Gitmek mi zor, kalmak mı?

  • Giriş : 10.02.2006 / 00:00:00

Çok değil, bundan on yıl önce ‘Bulgaristan-Türkiye ortak yapımı’ diye bir filmden söz edilebilir miydi acaba?

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Üstelik bu defa sadece “Türk’ün Türk’ten başka dostu yok” sözü değildi bu yargıya yol açan. Küçücük gözlerimizi kocaman açıp seyrettiğimiz efsane dizi “Belene”den öğreniyorduk her şeyi; belki aralarında bizim akrabalarımızın da bulunduğu insanlar, zorla göç ettiriliyor, isimleri Bulgar isimleriyle değiştiriliyor, Türkçe konuşmaları, ibadet etmeleri yasaklanıyordu. Mehmet Aslantuğ’un canlandırdığı Ahmet öğretmenin, farelerle dolu bir hücreye atılışı, seyredenlerin hâlâ hafızasındadır.

O zamanlarda lafı bile edilmeyen; ama bugün bitmiş bir prodüksiyon halinde karşımızda duran ‘Bulgaristan-Türkiye’ filmi “Çalıntı Gözler”, bu yıllara geri dönüyor. Hikayeyi filme alan, Bulgar bir yönetmen; Radoslav Spassov. Ayten öğretmeni canlandıran da bir Bulgar oyuncu; Vesela Kazokova. Filmdeki Türk imzası ise ortak yapımcılarda ve Nejat İşler’in üstlendiği Halil rolünde. Katı milliyetçilerin tepkisini toplasa da Bulgaristan tarafından Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’ına aday gösterilen film, geçen sene Moskova ve Karlovy Vary festivallerinde yarışmaya hak kazanmıştı.

“Çalıntı Gözler”, 1980’lerin sonunda Bulgaristan’daki Türklere yapılan dayatmaların doruğa çıktığı dönemde geçiyor. Bir yanda idealist bir Türk kadını olan Ayten öğretmen, bir yanda özel time katılmak istemeyen görsel hafızası çok kuvvetli bir Bulgar askeri Ivan. Film, baskılara dayanamayıp Türkiye’ye göç etmek üzere sınır kapılarına hücum eden Bulgaristan Türklerinin görüntüsüyle açılıyor. İki kardeş, Ayten ve Halil de arabalarıyla kuyrukta beklemektedir. Bir anda Ayten arabadan inip “Affet beni ağabey” diyerek köyüne doğru yürümeye başlar. Tamamen terk edilmiş köyde bir tek Ayten’in dedesi olan İbrahim yaşamaktadır. Günde beş vakit ezan okuyan İbrahim dede, köyün kilisesinin çanlarını da çalar. Hoş, davete gelecek olan yoktur ya... Ayten, soluğu dedesinin yanında alır ve bir kızın geldiğini belli edecek bütün klasik değişiklikleri yapmaya başlar. Temizlik, boya, badana, çamaşır, derken karşısında odun taşıyan Ivan’ı görür. O, Ivan’ı vurmak için tüfek almaya koşarken biz de geçmişe döneriz.

Ivan, görsel hafızasının üstün kuvvetinden dolayı ilginç bir göreve atanır. İsmi değiştirilecek Türklere verilecek yeni kimliklerde kullanılacak mühürlerden sorumludur. Bir masa üzerine dizilen ve her biri bir beldeyi temsil eden mühürler gerektikçe, Ivan yerlerini hiç şaşırmadan, karıştırmadan bulup verir, sonra tekrar yerine koyar. Bir akşam kendisine yemek getiren Ayten öğretmen, mühürleri çalarak bu gidişe son vermeyi düşünür. Ivan ise birkaç gün sonra isim değiştirmek üzere gelen Ayten’in yeni kimliği için gereken mührü amirlerine vermeyerek kendince hoşlandığı kızı korur. Ama yaşananlar ve saçma sapan uygulamalar, onların iyi niyetinin ve sevgisinin çok üstündedir. O kadar ki bir dahaki karşılaşmaları, çok daha kötü şartlarda, Türklerin isim değiştirmemek için düzenledikleri yürüyüşte olur. Ayten, mahalli kıyafetlerle yürüyüşün başını çekerken karşı taraftaki Ivan da komutanının emrini dinleyerek, tankı yere bırakılan oyuncak bebeklerin üstüne sürer. Ancak Ayten’in kızı da son anda o bebeklerin arasına karışır.

Bundan sonrası biraz, geçen sezon izlediğimiz “Deliler Evi”ni (Andrei Konchalovsky), biraz Lars Von Trier’in meşhur filmi “Idiots”ı çağrıştıran görüntülerin, hikâyeyi katı gerçeklikten gerçeküstü bir anlayışa taşıdığı bir eksende seyrediyor. Akabinde bir miktar Emir Kusturica tadından bahsedebiliriz. Netice itibarıyla Ayten öğretmen, adı da değişse, dili de engellense, doğup büyüdüğü toprakları terk etmekten yana değil. Ivan da ne kadar reddedilirse edilsin aşkından vazgeçmek niyetinde değil. Film, aidiyet, memleket ve umut kavramlarını bir kez daha düşünmemizi salık verirken “Gitmek mi zor kalmak mı zor?” sahillerine de sürüklüyor insanı.


ÇALINTI GÖZLER

Yönetmen: Radoslav Spassov

Oyn.: Vesela Kazokova, Valeri Yordanov, Nejat İşler

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious