Genetik harikası' demişlerdi özürlü doğdu!

Genetik harikası' demişlerdi özürlü doğdu! .6824
  • Giriş : 07.09.2007 / 17:00:00

Çocukları, "down sendromlu" dünyaya gelen Soygeniş ailesi, hukuk mücadelesi veriyor

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Çocuklarının, "down sendromlu" dünyaya gelmesinde doktor, hastane ve laboratuvarın kusuru olduğunu savunan Soygeniş ailesi, hukuk mücadelesi veriyor.

Adana Barosuna kayıtlı avukat Mehmet Ali Akgül'ün, İzmir 1. Asliye Hukuk
Mahkemesinde açtığı ve "pilot dava" olarak nitelendirilen hukuk
mücadelesinde, Soygeniş ailesi, hamilelik sırasında bebeğin takibini
gerçekleştiren doktor, doğumun yapıldığı hastane ve bebeğin üçlü tarama
testini yapan laboratuvardan, manevi tazminat hakları saklı kalmak
koşuluyla 7 bin YTL maddi tazminat talep ediyor.

Davacı Ertuğrul ve Candan Soygeniş çiftçi, 2005 yılının Temmuz ayında
İzmir'de özel bir hastanede dünyaya gelen kızları Hilal Ece'nin, adeta
hayatının kararmasında kadın hastalıkları ve doğum uzmanı Dr. D.A, özel
hastane ve özel bir teşhis merkezinin sorumlu olduğunu savundu.

Anne Candan Soygeniş, sosyal güvenceleri olmasına rağmen, hamileliği
boyunca tamamen özel sağlık hizmeti aldığını belirterek, her ay rutin
olarak gittiği kontrolleri sırasında Dr. D.A'nın kendisine "genetik
harikası çocuğunuz olacak" dediğini belirterek, şunları söyledi:
"Hamileliğim sırasında doktorum bana 'üçlü tarama' adı verilen bir
testi yaptırmamı önerdi. Bu testi yapan özel laboratuvarın İngilizce
yazılı olarak verdiği raporu doktorum yorumlarken hiçbir riskin
bulunmadığını bildirdi. Hatta, doktorum bana (genetik harikası bir
çocuğunuz olacak, mükemmel) dedi ama Ece, down sendromlu, hastanenin
yetersiz imkanları ve normal doğuma yönlendirilmem nedeniyle aynı
zamanda görme özürlü ve beyin hasarlı dünyaya geldi."
Candan Soygeniş, uzmanların, anne karnındaki bebeğin ensesinin normalden
kalın olmasının da bebeğin down sendromlu olma ihtimalini gösterdiğini
bildirdiklerini belirterek, "Doktorumun bana verdiği ultrason
görüntülerini bilirkişi de inceleyecek. Ensedeki kalınlık ortada
olmasına rağmen doktorum beni daha gelişmiş bir test yaptırmam konusunda
hiç uyarmadı, yönlendirmedi" dedi.

Av. Mehmet Ali Akgül ise mahkeme heyetine, bebeğin anne karnındaki
ultrason kayıtlarını gösteren DVD'nin yanı sıra hasta dosyası, tüm
tetkik ve sonuçlar, laboratuvar sonuçları, bilir kişi incelemesi ile
yasal her türlü delili sunduklarını belirterek, davanın pilot bir dava
olduğunu ve diğer down sendromlu hastalara da ışık tutacağını ifade etti.

-UZMAN GÖRÜŞÜ-
Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum
Uzmanı ve Perinatal Tanı, Tedavi, Araştırma ve Uygulama Merkezi
(PERİTAM) Üyesi Prof. Dr. Cüneyt Evrüke ise down sendromunun yumurta ve
spermin döllenme sırasında genellikle hücre bölünmesindeki bir hatadan
kaynaklanan bir hastalık olduğunu bildirdi.

Evrüke, gebelikte down sendromunu belirleyecek birçok yöntem bulunduğunu
belirterek, "Gelişen tıp, sorunu anne karnında belirliyor. Bunlardan en
fazla kullanılan yöntem amniyosentezdir. Bu yöntemde gebelik kesesinden
su alınarak, bebekte hastalığın olup olmadığını yaklaşık yüzde 100
anlayabiliyoruz. Etkin kontrol durumunda down sendromlu çocuk doğma
riski neredeyse imkansız" dedi.

Şüpheli ve riskli durumlarda anne adaylarına bu testi gebeliğin 20'nci
haftasına kadar yaptırmalarını önerdiklerini ifade eden Evrüke,
"Alınacak sonuca göre ya aile sakat bir çocuk sahibi olmayı göze
alıyor, ya da gebelik sonlandırılıyor" diye konuştu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious