Gerrard Cim Bom'u unutmadı!

Gerrard Cim Bom'u unutmadı!.40506
  • Giriş : 17.04.2008 / 11:57:00

Liverpool´un yıldızı Steven Gerrard, hayatını anlattığı ve satış rekorları kıran kitabında Galatasaray´ı da es geçmemiş!: 2003'te oynadığımız hazırlık maçı vahşi batı filmlerinden farksızdı. Kendimi kanlı bir boksör gibi hissediyordum.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


* Liverpool’un yıldızı Steven Gerrard, hayatını anlattığı ve satış rekorları kıran kitabında Galatasaray’ı da es geçmemiş!:
* 2003’te oynadığımız hazırlık maçı vahşi batı filmlerinden farksızdı. Kendimi kanlı bir boksör gibi hissediyordum
* Hakan Ünsal’a tekme attım. Türkler etrafımı sardı ve yüzüme tükürdüler. Hakan Şükür beni çimdikledi. Çılgına dönmüştüm...

Liverpool’un ve İngiliz futbolunun son yıllarda yetiştirdiği en büyük yetenek olan, hatta adı şimdiden efsane oyuncularla birlikte anılmaya başlanan Steven Gerrard, geçen yıl çıkardığı ve hayatını anlattığı, ‘Gerrard, My Autobiography’ kitabında Galatasaray’a da özel bir yer ayırmış. Yıldız futbolcunun unutamadığı anısı, 3 Ağustos 2003’te Cim Bom’un Amsterdam’da 2-1’lik skorla kazandığı hazırlık maçı. İşte Gerrard’ın kaleminden, kendi deyimiyle ‘vahşi batı’ filmi!:

‘Gerçek bir savaştı’
Ve tarih 3 Ağustos 2003... Kendimizi Hollanda’nın Amsterdam Arena Stadı’nda Galatasaray’la oynarken buluyoruz. Bu kesinlikle sezon öncesinde centilmence oynanan bir hazırlık maçı değildi. Bildiğiniz gibi, o ana kadar Türkiye ve İngiltere arasında hem milli hem de kulüp takımları seviyesinde tansiyon hep yükseliyordu. Birkaç ay öncesine kadar İngiltere, Sunderland’in Stadium of Lights Stadı’nda 2004 Avrupa Şampiyonası elemelerinde Türkiye’yi yenmişti. Bu, gerçek bir savaştı. En ufak bir kıvılcım bile tansiyonu artırıyordu. Galatasaraylı oyuncuların hedefi de İngiliz oyunculardı...

‘Kulübede dayanamıyordum’
Maça yedek kulübesinde başlamıştım. Türkler Michael (Owen) ve Emile’e (Heskey) sert giriyordu. Dayanamıyordum, hocamız Gerard Houlier’e sürekli beni oyuna almasını söylüyordum. Bundan yarım saat sonra (Dk.64) sahadaydım. Harry Kewell’a çok sert bir müdahale yapıldı. Bu tıpkı bir vahşi batı filmi gibiydi. İki taraf arasında savaş devam ediyordu. Benim oyunda olmadığım süreyi telafi etmem gerekiyordu. Galatasaraylı futbolcular hafif tekmeler, formalardan çekmeler ve tükürmelerle bize karşı oynuyorlardı.

‘Hareket eden her şeye tekme’
Hakan Şükür olayların ortasındaki adamdı. Hakan Ünsal da boş durmuyordu. Birden yüzüme bir dirsek yedim. Gözlerim sulanmış, dudağım şişmiş ve sinirlerim iyice gerilmişti. Hemen sahada Hakan Şükür ile Ünsal’ı aramaya başladım ve Ünsal’a bir tekme attım. Hollandalı hakem Rene Temmink bana bir kart gösterdi. Artık Türkler peşimdeydi... Ve bir başka dirsek daha! Kendimi kanlı bir boksör gibi hissediyordum. Bizim genç forvetimiz Neil Mellor, Gabriel Tamas’a bir tekme attı. Ve Temmink ona kırmızı kart gösterdi. İyice sinirlenmiş ve hareket eden her şeye tekme atmaya başlamıştım.

‘Klasik Türk provokasyonu!’
Hakem, Hakan Ünsal’a yaptığım hareket için aptalca bir frikik kararı verdi. Türkler hemen etrafımı sardı ve yüzüme tükürdüler. Yüzümü sildim. Hakan Şükür beni çimdikledi. Bu, klasik bir Türk provokasyonuydu. Hakemin bu kararlarıyla çılgına dönmüştüm. Ona, “Sen şişko bir ...sın’ diye bağırdım. Temmink, “Ne dedin sen, gel buraya” dedi ve ikinci sarı karttan beni oyundan attı. Böylece Türkler’in istediği oldu. Hakem yabancıydı ve İngilizce biliyordu. Bu karar beni UEFA Kupası maçlarında etkileyebilirdi. Hocamız Gerard, hakemle görüşmeye gitti. Ve yüzünde bir gülümsemeyle dönerek, “Hakemle konuştum, bunu raporuna yazmayacak. Sadece, ‘Gerrard agresifti, ama küfür etmedi’ ifadesini kullanacak. Yani bir sorun yok” dedi. Sonuç; Temmink için Fair-Play! Ve şimdi rahatım...

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious