Göç başladı, kuş gribine dikkat!

  • Giriş : 22.08.2006 / 00:00:00

Sıcak hava dalgasını takip eden kuşların kuzeyden güneye göçü başladı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Doğa Gözcüleri Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Asaf Ertan, “Kuş göçüyle gelebilecek hastalığın zararlarının en aza indirilmesi için bir kampanya dahilinde bütün kümes hayvanları aşılatılmalıdır.” diyor.

Ölümcül kuş gribi virüsü H5N1, Türkiye’de ilk olarak 2005 yılının Ekim ayında Balıkesir’in Manyas ilçesine bağlı Kızıksa beldesinde bir hindi çiftliğinde ortaya çıktı. Bölgenin karantina altına alınmasının ardından Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, salgının tamamen sona erdiğini açıkladı. Ancak 2006’nın ilk günlerinde gelen ölüm haberleriyle kuş gribi tekrar gündeme oturdu.

Türkiye’de kuş gribinden ilk ‘resmi’ ölüm 11 Ocak 2006’da gerçekleşti. Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinden Van’a sevk edilen ve ölü tavuklarla temasta bulunan 14 yaşındaki Muhammet Ali Koçyiğit hayatını kaybetti. Koçyiğit’in ardından kardeşleri Fatma ve Hülya Koçyiğit de aynı hastalıktan öldü. Virüs, başta Doğu Anadolu olmak üzere bütün Türkiye’ye hızla yayıldı, milyonlarca kanatlı hayvan itlaf edildi.

Türkiye, kuşların yerküre etrafındaki göç yolculuğunda seçtiği beş ana rotadan birinin üzerinde. Ülkede, göçmen kuşların uğrak yeri 300’den fazla bölge var. Kuş göçleri sayesinde kuş gribi (H5N1) virüsünün söz konusu bölgelerde yetiştirilen kanatlı hayvanlara bulaşma riski de ‘süreklilik’ arz ediyor. Göç yollarının değiştirilemeyeceğine dikkat çeken uzmanlar kümes hayvanlarının göçmen kuşların uğradığı alanlarla temasının önlenmesi gerektiğini söylüyor.

Doğa Derneği Kuş Gözlem Ağı Sorumlusu Eray Çağlayan “süzülen kuşlar” olarak adlandırılan ve başlıcaları leylek, kartal, şahin ve atmaca olan kuşların göçlerinin her yıl ağustosun 15’inden sonra başladığı bilgisini veriyor. Çağlayan, bu kuşlar için Cebelitarık Boğazı ve Malta ile Türkiye’nin önemli bir geçiş noktası olduğunu, Türkiye’de de göç çizgisinin, Çukurova üzerinde iki kola ayrılarak Çoruh Ovası ve İstanbul’dan geçtiğini kaydediyor.

Çağlayan, “süzülen kuşlar”ın ardından, “su kuşları”nın göçünün 15 Eylül civarında yoğunluk kazanacağını ifade ederek sırasıyla ördekler, kıyı kuşları ve kazların göç etmeye başlayacağını söylüyor. Kuş gribi hastalığı açısından su kuşlarının göçünün önemli olduğuna dikkati çeken Çağlayan, “Kuş gribinin özellikle su kuşlarının bulunduğu bölgelerde ortaya çıktığı biliniyor. Su kuşlarının göçü başlamadan önce şu an güneye göç hareketiyle özellikle Çukurova’da yoğunlaşan kuş popülasyonu, yaklaşık 1 ay sonra başlayacak, sulak alan kuşlarının göçü öncesi kuş gribi hazırlıklarına başlamamız gerektiğinin işaretini veriyor.” diye konuşuyor.

Leylek sürüsünden aracınızı uzak tutun

Uzmanlar göçmen kuşların bırakacağı dışkıların, araçların boyalarına zarar vereceğini belirtiyor. Kanatlı hayvanların dışkısında bulunan ürik asit, otomobillerin üzerinde uzun süre kaldığında boyaya zarar veriyor. Sigorta şirketleri kuş dışkısından dolayı araçların boyasında oluşan hasarı kasko sigortası kapsamına almıyor. Ürik asitin, böbreklerden pürin denilen, nükleit asit moleküllerinin yıkımı sonucu atılan bir madde olduğunu söyleyen Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Zooloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Sıkı, “Sürüngenler ve kuşlar dışkılarını çözünmeyen beyaz bir bileşik olan ürik asit şeklinde atarlar ve böylece çok az su kaybederler. Kuşların dışkılarının lapa kıvamında olması aracın üzerinde fazla kalmasını sağlar. Kuşların pislediği araçların hemen temizlenmesi gerekir.” diye konuştu. Kuşların yoğunlukta bulunduğu geçitlere araç bırakılmamasını tavsiye eden Sıkı, özellikle leylek, karga, sığırcık, güvercin ve büyük kuş sürülerinden araçların uzak tutulması gerektiğini ifade ediyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious