Görgü tanıkları işkenceyi aydınlatıyor

Görgü tanıkları işkenceyi aydınlatıyor.15571
  • Giriş : 17.10.2008 / 02:00:00
  • Güncelleme : 16.10.2008 / 23:58:17

Türk Tabipler Birliği Başkanı Prof. Dr. Gençay Gürsoy, işkencenin Türkiye'de hala devam ettiğini söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


"KÜNT DARBELER VURULMUŞ"

Gürsoy, "İşkence bireysel bir şey değildir. İşkenceyi uygulayanlar hasta insanlar değildir. Sizin, bizim gibi evlerinde çocuklarıyla vakit geçiren insanlardır. Enderdir patolojik işkenceciler" diye konuştu. Gürsoy, Çeber'in röntgen filmlerini göstererek, "Filmler gösteriyor ki, kafaya iz bırakmayan, künt darbeler vurulmuş. Ölüme sebebiyet veren kanamaların oluşması künt maddelerle olmuş. Beze sarılmış sopa gibi" dedi.

"BU ÖZRÜ ÖNEMSİYORUZ"

Böyle bir olayda ilk kez bir Adalet Bakanının hükümet ve devlet adına özür dilediğine işaret eden Gürsoy, "Bu gerçekten önemli bir adım. Ama yeter mi? Hayır. Buna rağmen, bu cesareti göstermiş olmalarından dolayı biz yine de bu özrü
önemsiyoruz" diye konuştu. Çeper olayında işin içine bazı hekimlerin de karıştığının anlaşıldığını belirten Gürsoy, bir hekimin bilerek işkenceyi gizlemesi ya da görmezden gelmesi durumunda en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğini, bu konuyu sonuna kadar takip edeceklerini söyledi.

ÇEPER'İN KAFATASI VE AKÇİĞER FİLMLERİ

Türk Radyoloji Derneği Başkanı Doç. Dr. Muzaffer Başak da, Çeper'in kafatası ve göğüs röntgen filmlerini göstererek, oluşan travmaları yorumladı. 7 Ekim 2008 tarihli kafatası röntgeninde, beynin iç ve dış zarında ölümle sonuçlanan pek çok kanamanın meydana geldiğinin görüldüğünü anlatan Başak, ayrıca her iki akciğerde de yine sırttan gelen darbelere paralel kanamalar olduğunu bildirdi. Başak, "Beyinde olabilecek bütün kanama modellerini içeren ve paralel
olarak da akciğer kanamasının eşlik ettiği bir durum söz konusu" diye konuştu.

Metris Cezaevi'nde gördüğü işkence sonucunda hastaneye kaldırılan ve burada hayatını kaybeden Engin Çeber ile birlikte tutuklanan Cihan Gün ve Özgür Karakaya dün akşam saatlerinde tahliye edildi.

"AYNI MUAMELEYLE HEPİMİZ KARŞILAŞTIK"

Tahliye edilen tutuklulardan Cihan Gün serbest bırakılırken, Özgür Karakaya ise başka suçlardan arandığı için polis tarafından gözaltına alındı. Serbest bırakılan iki kişinin avukatlarının değişik zamanlarda tutukluluk halinin kaldırılması için itiraz dilekçesi verdiği, en son dilekçenin ise Engin Çeber'in ölümünden 1 gün önce mahkemeye gönderildiği belirtildi. Mahkemenin Cihan Gün ve Özgür Karakaya'yı tutuklanmaları ile ilgili konuya bağlı delillerin yetersizliği, konuya bağlantılarının tam olarak ortaya çıkarılamaması ve cezaevi'nde bulundukları sürenin yeterli görülmesi üzerine serbest bıraktığı belirtildi. Cezaevinden çıkan Cihan Gün, "Arkadaşıma gösterilen muameleyi bizde gördük. Biz de o kötü muamele ve işkenceye açıkça şahit olduk. Biz 3 gün boyunca hep aynı karantinada, polis merkezinden jandarmadan beraber geçtiğimiz için, aynı muameleyle hepimiz karşılaştık. Çok üzüntülüyüz. Ona yapılan işkenceye tanık olduk. Arkadaşımı kaybettiğim için üzgünüm, bırakıldığıma sevinmiyorum. bütün herkesin ailesi gelmiyor avukatı gelmiyor ama bu olaylar oluyor" dedi.

"DERHAL TUTUKLANMALILAR"

Avukat Oya Arslan ise, "İlk günlerde hiç bir delil olmadan tutuklandılar. 4 tane polisin beyanları vardı. 3 defa tahliye talebinde bulunduk. İkincisi Engin Çeber'in ölümünden önceydi. Ortada ilk günden itibaren toplanması gereken bir delil yok. Bunu anlamış oluyoruz. Karartılacak bir delil de yok" diye konuştu.

Arslan, "Tutukluluk gerekçelerinden biri delillerin karartılabiliyor olmasına dayanıyordu. ama karartılacak bir delil yok. Sadece müşteki beyanları var. O da polislerden oluşuyordu. Polislerin beyanlarını karartması mümkün değildi. Bu kadar uzun sürmesi gereksizdi. Bir müvekkilimizin canına neden oldu. Hukuksal başvurularımız devam edecek. İşkence sonucu bir ölüm mevcut. Müebbet hapis cezasıyla yargılanması gereken bir ceza . Derhal suçluların tutuklanması lazım. Müvekkillerim ileride ertelenmesi mümkün olan bir cezadan tutuklandılar. Ortada müebbet ağır cezayla yargılanması gereken bir suç var. Görevden el çektirilme yeterli değil. Derhal tutuklanmalılar" diye konuştu.

Arslan konuşmasını,"İlk günden yapılması gereken bir işi çok sonra yapmış olmaları yönünden bir eksiklik var. Ama ilk kez böyle bir şey yapılması yönünden olumlu. Ama çokta umutlu olmaya gerek yok. Çok işkence dosyası gördük. çoğunda dosyalar düştü. Bir özür sözkonusu. Fakat özür birşey telafi etmez. Soruşturmanın önünü açsınlar, gizlilik kararını kaldırsınlar. gerçeği bilen biziz ama dosya bizden gizleniyor" diye konuştu.

Cezaevinden çıkan Cihan Gün bir yakını ve avukatı ile evine giderken, Özgür Karakaya ise polis tarafından cezaevinden araçla çıkarılarak götürüldü.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*