Gül, gündeme ilişkin konularda açıklamalar yaptı

Gül, gündeme ilişkin konularda açıklamalar yaptı.17054
  • Giriş : 15.01.2008 / 15:25:00

Cumhurbaşkanı Gül'ün, Hüsnü Mübarek'le yaptığı görüşmenin ardından yaptığı açıklamalar.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Irak'ın toprak bütünlüğünün, siyasi birliğinin, huzurunun, güvenliğinin sadece Iraklılar için değil, herkes için çok önemli olduğunu belirterek, ''Bu yönde çalışacağımızı, iş birliği yapacağımızı bir kez daha tekrarladık'' dedi.

Cumhurbaşkanı Gül, Mısır Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek ile Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda gerçekleşen ve yaklaşık 1 saat 15 dakika süren baş başa görüşmelerinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında yaptığı konuşmada, bu ziyaretin Cumhurbaşkanı olduktan sonra Arap Dünyası'na yaptığı ilk ziyaret olduğunu ve Kahire'de bulunmaktan büyük mutluluk duyduğunu söyledi.

Mısır Cumhurbaşkanı Mübarek'in kendisinin değerli bir dostu olduğunu ve geçmişte çok defa istişarelerde bulunduklarını hatırlatan Gül, ''Kendisi Orta Doğu'nun en tecrübeli, en birikimli lideridir. Dolayısıyla gerek ikili ilişkilerimizi gerekse bölge ve uluslararası konuları kendisiyle konuşmak çok faydalı olmuştur'' dedi.

Gül, Türkiye ile Mısır arasındaki ilişkilerin tarihi ve dostane olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

''Bugünkü dönemde de ekonomik ilişkilerimiz, siyasi ilişkilerimiz gayet ciddi gelişmektedir. Her iki ülkede Doğu Akdeniz'in önemli iki ülkesidir.

İki ülke arasındaki siyasi ilişkilerin çok güzel bir şekilde seyretmesi ve giderek güçlenmesinde Sayın Başkan Mübarek'in çok büyük katkısı vardır. Bunu çok yakından bilen bir kişi olarak bunu da paylaşmak isterim.

Ekonomik ilişkilerimizin özellikle son yıllarda ivme kazanması çok memnuniyet vericidir. Serbest Ticaret Anlaşması geçen sene imzalandıktan sonra hem ticaretimiz hem karşılıklı yatırımlarımız giderek artmaktadır. Bugün bu konuyu da kendileriyle geniş bir şekilde konuştuk. Bu ilişkilerin daha da gelişmesi için Cumhurbaşkanları olarak biz hem bürokrasimizi hem iş adamlarımızı güçlü bir şekilde beraber çalışmaya teşvik ediyoruz.''

BÖLGESEL KONULAR

Bölgesel konuları da geniş bir şekilde görüşme fırsatları olduğunu belirten Gül, ''Irak'ın toprak bütünlüğü, siyasi birliği, huzuru, güvenliği sadece Iraklılar için değil, hepimiz için çok önemli. Bu yönde çalışacağımızı, iş birliği yapacağımızı bir kez daha tekrarladık'' diye konuştu.

ABD'nin Annapolis kentinde yapılan toplantıdan sonra Filistin'de barışın sağlanması, akan kanın durması için yeni bir ümidin ortaya çıktığını ifade eden Cumhurbaşkanı Gül, şöyle devam etti:

''Bu havanın bozulmaması için tam tersine her iki tarafın teşvik edilmesi ve iki bağımsız devletin Filistin Bağımsız Devleti ile İsrail'in barış içerisinde beraber yaşamaları için ne gerekirse yapmanın hepimizin borcu olduğunu bir kez daha görüştük.

Lübnan'ın bir an önce siyasi krizden çıkması bölgemizin güvenliği ve huzuru açısından çok önemlidir. Onun için Cumhurbaşkanlığı seçiminin yapılması arkasından diğer problemlerin çözülmesi ve bu yönde Arap Ligi'nin aldığı kararı da Türkiye olarak destekliyoruz. Bu konuları da geniş bir şekilde konuşma fırsatımız oldu.''

''Terörle mücadelede her iki ülke de gayet sağlam durmaktadır. İşbirliğinin çok önemli olduğunu farkındayız'' diyen Gül, görüşmede bunu bir kez daha paylaştıklarını kaydetti.

Zaten sağlam olan Türk-Mısır iş birliğinin bu ziyaretle daha da sağlamlaştığını ifade eden Gül, davetten dolayı Mübarek'e teşekkür etti. Gül, Mübarek'e kendisini en kısa zamanda Türkiye'de görme arzusunu ilettiğini de söyledi.

Düzenlenen basın toplantısında bir gazetecinin İran'ın nükleer çalışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz sorusuna Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 'Her ülkenin barışçı amaçlar için nükleer teknoloji geliştirebilir, ancak bu kitle imha silahı noktasına kayarsa, değil İran'ın Bölgedeki hiç bir ülkenin nükleer güç edinmesine razı gelemeyiz' dedi.

''LÜBNAN'DAKİ KRİZİN ÇÖZÜMÜ İÇİN AKTİF OLMAMIZ GEREKİYOR''

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ''Türkiye'nin AB ile ilişkileri Türkiye'nin İslam dünyasıyla, Orta Doğu'yla, Arap dünyasıyla ve diğer dünyalarla ilişkilerinin bir alternatifi kesinlikle değildir'' dedi.

Cumhurbaşkanı Gül, Mısır Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek ile Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda gerçekleşen ve yaklaşık 1 saat 15 dakika süren baş başa görüşmelerinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında, gazetecilerin sorularını da yanıtladı.

Gül, Mısırlı bir gazetecinin, ''Türkiye ile Mısır arasındaki ilişkilerde sorun olmadığını belirttiniz. Bir yandan da Türkiye'nin AB ilişkileri var. Bu ilişkiler sonucunda serbest ticaret yapılması da söz konusu. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?'' sorusu üzerine, ''Türkiye'nin AB ile ilişkileri Türkiye'nin İslam dünyasıyla, Orta Doğu'yla, Arap dünyasıyla ve diğer dünyalarla ilişkilerinin bir alternatifi kesinlikle değildir'' dedi.

Türkiye'nin AB ile ilişkilerini bütün İslam dünyasının desteklediğini belirten Gül, Cumhurbaşkanı Mübarek'e ve İslam ülkelerine bu desteklerinden dolayı bir kez daha teşekkür etti. Türkiye ile AB ülkeleri arasında 10 yıldır gümrük olmadığını, Mısır'la da geçen yıl Serbest Ticaret Antlaşması imzalandığını hatırlatan Gül, iki ülke arasında ticari engeller olmadığını, karşılıklı yatırımların giderek güçlendiğini belirtti.

Bir gazetecinin, ABD Başkanı George W. Bush'un Orta Doğu ziyaretini ve ''İran'ın nükleer programı bölge için tehdittir'' sözlerini hatırlatarak, ''Siz nasıl değerlendiriyorsunuz, İran'ın nükleer programı tehdit mi?'' sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Gül, barışçı amaçlarla herkesin nükleer çalışmalar yapabileceğini ama kitle imha silahlarıyla ilgili bir çalışma söz konusu olursa Türkiye'nin buna karşı olacağını, sadece İran için değil bütün bölge için bunun geçerli olduğunu söyledi.

''Orta Doğu bölgesinde kitle imha silahı görmek istemiyoruz'' diyen Gül, bu konuların diplomatik yollarla görüşülmesinin daha doğru olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Gül, ''Lübnan'daki siyasi krizin çözümünde Türkiye'nin rolünün ne olacağı'' yönündeki soru üzerine de şunları kaydetti:

''Bölgenin problemlerine, bölgenin ülkeleri, bölgenin liderleri, bölgenin siyasetçileri sahip çıkmazsa, eğer kendi bölgemizin meselelerine biz bigane (ilgisiz) kalırsak, biz sahip çıkmazsak o zaman işler çok daha kötüye gider. Lübnan da bu bölgenin bir ülkesidir. Lübnan'daki krizin çözümü için aktif olmamız gerekiyor. Aktif olmak için görüşmeler gerekiyor, hem Lübnan'la hem Suriye'yle. Biz Türkiye olarak bunları yapıyoruz. İnanıyoruz ki cumhurbaşkanlığı krizi aşılır ve diğer problemler de ona bağlantılı olarak arkasından çözülür.''

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious