Gül, 'Irak'ın bölünmesini istemiyoruz'

  • Giriş : 27.01.2007 / 00:00:00

Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, Davos Zirvesi'nde bütün konuşmacıların, Türkiye'nin bölgedeki etkinliğinden bahsettiklerini söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Gül, gerek Ortadoğu sorunu, gerekse Irak ile ilgili konularda, Türkiye'nin daha aktif olmasının istendiğini kaydetti.

Davos Toplantıları'nı Türkiye'yi tanıtmak açısından çok iyi bir platform olarak gördüklerini belirten Gül, bu nedenle 2003 yılından bu yana düzenli olarak bu toplantılara katıldıklarını söyledi.

Davos'taki konuşmalarında Ortadoğu ve Irak konularına değindiğini belirten Gül, özellikle Irak'ın bütünlüğünün korunmasının önemini her defasında vurguladığını anlattı. Gül, şöyle devam etti:

''Bilgi noksanlığından dolayı Irak'ın eski Sovyetler Birliği ile kıyaslıyorlar ve eski Sovyetler Birliği'nin dağılması sonucu bir sorunun çıkmadığını bu nedenle Irak'ın dağılmasıyla da bir sorun çıkmayacağını ifade ediyorlar. Ancak bu bilgi noksanlığından kaynaklanıyor. Çünkü Irak bölünürse, bu barışçı bir bölünme olmaz. Irak'ta doğal sınırlar yok. Eski Sovyetler Birliği'nde doğal sınırlar vardı. Irak'ta bölünme sonucu karanlık bir dönem başlar.''

Abdullah Gül, Davos'taki temasları çerçevesinde Irak Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari, İsrail Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Tzipi Livni, Fransız Hükümet yetkilileri ile çok uluslu şirketlerin temsilcileri ile görüştüğünü kaydetti. Gül, bütün bu görüşmelerin hepsininde olumlu geçtiğini vurguladı.

Livni ile görüşmesinde Filistin, Suriye konusundaki görüşlerini anlattığını belirten Gül, İsrail'in, Türkiye'nin bölge sorunlarına çözülmesi konusunda katkıda bulunmasını istediğini kaydetti.

Gül, bu çerçevede gelecek ayın 15'inde İsrail Başbakanının, önümüzdeki hafta da Suriye Dışişleri Bakanının Türkiye'ye geleceğini bildirdi.

Suriye'nin bölgedeki meselelerin taraflarından biri olduğunun altını çizen Gül, bu nedenle Suriye'nin Ortadoğu'daki konulardan kesinlikle izole edilmemesi gerektiğini söyledi.

Ortadoğu'da yeni gruplaşmaların tehlikesine dikkat çeken Gül, ''Medeniyetler uzlaşması çerçevesinde doğu ile batı arasında bir köprü oluşturalım derken, doğunun içindeki bölünmelere izin vermemeliyiz'' dedi.

IRAK'TA TEK GÖRMEK İSTEDİĞİMİZ ŞEY IRAK'IN BÜTÜNLÜĞÜ

Irak Dışişleri Bakanı Zebari ile yapılan görüşmede, Irak ile ilgili tüm konuların ele alındığını ifade eden Gül, şöyle devam etti:

''Irak bizim komşumuz, bize yabancı değil, birçok akrabamız yaşıyor orada. Türkiye'nin amacı Irak'ın bütünlük ve barış içinde olmasıdır. Biz bazen Irak'ın içinde problem kaynağı olarak gördüklerimizi söylüyoruz. Bizim Irak'ın iç işlerine karışma gibi bir derdimiz yok. Ama biz Irak'ta ortaya çıkacak problemleri gördüğümüz için yeteri kadar da problem olduğu için daha büyük problemler çıkmasın diye uyarıyoruz. Ama görüşlerimizin hepsi yapıcıdır. Terörist gruplar maalesef kuzey Irak'ı bir üs haline getirmiş vaziyetteler. Bizden Irak'a bir saldırı değil, Irak'ın kuzeyinden Türkiye'ye terörist saldırılar söz konusudur. Bununla mücadele etmek herkesin hakkıdır. Irak kendi topraklarına hakim olmalıdır. ABD'nin orada büyük bir gücü var. ABD, o terör grubuyla uğraşırken, bu terör grubunu görmemezlikten gelmemesi gerekir. Bütün bu konuları Irak Dışişleri Bakanı ile görüştüm.''

Gül, Irak ile ilişkiler konusunda, hamasetle davranılmaması gerektiğini, çünkü hamasetle bir yere varılamayacağını belirterek, ''Bizim Irak'ta tek görmek istediğimiz şey, Irak'ın bütünlüğü ve Arapların, Türklerin, Kürtlerin barış içinde yaşamasıdır'' dedi.

Gül, Kerkük konusundaki bir soruya da daha önce BM'ye bir mektup yazarak, Kerkük'teki demografik yapısının değiştirildiği yönünde uyarıda bulunduğunu hatırlattı.

AB'NİN KAFASI KARIŞIK

Abdullah Gül, Türkiye ile AB arasındaki ilişkilere yönelik bir soruya da Türkiye'nin AB konusundaki ev ödevine ara vermeden devam ettiğini, ancak AB'nin şu anda kafasının karışık olduğunu, ama işlerin rayından çıkmadığını, hedefin de tam üyelik olduğunu vurguladı.

Gül, ''Bizim hızımızdan korktular ve biraz yavaşlatalım dediler. Ama biz bulunduğumuz yerde saymayacağız'' ifadesi kullandı.

AB'nin Türkiye'ye enerji boyutuyla da çok önem verdiğinin altını çizen Gül, Türkiye'nin coğrafi olarak büyük bir enerji terminali olduğunu, kuzey ve güney ve doğu ile batı arasında doğal bir enerji köprüsü konumunda bulunduğunu söyledi.

301. madde

Gül, bir gazetecinin 301. maddedeki değişikliğe ilişkin soruna şu yanıtı verdi:

''Değişiklik her an gündeme gelebilir. Sivil toplum kuruluşları ile çalışmalar tahmin ediyorum ki canlanacak. Sayın Başbakan da bu konuya çok önem veriyor. Yalnız zannediyorlar ki Türkiye'de 301'den dolayı insanlar hapse konulmuş, bu böyle değil. Bu Türkiye'de reform sürecini gölgelediği için ben o nedenle bunun değişmesini istiyorum. Ama 301'den dolayı içeride olan kişi yok.''

Abdullah Gül, bir başka soru üzerine, Davos'ta çok uluslu şirketlerin ve yatırımcı kuruluşların temsilcileri ile yaptığı görüşmelerde Türkiye'ye yatırım yapma arzusu içinde olan şirketlerin bulunduğunu tespit ettiğini vurguladı.

TRABZON OLAYI

Dışişleri Bakanı Gül, bir gazetecinin Trabzon'da vali ve emniyet müdürünün görevden alınmasına yönelik sorusuna karşılık, şu yanıtı verdi:

''Trabzon'da doğrular yapılmıştır. Cinayet olayı Bakanlar Kurulu'na geldikten bu yana meselenin üstüne çok büyük bir ciddiyetle gidildi. Failler 32 saat içinde yakalandı. Eskiden faili meçhuller olurdu. Daha öncede Trabzon'da bir cinayet olmuş, gönül isterdi ki daha iyi araştırılsın. Madem burada böyle bir hücreleşme var, üstüne daha iyi gidilsin. Demek ki olmamış ve Bakanımız, Başbakanımız bu kararı almışlar. Bu olaydan dolayı bütün Trabzon'u zan altına almamak gerekiyor. Bu tür olaylar her yerde çıkabilir.''

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious