'Geleceğe ilişkin beklentiler daha iyi'

'Geleceğe ilişkin beklentiler daha iyi'.7958
  • Giriş : 31.05.2006 / 00:00:00

TBB Başkanı Özince; 'Geleceğe ilişkin beklentiler daha iyi' dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Yönetim Kurulu Başkanı Ersin Özince, "Temel bankacılık göstergeleri, bankacılığımızın şimdi daha güçlü ve sağlıklı bir yapıda olduğunu ortaya koymaktadır. Ülkemizde geleceğe ilişkin beklentiler daha iyidir, kısa vadeli her türlü gelişmeye rağmen güven artmıştır" dedi.
Özince, TBB'nin 49. Olağan Genel Kurul toplantısının açılışında yaptığı konuşmada, gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Son dönemde yaşanan olumlu gelişmelere karşın uluslararası göstergelere göre Türkiye'de finansal sektörün ve bankacılık sisteminin son derece küçük olduğuna dikkat çeken Özince, 1980'li yıllara göre aktif büyüklüğün, aktiflerin GSMH'ye oranının önemli ölçüde artmasına ve öz kaynakların büyümesine rağmen nüfusa oranla bazı göstergeleri 1980'li yılların ve AB'ye ait büyüklüklerin çok gerisinde olduğunu bildirdi.

Özince, AB ile karşılaştırıldığında Türkiye'de finansal sektör ve bankacılık sisteminin yüksek bir büyüme potansiyeline sahip olduğunu ifade ederek, AB ülkelerinde banka sisteminin aktif büyüklüğünün ve kredilerin GSMH'ye oranın, Türkiye'deki büyüklüklerin oldukça üzerinde olduğunu kaydetti.

Özince, ekonomik istikrarın, finansal hizmetlere olan talebi olumlu yönde etkilemeye devam edeceğini kaydetti. Özince, bu çerçevede belirsizliklerin, faaliyet riskinin azaltılması yoluyla beklentilerin iyileştirilmesinin YTL'ye olan talep artışı ve uzun vadeli kaynakların yaratılması açısından ne kadar önemli olduğunun görüldüğünü ifade etti.

Finansal sektörün büyümesinde önemli bir faktörün de özel girişimcilerin bu sektörde faaliyet gösteren kurumlara yatırım yapmasını ve öz kaynaklarını büyütmesini özendirmek olduğunun altını çizen Özince, şöyle konuştu: "Risklerin yüksek, buna karşılık karlılığın düşük olmasının yanında yurt dışında yerleşik rakipler karşısında haksız rekabete neden olan uygulamalar, kuralların oluşturulmasında ekonominin ve hukukun temel ilkeleriyle bağdaşmayan yaklaşımlar, aracılık maliyetini artıran vergisellikler, kayıt dışı faaliyetler, bankacılığa olan yatırım caydırıcı ve büyütmeyi sınırlandırıcı niteliktedir."

Özince, gelişmiş, gelişmekte olan veya düşük gelir grubunda olsun bir ekonomi için etkin işleyen bir finansal sektörün hayati öneme sahip olduğunu vurgulayarak, ekonomi büyüdükçe ve olgunluğa ulaştıkça giderek karmaşıklaşan ve çeşitlenen finansal hizmet ihtiyacını karşılamaya yönelik olarak finansal sektörünün de büyüdüğünü ve olgunlaştığını ifade etti.

Büyüme sürecindeki en kritik konunun büyümenin sürekli ve istikrarlı hale gelmesi için kıt kaynakların uluslararası rekabet, risk ve getiri esasına göre hangi alanlara yönlendirileceği olduğunun altını çizen Özince, "Bu bankacıların asıl işidir. Piyasa mekanizmasının geçerli olduğu ekonomilerde bunu sağlamanın en etkin yolu finansal sektörün güçlü ve dayanıklı olmasından, büyümesinden ve derinleşmesinden geçmektedir" dedi.

Türkiye'de finansal sektörün hala banka sistemi ağırlıklı bir yapıda olduğuna dikkat çeken Özince, finansal sektörde bankaların payının yüzde 90'ın üzerinde olduğunu, para piyasası yanında sermaye piyasasının büyümesi, bankalar yanında diğer mali kurumların da güçlenmesi gerektiğine dikkat çekti.

Türkiye'nin bir geçiş döneminde olduğuna işaret eden Özince, "Dünya ekonomisindeki olumlu gelişmelerin de katkısı sayesinde, geçmişten gelen stok sorunlarımızın azaltılmasında önemli mesafeler aldık. Mevcut sorunların çözülmesi konusunda herkes üzerine düşeni yapmaya devam ediyor. Yeni ortamın özelliklerini anlamaya çalışıyoruz. Bu dönemde verimlilik, hukukun temel ilkeleri, uluslararası düzenlemeler ve uluslararası rekabet ön plana çıkıyor. Kar marjları düşüyor. Buna karşılık işlem hacminin artmasını bekliyoruz. Finansal sektörün büyümesi ve derinleşmesinin önemi artıyor. Yatırım kararlarının daha doğru verilmesi gerekiyor. Finansal sektörün sağlıklı büyümesi için Türkiye'de piyasa mekanizmasının daha iyi işlemesine özel bir hassasiyet göstermeliyiz" diye konuştu.

Ersin Özince, başta petrol olmak üzere temel enerji fiyatlarının yüksek düzeyde seyretmesi, istihdam artışının iş gücü arzının gerisinde kalması, tasarruf açığındaki hızlı büyüme konuların gündemde yakından izlenmesi ve dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Kısa dönemde bilançonun yapısındaki hızlı değişme ile yurt içi kaynakların kısa vadeli yapısı göz önünde bulundurularak risk yönetiminde daha hassas davranılmasının giderek daha çok önem taşıdığının altını çizen Özince, şöyle devam etti: "Temel bankacılık göstergeleri, bankacılığımızın şimdi daha güçlü ve sağlıklı bir yapıda olduğunu ortaya koymaktadır. Ülkemizde geleceği ilişkin beklentiler daha iyidir, kısa vadeli her türlü gelişmeye rağmen güven artmıştır. Bu durumun en önemli göstergesi olan YTL'ye güçlü talep artışı, hem ekonomik faaliyeti hem de finansal sektördeki olumlu gelişmeleri desteklemiştir. Finansal sektör yeniden büyümeye başlamıştır."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious