Prefabrik

Gökçen Erdoğan: Cinsellik konuşulmalı

Gökçen Erdoğan: Cinsellik konuşulmalı.11391
22.01.2012 / 08:43:33

Haber Aktüel yazarı doktor Gökçen Erdoğan, cinsellikle ilgili konuların sınırı aşmadan konuşulması gerektiğini yazdı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:

Geçen gün bir program yapımcısı beni aradı, programına davet etti. Hepimizin bildiği bir kanalda hepimizin bildiği bir sohbet programı. Büyük keyif alacağımı söyledim. Telefonla yaptığımız konuşma, ikimizin de kelime sıralama, cümleyi atlayıp bir çırpıda destan yaratabilme gücünden aldı başını yürüdü. Kendisi İstanbul'da ben ise Ankara'da olduğum için programla ilgili her şeyin telefonda konuşulması ve karara bağlanma aşamasını, programda sağlıkla ilgili hangi konuları konuşabiliriz sorusu yarıda bıraktı. 

Nasıl mı? 

Program konseptine doğumdan, kanamalardan ya da gebelikten bahsetmek uygun olmayacaktı. 

- "Gelin benim diğer titrimle bir sohbet yapalım" dedim. 

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanlığımın yanında cinsel terapist olduğumu söyleyerek hangi konuları konuşabileceğimizden bahsettim. Sevgili yapımcı, önce bir durdu, sonra düşündü ve hızlı bir kıvraklık yaparakkonunun doğum olmasının kendi ve kanalı için daha iyi olacağını söyledi. Ben de asla ısrarcı olmadığım için "peki, olabilir" dedim ve gelecek haftalarda suda doğumu ve hipnozla doğumu konuşacağız. Peki, sorun nerde? 

Sorun cinsellik! 

Hep dile getirmek, hatta avaz avaz bağırmak istediğim ama karşımda muhatap bulamadığım bu konular ve diyaloglar artık beni rahatsız ediyor. Gün boyunca onlarca kez karşılaştığım cinsellik sorunlarını dile getirmek, içinde olduğum ve çözümlemeye çalıştığımız bu kısır döngünün zincirini bir yerden kırmak istiyorum. Siz şeker hastası olabilirsiniz, siz tansiyon hastası olabilirsiniz, siz vajinismus da olabilirsiniz. Hatta biliyor musunuz? Her 10 kadından biri bu sorunla karşı karşıya. Karı koca olamıyor diyorum, çocuk doğuramayacak diyorum, boşanabilirler diyorum. Günümüzde aile kavramına bu kadar saygı duyuluyorken, hatta evlenmeden eğitimler düzenlenmesi düşünülüyorken, bir sonraki aşaması kabul edilen cinsellik neden bu kadar görmezlikten geliyor hala anlamış değilim. Siz, o, öbürü kim olursa olsun, hayattaysak, cinsellik de bir dürtü ise, siz bunu yapıyorsunuz demektir, kulak arkası yapamazsınız. Belki sizin duygunuzu, düşüncenizi, fikrinizi ve zikrinizi sizden daha iyi bilen biri olarak söylüyorum. Eşiniz de, dostunuz da, arkadaşınız da, kardeşiniz de bunu yapıyor. Allah insanları o kadar güzel ve özel yaratmış ki bu özelliği onlara vermiş. Fakat hiç yokmuş gibi, ayıp günah ve yasak kavramlarıyla sara sara sara bir hal olduğumuz cinselliği yaşamıyor gibi toplumda dolanıp duruyoruz. Ya da yanlışlarıyla onu büyütüyoruz. Bunu yapıyorsak doğru yapalım mantığıyla konuşmaya başlayanlar konuşamıyor. Ben hiçbir zaman adet, gelenek ve göreneklere aykırı davranalımdemiyorum, usulüne uygun, edepli davranıp cinsellikte doğruyu öğrenelim diyorum. Alenen sokakta yapılan yapış yapış hareketler, caddede cinsellik kokan davranışlar, herkesin önünde, gözüne soka soka öpüşmeler, sohbetlerde uluorta bel altı konuşmalar, hayatta hiç tasvip etmediğim hatta eleştirdiğim durumlardır. Bu durumlar sizin hoşunuza gitmediği gibi benim de gitmiyor. Ben ne diyorum; Türkiye'de cinsel sorunlar yaşayan o kadar çift var ki, bunları bile bile susmak hem topluma hem de hastalarıma haksızlık olur. Bu durumun bir sorun olduğunu,etraflarında bu gibi problemi olan çok insan olduğunu ve sonuçta çözümünün olduğunu anlatmak isterim. Aileyi yıpratmak ve bozmak çok kolay, bunun onarımı bizlerden geçiyor, bazı şikâyetlerin dile getirilmesinden geçiyor,bilinirlikten geçiyor. Biz bir kişiye farkındalık getirebilirsek en az 4 kişinin aile hayatını düzeltmişiz demektir. Bırakın konuşalım, hatta konuşacak kişileri siz seçin ama bebekleri leylekler mi getirdi? Hamama girdim hamile kalır mıyım? Biz ilişkiye giremiyoruz, ben kasılıp kalıyorum, çocuğum olmayacak  mı? ...vs daha nice soruyu insanlara anlatalım. Tabiî ki sulandırmadan, tabiî ki usluplu bir şekilde. Diyoruz ki; bu sene boşanma sayısı evlenme sayısından daha çokmuş ve hukuki olarak sebep şiddetli geçimsizlikmiş. Bunun altındaki sebebin çoğunluğu cinsellik değil mi sizce? ...yazının devamı için buraya tıklayın!

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*