

Doğrusu bu oldukça tuhaf bir haber. Tuhaf olmasına tuhaf ama, ilginçliği de tartışma götürmez. Vatanperver Beraberlik Derneği Kırım Tatarları ve Nogay Türkleri adlı örgüt var. Alákası şu: Bu örgütün Kültür Kolu Başkanı Dr. Fatih Karayandı, ortaya şok edici bir iddia attı.

Adana’da özel bir hastanede beyin cerrahı olarak görev yapan Dr. Fatih Karayandı’ya göre, kene ısırması sonucu bulaşan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) virüsü, biyolojik silah olarak süper güçlerin konu ile ilgili listelerinde baş sıralarda yer alıyor.

Yani daha açığı, casusların kitle imhası için kullandıkları bir mikrop ajan.

Dr. Karayandı, iddiasında şu görüşlere yer vererek yola çıkıyor: ‘Kırım Kongo Kanamalı Ateşi diye bilinen ölümcül hastalık, 1944 yılında ilk kez Kırım’da görüldüğü için tıp literatürüne bu isimle girdi. 1954 yılında aynı hastalık salgın halinde Kongo’da da ortaya çıkınca, bu bileşik ad ile anılmaya başladı.

Kenelerin taşıdığı ‘Nairovirüs’ denilen bu virüs, Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA) tarafından açıklanan Kimyasal ve Biyolojik Terörizm Raporu’nda biyolojik savaş ajanları arasında gösteriliyor.’

GÜNEŞ GAZETESİ:
Liseli Melis’in altın vuruşu

Lise öğrencisi 16 yaşındaki kız, saf alkolle aldığı yüksek dozda eroinle komaya girdi 2 gün can çekişip dün son nefesini verdi.

Adı Melis’ti... Babası Remzi Akpınar’dan boşanan annesi Melek Öztürk ile İstanbul Ataköy’de oturuyordu. Cuma günü, ’Arkadaşlarıma gidiyorum’ diyerek evden çıktı. Annesine ertesi gün, ’uyuşturucu komasına girdiği ve Vakıf Gureba Hastanesi’ne kaldırıldığı’ haberi geldi.

Bakırköy Kız Meslek Lisesi Tekstil Bölümü 2. sınıf öğrencisi olan Melis, saf alkolle birlikte aldığı yüksek dozdaki eroine iki gün direndi. Ancak uyuşturucuya karşı yaşam mücadelesini dün sabah kaybetti. Genç kızı, hastaneye bırakıp kaçan 4 arkadaşı yakalanarak gözaltına alındı.

Arkadaşları sorgularında Melis’i, buluştukları akşam Murat Hızırdan (30) adlı müteahhitin evine bıraktıklarını, gece yarısına doğru, Hızdıran’ın kendilerini arayıp Melis’in rahatsızlandığını söylediğini, bunun üzerine aynı evden alıp hastaneye getirdiklerini ifade etti. Polis, kayıplara karışan müteahhitin arandığını açıkladı.

TÜRKİYE GAZETESİ :
Türkleri istiyoruz

İngiltere Dışişleri Bakanı Margaret Beckett, Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasındaki müzakerelerin sekteye uğramaması için birçok üye ülkenin gerekeni yapacağını söyledi. Washington’u ziyaret eden İngiliz Bakan, Johns Hopkins Üniversitesi’nde Paul Nitze Uluslararası Etüdler Okulu’nun düzenlediği bir toplantıda Türkiye’nin üyelik süreciyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Herhangi bir ülkenin üyelik müzakerelerinde çeşitli zorluklarla karşılaşmasının mümkün olduğuna işaret eden Margaret Beckett, “Ancak şuna şüphe yok ki, Türkiye ile bir anlaşmaya varacak şekilde müzakere etme yönünde önemli ölçüde bir iyi niyet bulunuyor. Bunu sadece İngiltere’nin tutumu dolayısıyla söylemiyorum. AB içinde, Türkiye ile müzakerelerin yolunda gitmesi için elinden gelen her şeyi yapmaya hazır pek çok üye ülke var. Müzakerelerin, Kıbrıs veya başka bir mesele yüzünden tren kazasıyla karşılaşmayacağını umuyorum” dedi.

AB Komisyonu Türkiye Delegasyonu Müsteşarı Martin Dawson da, “AB Komisyonu, Türkiye’nin müzakere sürecindeki çabalarını ve yapılan reformları aramızdaki iş birliği yoluyla desteklemektedir” dedi.

YENİ MESAJ GAZETESİ:
Ordu AKP’yi silkeliyor

Başbakan Erdoğan’ın Giresun’un ardından Ordu’da da fındık üreticilerinin sıkıntılarına duyarsız kalıp, çiftçiyi fırçalaması AKP teşkilatlarında büyük çözülmeye neden oldu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Ordu’da sarfettiği sözler, AKP Ordu İl Teşkilatı’nı çatlattı. Erdoğan’ın sarf ettiği sözleri haksız bulduğunu dile getiren Ordu AKP üyesi İbrahim ve Selma Davutoğlu çifti, Genel Merkeze faks çekerek üyesi oldukları partiden istifa ettiklerini açıkladı.

Kumru Fiskobirlik 2’nci Başkanı olan AKP İl Genel Meclisi Üyesi Hacı Emin Poyat ve Fiskobirlik Yönetim Kurulu üyesi olan AKP’li Kumru Belediye Başkanı Ticabi Civelek ise Fiskobirlik’ten istifa etti.

Bu gelişmenin ardından, Kumru İlçesi Fiskobirlik İkinci Başkanı olan AKP İl Genel Meclis Üyesi Hacı Emin Poyat, düzenlediği basın toplantısında geçen yıldan bugüne kadar Fiskobirlik olarak üreticilere verdikleri sözü, kötü yönetim dolayısıyla tutamadıklarını belirterek, birlikten istifa ettiğini açıkladı.

YENİ ŞAFAK GAZETESİ:
Kimden korkuyor?

Danıştay saldırısını gerçekleştiren Alparslan Arslan’ı ölüm korkusu sardı. Arslan’ın, konuşmasından kuşkulanan suç ortakları tarafından ortadan kaldırılma endişesi taşıdığı belirtildi.

Mayıs tarihinde Danıştay’a silahlı saldırıda bulunan ve Danıştay 2’nci Dairesi Üyesi Mustafa Yücel Özbilgin’i öldürüp 3 üyeyi de yaralayan Alparslan Arslan’ı ölüm korkusu sardı. 55 gündür Sincan F Tipi Cezaevi’nde tek kişilik hücrede tecritte tutulan Arslan, cezaevi doktorları tarafından "ölüm korkusu paranoyası" şüphesi ile gözlem altına alındı.

Psikolojik destek verilen Arslan’ın, konuşmasından kuşkulanan suç ortakları tarafından ortadan kaldırılma endişesi taşıdığı belirtildi. Bu arada Arslan, zehirlenme korkusu ile kendine göre tedbirler alıyor. Cezaevinde kendisine getirilen yemekleri önce gardiyanlara tattıran Arslan, ardından kendi yiyor.

H. O TERCÜMAN GAZETESİ:
Sıkıntı yaratır

Baykal: Cumhurbaşkanlığı uyum makamı Çankaya adaylığını ilan eden Başbakan’ın üslubu ise çatışmacı. Çok sıkıntı çıkacak.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, dün partisinin yeni genel merkez binasında gazetelerin Ankara temsilcileriyle kahvaltıda buluştu. Sabah 09.00’da başlayan kahvaltı uzun siyasi sohbetlerle öğleye kadar uzandı. Sohbetin ağırlıklı bölümünü Cumhurbaşkanlığı seçimleri oluşturdu. Baykal, hem seçilecek yeni Cumhurbaşkanı’nın niteliklerini tarif etti, hem de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın adaylığını ilan ettiğini vurguladı. Baykal, Erdoğan’ı uyararak, "Başbakan aday; ama sıkıntı çıkacak" dedi.

BUGÜN GAZETESİ:
Haddin bil IMF!

Uluslararası Para Fonu şimdi de çalışma barışına göz dikti Başkan Yardımcısı Krueger “380 YTL fazla” deyince sendikacılar isyan etti.

Halen ülkemizde net 380 YTL olarak uygulanan asgari ücretin yüksek olduğunu IMF Birinci Başkan Yardımcısı Anne Krueger’in ağzından kamuoyuna duyuran IMF’ye işçi sendikaları sert tepki gösterdi.

Türk-İş Genel Başkanı Salih Kılıç, “IMF, verdiği krediyi geri alabilmek için asgari ücretliye mi göz dikti Her konuda çıkış yapan IMF haddini bilsin” dedi. Salih Kılıç, şunları söyledi “Bu iddiayı yapan IMF, nerede yaşandığını bilmiyor Burası Afrika ülkesi değil.. Türkiye’de asgari ücretin açlık sınırının altında olduğunu herkes kabul ediyor. Asgari ücret tüm tarafların ortak belirlediği bir rakam. Her şeyden önce bunun bir hukuki boyutu var. Bu iş, IMF’ye bırakılamaz.” IMF’nin asgari ücretin düşürülmesinin formülü olarak gördüğü ve destek verdiği ‘bölgesel asgari ücret’e de tepki gösteren Salih Kılıç, şöyle devam etti: “Bölgesel asgari ücret, 1970-74 yılları arasında uygulandı. Bölgeler arası dengesizlik ile işçi-işveren arasında bir takım sorunların çıkması ve Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı olması nedeniyle vazgeçildi.

FOTOMAÇ GAZETESİ:
Campbell’ı istiyorum!

Başkan Yıldırım, Arsenal ile bağlarını koparan İngiliz savunma oyuncusu için İşadamı Celalettin Bilgiç’i görevlendirdi. Zico’nun da "Hemen alınsın" dediği Campbell’ın F.Bahçe’ye transferi artık an meselesi.

Fenerbahçe Kulübü transferde müthiş bombalar patlatmaya hazırlanıyor... Sarı-lacivertli yönetimin, 5-6 süper yabancı futbolcu ile anlaştığı ve teknik direktör Zico’nun raporuna göre bu futbolculardan en az 2 tanesini transfer edeceği belirtildi. Yabancı transferinde artık sessizliği bozmak ve süper yıldızlara imza attırarak Avrupa’da ses getirmek isteyen başkan Aziz Yıldırım’ın, Sol Campbell konusunda İşadamı Celalettin Bilgiç’e "Sol Campbell’ı istiyorum" dediği ifade edildi.

Teknik direktör Zico’nun da Campbell için "Alınsın" raporu verdiği ve Celalettin Bilgiç’in bu gelişmelerin ardından Arsenal’la bağlarını koparan İngiliz savunma oyuncusu için harekete geçtiği kaydedildi. Ada dışında bir kulüpte oynamak isteyen Sol Campbell’ın, F.Bahçe’nin cazip teklifine "Hayır" diyemediği ve bu transferin artık bitmesinin an meselesi olduğu öğrenildi. Bu arada Zico’nun Brezilya’da bazı yıldız oyuncularla görüştüğü sızan bilgiler arasında yer alıyor.

FANATİK GAZETESİ:
Okan ve Tolga Cim Bom’da

Varan 1: Galatasaray’ın hem yönetimini hem de taraftarını ikiye bölen tecrübeli yıldız resmen yuvaya döndü. Varan 2: A Milli Takımın başarılı savunma oyuncusu ile de protokol imzalandı.

Galatasaray Yönetim Kurulu’nun dün akşam saatlerinde yaptığı toplantıda Okan Buruk’un yuvaya dönüşüne onay çıktı. Transferi uzun süre yöneticiler arasında fikir ayrılığına neden olan yıldız oyuncunun tekrar Sarı-Kırmızılı formayı giymesi kesinleşti. İlk günden bu yana Okan’ın transfer edilmesinde ısrarcı olan Başkan Yardımcısı Adnan Polat’ın, daha önce yıldız futbolcuyla protokol imzalayarak, “Kimseyle sözleşme yapma. Bize geri döneceksin. Haber bekle” diyerek yıldız futbolcuya söz verdiği ve bu nedenle Okan’ın transferinde çok ısrarcı olduğu ileri sürüldü.

Sarı-Kırmızılılar ikinci bombayı da Tolga Seyhan’ı kadrosuna dahil ederek patlattı. Sportif direktör Mustafa Turgun’un, Shakthar Donetsk’in kamp yaptığı İsviçre’ye geçerek, milli futbolcuyla protokol imzaladığı ifade edildi. Tolga’nın 3 yıllık anlaşma karşılığında, Cim Bom’dan toplam 3.6 milyon dolar alacağı öğrenildi. Savunma oyuncusunun bugün İstanbul’a gelerek sözleşme imzalayacağı, Okan Buruk’un ise uçak bulunması halinde Hollanda kampına katılacağı kaydedildi. Eric Gerets’in Okan transferine vereceği tepki ise merak konusu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious