Geleceğini arayan kadim şehir; Karaman

Geleceğini arayan kadim şehir; Karaman.34297
  • Giriş : 12.11.2007 / 23:23:00

Geçmişi Bronz Çağı’na kadar uzanan, Karamanoğulları’nın merkezi, Türk dilinin başkenti Karaman, derin tarihinden aldığı güçle geleceğe hazırlanıyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Amaç, kuruluş yılını kutlayan ilk şehir ünvanını, kalkınma hamlesiyle taçlandırmak.

Türkiye’nin her ilinin, hatta her ilçesinin bir ‘kurtuluş günü’ vardır, düzenli kutlanan. Ancak ‘kuruluş günü’ kutlayan bir şehir çıkmadı şimdiye kadar. Arkeolojik kazılarda elde edilen bulgularla geçmişinin 4 bin 500 yıla, yani Bronz Çağı’na kadar uzandığı tespit edilen Karaman, bir ilke imza atarak, kurtuluş yerine kuruluş yılını kutluyor artık. Bronz Çağı bir yana, hem Selçuklular hem de Osmanlılar için önemli vilayetlerden Karaman, Anadolu Türkçesinin de başkenti kabul ediliyor. Karamanoğlu Mehmet Bey’in 730 yıl önceki fermanı hâlâ geçerliliğini koruyor şehirde: “Bugünden sonra hiç kimse sarayda, divanda, meclislerde ve seyranda Türk dilinden başka dil kullanmaya…”

Karaman Valisi Fatih Şahin, kuruluş yılı kutlama fikrinin Kültür Bakanlığı’na ait olduğunu hatırlatarak, bu konudaki ilk projeyi kendilerinin hazırlayıp hayata geçirdiğini belirtiyor. Kuruluş yılı kutlamak elbette, kurtuluş yıldönümü törenlerine benzemiyor. Haliyle daha iddialı bir pozisyona geliyorsunuz. Daha fazla icraat, daha fazla proje üretmek, gerekiyor. Bu gerçeğin farkındaki yöneticiler de sadece törenlerle sınırlı tutmamış bu işi. 4 bin 500 yıllık bir mirası, ekonomik ve sosyal bir kalkınma hamlesiyle taçlandırmak istediklerini vurguluyor Vali Şahin ve çalışmalarını da bu çerçevede yürüttüklerini aktarıyor.

KARAMAN-KONYA MEVLANA SEVGİ YOLU

Karaman’daki kuruluş yıldönümü kutlamaları, asırlardır devam eden dil bayramı şenlikleriyle entegre edilmiş. Dil bayramından sonra başlayan ‘4 bin 500’ etkinlikleri, ilin kalkınmasına yönelik somut adımlar ve projelerden oluşuyor. Vali Şahin, bir yerel idarecinin öncülük edeceği her türlü hizmetin hedefinin insan olması gerektiği düşüncesinde. Onun kalkınma diye bahsettiği de, Karaman’ın tanıtılmasından, sosyal faaliyetlere, kırsala yönelik çalışmalardan, çocuklar için daha yaşanılabilir bir kent olmaya kadar çok geniş bir alanı kapsıyor. Şahin, “Kalkınmada ve bütün karar alma süreçlerinde halkın katılımı önemlidir. Katılımı arttırmak demokrasiyi güçlendirir ve şeffaflığı arttırır. Çocuktan yaşlıya kadar herkesin durumu, bizim için önemli. Bunlar 4 bin 500’ün en önemli boyutları.” diyor.

Kalkınma hamlesi denince akla hemen alışılmış projeler gelir ama Karaman’da yapılması planlanan bazı çalışmalar, alıştıklarımızdan çok farklı. En ilginci, Konya-Karaman arasındaki 120 kilometreyi, yürüyerek veya bisikletle katetmeyi sağlayacak bir ‘Mevlana sevgi yolu’ projesi. Fazla bilinmese de Hz. Mevlana önce Karaman’a gelmiş, devamında Konya’ya yerleşmiş bir gönül insanı. Vali Şahin, yol projesiyle bu tarihî gerçeğe uygun bir çalışma yapmak istediklerini belirterek, dünyada bu gibi tarihî ve mistik yürüyüş güzergâhlarına olan ilginin gittikçe arttığını vurguluyor. Projenin gerçekleşmesi durumunda hem Konya hem de Karaman’a gelecek turist sayısının artacağı gerçeğini de unutmamak lazım.

Aslında günümüzde tamamen Konya ile özdeşleşen Mevlana’nın, hâlâ bir ayağı Karaman’da demek yanlış tespit olmaz. Karaman, Mevlana’nın Afganistan’ın Belh şehrinden başlayıp, Konya’da sonlanan yolcuğunun önemli duraklarından. O zamanki adı Larende olan Karaman’da 7 yıl yaşayan Mevlana, Gevher Hatun ile burada evlenir ve iki oğlu da burada dünyaya gelir. Şehrin tam göbeğindeki Aktekke eski adıyla Mader-i Mevlana Camii’nde, Hz. Mevlana’nın annesi Mümine Hatun, ağabeyi ve bazı akrabalarının kabirleri bulunuyor. 1370’de Karamanoğlu Alaattin Bey’in emriyle inşa edilen camide 21 adet kabir var. Vali Şahin, hedeflerinin Mevlana konusunda Konya ile rekabete girmek değil, işbirliği yaparak, bu gibi bilinmeyen değerleri tanıtmak olduğunu da özellikle belirtiyor: “Buranın çok büyük tarihî ve kültürel bir geçmişi var. Konya’ya gelen her 10 kişinin en azından birini Karaman’a da getirebilirsek, hedefimize ulaşmış oluruz.”

TARTAN EVİNDEKİ İSTANBUL!

Sadece Aktekke Camii’nden ibaret değil elbette, Karaman’daki tarihî yapılar. Anadolu’nun farklı noktalarında makamları bulunan Yunus Emre ve hocası Tapduk Emre’nin mezarları da, şehir merkezindeki Yunus Emre Camii’nde bulunuyor. Karaman’daki en ilginç ve özgün tarihî yapılardan biri de, Tartan Evi. Bir asırlık bir yapı Tartan Evi’ni, Karaman’ın önde gelen ailelerinden Tartanzade Hacı Ahmet Efendi inşa ettirmiş. Tartanlar hâlâ şehirde varlıklarını sürdüren bir aile ancak Tartan Evi artık tarihî eser statüsünde. İki katlı, içten merdivenli ve geniş sofaya açılan odalar şeklinde inşa edilmiş evdeki en ilginç ayrıntı, tavanlardaki İstanbul’u hatırlatan resimler. Sultanahmet Camii, Kız Kulesi, boğaz manzaraları ve ada vapurları, resimlerden bazıları... Resimlerin hikâyesi evden daha ilginç aslında. Tartanzade Ahmet Efendi İstanbul’dan Karaman’a gelin getirir. O zamanlar ulaşım kolay olmadığı için haliyle gelini sık sık memleketine götürmek kolay olmaz. Ahmet Efendi de çareyi, evin tavanlarına İstanbul’u hatırlatan resimler çizdirmekte bulur ve eşinin memleket hasretini bir nebze olsun hafifletir.

Karaman’da tarihî yapılar kadar dikkati çeken noktalardan biri de, başarıyla yürütülen restorasyon çalışmaları. Tarihi yapılar asıllarına uygun şekilde ve büyük bir özenle elden geçirilmiş. Vali Şahin bu çalışmaların da 4 bin 500’ün bir parçası olduğunu vurgulayarak, “Eskiden gelen ziyaretçilere gösterebileceğimiz bir mekânımız yoktu. Tarihî yapı çok fazla ama hepsi metruk haldeydi. Asıllarına uygun yenileme çalışmaları şehre birçok tarihî turistik mekân kazandırdı.” diyor.

ÇOCUK DOSTU ŞEHİR

Karaman’ı geçmişten geleceğe taşıyacak projelerin farklılığı ve özgünlüğü, bu meseleye ne kadar kafa yorulduğunu da gösteriyor aynı zamanda. Proje hazırlamak için iyi bir ekip oluşturulmuş ve bu mesele için ciddi bir beyin fırtınası yapılmış. Kalkınma hamlesinde en fazla önem verilenler de, çocuklar. Karaman halen Türkiye’de ‘çocuk dostu şehir’ unvanına aday 12 ilden biri. (Diğerleri; Antalya, Bursa, Erzincan, Gaziantep, Kayseri, Kırşehir, Konya, Sivas, Tekirdağ, Trabzon, Uşak.)

‘Çocuk Dostu Şehir’ çalışması, Türkiye Cumhuriyeti ile UNICEF arasında imzalanan bir anlaşmaya ve 2006-2010 yıllarını kapsayan bir eylem planına dayanıyor. Buradaki amaç, bir şehrin günlük hayatında çocuk haklarını uygulamaya geçirmeye yönelik bir yönetim sistemi oluşturmak. UNICEF’in belirlediği 12 il arasından, finale en iddialı hazırlanan şehir, Karaman. 2010 yılında, uluslararası anlamda bu unvana sahip 300 şehirden biri olabilmek için ciddi mücadele verdiklerini belirtiyor Vali Şahin. Peki, çocuk dostu olabilmek için neler yapılıyor Karaman’da? Yeni doğan bebeklerin ölüm oranından, çocuklar için oyun alanlarına; yeşil bir çevreden, çocuk dostu işyerlerinin sayısına kadar pek çok kıstas var, çocuk dostu olabilmek için. Karaman’ın çocuk dostu olabilmesi için nasıl bir dönüşüm geçirmesi gerektiğine de çocuklar karar vermiş aslında. Farklı yaş gruplarından çocuklara yönelik anket çalışmaları yapılmış ve nasıl bir şehir istedikleri sorulmuş. Şimdi devam eden çalışmaları yönlendiren de bu anketlerin sonuçları. Öğrencilerle yapılan anketlerde sıralanan istekler, aslında çocukların şehir ve insan meselesine ne kadar sağlıklı bakabildiklerini de ortaya koyuyor. En önemli talep geniş kaldırımlar ve bisiklet yolları. Temiz çevre, daha çok oyun parkı ve yeşil alan ise diğer önemli talepler. Projenin bir ayağında ise Karaman esnafı var. Çarşıda dolaşan çocukların su, telefon, tuvalet gibi ihtiyaçları olduğunda onlara sahip çıkabilecek, bu işe gönüllü olan esnafların tespitine de başlanmış Karaman’da. Çalışmanın bitiminde çocuk dostu esnafların dükkânlarında özel bir işaret olacak ve bunu bilen çocuklar zor durumda kaldıklarında kendi ailesi gibi o esnaftan yardım isteyebilecek.

Karaman’da son yıllarda ciddi bir hareketlilik olduğu tartışılmaz. Biraz da Konya’nın gölgesinde kalmış olmanın verdiği motivasyondan olsa gerek, Anadolu Selçuklu tarihinin bu sembol kenti, sesini daha fazla duyurabilme telaşında. Neresinden bakarsanız bakın Karamanoğlu Mehmet Bey’in memleketi, bugünlerde hem kuruluşunu kutluyor, hem Anadolu Türkçesi’ne sahip çıkıyor; hem de ciddi bir kalkınma hamlesiyle taçlandırmak istiyor, derin tarihî ve kültürel birikimini. Ne diyelim, darısı Orta Anadolu’nun kalkınmakta geç kalmış diğer illerinin başına...

AKSİYON

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious