Gazetelerin manşetleri

  • Giriş : 21.07.2006 / 00:00:00

Bugünkü gazetelerin manşetleri derlenmiştir

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


ZAMAN GAZETESİ:
Lübnan’dan yardım çığlığı

İsrail saldırıları sebebiyle yüzlerce sivilin hayatını kaybettiği ve 500 bin kişinin ‘mülteci’ durumuna düştüğü Lübnan’dan yardım çığlıkları yükseliyor.

Dünya kamuoyundan beklediği desteği bulamayan Lübnan Başbakanı Fuad Sinyora, İslam Konferansı Teşkilatı’na (İKÖ) bir mektup yazarak ‘acil yardım’ talebinde bulundu. Genel Sekreter Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu’na gönderilen mektup, Lübnan’daki insanî dram ve yıkımı ortaya koyuyor. Sinyora, ilaç, yiyecek, çocuk maması gibi acil günlük ihtiyaçların yanı sıra çadır, yangın söndürme cihazları ve enkaz kaldırmak için buldozer istedi. ‘Lübnan halkının, Müslüman ümmetten yardım beklediğini’ vurgulayan Sinyora, Lübnan’ın bağımsızlık ve birliğini koruması için de kendilerine destek verilmesini talep etti. Mektubu, bütün üye ülkelere ileten İKÖ Genel Sekreteri İhsanoğlu, hükümetler, sivil toplum örgütleri ve hayırsever kurumların ‘kuşatma altındaki Lübnan halkı’na sahip çıkması gerektiğinin altını çizdi. Ankara’daki diplomatik kaynaklar, benzer bir talebin Türkiye’ye de ulaştığını aktardı.

HÜRRİYET:
Artık anlayış sınırını aştık

Başbakan Erdoğan dün KKTC’den aradığı ABD Başkanı Bush’a, ABD ile Türkiye’nin Kuzey Irak’taki PKK varlığı için ortak mücadelelerinin sürmesi gerektiğini ancak, üç günde 15 şehit veren Türkiye’nin anlayış sınırlarının da ciddi şekilde aşıldığını söyledi.

Erdoğan, Bush ile Ortadoğu’da bir güvenlik koridorunun açılması ve insani yardım konularında parelel düşündüklerini de açıkladı.

Başbakan Tayyip Erdoğan, dün KKTC’den ABD Başkanı George W. Bush’u telefonla arayarak Irak, ABD ve Türkiye’nin Kuzey Irak’taki PKK varlığına karşı ortak mücadelenin sürmesi gerektiğini ancak ’anlayış sınırlarının ciddi manada aşıldığını ve üç günde 15 şehidin kenara konulacak bir olay olmadığını’ söyledi.

Erdoğan, KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın verdiği resepsiyonun çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Görüşmenin iki gündemi olduğunu belirten Erdoğan, bunun bir tanesinin PKK’nın Kuzey Irak’taki varlığı, diğerinin ise Ortadoğu’daki gelişmeler olduğunu vurguladı.

SABAH GAZETESİ:
Gölge Dışişleri Bakanı Zapsu

Başbakan Danışmanı Zapsu, dün Alman, ABD, İngiliz elçileri ve İsrailli yetkililerle görüşüp ’dünya meseleleri’ni tartıştı.

BM’nin terör listesindeki Suudi işadamı El Kadı ile ortaklığı nedeniyle son günlerde eleştiri oklarının hedefi olan Başbakan Erdoğan’ın danışmanı Cüneyd Zapsu, dün başkentte "gölge Dışişleri Bakanı" gibiydi.

Zapsu sabah kahvaltısında Alman elçisi Cuntz ile bir araya geldi. Ardından Balgat’ta İsrail elçiliği yetkililerini ’ağırladı.’ Danıştay’ın El Kadı’yı akladığı dakikalarda Zapsu bu kez ABD elçisi Wilson’la öğle yemeğindeydi.

16.00’da İngiliz elçi Westmacott’la görüşen Zapsu bugün AB Dönem Başkanı Finlandiya’nın elçisiyle bir araya gelecek. Dışişleri’nin temaslardan haberi olmazken, Erdoğan "Wilson görüşmesi" öncesi bilgilendirildi.

MİLLİYET GAZETESİ:
Kaderi onların elinde

Danıştay, BM ve Bakanlar Kurulu’nun "terör" listesinde yer alan El Kadı’nın listeden çıkartılmasına karar verdi. Kararı, Başbakanlık’ın ve ilgili bakanlıkların temyiz edip etmeyeceği merak ediliyor.

Danıştay, BM’nin belirlediği, "küresel terörizmi destekleyen" isimlerin yer aldığı Bakanlar Kurulu listesinden, Yasin El Kadı’nın çıkartılmasına karar verdi. Kararın ardından gözler, Başbakanlık’ın, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın kefil olduğunu söylediği Kadı hakkındaki kararı temyiz edip etmeyeceğine çevrildi. Davalı taraflar olan Başbakanlık ya da Dışişleri ve Maliye bakanlıkları temyiz haklarını kullanmaz veya olası temyizden sonuç alınamazsa, BM’nin "küresel terörist" kabul ettiği Kadı için hükümetin nasıl bir işlem yapacağı da merak uyandırıyor.

Kadı’nın ismi ABD’ye yönelik 11 Eylül saldırılarının ardından BM tarafından hazırlanan "terörizm" listesinde ye raldı. DSP - MHP - ANAP koalisyon hükümetinin iktidarda bulunduğu 22 Aralık 2001’de Bakanlar Kurulu, Kadı’nın da bulunduğu 131 kişilik listeyi Bakanlar Kurulu kararı haline getirdi ve bu isimlerin mal varlığını dondurdu.

TAKVİM GAZETESİ:
Köy in megaköy out

İstanbul’a tayini çıkan memurlar yasa bürünüyor. Sağlık Bakanlığı 376 kontenjan açtı, sadece 30 doktor başvurdu.

Sağlık Bakanlığı, Anadolu’nun ücra köşelerinde görev yapan pratisyen hekimleri İstanbul’a çekmek için 868 kontenjan ayırdı. 376’sı İstanbul’da görevlendirilecekti... Peki kaç doktor başvurdu dersiniz? Sadece 30! Nedeni, megakentteki geçim zorluğu.

İstanbul’a tayini çıkan polis, öğretmen, memur, "Bu maaşla megakentte biteriz" diye ağlıyor. Son olarak doktorlar da İstanbul’u reddedince, hekim açığı büyüdü. Bakan Akdağ çözümü şöyle açıkladı: "Mecburen mecburi hizmet getireceğiz..."

RADİKAL GAZETESİ:
İnsanlığın sıfır noktası

12 Temmuz’dan beri sürekli İsrail ateşi altındaki Lübnan halkı, yiyecek, su ve ilaç sıkıntısı çekiyor, özellikle çocukların durumu vahim. Sokaklarda sadece militanlar geziyor. 500 bin kişi hâlâ yollarda.

İsrail’in günlerdir hava ve denizden vurduğu Lübnan’a karadan da cephe açmasının ardından çatışmalar kızışıyor. Sınırda İsrail askerleriyle Hizbullah gerillaları arasındaki çarpışmalarda dün dört İsrail askeri daha ölürken, 12 Temmuz’dan beri 1200 hedefe düzenlenen 3 binden fazla hava akınında ölenlerin sayısı 325’e, yaralı sayısı 700’e yükseldi.

Önceki gün Lübnan’a güneyden giren İsrail kara birliklerinden iki askerin ölmesinin ardından, dün de El Cezire televizyonu, dört askerin öldüğünü, üçünün de yaralandığını duyurdu. Hizbullah’ın bir İsrail tankı ve buldozerini imha ettiği belirtilirken, İsrail ordusu kayıp verdiğini doğruladı ama sayı vermedi. Suriye sınırındaki dört köprüyü uçuran İsrail, Suriye’ye bağlanan 12 yolu vurdu. El Arabiya ise Lübnan askerleri içinde İsrail’e casusluk yapan 20 kişinin yakalandığını duyurdu.

AKŞAM GAZETESİ:
İran’la ortak harekât

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), Kuzey Irak’a sınır ötesi operasyon tartışmalarının sürdüğü bir dönemde Irak’tan önce İran’da operasyon başlattı.

TSK ile İran Ordusu’nun ortak operasyon için Türkiye’nin Kapıköy Gümrük Kapısı’nın 12 kilometre ilerisindeki Hoy (Khovoy) ve Mirgever yerleşim birimlerinde konuşlandığı belirtildi. Her iki ülkenin ortak hedefinin önce İran-Irak sınırındaki Kandil Dağı olduğu öğrenilirken, bölgede Xineri, Gora, Latifiye, Zeli, Helgurt kamplarında PKK’nın 6 binin üzerinde militanı bulunuyor.

Operasyona, zaman zaman İran Hava Kuvvetleri’ne bağlı uçakların da eşlik ettiği belirtildi. Operasyon nedeniyle İran sınırından Türkiye’ye kaçmak isteyen PKK’lıları önlemek için İran-Türkiye sınırına jandarma birliklerinden adeta set çekildi.

İran ile Türkiye’nin, terörle mücadele konusunda ikili anlaşmalar çerçevesinde bir süredir PKK’ya karşı kendi topraklarında operasyonlar düzenlediği biliniyor. İran Ordusu, nisanda Kuzey Irak’ta Erbil kentine bağlı Hacı Ümran kasabasında bulunan PKK ile bağlantılı Kürdistan Özgür Hayat Partisi (PJAK) bürolarına füze saldırısı düzenlemişti. Aynı biçimde yine mayıs ayı içerisinde, PKK’nın ‘Espi Dere’ bölgesinde bir İran askeri karakoluna saldırmasına misilleme yapmış, örgütün Kuzey Irak’taki kamplarına askeri operasyon düzenlemişti. Irak Savunma Bakanlığı da PKK’ya yönelik ağır top ateşini doğrulamıştı.

STAR GAZETESİ:
5 yıldızlı baraka

İstanbul sosyetesinin yaşadığı Kemer Country mercek altında. 12 kişilik bilirkişi heyetinin hazırladığı raporda şu çok çarpıcı iddialara yer verildi: Kemer Country ‘turizm tesisi’ yapmak için ruhsat aldı. Ancak ultra lüks villa yaptı. 192 villayı ‘bungalov’ diye bilinen ahşap baraka olarak gösterdi.

Elazığ İl Jandarma Komutanı Albay Ali Ergülmez’in aldığı süper lüks daire ile gündeme gelen Kemerburgaz, yeniden büyüteç altında. İstanbul İl Jandarma Alay Komutanlığı’nı harekete geçiren iddialar şöyleydi: Kemer Country ormanlık alanda turizm tesisi yapmak için devlet arazisinde yapı ruhsatı aldı ancak süper lüks villalar inşa etti. İddialara göre bazı bölgelerde ‘işçi barakası’ adı altında süper lüks villalar da yaptı. Ardından villaları 49 yıllığına kiraladı.

GÜNEŞ GAZETESİ:
Adam resmen meydan okudu

Türkiye kahpe pusularda can veren onlarca şehidine yanar, teröristlere yurdun her yerinden lanet yağarken Hakkâri’de ’Kuzey Irak önemli.

Ama önce kendi ülkendeki hainleri temizle’ diyenleri haklı çıkartacak bir olaya şahit oldu. Bingöl’de güvenlik güçleriyle PKK üyeleri arasında çıkan çatışmada öldürülen terörist için Hakkari’de düzenlenen cenaze törenine Hakkari Belediye Başkanı Metin Tekçe ve PKK’nın siyasi temsilciliğine soyunan DTP üyeleri katıldı.

’Terörle etkin mücadele için bu topraklarda yaşayan herkes PKK’ya karşı olduğunu yüksek sesle ilan etmeli’ çağrılarının yapıldığı bu hassas dönemde, maaşını devletten alan Hakkarili Başkan’ın tavrı ’Açık bir meydan okuma’ olarak değerlendirildi. PKK’lının tabutuna örtülen bez, yeni TMY’ye göre hapis cezası gerektiriyor. Bakalım ceza uygulanacak mı?

YENİ MESAJ GAZETESİ:

Türkiye’yi bekliyorlar

Anadolu Ajansı muhabirleri, Lübnan’ın başkenti Beyrut’a giderek, İsrail soykırımına uğrayan Lübnanlılarla konuştu. Lübnanlılar iki muhabir aracılığıyla “Türk halkına selam söyleyin” mesajını iletti.

“Sizler buraya nasıl girdiniz? Korkmuyor musunuz?” diye soruyor büyük şaşkınlıkla bir adam yıkıntılar arasında bizi görünce. “Haber için buradayız, burada olup biteni dünyaya göstermek istiyoruz” dediğimizde, adamın gözleri doluyor. “Şansınız açık olsun, Allah yardımcınız olsun. Türk halkına selam söyleysin” diyor ve evinin yıkıntıları arasından kurtarabildiği birkaç parça eşyayı koyduğu siyah torbasıyla molozların arasında gözden kayboluyor adam.

Beyrut’un Dahıya ve Harra Harik semtlerindeki görüntü ürkütücü... Yıkılmış köprüler, yerle bir olmuş koca binalar, yarısı olmayan lüks apartmanlar...

Yerler cam kırıklarıyla dolu. Eşyalar etrafa saçılmış. Bir dairenin kapısı, beşinci kattan dışarıya sarkmış. Bombalanan lüks binanın yarısı bıçakla kesilmişçesine yok olmuş. Molozların arasında tozdan zar zor seçilen oyuncak bir bebek, daha dün burada “normal” bir hayatın olduğunu anımsatıyor.

Etraftaki binalar da daha farklı durumda değil. Hepsi harabeye dönmüş, oturulamaz halde, ayakta kalan kısımları her an yıkılabilir.

YENİ ŞAFAK GAZETESİ:
Suçüstü bile olsa askere dokunma

Atabeyler Operasyonu sırasında yaşanan asker-polis gerginliğinin ardından Emniyet Genel Müdürü Gökhan Aydıner, birimlere "gizli" bir genelge göndererek suçüstü hali bile olsa bir asker veya orduda görevli sivilin gözaltına alınmamasını istedi .

Emniyet Genel Müdürlüğü "askere gözaltı" uygulamasına son verdi. Genel Müdürlük, Genelkurmay’ın, Atabeyler Operasyonu’nun ardından yaptığı, "basından öğrendik" açıklamasıyla ortaya çıkan asker-polis gerginliğinin bir kez daha yaşanmaması için duruma el koydu. Emniyet Genel Müdürü Gökhan Aydıner, operasyon birimlere "gizli" bir genelge gönderdi. "Asker Kişiler" başlığını taşıyan 6 Temmuz 2006 tarihli genelgede, terör, uyuşturucu kaçakçılığı, organize suçlar ve cinayet gibi ağır ceza mahkemelerinin görev alanına giren suçlarda suçüstü hali olsa dahi polisin, bir askeri ya da TSK’da görevli bir sivili gözaltına almaması gerektiği belirtildi Genelgede şahsi bir suç işlediğinden şüphe edilen askerin bile, polis karakoluna ya da herhangi bir şubeye alınmamısı istendi ve " Suçüstü halinde dahi asker olay yerinde bekletilip inzibata yine olay yerinde teslim edilecek" denildi.

EVET GAZETESİ:
Sizin çocuğunuz yok mu

İsrail evlere tonlarca bomba yağdırıyor. Sokakta oynayan çocuklar ölüyor, yaralanıyor. Bush ve Blair gülerek izliyorOrtadoğu’yu kan gölüne çeviren İsrail, dur durak bilmiyor.

Ne insanlıktan anlıyor, ne çocuk sevgisi tanıyor. Müslüman çocuklara, bomba üstüne bomba yağdırıyor. Nice Doaa’lar, Ramzi’ler, Karib’ler, Abbas’lar, Nabil’ler, Kerim’ler ölüyor, yaralanıyor. Oysa bu çocukların isimleri Moşe, Şimon, Ehud, Şaron olsa, İsrail aynı canavarlığı yapar mıydı? Bu çocukların tek günahı, müslüman olmak, İsrail’in işgal ettiği topraklarda sığıntı gibi yaşamak... Ama bu katliamın tek sorumlusu İsrail değil. Ona çanak tutan, haklı gören ABD Başkanı Bush ve İngiltere Başbakanı Blair de bu katliamdan sorumlu. Soruyoruz. Bu zulüm Amerikalı ve İngiliz çocuklara yapılsaydı, aynı pişkinliği gösterirler miydi?

H. O TERCÜMAN GAZETESİ:
Hayat takası

Ankara ve Antalyalı iki aile internet üzerinden birbirini buldu, böbrekler karşılıklı nakledildi, iki hayat kurtuldu.

Yakınlarının vermek istediği organlar kan grubu uyuşmazlığından kendilerine nakledilemeyen Ankara ve Antalyalı iki aile İzmir’de çapraz nakille şifaya kavuştu. Dertlerine deva arayan hastalara çapraz nakili uygulamaya başlayan Türkiye’deki ilk özel hastane olan İzmir Özel Kent Hastanesi’nde görüştüğü 55 yaşındaki Hasan Parlak, İstanbul’daki birçok sağlık kurumunda tedavi gördüğünü, 2 senedir diyalize girdiğini, yaklaşık 1.5 yıl ilaçlı tedavi gördüğünü dile getirdi. Parlak, 30 yıllık eşi Ayşe Parlak’ın kendisine böbreğini vermek istediğini, ancak kan grubu uyuşmaması nedeniyle bunun gerçekleşemediğini söyledi.

FOTOMAÇ GAZETESİ:
Lugano depremi

Brezilyalı hoca, "Bu defans ile çok gol yeriz" raporu verince Uruguaylı Diego Lugano bitirildi, prensipte anlaşılan diğer oyuncular beklemeye alındı.

F.Bahçe’de transfer listesi Zico’nun bir raporuyla rafa kalktı. Brezilyalı hoca yönetime, "Sorun savunmanın göbeğinde. İzlediğim kasetlerde, hazırlık maçlarında bunu gördüm. Bize öncelikle stoper lazım. Gol yemeyelim, nasıl olsa atarız. Gördüğüm kadarıyla forvetimiz çok güçlü" raporu verince kısa sürede Lugano’nun transferi bitirildi. Sao Paulo Kulübü ile her konuda anlaşıldığı dakikalarda Köşk’ten Aurelio’nun Türk vatandaşı olduğu müjdesi geldi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious