'Gerçekten doğduğum ülkede miyim?'

  • Giriş : 10.03.2007 / 00:00:00

Mesrob II, Dink'in öldürülmesinin ardından Ermeni toplumunun çok tedirgin bir döneme girdiğini, değişik kurum ve kuruluşlara birbiri ardına garip ziyaretler yapıldığını belirtti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Türkiye Ermenileri Patriği Mesrob II, "Bunlar gerçekten de bana şunu düşündürüyor, acaba ben gerçekten doğduğum ülkede miyim?" dedi.
Mesrob II, Erciyes Üniversitesi'nin geçen yıl gerçekleştirdiği Günümüz Penceresinden Türk-Ermeni İlişkilerinin Tarihsel Resmi Konferansı'nın "Hoşgörü Toplumunda Ermeniler" adıyla basılan 4 ciltlik kitabının tanıtımına katıldı. Sürekli olarak Osmanlı'nın son döneminde yaşananların öne çıkarıldığını kaydeden Mesrob II, "Gerçekten de hem Türk, hem de Ermeni milliyetçileri iflah olmaz durumdadır. İki tarafın da gerçekten öğrenmeleri gereken insanlık dersleri vardır. Buraya gelirken Beşiktaş'ta bir pankart gördüm. ’Gel, gel, ne olursan ol yine gel.’ Hazreti Mevlana’nın sözü. Bugün o ortamdan ne kadar uzak olduğumuzu düşündüm bir an" diye konuştu.
"Benim toplumum, Türkiye'de gerçekten de çok tedirgin bir döneme girdi" diyen Mesrob II, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Değişik kurum ve kuruluşlara birbiri ardına gelen garip ziyaretler, gazetelerimizden birine, sonra başka bir gazetemize... Geçen hafta da Hrant Dink’in 40. ölüm gününde kilise bahçesinde tabanca sıkılması ve gerek patrikhanemize, gerekse diğer kurumlarımıza tehditlerin devam etmesi... Biz böyle büyümedik. Benim büyüdüğüm mahallede Türkler, Ermeniler, Yahudiler ve Rumlar, hepimiz bir arada büyüdük. Çocukluk günlerimiz çok güzel geçti. İstanbul'da İstanbulluluğu paylaştık. Bu gibi aşırı milliyetçi tepkiler bizden çok uzaktaydı." Mesrob II, çocukluğundan beri bugünkü durumu hiç yaşamadığını ifade ederek, "Nedense kendimizi böyle bir ortamda bulduk birden bire. Bunun tabii ki sebepleri vardır, ama her şeyden önce görevimiz Hazreti Mevlana’nın bize gösterdiği yoldan yürümektir" dedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious