Gül, Irak bölünürse sonu gelmez

  • Giriş : 22.02.2007 / 00:00:00

Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, Irak'ın bölünürse bunun sonu alınamayacak savaşların başlaması olacağını ifade etti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Gül, Kanal 7'de dün gece geç saatlerde yayınlanan "Sözün Özü" programında, Dışişleri Konutunda konuk ettiği Nazlı Ilıcak'ın Türkiye'nin gündemindeki konulara dair sorularını yanıtladı.

Diplomasi trafiğinin son günlerde yoğunlaştığını belirten Gül, Ankara'nın en son İran Dışişleri Bakanı Manuçehr Mutteki ve Irak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Adil Abdülmehdi'yi ağırladığını hatırlattı.

Gül, Abdülmehdi'yi ülkesine götürmek üzere Türkiye'den ayrılan ATA uçağının güvenlik nedeniyle Bağdat'a inemeyip geri döndüğünü, Abdülmehdi ve heyetinin Ankara'da bir gece daha misafir edileceğini de söyledi.

Irak'ın Türkiye için pek çok açıdan önemli olduğunu belirten Gül, ülkenin toprak bütünlüğünün korunması, Kerkük'ün geleceği ve terör örgütü PKK'nın Irak'ın kuzeyindeki varlığına ilişkin konularda doğruların ve yanlışların Irak'ın siyasi liderlerine aktarılmasına önem verdiklerine bildirdi.

Türkiye'nin Irak ile kökleri tarihe uzanan güçlü bağları bulunduğunu ifade eden Gül, "Ne zaman ki bu bölgedeki siyasi liderler, yöneticiler rasyonel hareket etmeye başlar, düzgün kararlar verirler, o zaman bu bölgeye huzur gelir, yanlışlardan kurtulunur ve büyük bir işbirliği başlar" diye konuştu.

Kuzey Irak'ta bulunan ABD'nin eski BM büyükelçilerinden Richard Holbrooke'un "Türklerin bağımsız Kürdistan'ı içlerine sindirmesine" dair ifadeler kullandığı haberleriyle ilgili olarak, bunların doğru olmadığını, Holbrooke'un bu tür şeyler söylediğini zannetmediğini, bununla birlikle bu konuda ondan önce konuşması gerekenlerin bulunduğunu söyledi.

"BAĞIMSIZ DEVLET BİR HAYAL"

Kuzey Irak'ta Kürt yoğunluğu olduğunu, ancak Irak'ta Kürt, Türkmen, Arap, Şii pek çok vatandaş bulunduğunu kaydeden Gül, "Kuzey Irak'ta, Irak kurulduğundan bu yana ayrı bir yapı var. Bu başka bir şeydir, bağımsız bir Kürt devletinin ya da bağımsız bir Sünni ya da Şii devletinin kurulması başka bir şeydir" dedi.

Irak anayasasının öngördüğü yapı dışında Irak'ın kuzeyinde bağımsız bir devlet kurulmasının bir "hayal" olduğunu belirten Gül, oradaki Kürt liderlerinin de böyle bir şeyin olanaklı olmadığını düşündüğünü belirtti.

"Amerikalılar, İngilizler, Avrupalılar Kürtleri Türklerin, Türkleri Kürtlerin düşmanı sanıyorlar, bu çok yanlıştır" diyen Gül, araya nifak sokanlar bulunduğunu, bunun da hiç şüphesiz terör örgütü olduğunu ifade etti.

Gül, "Biz niçin orada ayrı bir bağımsız devlete karşıyız? Irak'ın bölünmesine karşıyız da o yüzden... Irak'ın bölünmesi sonu alınamayacak savaşların başlamasıdır" diye konuştu.

Irak'ta farklı farklı unsurlar bulunduğunu ve bunların Irak'ın renkleri olduğunu belirten Gül, "Irak'ın bölünmesi durumunda başlayacak iç savaşa, komşu ülkelerin de isteyerek ya da istemeyerek katılmak durumunda kalacağı" uyarısında bulundu. Gül, Amerikalıların da bu durumun farkında olduğuna işaret etti.

Gül, "ABD'deki Demokratların 'Kürdistan' adı altında bir devlet kurulmasına daha mı sıcak baktıkları" yönündeki soruya karşılık, bazı kesimlerin iç politikadan dolayı birbirlerini sıkıştırabileceğini, ancak iktidara gelmeleri durumunda herkesin dosyalarına bakarak, gerçeği göreceğini ifade etti.

Dışişleri Bakanı Gül, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın ABD ziyareti sırasında ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney ile görüşmesini kimin sağladığına ilişkin soruyu da yanıtladı.

Kendisinin Cheney ile görüşmesinin son derece yararlı geçtiğini anlatan Gül, ABD'den ayrılmasının ardından bu görüşmeden çok memnun kalan Cheney'in Genelkurmay Başkanı ile de görüşme isteğinin kendilerine iletildiğini belirtti.

ABD ziyaretlerinde Orgeneral Büyükanıt ile kendisinin dile getirdiğinin "aynı mevzular" olduğuna ve Büyükanıt'ın, kendisinin söylediklerini bir kere daha pekiştirdiğine işaret eden Gül, bu konularda kurumlar arasında farklılık bulunduğunu düşünmenin tehlikesine dikkati çekerek, bunun başarısızlığın bir sebebi olacağını söyledi. Gül, "Eminim ki Dick Cheney benden ne duyduysa Genelkurmay Başkanımızdan da aynı şeyi duydu" diye konuştu.

"FARKLI TELLERDEN ÇALMIYORUZ"

Gül, "Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani ve Irak Kürdistan Demokratik Partisi lideri Mesut Barzani ile görüşülmesi konusunda Orgeneral

Büyükanıt'ın ABD'deki beyanları ile hükümetin beyanlarının birbirini tutmadığı ve arada görüş ayrılığı bulunduğu" yorumlarını da değerlendirdi.

Nüanslar ve kelimelerin önemli olduğuna dikkati çeken Gül, insanların ağzından ne çıktığına tırnak içinde bakmanın gereğine işaret ederek, "Ne Sayın Genelkurmay Başkanımızın söyledikleri, ne Sayın Başbakanımızın söyledikleri tam yansıtıldı. Veyahut da yazıldı bunlar, ama yapılan yorumlar farklı farklı oluyor" dedi.

Gül, Başbakan Erdoğan'ın "netice alınacak konularla ilgili herkesle görüşebileceklerini" söylediğini hatırlatarak, şunları söyledi:

"Talabani ve Barzani, hepsi buraya geldiler, gittiler. Bizim onlarla görüşmemiz ayrı bir bölgeyi, ayrı bağımsız bir şeyi tanımamız anlamına asla gelmez. Biz meseleleri tabii ki konuşabilir, yanlışların ve doğruların ne olduğunu açık açık yüzlerine söyleyebiliriz. Genelkurmay Başkanımız ne dedi? 'Tabii ki ben bir askerim' dedi. Bir askerin oradaki insanlarla görüşmesini bekleyemezsiniz ki... Siyasetçilerin konuşacağı şey var, diplomatların konuşacağı şey var, askerlerin konuşacağı şey var."

Türkiye'nin kuzey Irak'la ilgili pek çok şikayeti bulunduğunu kaydeden Gül, terör örgütü PKK'nın orada kampları ve bugünkü liderlerinin bulunduğunu belirterek, bu konuyu Amerikalı yetkililerle açık açık konuştuğunu söyledi. Gül, Genelkurmay Başkanının da dile getirdiğinin de bunlar olduğuna işaret ederek, "Farklı farklı tellerden çalmıyoruz. Bunların hepsi bir bütünlüktür" dedi.

Bununla birlikte Irak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Abdülmehdi'nin uçağının güvenlik sorunları nedeniyle Bağdat'a inemediğini hatırlatan Gül, oradaki karmaşanın herhangi bir karmaşaya benzemediğini ve tüm bunların göz ardı edilemeyeceğini ifade etti.

"İNSANLAR DÜŞMANLARIYLA BİLE KONUŞUR"

Gül, "Barzani ve Talabani'nin tabii ki daha çok şey yapmaları gerekiyor orada. Onlar bir zamanlar bizimle beraber savaştılar da... Dolayısıyla biz onlardan aynı şeyi bekliyoruz. Bunları muhakkak ki konuşmak gerekir" dedi.

"Barzani ve Talabani ile görüşüp görüşmeyeceklerinin" sorulması üzerine Gül, "Görüşülebilir de... Şu anda planlanmış bir şey yok. 'Onlarla görüşülmez, konuşulmaz...' O zaman ne yapacaksınız? Irak'ın Cumhurbaşkanı ile konuşmayalım, öbürüyle konuşmayalım. O zaman ne olacak? İnsanlar düşmanlarıyla bile konuşurlar. Biz Iraklıları kendimize düşman olarak hiçbir zaman görmüyoruz, ama yanlış yapıyorlarsa bunu yüzlerine söyleriz. Yanlışlarını düzeltiriz. Eğer düzeltmezlerse tabii ki maliyetine de onlar katlanır" ifadesini kullandı.

KERKÜK

Gül, Kerkük konusunda da Türkiye'nin korkusunun, Irak'taki ateşin daha da büyümesi ve mezhepler arasındaki kıran kırana çatışmaya bir de etnik çatışma eklenmesi olduğunu söyledi.

Kerkük'ün geleceği konusunda oradaki herkesin beraber huzur içinde yaşayacağı bir formülü kendilerinin bulması gerektiğini belirten Gül, bu konuda ABD'yi, Irak'ı ve bölge ülkelerini uzun zamandır uyardıklarını da hatırlattı.

"Irak'taki gelişmeler bakıp keşke 1 Mart tezkeresi geçseydi deyip demediğinin" sorulması üzerine, Gül o dönemde bu konunun TBMM'de gayet açık ve şeffaf biçimde tartışıldığını ifade ederek, demokrasinin Türkiye'de giderek olgunlaştığını, TBMM'nin verdiği karara saygı göstermek gerektiğine inandığını söyledi.

Gül, kendisinin de başbakan olduğu o dönemde, ABD Başkanı George Bush'un da kendisine bir mektup göndererek teşekkür ettiğini ve karara saygı duyduklarını bildirdiğini anımsattı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious