Gül, resepsiyona eş'li mi gidecek

Gül, resepsiyona eş'li mi gidecek .12431
  • Giriş : 20.08.2007 / 16:58:00

Abdullah Gül 30 Ağustos törenlerine eşiyle mi katılacak?

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Aboullah Gül, Genelkurmay Başkanı'nın Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nın bahçesinde vereceği 30 Ağustos resepsiyonuna eşli mi gelecek? İşte cevabı...

FATİH ÇEKİRGE'NİN YAZISI

30 Ağustos törenine eşiyle katılmayacak


Herkes soruyor:- Abdullah Gül Cumhurbaşkanı olarak 30 Ağustos törenlerine eşiyle mi katılacak?

- Genelkurmay Başkanı’nın Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın bahçesinde vereceği 30 Ağustos resepsiyonuna eşli mi gelecek?

Öncelikle şunu söylemek gerekiyor. Gül’ün cumhurbaşkanlığını bir "türban meselesi" bir "gerilim kapısı" haline getirmek yanlış oluyor... Şimdi gelelim sorulara...

Ankara’da yaptığım bütün nabız yoklamaları bir tek sonuca çıkıyor.

Bu sonuçla tanıdığım Abdullah Gül’ün yapısını birleştirince gelinen muhtemel nokta şu: - Gül bu törenlere eşiyle katılmayacak.

Neden mi? Çünkü aynı törenlere daha önce de katıldı...

Örneğin hipodromdaki 30 Ağustos törenlerine daha önce defalarca Başbakan Tayyip Erdoğan, Meclis Başkanı Bülent Arınç, Abdullah Gül eşleriyle gelmediler. Protokol locasında eşsiz oturdular. Cumhurbaşkanı Sezer, Genelkurmay Başkanı Org. Büyükanıt ve Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül ise eşleriyle katıldılar... Şimdi eğer Gül Cumhurbaşkanı olarak eşiyle gelirse doğal olarak Başbakan Erdoğan’ın da eşiyle gelmesi gerekiyor. Ve tabii diğer bakanların da. Bu durumda Erdoğan’ın bugüne kadar Gül’le birlikte uyguladığı hassas politikada çok keskin bir değişiklik yapılmış olacaktır.

OLDU BİTTİ YAPMAZ

Bu soruna "kurumsal bir çözüm", "kurumsal bir uzlaşma" bulunmadan Gül’ün böyle bir "oldu bitti" yapacağını sanmıyorum.

Genelkurmay’ın 30 Ağustos daveti ise eşli olmadığı için sorun yok.

Burada kilit mesele Gül’ün törenlere eşli katılıp katılmayacağı değil... Eğer Gül eşli katılırsa başta Emine Erdoğan olmak üzere diğer eşlerin ne yapacağı meselesidir.

Başbakan Tayyip Erdoğan ve Emine Erdoğan bugüne kadar bu tür alanlardaki "hassas duruma" özen gösterdiler. Gül çifti de öyle...

Evet tek mesele bu değil ama, Türkiye’nin bu görüntüye artık bir çözüm bulması gerekiyor.

Eşleri tören alanlarına giremeyen ancak Türkiye için en hassas kararları alabilen siyasetçilerin ülkesi olan Türkiye, dünyaya karşı verdiği bu "kamusal ayıp" imajından kurtulmalıdır. Örneğin ben gazeteci olarak artık bir kişinin cumhurbaşkanlığı ölçüsünün böyle bir soruya indirilmesinden yoruldum.. Türkiye Cumhuriyeti’ne Cumhurbaşkanı seçiyoruz... 16 yıldızlı forsun altında Türk devletinin en büyük makamına gelecek kişiyi belirliyoruz. Sorduklarımıza bakın...

Merak ettiğimiz şeylere bakın...

Kimse seçilecek cumhurbaşkanının Güneydoğu meselesi için ne düşündüğünü sormuyor...

Şehit cenazelerini durdurmak için ne yapacağını merak etmiyor.

Irak’a girilip girilmemesi konusunda ne planı olduğunu, hükümetle bu konuda nasıl bir çalışma disiplini göstereceğini sorgulamıyor. AB ile ilişkilerden başlayarak yeni dönemde nasıl bir cumhurbaşkanlığı üslubu oluşturacağını araştırmıyor.

EĞER ÖNÜNÜ TIKIYORSAM

Gül kameraların karşısına geçer geçmez ilk soru: Törene eşinizle mi geleceksiniz?

Ne desin şimdi Gül... Bence en dramatik cevabı zaten TOBB yönetimiyle yaptığı toplantıda vermiş:

- Eşim bana eğer senin önünü tıkıyorsam... dedi.

Düşünün bu olay Gül çifti arasında nasıl bir noktaya gelmiş..

Bir kadın kocasına "Eğer senin önünü tıkıyorsam..." diyor.

Bunca yıllık ilişki Çankaya kapısında böyle "dramatik ama o ölçüde içten bir soru"ya dönüşüyor.

Belki de gazeteci bu soruyu sorarken Gül’ün aklına eşinin söylediği bu söz geliyor... Ve tam o sırada ikinci bir soru:

- Atıl Kutoğlu yeni bir türban şekli mi tasarlıyor?

Ne garip. 600 yıllık egemenlik topraklarında, 100 yıllık cumhuriyet devrinde, geldiğimiz son noktada toplumsal belleğimizi paketleyip çözüm diye "umutlandığımız kişi" Atıl Kutoğlu...

HÜRRİYET

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious