Godiva'nın satışının perde arkası

Godiva'nın satışının perde arkası.11909
  • Giriş : 26.12.2007 / 23:05:00
  • Güncelleme : 26.12.2007 / 23:03:48

Bu bayram akraba ve dostlarımla birlikte olmanın dışında iki olaya çok sevindim. Birincisi 5 bin işadamının Güneydoğu'ya gidip insanlarımızla kucaklaşmasıydı. Onlarca kişiyle görüştüm, nemli gözlerle sevinçlerini ve duygularını aktardılar.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Bayramın birinci günü gece yarısı gelen mesaj da, benzeri duygular oluşturdu bende. Ülker'in, dünyanın premium çikolatada en önemli markalarından Godiva'yı satın alma haberiydi bu. Geçen hafta Marka Konferansı'nda bu teşebbüsü duymuştum "Harika olur!" diye duygumu belirtmiştim; ama alabileceğine ihtimal vermemiştim.

Müthiş bir şey... Kaç gündür bütün yerli ve yabancı medya Godiva olayının farklı bir yönünü değerlendiriyor. Olumlu izlenimler sadece bizde değil; Çin'den, Hindistan'dan bile Ülker yöneticilerine tebrikler geliyormuş.

Düne dünyanın farklı ülkelerinde 500 noktada mağazası olan bir Türk şirketi hatırlıyor musunuz? Artık var.

Gelin olayın perde arkasına yönelik bir iki detay vereyim.

Godiva, belki de dünyanın en hızlı satılan şirketlerinden biri oldu. Birkaç ay önce satılacağı borsaya bildirilmişti. Ülker yöneticileri Belçika ve Amerika'daki fabrikaları iki hafta önce gördüler.

1926 yılında Belçika'da Joseph Draps tarafından kurulan Godiva, adını 11. yüzyılda yaşamış efsane güzel Lady Godiva'dan alıyor.

Godiva, dünya çapındaki çikolata butikleri, Belçika kökenli değişmez ürün kalitesi ve önde gelen müşteri servisiyle 80 yıldır eşi olmayan şöhrete sahiptir. Godiva'nın Gold Ballotin ürünü, dünyada en çok bilinen ve hatırlanan ambalaj kutusudur. ABD'de yapılan pazar araştırmasında hatırlanma oranı yüzde 89 olan bir markadan bahsediyoruz.

Godiva'nın yüzde 33'lük hissesi 1966 yılında Campbell Soup tarafından satın alınmış, aynı yıl New York'ta ilk butiği açılmıştır. 1974'te Campbell Soup tarafından satın alındıktan sonra Godiva yıllık satışlarını 2 milyon dolardan 479 milyon dolara yükseltmiş.

Godiva'nın ürün portföyü Ülker'le örtüşüyor. Çikolataların yanı sıra bisküvileri, kekleri, dondurması ve kakaolu içecekleri de var.

Satış noktaları konusunda da bilgi aktarayım. Godiva dört ana bölgede (Kuzey Amerika, Japonya, Pasifik Kuşağı ve Avrupa) 80 ülkede satılıyor. Kuzey Amerika'da 261 çikolata butiği (tamamı kendisinin), Japonya'da 216 çikolata butiği (126'sı franchise), Pasifik kuşağında 31 butik (tamamı kendisinin) ve Avrupa'da 50 mağazanın 18'i kendisine ait. Toplamda 558 mağaza, 8.241 toptan satış noktası ve 495 duty free mağazasında yer alıyor.

Dünya şekerleme enstitüsünün yüzde 54'ünü oluşturan çikolata sektörünün büyüklüğü 74 milyar dolar. Global çikolata sektörünün yıllık büyüme hızı yüzde 8, Türkiye'de yüzde 10 civarında. Çikolata sektörünü mass market (Hershey's, Mars, Nestle, Cadbury), premium (Lindt, Ghinardelli, Guylian) ve super premium olarak sınıflandırdığımızda Godiva, super premium grubunda yer alıyor.

Godiva üretim merkezleri Reading-Pensilvanya ve Brüksel-Belçika'da yer alıyor. Amerika'daki fabrikası çok yeni olmasının yanı sıra araştırma ve geliştirme de Reading'teki fabrikada yapılıyor. Premium çikolatada önemli olan Ar-Ge harcamaları için cironun binde 5'i ayrılıyor.

Toplam çalışanı 3 bin 996 olup bunun 2 bin 355'i süreli çalışanlardan oluşuyor.

İnternet yoluyla da satış yapılıyor. Bir detay daha var: Yılda 9,5 milyon kataloğu 3,2 milyon hane ve 1,9 milyon kurumsal müşteriye gönderiyor.
İlkbaharda Ülker yöneticileri çikolataya 60 milyon dolar yatıracaklarını söylediklerinde; "Ne büyük yatırım!" diye düşüncemi belirtmiştim. Ülker bu teknik yatırımı yaptı, yanı sıra Golden markasını ürün kategorisine ekledi. Ve ardından Godiva geldi.

Godiva'nın pahalı satıldığına dair yaklaşımlar var. Muhtemelen Ülker yöneticileri de 650 milyon dolar civarında bir bedelle alabileceklerini bekliyorlardı. Eğer mortgage krizi olmasaydı, dev fonlar da alım masasına oturacaktı. Fiyat milyar doları rahat bulacaktı. Mars ve Nestle almayı çok istiyordu; ancak onların zaten premium markaları var. Fiyatı 850 milyon dolara yükseltmeye cesaret ettiler. Sonuçta doğru adrese gitti.

Bu satın alma sadece Ülker'e değil Türkiye'ye itibar kazandıracaktır. Yeni küresel Türk markaları için de büyük bir cesaret örneği olacak.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious